Dün Başbakanlık’ta üçüncü Uyum Zirvesi gerçekleştirildi. Zirvede, Ulusal Uyum Planı’nın bu güne değin bilançosunun da çıkartılması ön görülüyordu.
Ancak göçmenlerin Uyum Zirveleri’ne katılıp düşüncelerini açıklayabilmeleri, Başbakanlık binasında uyum yanlısı yeni rüzgarların estiği anlamına henüz gelmemektedir.
Hatta, uyum politikasının temel felsefesinde herşeyin eski hamam eski tas durumunda kaldığı görülmektedir: az destek verip çok talepte bulunmak. Almanya’da onlarca yıldır kesintisiz olarak yaşamalarına rağmen demokrasinin başlangıcı denebilecek kadar eski olan politik katılım hakları, Alman vatandaşlığı olmayan göçmenlere yerel yönetim bazında dahi verilmemektedir. Kolaylaştırılmış bir vatandaşlığa alınma politikası böyle bir politikanın tutucu karşıtları tarafından sürekli olarak engellenmektedir. Göçmenlerin eğitim, meslek öğrenimi ve iş piyasası alanlarındaki dezavantajlı konumları sürmektedir.
Sorunlar uzun süredir bilinmektedir. Bu nedenle Alman politikasında bir algılama sorunu değil, yaşama geçirmede isteksizlik sorunu söz konusudur. Bu gerçeğin üzeri göz boyayıcı konferanslarla örtülmemelidir. Artık zaman, suya sabuna dokunmayan nutuklar atma zamanı değil, bu sorunlara ivedi olarak çözüm getirme zamanıdır!
Hakkı Keskin



Bir yanıt yazın