Birçok ırkın bir arada yaşadığı hiçbir ülkede kendi dilini konuşmak isteyen azınlık yoktur. Hiçbir vatandaş yaşadığı ülkenin kurucu liderine “benim liderim değil, ben tanımıyorum” deme cüretini gösteremez. Bu gün ingiltere, fransa veya amerika’da hiçbir kimse böyle bir konuşma yapamaz, yapan sınır dışı edilir. Fakat Türkiye’de ermeni kürtler şikayet eder. Türkçe eğitim istemezler: dünyada hangi ülkede farklı dilde eğitim mevcuttur? Tıpkı cahil toplumlar gibi, düzen sevmez, eğitim istemez, bulunduğu ortamı seviyesine indirmek ister, kaostan beslenirler. İster ki hep kargaşa olsun. Buna en iyi örnek Orta doğu bataklığıdır. Sünni diye öğretmen öldürür. 8 yaşında öldürülen kız çocuğunun tabutuna okul önlüğü yerine gelinlik serer.
Türkiye Cumhuriyeti’nin çatısı altında yaşayanlar adı Türk’le başlayan her şeye saygı duymalı ve kabul etmelidir çünkü burası Türkiye Cumhuriyeti’dir. Vatandaşsa ülkenin milli değerlerine saygı duymak zorundadır. Bu yüzden bölgede yaşayan Türkler “Türk açılımı” istemektedir.
Türkiye’de 10 esnaftan 9’u kürttür, her türlü hakka fazlasıyla sahiptir ama yinede mağduru oynarlar. İstanbul kuru gıda ve sebze meyve hali kürtlerin elindedir, istoç toptancılar çarşısında, taksi, dolmuş ve kafelerde hep onlar vardır. Bazıları uyuşturucu ticaretinden geçim sağlar. İstanbul’da bütün pavyonlar, lokantalar, kebapçılar, onların elindedir. Hurdacılık da onların ellerindedir. Bazıları bir ton kağıdı ıslatıp üç ton yapar ondan sonra başkasını hırsızlıkla suçlar. Komşularının ifadesine göre; kürt’ün eline fırsat geçse nasıl zalim ve gaddar olacakları tahmin bile edilemezdir.
Bazılarının avrupada yaptıkları da uyuşturucu ve insan kaçakçılığıdır. Açtıkları kebap dükkanında uyuşturucu satar. Bunları herkes Türk sanmaktadır. Irak’tan gelen kürtler bile Türkiye’den geldik, derler. Hem Türkleri sevmez hem de Türk adını kullanarak itibar görmek isterler. Irak, Suriye dediklerinde yabancılar onlara güvenmezler. Avrupa’dan gelen turisler “Türkler çok kötü” diye şikayet ederler, kim oldukları sorulduğunda onların Türk değil kürtler olduğunu öğrenirler. Yine bazıları turistleri fahiş fiyatla veya arkadaşlıkla kandırır, taciz eder.
İslam’da alevi dini diye bir şey yoktur, alevilik din değildir olsa kitapları olurdu. Müslüman değildir olsa camiye gider, İslamiyet’in 5 şartından biri namaz kılar, 30 gün Ramazan orucu tutardı. Fakat cami ve ezandan rahatsız olurlar, cem evine giderler. Oruçları da farklıdır.
Geçmişte Osmanlı himayesindeyken de isyan eden, her defasında isyan çıkaran eski kürtler şimdikilerle aynı mıdır? Alevi demek hazreti Ali’yi sevmek demek ise, aleviler “biz Ali’nin yolundan gidenleriz” derler. Öyle ise namazını kılan, oruç tutan Allah’a olan ibadetlerini yerine getiren insanlar olmalıdır. Fakat bunlar başka bir şey yaşamaktadır.
Günümüzde alevilik nedir tanımlamak oldukça girifttir. Mesela hazreti Ali yandaşı olduğunu iddia eden aleviler vardır. Ehlibeyt alevisi olduğunu iddia eden vardır, hazreti Ali’ye hakaret edip alevilik arap Ali’yle başlamadı diyen vardır, aleviliğin bir felsefe bir fikir olduğunu diyen aleviler vardır, Şamanizimden kalma yaşam biçimi diyen, göktengri inancına bağlayan vardır. Hangisi gerçek alevilik ve Alevilerdir bilinmez.


Bir yanıt yazın