01 Ocak 1929: Cumhuriyet devrimcisi Mustafa Necati’nin halkın gözünden gönlüne aktığı gündür !

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

“Okuttuğundan daha çok okumayan bir öğretmen çabuk yıpranır,

ihtiyarlar ve bezginlik getirir. Dikkat ediniz, araştırma, irdelemeye

 düşkün ak saçlı bir öğretmen hep dinç ve gençtir.”M.Necati

1928’in son günü olan 31 Aralık gecesinde herkes evinde, dışarıda yeni yıl kutlamasında olduğu saatlerde Ulus’taki Milli Eğitim Bakanlığı’nda hala çalışmakta olan Bakan Mustafa Necati aniden rahatsızlanınca hastaneye kaldırılır.

Apandisitin neden olduğu bağırsaklarında iltihaplı apse (irin dolu şişlik) ameliyat edilse de çok geç kalındığı için kurtarılamaz Cumhuriyet devrimcisi Mustafa Necati 31 Aralık 1928’i 01 Ocak 1929 bağlayan gece ölür.

Halkın gözünden gönlüne aktığında yalnızca 35 yaşındadır. Işıklar içinde olsun.

Kısacık 35 yıllık ömre bu kadar çok ve çeşitli ulusal görevi sığdırabilmiş az sayıda vatan severlerden biridir.

Türk milleti olarak bireysel ve toplumsal belleğin güçlenmesine her zamankinden çok gereksinimin olduğu süreçte başta Gazi M. Kemal Atatürk olmak üzere Cumhuriyet Devrimcilerini öğrenmek, anlamak; anlatmak okumuşların yurttaşlık ödevidir.01.01.2026 P.be

ONUN BAŞARDIKLARINDAN ve FİKİRLERİNDEN BİR DEMET:

Yaklaşık üç yıl süren Milli Eğitim Bakanlığı görevi sürecinde:

· Yaşama dönük bir ilköğretim programı hazırlatır.

· 1926 yılında okullarda karma eğitimi geçilir.

· 1926’da Gazi Öğretmen Okulu açılır.

·  1926’da Kayseri Zincidere’de ,1927’de Denizli’de Köy Öğretmen Okulları açılır.

· Yeni Türk ABECE (alfabe) yasası 1 Kasım 1928´de çıkar,

· Atatürk başöğretmenlik sanını(24 Kasım 1928 )kabul eder.

· Millet Mektepleri (1 Ocak 1929) açılır.

MUSTAFA NECATİ GENÇ YAŞINDA TBMM’YE CEPHEDEN GELMİŞTİ.

· İzmir’de öğretmenlik ve avukatlık yaparken Yunanların İzmir’i işgal edeceğini öğrenince hızla harekete geçer.

· Redd-i İlhak üyelerini 14 Mayıs 1919’da Bahri Baba parkında toplar, orada ateşli bir konuşma yapar. 15 Mayıs’ta Yunanların İzmir’e çıkması üzerine cepheye koşar.

·  Soma, Bergama, Akhisar bölgelerinde düşmana karşı Bulgurcu Mehmet Efe’yle direnişi örgütler, çete savaşlarına katılır.

· 1920’de 26 yaşındayken Saruhan (Manisa) milletvekili seçilir.

· Samsun ve Kastamonu’da İstiklal Mahkemesi başkanlığı yapar.

· 1923’te İzmir milletvekili seçilir.

· Mübadele (değişim), İmar ve İskân, Adalet Bakanlığı görevini yürütür.

· Mustafa Necati, 22 Mart 1926’da TBMM’de yaptığı konuşmada:

–  “Eğitim demek öğretmen demektir” diyerek öğretmenin eğitim için önemini en özlü biçimde anlatır.

· TBMM’de bakanlığın 22 Nisan 1928’de bütçe görüşmelerinde eğitime bakışını şöyle belirtir:

–  Hepiniz kabul edersiniz ki milli eğitim sorunu baştan sona dek bir bilim ve uzmanlık sorunudur.

–   Milli eğitimde atılacak her adım incelemeyi, denemeyi ve ayırt etmeyi gereksinir.

–  Onun içindir ki herhangi bir milli eğitim bakanı böyle bir takıma dayanmadıkça başarılı olamaz.”

· Yazar Şevket Süreyya Aydemir, Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki çalışmaları şöyle anlatır: “Mustafa Necati genç bir insandı. Ona göre zamanın gecesi gündüzü yoktu. Bizim bakanlıkta iş, akşam tatilinden sonra bütün dairelerin kapıları kapanınca başlardı. Müdürlerin, genel müdürlerin lambaları geç saate kadar yanardı. Bu geç saatlerde bakan hemen daima arkadaşlarının yanında olurdu. Eğitim Bakanlığı’nın içinde sessiz ama güçlü bir hava esmekteydi. Laik eğitim, karma öğretim gibi ileri memleketlerin hâlâ tartışmasını yaptıkları cesur ve ileri atılımlar, bu alçakgönüllü dairenin insanları tarafından başarılmıştır.”

(*)Üstün Dökmen’den ödünç alınmıştır

( BU YAZI DERLEMEDİR)



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Oğuz Tolga avatarı
    Oğuz Tolga

    Mehmet Boz bey,
    Ömrüne bereket..Mustafa Necatiyi sayende bir kez daha minnetle andık.Mustafa kemal,onun apandisiti patlayıp da ölmesi üzerine hüngür hüngür ağlamış..
    Mutlu bir yılınız olsun

  2. Bozkırın Bebeleri avatarı
    Bozkırın Bebeleri

    1928 yılına kadar, Türkler, arap alfabesini kullanıyorlardı.
    Burada en önemli sorun Türkçede, Arap alfabesinin temsil edemediği sekiz sesli harf ve çift noktalı harfler, ö,ü,ğ,ç,ş kullanılır.

    Mustafa Kemal Atatürk, bu nedenle bize latince alfabesini uygun görüp, devralıp ve uyarladı.
    Bu aşamada, Mustafa Necati beyin çok faydası görülmüştür. Milli Eğitim Bakanlığı yolu ile bütün okullarda yeni Türk alfabesine uygun, latin harfleriyle Türkçemizi Türklere sunmuştur.

    1902 doğumlu dedem, zamanında köy öğretmeniymiş. Bu uygulama bizim köye gelince, dedem bir çuval un alıyor. Un ile hamur yapılıp, iyi yufka açan köylü bayanlarını bulup, yufka açtırıyor.
    Öğrencilerin ellerine ucu sivritilmiş küçük kalem gibi ağaçlar veriyor. Hamur kuruyana kadar çocuklar bu yufka ekmeğin üzerinde harfleri öğreniyorlar.

    İkinci seçenek olark da, kerpiç çamurundan , çocuklara harflerin şekli gösteriliyor ve çocuklar bu harfleri çamur topraktan modelliyorlar.

    O zamanlar köylümüzün defter, kitap alacak gücü olmadığı gibi, satılan yerde yoktu.

    Türk alfabesine bu kadar hizmeti geçmiş insanlarımıza saygı ve şükran borçluyuz.
    Tanrı rahmeti ile Yıldızlarda, nurlarda uyusunlar.

    Yeni yılınız kutlu ve sağlık, mutluluk dolu bir yıl dilerim.

  3. MEHMET BOZ avatarı
    MEHMET BOZ

    Bir konuda çok kişinin düşüncesini paylaşması onun özümsenmesi ve kalıcılığını pekiştirdiği malumdur.
    Konuya katkıları için Sn.Tolga ve Bozkırın Bebeleri’ne teşekkür ederim.
    Ölüm haberini alınca Atatürk’ün gözyaşı döktüğü ve “ Ne evlattı o…” dediği Mustafa Necati’yi yakın çevremde bilen çok az insanın olduğunu yazmalıyım.
    Bu yabancılaşmanın sorumlusu elbette onlar değildir.
    Değerli görülen bir şey ne denli kıymetli, güzel olursa olsun birilerinin nazarı dikkatini celp etmiyorsa , bir işe yaramıyorsa bugün alım gücü olmayan “ BİR TL“ değin kıymeti olabilir mi?
    “Marifet iltifata tabiidir. İltifat görmeyen mal zayidir” demiş(*) ise Muallim Naci, bir bildiği olmalı!
    Baktığımızda görebileceğimiz bir yere M. Necati’nin “ Okuttuğundan daha çok okumayan bir öğretmen çabuk yıpranır, ihtiyarlar ve bezginlik getirir. Dikkat ediniz, araştırma, irdelemeye düşkün ak saçlı bir öğretmen hep dinç ve gençtir.” sav sözünü asmakla işe başlayabiliriz.

    (*)Muallim Naci: Türk yazar, şair, öğretmen ve eleştirmen. Aruz veznini Türkçeye kusursuzca uygulamak için çalışmış bir Tanzimat dönemi şairidir

  4. […] 01 Ocak 1929: Cumhuriyet devrimcisi Mustafa Necati’nin halkın gözünden gönlüne aktığı gün… […]

  5. Mehmet Boz avatarı
    Mehmet Boz

    Muallim Naci “ Marifet iltifata tabiidir. İltifat görmeyen mal zayidir “demiş(*) derler.
    Sn.Tolga’nın iltifatına teşekkür ederim.
    Değerli görülen bir şey ne denli kıymetli, güzel olursa olsun birilerinin nazarı dikkatini celp etmiyorsa , bir işe yaramıyorsa bugün alım gücü olmayan “ BİR TL“ değin kıymeti olabilir mi?
    Ölüm haberini alınca Atatürk’ün gözyaşı döktüğü ve “Ne evlattı o…” dediği Mustafa Necati’yi yakın çevremde bilen çok az insanın olduğunu yazmalıyım. Bu durumun sorumlusu elbette onlar değildir.
    Soru:
    -Ne yapılmalıdır?
    -Kimler ne yapmalıdır?
    Mustafa Necati’nin“Okuttuğundan daha çok okumayan bir öğretmen çabuk yıpranır,
    ihtiyarlar ve bezginlik getirir. Dikkat ediniz, araştırma, irdelemeye
    düşkün ak saçlı bir öğretmen hep dinç ve gençtir.” sav sözünü baktığımızda görebileceğimiz bir yere asmakla işe başlayabiliriz.

    (*)Muallim Naci: Türk yazar, şair, öğretmen ve eleştirmen. Aruz veznini Türkçeye kusursuzca uygulamak için çalışmış bir Tanzimat dönemi şairidir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar