Sn.Güngörmüş’ün Denktaş Danışmanı, Gazeteci-Yazar Sabahattin İSMAİL’ın yazısı üstüne yaptığı değerlendirmeye ülkesi ve milletiyle problemi olmayanyanlardan katılmayan çıkmaz,çıkmamalıdır.
Yeri gelmişken 6 Mart 1922’de Meclis’in gizli oturumunda Mustafa Kemal 41 yaşında yaptığı konuşmayı hatırlamalıyız.
103 yıl önce Atatürk der ki:
* Milletin varlığı ve istiklâli için gönlünde, vicdanında belirmiş, gelişmiş olan istek ve emelleri sağlamlığıdır.
* Millet, içindeki bu isteği ne kadar güçlü bir şekilde ortaya koyarsa, bu istek ve emelinin gerçekleşmesi için ne kadar çok azim ve iman gösterirse, düşmanlara karşı başarı sağlamak için o kadar güçlü bir vasıtaya sahip olduğumuza inanırım.
* İkinci vasıta, milleti temsil eden Meclis’in millî isteği ortaya koy makta ve bunun gereklerini inanarak uygulamakta göstereceği kararlılık ve yiğitliktir.
* Meclis, millî isteği ne kadar büyük bir dayanışma ve birlik içinde aksettirebilirse, düşmana karşı o kadar güçlü bir üstünlük vasıta sına sahip oluruz :
* Asıl olan iç cephedir. Bu cephe bütün memleketin, bütün milletin meydana getirdiği bir cephedir.
* Görünürdeki cephe, doğrudan doğruya ordunun düşman karşısındaki silâhlı cephe sidir. Bu cephe sarsılabilir, değişebilir, yenilebilir.
* Fakat bu durum hiç bir zaman bir memleketi, bir milleti yok edemez.
* Önemli olan, memleketi temelinden yıkan, milleti esir ettiren iç cephenin çöküşüdür.
* Bu gerçeği bizden çok daha iyi bilen düşmanlar, bu cephemizi yıkmak için yüz yıllarca çalışmışlar ve çalışmaktadırlar.
* Bugüne kadar başarı da sağlamışlardır. Gerçekten, kaleyi içinden almakp dışından zorlamaktan çok kolaydır.
Bu maksadı gerçekleştirmek için içimize kadar sokulabilen bozguncu mikropların ve ajanların varlığını iddia etmek yerindedir.
* Meclis’in zihniyeti, çalışmaları ve dunımu düşmana ümit verici olmadıkça iç ve dış cephelerimizin yerinden oynamasına imkân ve ihtimal yoktur.




Bir yanıt yazın