KORE SAVAŞINDA KORE’Yİ KURTARAN TÜRK ASKERLERİNİN KAHRAMANLIKLARI

Okuma Süresi:

3–5 dakika
❤️

Kuzey Kore’nin tek taraflı saldırılan ile başlayan Kore Savaşı sırasında Türk Tugayı, Kunuri ve Kumyangjangri, Kanlı Vegas muharebelerinde zafer üstüne zafer kazanarak Kore Cumhuriyeti’nin hürriyet ve bağımsızlığının korunmasına ve Kore banşınm imzalanmasına büyük katkıda bulunmuştur.

Kore Savaşı yedi milyonu aşkın insanı ailesinden ayn düşürdü; bu insanlann çoğu çarpışmalar sırasında komünist yönetimden kurtulmak için Güney’e kaçanlardır. 1953’ten beri Kuzey Kore, halkının Güney Kore ile mektup, telefon ya da seyahat yoluyla her türlü ilişkisini kesmiş durumda. 2000’deki tarihi zirvenin ardından iki Kore’nin liderleri, 1200 ailenin kısa süreliğine de olsa duygu yüklü buluşmasına izin verdi. 100.000’i aşkın aile de bekleme listesindeydi.

Son 75 yıl göstermiştir ki, ne Kuzey Kore’yi izole etmek ne de müzakereler işe yaramıştır. Kuzey Kore sorunu hâlâ çözümsüzlüğünü korumaktadır. Kuzey Kore’ye karşı sert tedbirler alınması taraftan olan ABD’nin uyguladığı politikalara karşı emperyalist Rusya ve Çin, Kuzey Kore’ye tüm teknoj ileri taransver ederek onların desteği ile yaptığı nükleer programını durdurmanın aksine Pyongyang yönetiminin, kendini daha fazla tehdit altında hissetiği ve güvenliğinin bir garantisi olarak düşündüğünü ileri sürdüğü nükleer silah elde etme çalışmalarına daha sıkı sarılmasına neden olmuştur. Gerçekte Rusya ve Çin maşa olarak Kuzey Kore’yi kullanmaktadır.
Sorunun çözümsüzlüğünün devam etmesinin sonuçlarından biri olarak, Soğuk Savaşın sona ermesinden sonra Kuzey Kore’de milyonlarca insan açlıktan ölmüştür, milyonlarcası da yoksulluk içerisinde ve ümitsiz şekilde yaşamaktadır. Elbette bu sadece ABD’nin politikaları yüzünden meydana gelen bir durum değil, Rusya ve Çin’in Kuzey Kore’yi ABD’ye karşı silah olarak kullanmalanndandır.

Halkının büyük bir kısmı maddi sıkıntılar içerisinde, büyük bir kısmı da açlık sınırının altında yaşarken Kuzey Kore gelirinin büyük bir kısmını askeri harcamalara ayırmıştır. Özellikle son 30 yıl içerisinde Pyongyang yönetimi yarım düzine nükleer silah üretecek plütonyumu geliştirmiş, uzun menzilli füze denemeleri gerçekleştirmiş ve nükleer alanda Pakistan gibi bazı ülkelerle işbirliği yapmıştır.

Öte yandan Kuzey Kore meselesinde baş aktör konumunda bulunan, sorunun çözümünde kilit rollere sahip olan ve genel itibariyle bu konuda farklı yaklaşımlar sergileyen ABD ve Çin ve Rusya Kuzey Kore sorununda paylaştığı ortak çıkarlar vardır. Yeniden birleşme arzusu artık Güney Kore toplumunu sarmış durumda; bu, Kore’nin 13 yüzyıl boyunca yaşadığı ve 1945’te kaybettiği birleşik siyasi bir varlığın mirasıdır.

Güney Koreli Yüzbaşı Gim Sonğ Vanğ, Kuzey Korelilerle savaşma ol asılığından son derece huzursuz olduğunu itiraf ediyor. “Onlar bizim kardeşimiz/’ diyor, “ama bir yandan da düşmanımız. Bu yürek burkan bir şey.”

Türk askerlerinin Kore Savaşı’na katılması gerek Kore’nin hürriyet ve bağımsızlığının korunmasına, gerekse dünya barışının geliştirilmesine katkıda bulunmuştur. Kore halkı, Türk Tugayının Kore Savaşı’na iştirak ederek gösterdiği fedakarlığı unutmamaktadır. Ayrıca bu fedakarlık, Kore Savaşı tarihinde özel bir yere sahiptir.

Gerçekten, 1950 yılında Güney Kore’nin, bir devletin karşılaşabileceği en kötü durum olan saldırıya uğradığı acı günlerinde, Türkiye’nin BM güçlerinden biri olarak katılıp, kahramanlıklar kazanması, iki ülke ilişkilerindeki en önemli temeli oluşturmuştur.

İki ülkenin ticari ilişkilerinin mal ve hizmet alışverişi yapma düzeyini aşarak, ürün ve servislerini ortaklaşa üretip satma düzeyine ulaşmıştır. Başka bir deyiş ile aralarındaki işbirliği çeşitlenerek, karşılıklı güvene dayalı bir duruma gelmiştir.

Özellikle, iki ülke arasındaki ilişkiler askeri alanda sağlam bir temele dayanmaktadır. İki ülkenin, Sovyetler Birliği’nin tehdidi altında bulunan devletlerinin güvenliklerini korumak için anti-komünizm politikasını aynı şekilde yakından takip etmişlerdi.

Kültürel alanda da iki ülke arasındaki ilişkilerde büyük gelişme kaydedilmiştir. Her şeyden önce iki ülke arasında Kültür Anlaşması imzalanarak, kültür ilişkilerinin geliştirilmesi için gerekli zemin hazırlanmıştır. 1973 yılında Kore’deki üniversitede Türkoloji Bölümünün açılması ve 1989 yılında da Türkiye’de DTCF’de Kore Dili ve Edebiyatı Bölümünün açılması ile birlikte, her iki ülke de tarafların tarihinin, kültürünü anlaşılması ve incelenmesi yolundaki çalışmalara başlanmıştır.

Her iki ulus da tarihi ve kültürel yakınlıklara sahip olduklarından, bu yüzyılın ikinci yansından itibaren başlayan siyasal, ekonomik ve kültürel ilişkilerde, derin dostluk duygularının desteğiyle aralannda güvenli ve sağlam işbirliğini geliştirmişlerdir

Güney ile Kuzey Kore arasındaki “bitmeyen savaş” vardır. Kore Savaşı teknik olarak devam etmektedir..Kuzey Kore’nin 25 Haziran 1950’de Güney Kore’yi işgal etmesiyle başlayıp Güney Kore ile Kuzey Kore, birleşme amacıyla istişarelerde bulunsalar da son yıllarda özellikle Pyongyang’ın iki ülkeyi birçok defa karşı karşıya getiren nükleer silah denemeleri, 195 3’ten bu yana süren savaşın sonlanmasının önündeki en büyük engeldir.

Ateşkesten bu yana iki ülke de birleşme ve kalıcı barış çabasıyla adımlar atsa da Rus, Çin, ABD’nin farklı kışkırtmalar neticesinde Kore Yarımadası’ndaki gerilim tırmanmaya devam etmektedir.

27 Temmuz 1953’te sona eren “Kore Savaşı”, birçok barış girişimine rağmen bir barış anlaşması imzalanamadığı için teknik olarak devam ederken, barış anlaşması için bugüne kadar yapılan tüm girişimler sonuçsuz kaldı.

Yeniden şekillenmekte olan bu uluslararası akımlar içinde, Türkiye-Ko- re, gelecekte ortak ülkülerini paylaşarak her alanda sıkı bir işbirliği sağlamakla Kore yarımadasında kesinlikle kalıcı barış ve iki kore’nin birleşmesine Türkiye’nin rolü büyük olacaktır.

PROF.EM KURMAY ALBAY ALİ DENİZLİ



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar