Ana sayfa Haberler Kültür/Sanat

KADINA ŞİDDETİ BİZ KADINLAR ÇÖZECEĞİZ

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında İstanbul’da düzenlenen eyleme binlerce kadın Beyoğlu sokaklarında bir araya geldi. 

Geldi de ne oldu…Yine polis şiddet uygulamadı mı?

“1960’ta Dominik Cumhuriyeti’nde diktatörlüğe karşı mücadele eden üç kız kardeş, Maria, Minerva ve Patria’nın diktatörlüğün askerleri tarafından tecavüz edilerek katledildikleri günden bugüne 25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü’dür.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de biz kadınlar, kadınlara yönelen şiddete ve destekçisi diktatörlüğe karşı sesimizi daha fazla yükseltiyoruz, yükselteceğiz.

AKP Diktatörlüğü’nün gerici ve kadın düşmanı politikalarıyla kadına yönelik şiddetin cezasız kalması, hem şiddetin dozunu, hem de şiddete maruz kalan kadın sayısını gün geçtikçe artırmaktadır. Bir yandan çocuk istismarı çığ gibi büyümekte, kız çocukları eğitimden uzaklaştırılmaktadır

Kadınların yoksulluk nafakasına, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasayla güvenceye alınan kazanılmış haklarına her gün dinci gerici söylemlerle saldıran AKP iktidarının yegâne amacı, kadını hapsetmeye çalıştığı ‘muhafazakar aile’ yapısını toplumun her kesimine yaymaktır.

Yönetenlerin, Türkiye’yi sürüklediği ekonomik krizle birlikte kadınlar toplumun en yoksul kesimi haline getirilmek isteniyor,krizin faturası emekçi kadınlara da kesiliyor.Emekçi kadınların iş yerlerinde her geçen gün daha çok maruz kaldığı mobbinge, tacize ve ücret eşitsizliğine sessiz kalmayacağız.

Sendikalaştıkları için işten çıkarılan, hakları gasp edilen tüm emekçilerin ve kadınKadına yönelik her türden şiddetin tarihe gömüldüğü eşit ve özgür bir ülkeyi kazanana kadar mücadeleye devam edeceğiz.

Mirabel kardeşlerin cesaretiyle…l

Dünya sağlık örgütü verilerine göre  bir yılda öldürülen kadın oranları milyonda 2 ile en az japonya ve ingilterede,Türkiye de  5, İsrail de 7,ABD de 22,Rusya da 32 , 72 ile En çok guatemala da

Türkiye de 2016 da 301,2017 de 350,2018 de 281…kadın cinayete kurban gitmiş…

Türkiye ortalaması bir milyon kişi başına 3.8…

Bu cinayetler %50 nin üstünde ateşli silahlarla ve bunların % 84 ü ruhsatsız…

Cinayetlerin % 73 ü evlerde işleniyor…En çok kış mevsiminde ve cuma günleri …

Öldürülen kadınların  % 26 sı 26-35 yaş arası…Öldürülen kadınların yaş ortalaması 36 ve % 59 u evli…% 46 sı ilkokul mezunu,% 0.4 ü doktora mezunu

Faillerin yaş ortalaması 39…%87 si sabıkasız ve %64 ü eş ya da partner,cinayet sebepleri %36 cinsel,%43 psiko-sosyal…

Boşanmaya kalkan kadınlar eve dönmezse ya çocuklarıyla ya da öldürülmekle tehdit ediliyor…

Cinayet sebepleri ayrılma,alkol-madde kullanımı-üçüncü şahışla ilişki ve psikiyatrik bozukluk…Reddedilme,çocuklarla görüşme sorunu,toplumsal baskılar,geçimsizlik,aile içi şiddet..

Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu, “Kadın cinayetleri arttı ama bizim bundan haberdar olmamız da arttı. resmi olmayan rakamlarla konuşursa yüzde 1500’lük bir artıştan söz ediliyor ama Türkiye’de her 10 kadından 4’ü şiddetle karşı karşıya. Nüfusun yarısı kadınsa, 10’den 4’ü oranlaması yaptığımızda 14 milyon kadının şiddetle karşı karşıya olduğunu görüyoruz” dedi.

 Son 10 yılda tam 2337 kadın şiddet görerek hayatını kaybetti. 

 AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında iktidara geldiğinde öldürülen kadın sayısı 66 iken 2017’de 350 ulaştığı açıklandı.

 CHP milletvekili Şenal Sarıhan “bu cinayetlerin yüzde 50’sinden fazlası olağanüstü güvenlik önlemleriyle hayatımızın antidemokratik koşullara mahkum edildiği OHAL sürecinde gerçekleşti.” dedi.

“Kadın erkek eşitliğinin fıtrata ters olduğunu söyleyerek eşitliğe inanmadığını açıkça beyan eden bu zihniyetin yarattığı politik ve toplumsal iklimde kadınlar ezilmeye mahkum edilmektedir.” dedi.

Kadın Cinayetlerini durduracağız platformu ise 2017 yılının ilk 10 ayında 246 kadının cinsel şiddete maruz kaldığını açıkladı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), sosyal sorumluluk projesi kapsamında, Kadın Dayanışma Evi’ni hizmete açtı. Merkezde sosyal, psikolojik ve hukuksal destek alacak kadınlar,istihdama yönlendirilecek ve kadınların beraberindeki çocuklarına yönelik bakım ve eğitim desteği de sağlanacak.

Can güvenliği riski kalmamış, iş yaşamına girmeye hazır ya da çalışan kadınlara destek verilecek dayanışma evlerinde,sosyal hizmetler sunulacak. Sosyal, psikolojik ve hukuksal destek alacak kadınlar, aynı zamanda istihdama yönlendirilecek.ihtiyaç duydukları para yönetimi, iş arama, görüşme teknikleri gibi pratik iş ve yaşam bilgileri verilerek, İBB bünyesindeki İSMEK’ler aracılığıyla da meslek edinmeleri sağlanacak.

Cinsiyete ayrımcılığı, şiddet, dışlanma sonlandırılıp,kadınların desteklenmesi, erkeklere yönelik çalışmaların yürütülmesi Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Şube Müdürlüğü kurulması İBB Meclisi’ne öneride bulunulduğu, kurulacak müdürlük bünyesinde, kadın erkek eşitliğinin sağlanmasına katkı sunacak eğitimler ve farkındalık çalışmaları sürdürülecek.Çocuk ve Aile Şube Müdürlüğünün de kurulacağı açıklandı.

Bütün bu önlemler yetecek mi sanıyorsunuz…Kanunlar çıkarıyorlar,tutukluyorlar,iki gün sonra salıyorlar…Neden çünkü o kanunları yapan da uygulayan da erkekler.

Buradan kadınlarımıza sesleniyorum…İsim vererek ve vermeyerek yaşadığınız bu tür olayları bana yazın,burada yayınlayayım.Çözüm bulamayıp belki ama sessiz kalarak,korkarak ve uyanarak bunları yapanları cesaretlendirmiş oluyoruz ve devam ediyorlar artırarak…

Çok sevdiğim modern eşini kaybetmiş bir arkadaşım vardı ve çok gençti.Çok güzel bir kızı vardı ve okulda çok başarılıydı.Bir hafta içinde 15 yaşındaki kızı alelacele evlendirmişti hemde kara çarşafa sokarak…Çok üzüldüm ve ısrarla konuşturdum…

“Eşimi kaybettikten sonra iki çocukla tek başıma kaldım,işim yoktu,ailem sahip çıkmadı,kendimi çok yalnız ve kimsesiz hissettiğim bir anda hayatıma birisi girdi.Bir gün beni bir dağ oteline götürdü ve orada yaşadığımız şeyleri kayıt etmiş,evime geldi ve kızın da çok güzelmiş deyip değişik bakmaya başladı.Üstelik adamın evli olduğunu bile bilmiyordum.Kedi hayatım mahfoldu ,kızımın hayatını bari kurtaralım dedim”

Sarılıp saatlerce ağlaşmıştık…Haberim olsaydı yemin ediyorum o kızı yanıma alırdım üç kuruşluk öğretmenlik maaşımla…

Sizce bu kızın hayatı kurtuldu mu?Kimbilir ne sorunlar yaşıyor şimdi...

Yine bu işi biz kadınlar çözeceğiz.Önce Atatürk’ün bize verdiği haklara sahip çıkacağız,kendimize güveneceğiz,kendimize saygı duyacağız,kendimizi seveceğiz.

Bizim eğitim almamız engellendiyse,canımızı dişimize takıp mücadelemizi vereceğiz.Çocuklarımızın mutlaka eğitim alması için elimizden gelenden fazlasını yapmak zorundayız.

Özellikle kız çocuklarımızı okuturken,erkek çocuklarımıza kadın erkek eşitliğini,kadına saygı ve sevgi duyması gerektiğini öğreterek büyüteceğiz…

Ben hep diyorum…Sadece Türkiye yi değil bu dünyayı biz kadınlar kurtacağız…

Önceki makaleİBB Danışmanı Zeynep Tanbay
Sonraki makaleSaat
Gazeteci,yazar,oyuncu,korist,matematikçi,aktivist... Felsefesi;Hayatı ,insanları,hayvanları...Özet olarak herşeyi sevme yeteneği... Mutfak ve bahçem terapi alanım...Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum. Elizabeth Ümran Ünlü She was born on january 10 th, 1951 in Afyon’s village of Üclerkayasi. After she had finished primary school in the village she got on the road of finishing middle school and becoming a teacher in Kütahya with the words of her teacher, “You are going to open the doors of this village to the World, you must learn.” She became a math teacher after finishing the Eskisehir Anatolia University. She also taught classes in Yalova and Istanbul. Then, she began working in Turkish Art Music. Later on, she became a project teacher and a vice-principal in a private school in Suadiye, Istanbul. After the age of 45, she decided to learn theater work that she could not give up on. She got acting training for two years at the Kadıköy Halk Eğitim Deneme Sahnesi. She was in plays like Savaş Oyunu(War Game) and Kına Gecesi(Henna Night) . She also had roles in the theaters of AKM-Haldun Taner-Kadıköy-Mecidiyeköy-Sarıyer. She educated her children in the best schools and taught them to be children that she will be proud of. (Pilot, engineer, researcher)After being a principal in classes in Şişli, in 1999 she came to America where she had sent her son for school. She continued her Turkish Art Music and theater work in has been participating a chorus, and they are going to have a concert on November 2,2019 at Carnegie Hall.They give concert every year. She went to University in America for language courses. For a remainder of the time, she wrote plenty of children’s stories in many websites and magazines. She is writing the book “Bir Yerlerden Başlamalıyım” and writing the play “Ah Amerika.” While spending a pleasurable life with her children and grandchildren, she is planning to begin her theater life in America with the play musical“Keşanlı Ali Destanı”,Çalıkuşu"Nasrettin Hoca"7 kocalı hürmüz"Keloğlan" ,She also continues to live peacefully with herself and everyone and continues to give this love to humankind because of her daughter’s words, “The endless love and care in my mother’s heart would be enough for the Earth.” Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here