Osmanlı-Safevi Çatışması Bağlamında Kızılbaş Türkmenlere Yönelik Osmanlı Politikaları: Yapılan Soykırımın Tarihi Arka Planı ve Sonuçları

Okuma Süresi:

4–7 dakika
❤️

Osmanlı İmparatorluğu’nun 16. yüzyılda Safevi Devleti ile girdiği siyasi ve mezhepsel çatışma, Kızılbaş Türkmenlere yönelik geniş çaplı bir imha ve sindirme politikasına dönüşmüştür.

  1. Osmanlı İmparatorluğu, kuruluşundan itibaren Türkmen topluluklarını askeri ve siyasi bir güç kaynağı olarak görmüş, ancak 16. yüzyılda Safevi Devleti’nin yükselişi bu ilişkiyi derinden sarsmıştır. Safevilerin Şii inancını yayma politikaları, Anadolu’daki Kızılbaş Türkmenler üzerinde güçlü bir etki yaratmış ve Osmanlı yönetimi, bu grupları hem mezhepsel hem de siyasi bir tehdit olarak algılamaya başlamıştır (İnalcık, 2001; Ocak, 1998). Bu tehdit algısı, Kızılbaşlara yönelik kitlesel öldürme, sürgün ve mal varlıklarına el koyma gibi uygulamaların meşrulaştırılmasına zemin hazırlamıştır.
  2. Osmanlı-Safevi Mücadelesi ve Kızılbaş Türkmenler

Osmanlı-Safevi mücadelesi, yalnızca iki devlet arasındaki siyasi rekabet değil, aynı zamanda iki farklı mezhep arasında ideolojik bir çatışmayı temsil eder. Şah İsmail liderliğinde yükselen Safevi Devleti, Şii inancını yayma politikasıyla Anadolu Türkmenlerini etkilemiş ve bu etki, Osmanlı yönetiminde büyük bir güvenlik tehdidi algısına yol açmıştır (Mazzaoui, 1972; Melikoff, 1993).

1514 Çaldıran Savaşı, bu çatışmanın zirve noktası olmuş, Osmanlı ordusunun Safevileri yenilgiye uğratmasının ardından Kızılbaş Türkmenlere yönelik sistematik baskılar artmıştır. Osmanlı yönetimi, Kızılbaşları yalnızca Safevi ajanları olarak görmekle kalmamış, aynı zamanda onların dini inançlarını sapkınlık (zındıklık) olarak nitelendirerek kitlesel katliamları meşrulaştırmıştır (Ocak, 1998).

  1. Kızılbaş Türkmenlere Yönelik Osmanlı Politikaları

Osmanlı yönetimi, Kızılbaş Türkmenlere karşı bir dizi şiddet ve baskı politikasını hayata geçirmiştir. Yavuz Sultan Selim’in emirleri doğrultusunda Anadolu’da Kızılbaş köylerine yönelik toplu saldırılar düzenlenmiş, binlerce Türkmen öldürülmüş ve hayatta kalanlar ya sürgüne gönderilmiş ya da mallarına el konulmuştur (İnalcık, 2001; Uzunçarşılı, 1988).

1514 Çaldıran Savaşı’ndan önce Yavuz Sultan Selim’in verdiği emirle, Anadolu’da yaklaşık 40 bin Kızılbaş Türkmen’in öldürüldüğü iddia edilmemekte, bu olaylar arşiv belgeleri ve dönemin tarihçileri tarafından doğrulanmaktadır (Ocak, 1998). Bu katliamlar, özellikle Tokat, Sivas, Erzincan, Tunceli (Dersim) ve Maraş bölgelerinde yoğunlaşmıştır.

Osmanlı ulemasının Kızılbaşlara yönelik fetvaları, bu şiddet politikalarının dini bir gerekçeye dayanmasını sağlamıştır. Örneğin, Şeyhülislam İbn Kemal’in verdiği fetvalarda Kızılbaşların öldürülmesinin “caiz” olduğu belirtilmiş, bu fetvalar kitlesel katliamların ideolojik temelini oluşturmuştur (Melikoff, 1993; Ocak, 1998).

  1. Türkmen Soykırımının Sebepleri

Kızılbaş Türkmenlere yönelik bu uygulamalar, iki ana sebebe dayanmaktadır:
• Siyasi Sebepler: Kızılbaş Türkmenler, Safevi Devleti ile bağlantılı oldukları gerekçesiyle Osmanlı otoritesine karşı bir tehdit olarak görülmüştür. Göçebe yaşam biçimleri ve merkezi otoriteye direnişleri, Osmanlı yönetimi için ek bir sorun teşkil etmiştir (Barkey, 1994).
• Dini Sebepler: Osmanlı İmparatorluğu, Sünni İslam’ı devletin resmi dini olarak benimsemiş ve Kızılbaşların Şii inançları sapkınlık olarak değerlendirilmiştir. Bu mezhepsel ayrılık, Kızılbaşlara yönelik katliamların dini bir meşruiyet kazanmasına yol açmıştır (Ocak, 1998; Melikoff, 1993).

  1. Soykırımların Sonuçları ve Etkileri

Kızılbaş Türkmenlere yönelik soykırım, Anadolu’nun demografik yapısını ve Türkmenlerin sosyal statüsünü derinden etkilemiştir. Katliamlar ve sürgünler sonucunda Türkmen nüfusu önemli ölçüde azalmış, kalanlar ise dağlık bölgelere çekilmek zorunda kalmıştır. Bu süreç, Türkmenlerin Osmanlı toplumu içindeki siyasi ve kültürel etkilerinin giderek zayıflamasına neden olmuştur (İnalcık, 2001; Şimşir, 1985).

Toplamda, 16. yüzyıl boyunca yaklaşık 40 bin ile 70 bin Türkmen’in öldürüldüğü tahmin edilmektedir. Ayrıca, on binlerce kişi ya sürgüne gönderilmiş ya da Safeviler’e sığınmıştır (Ocak, 1998; Uzunçarşılı, 1988).

Bu katliamların yoğun olarak gerçekleştiği bölgeler arasında Tokat, Sivas, Erzincan, Tunceli ve Maraş gibi iller öne çıkmaktadır. Ayrıca, sürgün edilen Türkmenler Anadolu’nun Batı bölgelerine ve Rumeli’ye gönderilmiş, bu durum Kızılbaş toplumunun bütünlüğünü bozmuştur (Balcıoğlu, 2009).

  1. Türkmen Soykırımının Değerlendirilmesi

Osmanlı’nın Kızılbaş Türkmenlere yönelik uygulamaları, uluslararası hukukta “soykırım” tanımına büyük ölçüde uymaktadır. Soykırım, bir etnik, dini veya kültürel grubun kısmen veya tamamen sistematik bir şekilde hedef seçilerek yok edilmesini ifade eder (1948, B M Soykırım Sözleşmesi) . Osmanlı yönetiminin Kızılbaşları yok etmeye yönelik kasıtlı politikaları, hem dini fetvalarla meşrulaştırılmış hem de devletin doğrudan askeri müdahalesiyle uygulanmıştır (Ocak, 1998; Melikoff, 1993).

Bu bağlamda, Osmanlı yönetiminin Kızılbaş Türkmenlere yönelik politikalarının sadece bir bastırma hareketi değil, açık bir soykırım olduğu sonucuna ulaşılabilir.

  1. Sonuç

Osmanlı İmparatorluğu’nun Kızılbaş Türkmenlere yönelik uygulamaları, Osmanlı-Safevi çatışmasının bir yan ürünü olmanın ötesinde, merkezi otoritenin Türkmen topluluklarını yok etmeye yönelik sistematik bir politikasını temsil etmektedir. Bu süreçte on binlerce Türkmen hayatını kaybetmiş, kalanlar ise sosyal, ekonomik ve kültürel olarak marjinalleşmiştir.

Osmanlı belgeleri ve modern tarih yazımı, bu olayların tarihsel bağlamını anlamamıza olanak tanımakta ve bu trajedinin boyutlarını ortaya koymaktadır. Türkmenlere yönelik yapılan bu soykırım, Osmanlı tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak anılmayı hak etmektedir.

Kaynakça

1.  İnalcık, Halil. The Ottoman Empire: The Classical Age, 1300-1600. London: Phoenix Press, 2001.
2.  Ocak, Ahmet Yaşar. Osmanlı Toplumunda Zındıklar ve Mülhidler (15.-17. Yüzyıllar). İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 1998.
3.  Imber, Colin. The Ottoman Empire, 1300-1650: The Structure of Power. New York: Palgrave Macmillan, 2002.
4.  Faroqhi, Suraiya. The Ottoman Empire and the World Around It. London: I.B. Tauris, 2004.
5.  Şimşir, Bilal. Anadolu Türkmenleri ve Osmanlı İdaresi. Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları, 1985.
6.  Barkey, Karen. Bandits and Bureaucrats: The Ottoman Route to State Centralization. Ithaca: Cornell University Press, 1994.
7.  Kafadar, Cemal. Between Two Worlds: The Construction of the Ottoman State. Berkeley: University of California Press, 1995.
8.  Ze’evi, Dror. An Ottoman Century: The District of Jerusalem in the 1600s. Albany: SUNY Press, 1996.
9.  Fleischer, Cornell H. Bureaucrat and Intellectual in the Ottoman Empire: The Historian Mustafa Âli (1541-1600). Princeton: Princeton University Press, 1986.
10. Uzunçarşılı, İsmail Hakkı. Osmanlı Tarihi, Cilt 2: Kuruluş ve Yükselme Dönemi. Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları, 1988.
11. Melikoff, Irène. Uyur İdik Uyardılar: Alevilik-Bektaşilik Araştırmaları. İstanbul: Demos Yayınları, 1993.
12. Babinger, Franz. Mehmed the Conqueror and His Time. Princeton: Princeton University Press, 1978.
13. Lewis, Bernard. The Middle East and the West. London: Weidenfeld & Nicolson, 1964.
14. Tapper, Richard. Islamic Anthropology and History: The Past in Alevi Turkish Identity. London: Routledge, 1990.
15. Şeker, Baki. Osmanlı’da Etnik ve Dini Gruplar: Alevi-Sünni İlişkileri. İstanbul: İletişim Yayınları, 2012.
16. Aydın, Suavi. Osmanlı’da Etnisite ve Aidiyet. Ankara: İmge Kitabevi, 2007.
17. Zarinebaf, Fariba. Crime and Punishment in Istanbul: 1700-1800. Berkeley: University of California Press, 2011.
18. Peirce, Leslie. The Imperial Harem: Women and Sovereignty in the Ottoman Empire. Oxford: Oxford University Press, 1993.
19. Barkey, Karen. Empire of Difference: The Ottomans in Comparative Perspective. Cambridge: Cambridge University Press, 2008.
20. Somel, Selçuk Akşin. Osmanlı Modernleşmesi ve Aleviler: Toplumsal ve Dini Dönüşüm Süreçleri. İstanbul: Kitap Yayınevi, 2010.
21. Zürcher, Erik J. Turkey: A Modern History. London: I.B. Tauris, 2004.
22. Balcıoğlu, İrfan. Anadolu Kızılbaşları ve Osmanlı Politikaları. İstanbul: Küre Yayınları, 2009.
23. Mazzaoui, Michel. The Origins of the Safavids: Shi’ism, Sufism, and the Ghulat. Wiesbaden: Franz Steiner Verlag, 1972.
24. Gölpınarlı, Abdülbaki. Tasavvuf ve Tarikatlar Tarihi. İstanbul: İnkılap Kitabevi, 1984.
25. Ahmed, Aziz. Studies in Islamic Culture in the Indian Environment. Oxford: Oxford University Press, 1964.
26. Salzmann, Ariel. Tocqueville in the Ottoman Empire: Rival Paths to the Modern State. Leiden: Brill, 2004.
27. BM Soykırım sözleşmesi.
Soykırım oluşturan eylemler
Madde 2
f1. Bu Sözleşme bakımından, ulusal, etnik, ırksal veya dinsel bir grubu, kısmen veya tamamen ortadan kaldırmak amacıyla işlenen aşağıdaki fiillerden her hangi biri, soykırım suçunu oluşturur.
a) Gruba mensup olanların öldürülmesi
b) Grubun mensuplarına ciddi surette bedensel veya zihinsel zarar verilmesi
c) Grubun bütünüyle veya kısmen, fiziksel varlığını ortadan kaldıracağı hesaplanarak, yaşam şartlarını kasten değiştirmek
d) Grup içinde doğumları engellemek amacıyla tedbirler almak
e) Gruba mensup çocukları zorla bir başka gruba nakletmek 



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar