HİLAFETİN KALDIRILMASI: ATATÜRK’ÜN EN BÜYÜK ÖZE DÖNÜŞ HAREKETİ VE GÜNÜMÜZ TÜRKİYE’SİNDE İSLAM REFERANSLI İKTİDARIN TOPLUMU İSLAMİLEŞTİRME EĞİLİMİ
Hilafetin kaldırılması, Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde gerçekleştirilen en radikal ve köklü devrimlerden biri olup, Türk milletinin modernleşme sürecinde attığı en önemli adımlardan biri olarak değerlendirilmektedir. Osmanlı Devleti’nin yıkılmasının ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin laik bir yapıyla inşa edilmesi, hilafetin kaldırılmasıyla mümkün hale gelmiştir. Hilafet, Osmanlı’da yalnızca dini bir otoriteyi temsil etmiyor, aynı zamanda siyasal otoritenin dinsel bir kılıfa bürünmesine neden oluyordu. Atatürk, hilafetin kaldırılmasıyla birlikte, Türk milletinin tarihsel ve kültürel kökenlerine dönerek, akılcı, bilimsel ve laik bir yönetim anlayışını benimsemiştir. Ancak, günümüz Türkiye’sinde giderek artan bir İslam referanslı iktidarın toplumu İslamileştirme eğilimi, bu devrimin anlamını ve önemini gölgelemeye çalışmaktadır.
- Hilafetin Kaldırılmasının Tarihsel Arka Planı
Osmanlı Devleti, 1517 yılında Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi sonucunda halifeliği Abbasilerden devralmış ve Osmanlı padişahları, hem siyasi hem de dini bir otorite olarak hüküm sürmeye başlamıştır. Ancak, 19. ve 20. yüzyıllarda Osmanlı’nın çözülme sürecine girmesiyle birlikte hilafetin etkinliği de sorgulanmaya başlanmıştır (Lewis, 1961: 243). Hilafet, özellikle II. Abdülhamid döneminde İslamcılık siyaseti çerçevesinde Osmanlı’nın birleştirici unsurlarından biri olarak görülmüştür. Ancak, Osmanlı’nın Birinci Dünya Savaşı’ndan mağlubiyetle çıkması ve saltanatın kaldırılması, hilafetin de sürdürülemez hale geldiğini göstermiştir.
Mustafa Kemal Atatürk, hilafeti kaldırma sürecine giden yolu titizlikle planlamış, öncelikle 1 Kasım 1922’de saltanatı kaldırarak Osmanlı hanedanının siyasi gücünü sona erdirmiştir. Ancak, hilafetin devam etmesi, yeni kurulan Cumhuriyet’in otoritesine gölge düşüren bir durum olarak kalmaktaydı. 3 Mart 1924’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çıkardığı yasa ile hilafet tamamen kaldırılmış ve halife unvanı taşıyan Abdülmecid Efendi yurtdışına sürgün edilmiştir (Ahmad, 1993: 79).
Hilafetin kaldırılması, yalnızca bir dini kurumun tasfiyesi değil, aynı zamanda Türkiye’nin çağdaş bir ulus-devlet olarak inşası sürecinde atılan en önemli adımlardan biri olarak değerlendirilmelidir. Zira hilafet, Osmanlı döneminde toplumu Orta Çağ’ın dogmatik düşünce yapısına hapseden bir kurum olarak kalmış, bilimsel ve rasyonel düşüncenin önünde bir engel teşkil etmiştir.
- Hilafetin Kaldırılması: Öze Dönüş Mü, Batılılaşma mı?
Atatürk’ün hilafeti kaldırması, birçok tarihçi ve siyaset bilimci tarafından modernleşme ve Batılılaşma sürecinin bir parçası olarak yorumlanmaktadır (Zürcher, 2004: 156). Ancak, bu devrim aynı zamanda Türk milletinin tarihsel ve kültürel köklerine dönüşünü de simgelemektedir. Atatürk, Osmanlı’nın özellikle son yüzyıllarında İslamcı kimlik üzerinden şekillenen ve Arap kültürüne angaje olmuş bir devlet yapısına karşı çıkarak, Anadolu’nun öz değerlerine dayalı bir yönetim anlayışını savunmuştur.
Nitekim, Selçuklu ve erken Osmanlı dönemlerinde İslam, toplumun bir parçası olmasına rağmen devlet yönetimi üzerinde mutlak bir hakimiyet kurmamış, özellikle Türklerin eski geleneksel yönetim anlayışı (örneğin, Töre hukuku) devlet işleyişinde önemli bir yer tutmuştur (İnalcık, 1997: 321). Hilafetin kaldırılması, bu anlamda, Türk toplumunun öz değerlerine ve laik bir devlet yapısına dönüşü simgelemektedir.
- Günümüz Türkiye’sinde İslam referanslı İktidarın Toplumu İslamileştirme Eğilimi ve Laiklik Sorunu
Ne yazık ki, 21. yüzyıl Türkiye’sinde hilafetin kaldırılmasıyla tesis edilen laik devlet yapısı giderek aşınmakta ve İslam referanslı iktidarın toplumu İslamileştirme eğilimi hız kazanmaktadır. 2002 yılından itibaren iktidarda bulunan siyasi anlayış, dini referansları sıkça kullanarak devletin laik yapısını törpülemiş ve eğitimden yargıya kadar birçok alanda dini söylemleri ön plana çıkarmıştır (Yavuz, 2019: 207).
Özellikle şu alanlarda laiklik ilkesinin ihlal edildiği görülmektedir:
• Eğitim Sistemi: İmam Hatip Liselerinin sayısının artırılması ve müfredatta dini referansların öne çıkarılması, bilimsel eğitim anlayışını zayıflatmaktadır.
• Yargı ve Hukuk Sistemi: Dini referanslarla yapılan düzenlemeler, hukuk sisteminin tarafsız ve laik yapısını tehdit etmektedir.
• Siyasal Söylem: Devlet yetkililerinin konuşmalarında dini vurguların artması, hilafetin kaldırılmasıyla inşa edilen seküler devlet anlayışına aykırı bir durumu ortaya çıkarmaktadır.
Bu gelişmeler, Atatürk’ün hilafeti kaldırarak oluşturduğu laik ve demokratik devlet yapısına karşı bir geriye dönüş anlamına gelmektedir. Oysa, Türkiye’nin ilerlemesi ve çağdaş uygarlık seviyesine ulaşması, ancak bilimsel ve akılcı düşünceyi esas alan bir yönetim anlayışı ile mümkündür.
Sonuç
Hilafetin kaldırılması, Atatürk’ün gerçekleştirdiği en büyük öze dönüş hareketlerinden biri olup, Türk milletini dogmatik ve çağdışı bir yönetim anlayışından kurtararak, laik ve modern bir devlet yapısına yönlendirmiştir. Ancak, günümüz Türkiye’sinde İslamcı iktidarın toplumu İslamileştirme eğilimi, hilafetin kaldırılmasıyla elde edilen kazanımları tehdit etmektedir.
Türkiye’nin yeniden bilimsel düşünceye, laik hukuka ve özgürlükçü demokrasiye yönelmesi gerekmektedir. Atatürk’ün hilafeti kaldırırken ortaya koyduğu vizyon, bugün hala Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek en önemli rehberlerden biri olmalıdır.
Kaynakça
• Ahmad, Feroz. The Making of Modern Turkey. Routledge, 1993.
• Aydın, Cemil. The Idea of the Muslim World: A Global Intellectual History. Harvard University Press, 2017.
• Berkes, Niyazi. Türkiye’de Çağdaşlaşma. Yapı Kredi Yayınları, 2002.
• Findley, Carter V. Turkey, Islam, Nationalism, and Modernity: A History, 1789-2007. Yale University Press, 2010.
• Göle, Nilüfer. Modern Mahrem: Medeniyet ve Örtünme. Metis Yayınları, 2018.
• İnalcık, Halil. Devlet-i ‘Aliyye: Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar. İş Bankası Kültür Yayınları, 1997.
• Kuru, Ahmet T. Secularism and State Policies toward Religion: The United States, France, and Turkey. Cambridge University Press, 2009.
• Lewis, Bernard. The Emergence of Modern Turkey. Oxford University Press, 1961.
• Mango, Andrew. Atatürk: The Biography of the Founder of Modern Turkey. John Murray, 1999.
• Mardin, Şerif. Religion, Society, and Modernity in Turkey. Syracuse University Press, 2006.
• Yavuz, M. Hakan. Islam, Populism and Turkish Power. Cambridge University Press, 2019.
• Zürcher, Erik J. Turkey: A Modern History. I.B. Tauris, 2004.
• Zubaida, Sami. Beyond Islam: A New Understanding of the Middle East. I.B. Tauris, 2011.



Bir yanıt yazın