Ana sayfa Haberler Politika

TREN ve UÇAK KAZALARINA İNANMIYORUZ

Son yıllarda sık sık meydana gelen uçak ve tren kazalarının artık neredeyse kaza olduğuna kimse inanmayacak,ya değerli bilim adamlarını ortadan kaldırmak için birer tuzak,ya gündemi değiştirmek,ya da kapalı kapılar ardında yapılan gizli pazarlıkları kamuoyundan kaçırmak diye düşünür olduk toplumca…

Toplum  elle tutulur,gözle görülür somut sonuçlar bekliyor,-cek li…-cak lı…beylik söylemlere karnı tok artık.

Ankara-Konya seferi yapan hızlı tren ile yol kontrolü yapan bir kılavuz tren, Ankara’nın Yenimahalle ilçesine bağlı Marşandiz İstasyonu’nda çarpıştı. 

Ulaştırma Bakanı Mehmet Cahit Turhan,”06.36 sularında Yenimahalle ilçemiz Motor İstasyonu civarında yol kontrolünden dönen lokomotifimiz ile kafa kafaya çarpışarak elim bir kaza meydana gelmiştir.9 kişi hayatını kaybetti, 86 kişi de yaralandı.

Olay nedeniyle ilgili araştırma ve inceleme çalışmalarına başlanmıştır” dedi.

Erdoğan”3 kişi gözaltına alındı,bu kaza tüm boyutlarıyla incelenecek,sorumlular ortaya çıkartılacak ve gereken her şey yapılacaktır” dedi.

Birleşik Taşımacılık Sendikası Başkanı Hasan Bektaş, “2 yıl önce Kayaş-Sincan arası banliyo hattı, Başkent Ray çalışması nedeniyle trafiğe kapatıldı.Bu hatta sadece yüksek hızlı trenler çalışıyordu.Ama bu hattın iki yıl sonra bitmesi gerekiyordu, bitmeden açıldı,Yolun bitmesi, tam anlamıyla bitmesi demek. Bütün altyapısıyla, üst yapısıyla, sinyalizasyon sistemiyle birlikte açılması gerekiyordu. Ama 2018’in Nisan’ında, bu hat sinyalizasyonsuz bir şekilde hizmete açıldı. Bu ne demek? Bu, kazaya davetiyenin başlangıç tarihidir.Sinyalli olması gereken bir yolu,sinyalsiz şekilde açarsanız, kaza olma riskini birden yediye, sekize çıkarırsınız.Sinyalizasyon, demir yolundaki trenlerin işletmesini sağlayan sistem,kumanda merkezi dediğimiz bir yerden, bu trenler tıpkı uçaklardaki hava trafik kontrolü gibi, buralardan idare edilir. Burada şu anda böyle bir sistem yoktu, Başkent Ray dolayısıyla daha bitmemişti. Telsizlerle bu iş yapılıyordu ama telsizle yapınca da insanların diyaloğuyla gerçekleşen bir işletmecilik yapılıyordu.”dedi.

Makinist, “Tamamen insan hatasından kaynaklanıyor. Klavuz tren ve yüksek hızlı tren birbirleriyle kafa kafaya gelecek şekilde yönlendirilmiş. Normal şartlarda bu şekilde denk gelmeleri mümkün değil” dedi.

TCDD, 9 Aralık tarihinden itibaren yeni yüksek hızlı trenlerin hareket saatlerini neden değiştirmişti.Ankara-Konya yüksek hızlı treni 06:40’dan 06:30’a neden çekilmişti.

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir yolları (TCDD) personeli 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüpheliler, Yenimahalle İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.

Kazada hayatını kaybeden 9 kişiden 6’sı yolcu, 3’ü makinist.Hayatını kaybeden Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Berahitdin Albayrak’ın,  konuşmacı olacağı Konya Bilim Merkezi’nde Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Bilim Genç (TÜBİTAK) tarafından düzenlenen söyleşiye gitmek için yolculuk yapıyormuş.

Ankara Cumhuriyet Başsavcısı:“Görevlendirilen cumhuriyet savcılarımız tarafından olay yerinde gerekli olay yeri incelemeleri yapılmış, soruşturma kapsamında ilgili işlemlerin tamamı yerine getirilmiş,olayın kesin nedeninin tespiti için ilgili kurumlarla koordinasyon sağlanarak gerekli talimatlar verilmiştir.Soruşturma kapsamında ilk belirlemelere göre olayın meydana gelişinde kusuru bulunduğu tespit edilen kontrolör E.E.E, tren teşkil memuru (makasçı) O.Y. ve tren hareket memuru S.Y. haklarında gözaltı kararı verilmiş olup, bu şüpheliler bakımından ve tüm yönleriyle soruşturmaya devam olunmaktadır,9 kişi hayatını kaybetti. Meydana gelen olay kapsamında an itibariyle 86 yaralı bulunmaktadır” dedi

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 34 yaralının tedavilerinin sürdüğünü, 2 yaralının durumlarının ise ağır olduğunu duyurdu.

Ankara Valisi Vasip Şahin, olayın nedeninin henüz bilinmediğini söyledi.

CHP Meclis Başkanvekili Levent Gök“ Kazanın nedeninin bir an önce açıklanması gerekir.Olmaması gereken bir kazanın nasıl gerçekleştiğini gerçekten izah etmekte güçlük çekiliyor,gerçekten düşündürücü ve izaha muhtaç.Son günlerde tren kazalarının giderek arttığı ülkemizde vatandaşlarımızın en güvenilir bir ulaşım aracı olarak seçtiği tren yolculuğuyla ilişkili kuşkuları bir an önce giderilmelidir” diye konuştu.

Kılavuz trenin, ticari tren seferine başladıktan sonra halen rayların üzerinde olması kazada ihmal olup olmadığını gündeme getirdi.

Türkiye’de yaşanan ölümlü tren kazalarının çoğunun ardından ihmal iddiaları sıklıkla dile getiriliyor.

15 yılda Türkiye’de meydana gelen tren kazaları:

Temmuz-2004 – Pamukova tren kazası: 41 kişi öldü.

4 Haziran’da Erdoğan’ın hareket sinyalini vermesinin ardından ilk seferini yapan Yakup Kadri Karaosmanoğlu adlı hızlı tren,Sakarya’nın Pamukova İlçesi yakınlarında raydan çıkarak devrildi.

İstanbul-Ankara arasını 5 saate indiren hızlı tren,bilirkişi incelemesinde 80 kilometre hızla gitmesi gerekirken 132 kilometre hız yapan,makinistler ile yol tamiratlarını yapmayan ve sinyalizasyon hatası nedeniyle TCDD 8’de 4 oranında kusurlu bulunmuştu.

2004 te devrilen trenin davası 2008 de görülüyor…Avukat Ekizler”kaza sırasında vagonlardan savrulan parçaların,kazadan sonra TCDD yetkilileri tarafından bulundukları yerden alınarak yol kenarına öbek halinde toplandı ve kazanın nedenini açıklayıcı unsurlar ortadan kaldırıldı” diye iddia etti.Nedendir bilinmez kaza ile ilgili yargılama süreci 10 yıl sürdü.7,5 yıllık zaman aşımı sonrası 20 Ocak 2012’de düşen dava, yeniden açılmış ve kararlar verilerek Yargıtay’a gönderildi.

Yargıtay’ın zaman aşımının kaldırılmasına yönelik kararına uyan Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi, “taksirle demiryolu kazası tehlikesine sebebiyet verme” suçlarından yargılanan birinci makinist Fikret Karabulut’a “3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 1.500 lira para cezası“,” ikinci makinist Recep Sönmez’e 1 yıl 15 gün hapis ile 150 lira para cezası“verdi.Recep Sönmez’in cezası ertelendi.Tren şefi Köksal Coşkun’un beraat kararı daha önce yüksek mahkemece onanmıştı.

Ağustos 2004 – Kocaeli:2 tren çarpıştı, 8 ölü

İstanbul-Adapazarı seferini yapan Adapazarı Ekspresi ile Ankara – İstanbul seferini yapan Başkent Ekspresi, Kocaeli’nin Gebze ilçesinin Tavşancıl mevkiinde saat 16:51’de çarpıştı. Kazada 8 kişi öldü, 88 kişi yaralandı,vagonların arasında sıkışan yaralılar oldu.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, ”İstifa edecek misiniz?” sorusuna şöyle cevap verdi:”Düşünmüyorum,uygun bulmuyorum.Karayollarında yılda 5 bin kişi ölüyor,aldığım ilk izlenimlere göre kaza ışık ihlalinden.Ölenlerden ikisi demiryolu işçisi, ancak nerede çalıştıklarını,niçin burada bulunduklarını henüz bilmiyorum.”dedi ve kazayla ilgili düzenlenen bilirkişi raporuna göre makinistler ve TCDD kusurlu bulundu.

27 Ocak 2008 – Kütahya :tren kazasında 9 kişi öldü

İstanbul-Denizli seferini yapan Pamukkale Ekspresi, Çöğürler-Değirmenözü (Kütahya) istasyonları arasında raydan çıktı.9 kişi öldü,37 kişi yaralandı.Kazadan  sonra ısınma sistemi devre dışı kalınca, yolcular, donmamak için ormanlık alanda ateş yakarak ısınmaya çalıştı.

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) uzmanlarının ilk tespitlere göre,conta başında ray kırılması (iki rayın birleştiği yer) kazaya sebep oldu.

Şube Şefi Mustafa Kurnaz–Kısım Şefi Tarık Yalçın tutuklandı ama 11 gün sonra da tahliye edildi.

Tren kazasıyla ilgili gerçekleşen 3 yıllık yargılamada ikisi ek, 5 bilirkişi raporu düzenlendi.

Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın iddianamesinde 10 sanık, 8 mağdur, 46 müşteki vardı.

16 Ekim 2012’de çıkan kararda, “Mahkememizce bu kazanın rastlantısal ve önceden sebebinin belirlenmesinin mümkün olmadığı sonucuna ulaşılarak, olay nedeniyle kusurları bulunmayan tüm sanıkların beraatına karar vermek yönünde vicdani görüş oluşmuştur” denildi.

Bilirkişi heyetinin 24 Nisan 2008’de düzenlediği “iki seçenekli” raporda, “Ray birleşim noktasındaki çatlağın gözle görülebilecek boyutta olması halinde hat bakımı ile ilgili sorumluların, dolayısıyla TCDD İşletmesi’nin kusurlu olacağı, çatlağın gözle görülemeyecek boyutta olması halinde ise malzeme ve bakım yöntemlerinin yetersizliği,ray ve contalarda çatlak muayene yöntemlerinin ve gerekli araçların noksanlığı nedeniyle TCDD İşletmesi’nin kusuru olacağı” kaydedilmişti.

Temmuz 2015 – Sivas:2 yük treni çarpıştı

Sivas’ın Kangal ilçesi yakınlarında iki yük treninin çarpıştı,bir makinist öldü,bir makinist ise yaralandı.Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası’nın (BTS)  başkanı Uğur Yaman“ yük trenlerinde –tren şefi– uygulamasının –yeniden yapılandırma– adı altında kaldırılmasının bu tür kazalara davetiye çıkarıyor,bilinmelidir ki, demir yollarında başlayan yeniden yapılanma ve özelleştirme çalışmaları bu kazaların gerçek sebebidir” dedi.

Mayıs 2017 – Ankara-Kırıkkale: tren vagonu devrildi

Ankara-Kırıkkale hattında ilaçlama yapan trenin vagonu devrildi. Vagonun altında kalan işçilerden biri öldü 3 işçi yaralandı.

Makinistler Zeki Orhan ve İbrahim Dinç yönetimindeki TCDD’nin 82205 sayılı ilaçlama treninin vagonu,makas değiştirdikten sonra devrildi.

Ağustos 2017 – Elazığ: yük treni devrildi

Elazığ’ın Baskil ilçesinde 930 ton demir cevheri taşıyan yük treninin raydan çıkması sonucu makinist Mehmet Kırkın ve yardımcı makinist Sergen Ayverdi olay yerinde öldü.

Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası Malatya Şube Başkanı Hasan Akdemir“vagonların fren aksamının çalışmıyordu,trende eksikleri belirlemekle görevli tren teşkil memurlarının görevi makinistlere yüklenmişti,trende görevli memurları 4 kişiden 2 kişiye düşürüldü,makinistler iş yoğunluğundan dolayı eksikleri tespit edemeyebilirler.Bu şekilde bu tür kazalar yaşanmaya devam eder” dedi.

Temmuz 2018 – Çorlu:tren kazası 25 kişi öldü

Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde, yolcu treninin devrildi, 25 kişi öldü, 318 kişi yaralandı.

Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan kazanın “aşırı yağışlar nedeniyle menfez ile ray arasındaki toprağın boşalmasından” kaynaklandığını söyledi.

 İnşaat Mühendisleri Odası”Suçlu yağmur değildir. Yapanlar, yaptıranlar ve yapılmış olan yapıları denetlemeyenlerdir. Altyapısı ve üst yapısı iyi durumda olmayan demir yolu hatlarında uygulanan seri fren, üst yapıda burkulma gibi bozulmalara neden olabilmektedir”dedi.

Bilirkişi heyetinde kimler vardı dersiniz:Prof. Dr. Mustafa Karaşahin’in Ulaştırma Bakanlığı Danışmanı,Bekir Sıddık Binboğa Yarman’ın ise hattın sinyalizasyon işlerini yapan şirketlerin yönetim kurulu başkanı olduğu ortaya çıktı,”Görevleri, bilirkişinin tarafsızlığına ve hazırlanan raporun objektifliğine gölge düşürecek niteliktedir” denildi.

Raporda,gerekli bakımları yapmadığı,Demiryolu Bakım Müdürü Turgut Kurt,Yol Bakım Onarım Şefi Özkan Polat,Hat Bakım ve Onarım Memuru Celaleddin Çabuk ile Köprüler Şefi Çetin Yıldırım “asli kusurlu” bulundu.

Makinistler Halil Altınkaya ve Suat Şahin’in kusurlu değil,seri fren yaparak büyük kayıpların da önüne geçtiği ifade edildi.

Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı raporun ardından 4 kişi hakkında gözaltı kararı vermişti.

Çorlu Adliyesi’nde ifadeleri alınan 4 şüpheli çıkarıldıkları mahkeme tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Henüz tren kazasıyla ilgili bir dava açılmadı.

Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği (TMMOB) Jeoloji Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi,yayımladığı raporda “mühendislikle ilgili ihmaller” bulunduğuna dikkat çektiler.

Mısra Öz”Cinayet dememdeki sebep; bu rayların altının, yani bu menfezin altının boş olduğunu çıkan haberlerde, çekilen fotoğraflarda gördük.Meteoroloji uyarıyı yaptı.Meteoroloji ne kadar yağış düşeceğini de söyledi.O zaman o treni o sırada kaldırmasaydılar,hareket ettirmeseydiler.Bu kadar başı boş ray olmaması gerekir. İnsan geçiyor üzerinden”dedi.

 Arazinin çamurlu olması nedeniyle yardım ekipleri bölgeye geç ulaşabildi.

 Ulaştırma Bakanlığı trende kayıtlı 362 yolcu ve 6 personelin olduğunu açıkladı.

 Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) İşletmesi Genel Müdürü İsa Apaydın’ın olayla ilgili bir açıklama yapmaması dikkat çekti. Apaydın’ın sosyal medya hesabını kilitlediği de fark edildi.

Ayrıca, TCDD’nin resmi sayfasından kaza ile ilgili bir açıklama yapılmazken, Bakan Cahit Turhan’ın açıklamalarını RT etmesi tartışma yarattı.

Tren kazası sonrası ekiplerin zarar gören rayları yerinden çıkarıp zemini düzelttiğini, daha sonra buraya ray döşediğini aktardı.

Temmuz 2004

Çanakkale-Gelibolu hattında  traktörle çarpışan mibibüste TUBİTAK’ta görevli 3 bilim adamı,can verdi.

Araçtan Ercan Kuruoğlu (31), Mustafa Aktekin (54) ve Yücel Kenter’in (32) parçalanmış cesedi çıkarıldı.

TUBİTAK’ta ‘güvenlik konusunda stratejik araştırma’ yapan bu üç isim, Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü’nde geliştirilen bir askeri cihazın, Çanakkale’de yapılan denemesinden dönüyordu. Cihaz, gizli bilgilerin güvenli şekilde korunması için geliştirilmişti.

2006 – 2007

ASELSAN’da görevli 3 genç mühendis esrarengiz şekilde canlarına kıydı.

MAKİNA Mühendisi Hüseyin Başbilen (30),7 Ağustos 2006’da Pursaklar yolunda aracının içinde bileği ve boğazı kesilmiş, Elektrik Mühendisi Ünsem Ünal (30), 17 Ocak 2007’de Eymür Gölü kıyısında başından vurulmuş halde ölü bulundu.

Elektrik Mühendisi Evrim Yançeken (26), Batıkent’teki oturduğu binanın 6. katından atladı.

ASELSAN’da, savaş uçaklarının dost-düşman ayrımını yapan sisteminin millileştirilmesi üzerinde çalışan 3 mühendisin ölümü kayda intihar olarak geçti.

Kasım 2007

Isparta-Keçiborlu-Boğaziçi ve Doğuş üniversitelerinden 6 bilim adamı, düşen uçakta öldü.

ATLASJET’in Türbetepe’ye kuyruğunu çarparak parçalanan uçaktaki 57 kişi arasındaki Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Engin Arık,Doğuş Üniversitesi’nden Prof.Şenel Boyda ve Doç. İskender Hikmet ile 3 genç asistanları dikkat çekiciydi.

Hepsi fizikçi, Prof.Arık, nükleer enerjinin temelini oluşturan parçacık fiziği konusunda dünya çapında bir isim,en önemlisi Türkiye’de bol bulunan toryumu,petrole alternatif enerji kaynağı olarak gösteriyordu.

Tren kazaları…Uçakta ölen,intihar etti denilen,trafik kazası süsü verilen bilim adamları…Yine farklı senaryoları gündeme getirdi. Bir yanda resmi belgeler, diğer yanda bitmek bilmeyen iddialar.Nedense hiç birisine doğru dürüst bir soruşturma yapılmıyor,yapılanlarda da alakasız bir kaç gariban suçlu bulunup,bir süre sonra serbest bırakılıyor…Kamuoyu, olaylar hakkında inceleme ve davaların sonucunu bekliyor.Beklemeye devam ediyor umarsızca…

Dikkat dağıtılmaya,kamuoyu içerikten uzaklaştırılmaya çalışılıyor.Bunların bilinçsizce yapıldığını veya tesadüflerden ibaret olduğunu düşünmek gerçeklere sırt çevirmektir.Bilmezden gelmektir…

Belki uzun vadede gerçekler ortaya çıkacaktır…

Aksini düşünmek intihar ve kazalardan ibaret olduğuna inanmamız gerekecek ki bu pek mümkün değil.

Sorumlular ve suçlular eninde sonunda bulunup adalete teslim edilmek zorunda,yoksa bu tür kazalar ve ihmaller artarak devam edecek…Halkın yönetenlere ve adalete olan güveni her geçen gün daha fazla yara alıyor.

Önceki makaleFıratın Doğunda başarının dört koşulu…
Sonraki makale
Gazeteci,yazar,oyuncu,korist,matematikçi,aktivist... Felsefesi;Hayatı ,insanları,hayvanları...Özet olarak herşeyi sevme yeteneği... Mutfak ve bahçem terapi alanım...Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum. Elizabeth Ümran Ünlü She was born on january 10 th, 1951 in Afyon’s village of Üclerkayasi. After she had finished primary school in the village she got on the road of finishing middle school and becoming a teacher in Kütahya with the words of her teacher, “You are going to open the doors of this village to the World, you must learn.” She became a math teacher after finishing the Eskisehir Anatolia University. She also taught classes in Yalova and Istanbul. Then, she began working in Turkish Art Music. Later on, she became a project teacher and a vice-principal in a private school in Suadiye, Istanbul. After the age of 45, she decided to learn theater work that she could not give up on. She got acting training for two years at the Kadıköy Halk Eğitim Deneme Sahnesi. She was in plays like Savaş Oyunu(War Game) and Kına Gecesi(Henna Night) . She also had roles in the theaters of AKM-Haldun Taner-Kadıköy-Mecidiyeköy-Sarıyer. She educated her children in the best schools and taught them to be children that she will be proud of. (Pilot, engineer, researcher)After being a principal in classes in Şişli, in 1999 she came to America where she had sent her son for school. She continued her Turkish Art Music and theater work in has been participating a chorus, and they are going to have a concert on November 2,2019 at Carnegie Hall.They give concert every year. She went to University in America for language courses. For a remainder of the time, she wrote plenty of children’s stories in many websites and magazines. She is writing the book “Bir Yerlerden Başlamalıyım” and writing the play “Ah Amerika.” While spending a pleasurable life with her children and grandchildren, she is planning to begin her theater life in America with the play musical“Keşanlı Ali Destanı”,Çalıkuşu"Nasrettin Hoca"7 kocalı hürmüz"Keloğlan" ,She also continues to live peacefully with herself and everyone and continues to give this love to humankind because of her daughter’s words, “The endless love and care in my mother’s heart would be enough for the Earth.” Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum.

2 YORUMLAR

  1. hiç kimse kaza istemez.demiryolcular hiç istemez. kaza sebepleri tam anlaşılır ve önlem alınırsa aynı kazanın tekrarı olmaz.demiryolcular iyi niyetli ve fedakardır..en modern ülkede de kaza oluyor.çalışanaların imkanları iyileştirilşmeli.balık baaştan kokmamalı..

  2. sevgili Mahmut zaten hiç kimse demir yolu çalışanlarını suçlamıyor,sadece yönetenler kendini,ya da etrafındakileri kurtarmak için suçu onların üstüne atıyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here