*
Fakat Başbakan Erdoğan’ın Rusya dönüşünde yaptığı açıklama şaşırtıcıdır, “Cenevre’de Dışişleri Bakanımız Esad’ın olmadığı bir geçiş hükümetinden bahsetti ve genel hava da zaten orada Esad’sız bir geçiş hükümeti… Bu geçiş hükümeti denilen aslında bir seçim hükümeti. Bir seçim hükümeti kurulsun ve bu seçim hükümeti orada partilerin kurulmasına imkan hazırlasın ve bu kurulan partiler demokratik bir yarış içerisinde Suriye’de halkın iradesini şekillendirsin, yönlendirsin. Ama eğer siz kalkar da hükümeti kurar başında yine Beşar kalırsa, orada hiçbir şey değişmez”diyor!
*
Çünkü Cenevre Suriye toplantısında, Kofi Annan’ın önerdiği geçiş hükümeti planına destek kararı çıkmıştır.
Sonuç bildirgesi Suriye halkının ortak rızası temelinde oluşturulacak geçiş hükümetinin mümkün olan tarafsızlıkta mevcut yönetimi,muhalifleri ve diğer grupları kapsamasını öngörüyor.
*
Toplantının ardından ABD Dışişleri Bakanı Hilary Clinton geçiş hükümetinin kurulmasının şartı olarak, krizden sorumlu tuttuğu”Esad’ın gitmek zorunda”olduğunu,
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov,sonuç bildirgesinde Esad’tan bahis olmadığı ve Suriye krizinin faturasının yalnızca Esad’a kesilmesi halinde silahlı-terörist muhalif kesime arka çıkma gibi tarafsızlığı zedeleyici bir sonuca ulaşılacağı nedeniyle “Esad’ın gitmesi gerekmiyor” tezleri, Cenevre toplantısını sonuçsuz kılıyor.
Başbakan Erdoğan’ın Cenevre toplantısı sonuç bildirgesine dair Putin’in yanında yapmadığı itirazı Türkiye’de yapması;Rusya Devlet Başkanı Putin vasıtasıyla Türkiye’nin aldığı Rusya’nın selamını reddetmesi ve Türkiye’nin Rusya ile gelecekteki pozisyonlarını zora sokması anlamına mı geliyor?
*
O sırada Şam’da insanlık dışı saldırının infialiyle BM Güvenlik KonseyininABD,İngiltere,Fransa ve Almanya’nın BM Anlaşmasının 7.maddesini işletmeye yönelik yeni bir karar tasarısını görüşülmesi bir gün ertelenmiştir.
İsrail’de ise Başbakan Binyamin Netenyahu’nun koalisyon hükümetine geçen ay katılan Kadima Partisi ani bir kararla, yeni hazırlanan askere alma yasasına itirazı nedeniyle hükümetten çekilme kararı alıyor!
Meclis’te yüzde 60’a yakın çoğunluğu elinde tutan hükümetin ortaya çıkan durumda dağılması olasılığı bulunmuyor.
Suriye ve İran’a yaptırımlar konusunda sert tutumuyla Kadima Partisinin hükümetten çekilmesi Netanyahu hükümetini yumuşatacağı beklentisini oluşturuyor.
Ne ki İsrail’de normal süresinde gelecek Şubat’ta yapılacak seçimlerinde-şimdi,bir erken seçimle öne mi alınacağı tartışılmaya başlatılıyor.
*
Kasım 2012 ABD Başkanlık Seçimi ve muhtemel bir İsrail seçimi gölgesinde Suriye’den İran’a büyük riskler almanın zamanı değildir.
Nitekim Başkan Obama,Devlet Başkanı Putin’i arıyor ve iki lider sorunun çözüme yönelik pratiklerde farklı duruşlarına rağmen,durumun daha kötüye gitmesine izin vermemek için Suriye’de siyasi geçişi desteklemek konusunda anlaşıyor.
Bu telefon anlaşması Türkiye’nin bir kez daha ABD tarafından yalnız bırakıldığı anlamına geliyor.
*
O arada ertelenen BM Güvenlik Konseyinde, 7.maddenin işletilmesine yönelik karar tasarısı Rusya ve Çin’in vetosuyla reddedilmiştir.
Bu vetolar belki bir kaç ay daha Cenevre Toplantısı çerçevesinde Suriye’de Annan planının şu ya da bu şekilde işleyişine neden olabilecektir -fakat,lider ABD’ye karşı duran Rusya’nın Suriye tezinde bir süre sonra başarılı olmaması halinde- ya sonrası,derken,
Yarını belirlemede Türkiye’nin Rusya ile ikili işbirliği ve bu işbirliğinin perspektifleri ve her türlü sürprizinin etkili olacağını görmek gerekiyor.
*
Davutoğlu’nun “Komşularla Sıfır Sorun” dış politikası,he mi?
Bir yanıt yazın