TARİHTE BUGÜN: SİVAS KATLİAMI! YAKILMAK İSTENEN SİVAS DEĞİL, CUMHURİYETTİR

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

2 TEMMUZ 1993 SİVAS KATLİAMI

1993 yılındaki Pir Sultan Abdal Şenliklerine Salman Rüştü’nün eseri ‘’Şeytan Ayetleri’’ damgasını vurmuştu. Önce Humeyni’nin verdiği, yazarın katlinin vacip olduğu fetvası ile dinci geri kesimlerin hedef haline getirildi. Sonrada Türkiye’de Aziz Nesin’nin ‘’Şeytan Ayetleri’nin’’ çevirisini yayımlayacağı açıklaması, Türkiye’de gergin ortamı yaratmak için bekleyen çevrelerce kullanıldı. Bütün bu olumsuz ortama rağmen, her yıl olduğu gibi Pir Sultan Abdal Şenliğinin hazırlıkları sürdürüldü. Böylece yaratılan bu ortam, tam yobaz, laiklik ve cumhuriyet karşıtı sünni gericilerin istediği gerginliği yarattı, ve katliamın merkezi organizesini ve yönetimini, her zaman ki derin devlet (Gladyo) üstlendi. Ne gariptir ki sloganlarını ‘’Cumhuriyet Sivas’ta kuruldu ve burada yıkılacak’’ olarak belirleyerek, kendilerini ele vermişlerdi. Burada rahatça görülen bir gerçek, alevi-sünni, laiklik-antilaiklik, milliyetçi-komünist çatışması yaratılmak için aleviler araç olarak kullanıldı. Bu olaylar sürecinde görülen gerçek, bu gözleri dönmüş canilerin nasıl ortaçağ karanlığına dönme hasretiyle yandıklarıdır. Fakat şenlik sorumluları hedeflerinin dostluk, birlik ve eşit haklardan yana olduğundan, hiçbir kesimi dışlamadan geleneksel şenliklerini yapmaya devam edeceklerini açıkladılar ve Sivas valisi Ahmet Karabilgin’nin daveti üzerine Türkiye’nin her yöresinden aydınlar, sanatçılar, politikacılar vs. Sivas’a geldiler.

Atılan sloganlara bir kulak verelim

‘’Kahrolsun laiklik’’, ‘’Yaşasın şeriat’’, ‘’Şeriat gelecek, zulüm bitecek’’, ‘’Şeriat isteriz’’, ‘’Dinsiz laikler!’’, ‘’Muhammedin ordusu, kafirlerin korkusu’’, ‘’Zafer islamın’’ vs. vs.

Olay nasıl başladı ve gelişti

Paşa Camiindeki cemaat, cuma namazından sonra camii terk etmek üzereyken, cami dışından gelen ve cuma namazıyla ilgisi olmayan 8-10 kişilik küçük bir grup, camii avlusunda Amerikan bayrağını yakıp, ellerinde bulunan ve üzerinde ‘’Dünyada ABD/Türkiye’de PKK’’ yazılı pankartı caminin duvarına asıp, olayları başlattılar.

Kale Camisinden çıkan cemaat , Pir Sultan Abdal şenliklerinin sürdüğü Buruciye Medresesini basmaya yeltendiler, fakat buradan kısa bir süre sonra ayrılıp Hükümet Meydanına yürüyüp, orada taşkınlıklar yapmaya devam ettiler.

Kısa bir sürede Paşa Camii ve Kale Camii cemaatı birleşip valiyi hedef alan sloganlar atarak Pir Sultan Abdal şenliğinin etkinliği yapıldığı Kültür Merkezine gelip, merkezin önündeki ‘’Ozanlar Anıtını’’ tahrip ettikten sonra içeriye girmeye yeltenmelerine rağmen etkinlikte bulunan katılımcıların direncini kıramadıklarından, İstasyon Caddesi üzerinden tekrar Hükümet Meydanına gelip valiyi suçlayıcı sloganlar atttıktan sonra, tarihi Sivas Kongresinin yapıldığı (şimdi Müze olan) binaya gelip, binanın önünde bulunan Atatürk büstünü kırıp, orada bulunan çelenkleri etrafa dağıttıktan sonra, galayana gelmiş bir topluluk olarak ana toplantının yapıldığı Madımak oteline gelip, şeytan taşlarcasına binayı taş yağmuruna tuttular.

Aziz Nesin baş düşmandı

‘’Şeytan Aziz!’’, ‘’Sivas Aziz’e mezar olacak’’, Ölmeye geldik, Aziz’i gömmeye geldik!’’ . . .

Akşam hava kararmaya başladığında kolluk güçleri hala ortalıkta yoktular. Saldırganlar benzin bidonlarını otelin etrafına dökerek kibriti çaktılar. Otel alevler içinde yanadursun ve aralarında Asım Bezirci, Nesimi Çimen, Muhlis Akarsu, Metin Altıok ve Hasret Gültekin‘in de bulunduğu 35 Can hunkarca yakıladursun, vali şenlik’i yasaklama kararı almayla yetiniyordu. Artık Sivas’ta devlet resmen yoktu.

Katliam savunucularının açıklamalarına kulak verelim:

Nazlı Ilıcak/Tercüman

‘’Aziz Nesin biraz dilini tutsaydı.’’

Zamanın Başbakanı Tansu Çiller

‘’Otelin dışındaki vatandaşlarımıza çok şükür bir şey olmamıştır.’’

Sivas’ı unutma! Sivas’ı unutturma!

Tufan BOZDOĞAN



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar