Yuzyillardir dinin etkisinde kalan Avrupa’ya baktigimizda, bircok insanin oldugu ve pekcok devletin mahfoldugunu goruyoruz. Hacli seferlerni getirin gozunuzun onune.Dinin siyasete karistirilmasinin faturasini cok aci odedikten sonra, laik bir yonetim benimsemislerdir 200-300 yildir. O yuzden bizden ilerideler ve biz hala AB ye giymeye calisip duruyoruz.
Dini siyasete alet eden ve seriat kanunlariyla yonetilen ortadogu ulkelerine bakalim; Hergun yuzlerce insan oluyor, mezhep kavgalariyla toplumlar birbirine dusman kesiliyor.
Din bir inanc ve vicdan meselesidir, ozgur olmak zorundadir. Kutsal ve ilahi olan inanclarimizi korumak istiyorsak, siyasetten uzak tutmaliyiz.
Siyaset ise her turlu cikar ve tutkularin ortaya ciktigi, karisik ve degisken, egilip bukulmeye ve kirlilige musait bir yapidir.
Atatuk’un yapmaya calistigi da budur. Laikligi anlatmaya calisirken; siyasetin icinden dini degil, dinin icinden siyaseti ayiklamayi hedeflemistir. Yani, din ile devlet islerini birbirinden ayri tutmaya calismistir ki buna laiklik adini veriyoruz. Yani laik olmak dinsiz olmak demek degildir. Ikisini bir arada dusunmek cok yanlistir. Hele hele dini siyasete alet etmek, dine yapilacak en buyuk hata ve kotuluktur.
Ataturk yuzyillardan beri, bir siyaset araci olarak kullanilmaya calisilan islam dinini, kurtarmaya ve yukseltmeye calismistir.
Ayrica halkimiz dinini anlasin, sadece ezbere okumasin diye subat 1925 tarihinde Mecliste “Kur’an-I Kerim’in meal ve tefsirinin, hadislerin “devlet imkanlariyla yapilmasi icin emir vermis ve 1935 yilinda, Elmali Hamdi Yazir tarafindan Kur’an’-I Kerim’in tefsiri ve meali 9 cilt olarak hazirlanip halka sunulmustur. Hala guncelligini korumakta ve en iyi ceviri olarak kabul gormektedir ulema tarafindan.
Sadece dini gorevlerin yerine getirilmesi icin yapilan camilerde bile artik siyaset yapilmaktadir ve cahil halk kadirilmaktadir.
Ulke ve din oylesine icinden cikilmaz bir duruma suruklenmistir ki…Insanlar artik inanan-inamayan diye siniflandirilmis, devlet dairelerine calisan alinirken bile bizden ya da bizden degil sozleri dogal halde teleffuz edilir hale gelmistir. Siz kimsiniz, biz kimiz, bunun ayirimini kim ve hangi kistaslara gore yapiyor! Ayrica inanan ve inanmayani hangi olcu ile olcuyorsunuz, kim ne kadar inaniyor diye?Inanmak Allah-kul arasindaki bir bag olduguna gore,kim hangi hakla bu ayirimi yapma gucunu buluyor kendinde. Ustelik inanmiyor diye damgaladiginiz insanlarin sizden daha inancli olmadigini nerden biliyorsunuz? Herkes sizin gibi dini gosteris olarak kullanmak zorunda mi? Herkes kafasini gozunu sarip sarmalamak zorunda mi? Insanlarin vicdanlarina hukmetmeye kadar mi vardirdiniz konuyu!Insanlari inanmiyor diye damgalayip cayir cayir yakma hukmunu hangi din veriyor?Hangi vicdan Allah’in yarattigi cani alma yetkisini kendinde buluyor! Peki bu islam dinine gore “Allah yarattigi cani sadece kendisi alir” hukmunu hice sayip sirk kosmak olmuyor mu?
Madalyonun oteki yuzunu cevirelim; Allah’a her inanan gerici midir? Cagdas olmak icin inancsiz mi olmak zorundadir insan?
Cogumuzun ailesinde basortu kullanalan insanlar vardi, onlar bir partiye uye insanlar miydi? Sadece inanclari ugruna basortu takiyorlardi ve dinin emirlerini gucleri yettigi kadar yerine getirmeye calisan sade insanlardi. Simdikiler gibi kafalarini garip sekillere sokmuyorlardi. Kimse kimseyi suclamiyordu inandigi veya inanmadigi icin. Ya da insanlar inanclarina gore yargilanmiyordu.
Neler oluyor benim ulkeme! Neden insanlar kamplara bolundu? Neden birbirine dusman kesildi toplum?
Her neyse bu konulara daha fazla girip gercekten inananlara da haksizlik etmek istemiyorum. Birakin herkes istedigi gibi inansin ya da inanmasin, sonucta herkes mezarina ayri girmeyecek mi!
Butun bunlar dinin siyasete alet edilmesinden ve ne yazikki okumayi,arastirmayi sevmeyen bir toplum oldugumuz, kulaktan dolma bilgilerle herkese, herseye inanmayi sectigimiz icin basimiza geliyor. Belki farkinda degil kimse ama inanan insanlar gitikce dinden sogumaya baslamistir, cikar catismalari yuzunden. Halk kime-neye inanacagini sasirmis durumdadir.
Temiz bir toplum istiyorsak; dini siyasete alet edip, insanlarin inanclariyla oynamayacagiz. Gercekten ulkene hizmet etmek istiyorsan, karsi tarafi karalamak ve dini kullanmak yerine, toplumu refaha cikaracak programlar yapip, durustce halkin karsina cikmalisiniz.
Ben ulkemi ve insanimi, hicbir ayirim yapmadan seviyorum ve herkesin insanca yasamasini istiyorum.
Kadinlarin siddet gormedigi;cocuklarin taciz edilmedigi;dinin siyesete alet edilmedigi, ozgur dusunen, dusundugunu soyleyebilen, yapici, yaratici mutlu insanlar gormek istiyorum ulkemde…
Kadin- erkek, coluk-cocuk camiye gidip adam gibi sadece Allah’a ibadet etmek,sokaklarda sarki soylemek, dans etmek,tiyatroya –sinemaya gitmek, piknik-yuruyuslere gitmek istiyorum elele, kolkola, yanyana, cancan…
Bu benim dusum, ya sizinki… Duslerimizin gerceklesmesi dilegiyle, aydinlik yarinlara…




Bir yanıt yazın