KİM KİME KATLİAMLAR UYGULADI?

ABD Başkanı Jeo BIDEN, Batı’nın Lozan’ı bir türlü içine sindiremediği için, “1915 yılında Osmanlı devletinin Ermeni -sözde- Soykırımı” yaptığını, 106 yıl sonra, 24 Nisan günü açıkladı.

Ve iyi niyetleri çağrıştıran temennilerde bulundu, Jeo BIDEN.

İsrail’de ve Erivan’da sadece Türklere kapalı arşivler açılmış olsa, gerçeklerin gün ışığına çıkacağını biliyoruz.

Ama bu, bilerek ve dünya kamuoyunu yanıltmaya devam etmek ve gerçek tarihin yazılmaması için, engelleniyor.

Kim kime katliam ve kimlerin desteği ile uyguladı?

Benim dedem İBRAHİM oğlu 01.7.1868 Hersek doğumlu RAŞİT çavuş da, 37 yaşında, , düzenli Osmanlı orduları 1915 yılında 8 cephede dövüştüğünden, Doğu’daki Türk köylerini ve Müslüman halkı, emperyalist güçler tarafından kendilerine ve de Ermenistan’ın ilk Başbakanı Hovhannes KATCHAZNOUNI’nin de 1923 yılında Bükreş’teki Daşnak Partisi kongresine sunduğu raporda da (Varlık Yayınları) itiraf ettiği gibi, “Denizden Denize Devlet Kurma” vaatlerinde bulunulan Ermenilerin saldırı ve katliamlar yaptığını ve bu katliamlardan, yukarıda da andığım gibi Türk köylerini ve Müslüman halkı koruma amacı ile milis güçleri olarak gönderilmişler.

Geriye sağ dönebilen ve Van şehrinin yakılıp kül olduğunu da görmüş olan komşu köyden bir arkadaşının, yıllar sonra, babama: “Van’a kadar baban RAŞİT çavuş ile aynı birlik içinde, birlikte gittik. Van’da gruplara ayrıldık ve bir daha da görüşemedik”, demiş.

Dedem RAŞİT çavuş kendisi geri dönmediğinden ve künyesi de gelmediğinden, şehit olduğuna kanaat getirilmiş ve 1. Cihan Harbi bitiminde, 1919 yılında nüfustan kaydı silinmiş.

Babamın anneannesi GÜNİSE nine, Çanakkale’de de şehit düşen 3 oğlundan (biri subay, mülazım-ı sani HAMİT) ve 1 damadından geriye kalan toplam 17 yetim torununa kol kanat gerip, sefalet içinde büyütmüş.

Sorarım: “Benim dedem RAŞİT çavuşu kim öldürdü?”

Şimdi bizde mi, öç alma yollarına düşelim?

Tekrar sorarım; “bunun mantığı ve aklı
olabilir mi?”

Lozan’ı tanımayan ABD’nin, yeni Başkanı Jeo BIDEN’ın Serv’i geri getirme amaç ve hayali ile yaptığı bu açıklama karşısında, ATATÜRK Türkiyesi Cumhuriyeti Devleti olarak, eğilip, bükülmeden “dik” durabilecek miyiz?

Remzi UYSAL
Lübeck, 26.4.2021

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.