CAN DUNDAR’DAN DUNYA LIDERIMIZE BIR METHIYE

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

Huseyin GOKCE [[email protected]]

Can Dundar’ın mektubu….

Dündar’ın yazısı; Sayın Cumhurbaşkanı, Bütün dünya biliyor ki, son
üç aylık tutukluluğumuzu sizin şahsi şikâyetinize ve bir dediğinizi
iki etmeyen sulh ceza hâkimlerinin şaşmaz itaatine borçluyuz.Birkaç
nedenle bu tutukluluk için size teşekkür borçlu olduğumu
düşünüyorum.Hapislik, benim mesleki kariyerimde bir eksiklikti;
sayenizde onu tamamladım.Artık dinlemekte olduğunuz bir telefonum
olmamasının rahatlığıyla nicedir okuyamadığım kitapları okudum; hiç
yazamadığım kadar çok yazı yazdım, (hatta artık sizin tarafınızdan
tutuklanma riski kalmadığından daha da rahat yazdım), dışarıdayken
spor yapamazdım; içeride bol bol volta attım, top oynadım. Başka
insanları, hayatları tanıdım. Bir yazı insanına ömür boyu yetecek
malzeme damıttım. Hiç görmediğim kadar çok milletvekili ve avukat
dostu ağırladım. Bunlar da sayenizde…Hayatımda kaç tane kaldığını
bilemediğim yılbaşlarından birini içeride geçirmemi sağladınız; bu
sayede sevdiklerinle geçen bir yılbaşının kıymetini hatırlattınız
bana…Bizi içeri atarak, ülkenin tırmanan iç savaş ortamından, domuz
gribi salgınından, kirli havasından, karından kışından korunmamızı
sağladınız.Genellikle ölümden sonra kısmet olan, ne kadar sevildiğini
bilme, arkandaki desteği hissedebilme ayrıcalığını bize bağışladınız;
hiç talip olmadığımız, hak da etmediğimiz bir alaka kuşatmasına vesile
oldunuz.Sayenizde, geçen sene hiç kitap yazmadığım halde “Yılın en iyi
yazarı” sıralamasında Orhan Pamuk’u geride bırakıp birinci seçildim.Ne
zahmet ettiniz…Bize, her gazetenin havuzda boğulmayacağını, her
kuşun etinin yenmeyeceğini gösterme şansını bahşettiniz.Samimiyetle
şükranlarımızı sunuyoruz…***Yıllardır içeride yatan, ağır tecrit
koşullarını soluyan, açtığınız binlerce hakaret davasına muhatap
olanların yanında bizim üç aylık tutukluluğumuzun lafı bile olmaz, ama
hapse atarak bize bir kürsü sundunuz ve onlara ses olma fırsatı
verdiniz; bunun için de hasseten teşekkür ederiz.Bir de hani şu devlet
sırrı damgası vurarak bütün dünyadan saklamaya çalıştığınız, haber
yaptık diye bizi içeri attığınız MİT TIR’ları meselesi vardı ya; siz
bizi içeri atınca o konu Japonya’dan Kanada’ya, Okyanusya’dan
Endonezya’ya kadar duyuldu; bilmeyen kalmadı; bu katkınız için de ne
kadar teşekkür etsek az…Aklınıza sağlık.Sadece o mu? Türkiye’deki
otoriterleşmeyi, hukuksuzluğu, savaş tehlikesini de zindandan bütün
dünyaya duyurma şansı bulduk; hangi güç bana aynı ay içinde
Guardian’dan Der Spiegel’e, Washington Post’tan Le Monde’a kadar yazı
yazma şansı yaratabilirdi ki; kim Amerikan Başkan yardımcısının
ailemle görüşmek istemesini sağlayabilirdi ki; sizin kontrolsüz
gücünüzden başka…Tetikçileriniz ve sizin desteğinizle, yıllardır
hasret kaldığımız bir mesleki dayanışmayı, ulusal ve uluslararası
çapta soluyabildik, yüzlerce insanı “Umut Nöbeti”nde birleştirebildik;
tahliyemizde birlikte nicedir hasret kaldığımız bir zafer havasına
girebildik, kızlı erkekli oturup şarkılar söyleyebildik; eksik
olmayın.Nihayet en son Anayasa Mahkemesi’nin, “Yetti artık, burada biz
de varız” diyen kararını da, hukuku hiçe sayan otoriter tavrınıza
borçluyuz; bunu da inkâr edemeyiz.Söylemesi ayıp, evin de epey borcu
birikmişti; haksız tutuklamadan alacağımız tazminatla onu da
kapatmamıza katkı sunacağınızı umuyor, şükran duygularımın kabulünü
rica ediyorum. Kaygılarımızla…



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar