Avrupa Parlamentosu’nun Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği (FEMM) Komitesi raportörlüğünde hazırlanan ve Eleonora Meleti tarafından Genel Kurul gündemine taşınan karar, Kıbrıs meselesine ilişkin Avrupa Birliği kurumlarının benimsediği yaklaşımın güncel bir yansımasıdır. Karar, esasen iki temel iddia üzerine inşa edilmiştir: Türkiye’nin 1974 askerî müdahalesinin uluslararası hukuku ihlal eden bir “işgal” niteliği taşıdığı ve süreçte Rum kadın ve kız çocuklarına yönelik cinsel şiddet eylemlerinin gerçekleştiği. AP, bu iddialara dayanarak Türkiye’nin uluslararası hukuk kapsamında mağdurlara tazminat ödeme ve haklarını gözetme yükümlülüğü bulunduğunu ileri sürmektedir.
Kıbrıs Barış Harekâtı’nın Hukuki Dayanakları
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşunu tesis eden 1960 tarihli Garanti Anlaşması’nın IV. maddesi, Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık’a, Kıbrıs’ın anayasal düzenini, bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü koruma yükümlülüğü getirmiştir. Aynı madde, düzenin ihlal edilmesi halinde garantör devletlere, ortak veya tek taraflı müdahale yetkisi tanımaktadır (Ker-Lindsay, 2011, s. 42). 15 Temmuz 1974’te Yunanistan’daki cunta yönetiminin desteklediği EOKA-B örgütünün Cumhurbaşkanı Makarios’a karşı gerçekleştirdiği darbe, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin anayasal düzenini ortadan kaldırmış ve adanın Yunanistan’a ilhakı tehdidini doğurmuştur.
Türkiye, 20 Temmuz 1974’te başlattığı askerî müdahaleyi, doğrudan anlaşma hükmüne dayandırmıştır. Nitekim dönemin Birleşik Krallık Hukuk Müşavirliği de Garanti Anlaşması’nın Türkiye’ye müdahale hakkı verdiğini kabul etmiştir (Hannay, 2005, s. 88). Kararda yer alan “uluslararası hukuku ihlal” iddiası, hukuki dayanaktan yoksundur.
AP kararında, BM’nin harekâtı “işgal” olarak tanımladığı iddiasına yer verilmektedir. Oysa BM Güvenlik Konseyi’nin 20 Temmuz 1974 tarihli 353 sayılı kararı, ateşkes çağrısı yapmakla birlikte, garantör devletlerin anlaşmalardan doğan haklarına atıfta bulunmuş; herhangi bir “işgal” nitelemesi yapmamıştır. Daha sonraki kararlarda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsızlık ilanına yönelik eleştirel ifadeler yer alsa da, 1974 müdahalesinin hukuki niteliğine ilişkin bağlayıcı bir “işgal” tanımı bulunmamaktadır. AP’nin ifadesi, siyasi bir tercihin hukuki görüş olarak sunulmasından ibarettir (Dodd, 2010, s. 23).
Tarihsel Bağlamın Çarpıtılması Sorunu
AP kararının en sorunlu yönlerinden biri, Kıbrıs sorununun tarihsel bağlamını seçici biçimde ele almasıdır. Karar metni, 1974 sonrasına odaklanırken, 1963 Kanlı Noel saldırılarından itibaren Kıbrıs Türklerinin maruz kaldığı sistematik şiddeti, tehciri ve ambargoları bütünüyle görmezden gelmektedir. Oysa Birleşmiş Milletler Barış Gücü (UNFICYP) raporları dahi dönemde Kıbrıs Türk toplumunun “anormal koşullar altında yaşadığını” belgelemiştir (Oberling, 1982, s. 79).
Kıbrıs Türkleri, 1963-1974 arasında nüfusun yüzde 18’ini oluşturmalarına karşın, adanın yalnızca yüzde 3’lük bölümünde yaşamaya zorlanmış; 103 Türk köyü tamamen boşaltılmış; Muratağa, Sandallar ve Atlılar gibi yerleşimlerde toplu katliamlar gerçekleştirilmiştir (Gazioğlu, 1994, s. 476). AP’nin verileri raporuna dâhil etmemesi, akademik ve diplomatik tarafsızlık ilkesinin ağır bir ihlalidir.
Karar, FEMM Komitesi tarafından hazırlanmış olmasına rağmen, kadın hakları perspektifini taraflı ve eksik biçimde ele almaktadır. Sadece Rum kadın ve kız çocuklarına yönelik iddiaları merkeze alan metin, Kıbrıs Türk kadınlarının aynı dönemde maruz kaldığı cinsel şiddet ve insan hakları ihlallerine dair tek bir ifade içermemektedir. Durum, FEMM Komitesi’nin evrensel kadın hakları savunuculuğu iddiasıyla çelişmekte; komitenin çalışma etiğine gölge düşürmektedir.
Tazminat Taleplerinin Hukuki Analizi
AP kararının Türkiye’ye yönelttiği tazminat yükümlülüğü talebi, uluslararası sorumluluk hukuku bakımından değerlendirilmelidir. Uluslararası hukukta devletlerin tazminat sorumluluğu, hukuka aykırı bir fiilin varlığına bağlıdır (ILC Maddeleri, Madde 1). Yukarıda gösterildiği üzere, 1974 müdahalesi uluslararası bir anlaşmaya dayandığından ortada hukuka aykırı bir fiil bulunmamaktadır. Dolayısıyla tazminat talebi, hukuki temelden yoksundur.
Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Kıbrıs’la ilgili çeşitli kararlarında Türkiye’nin tazminat yükümlülüğüne hükmedilmiş olması, kararların konusunun münferit kayıp şahıs vakalarıyla sınırlı olduğu ve 1974 harekâtının bütününü hukuka aykırı ilan etmediği gerçeğini değiştirmez.
Türkiye Cumhuriyeti’nin Diplomatik Yanıtı
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, 9 Temmuz 2026 tarihli yazılı açıklamasında söz konusu kararı “alçakça iftiralar barındıran” ve “yok hükmünde” olarak nitelemiştir. Bakanlık açıklamasında şu hususlar vurgulanmıştır:
· Kararın, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yönelik “akıl dışı iddialar ve iftiralar” içerdiği,
· Avrupa Birliği kurumlarının Kıbrıs meselesine yönelik “tarihî gerçekliklerden ve tarafsızlıktan gittikçe uzaklaşan bir yaklaşım” sergilediği,
· AP’nin belirli çevrelerin güdümüyle “yanlı ve çarpık” bir tutum benimsediği.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı da benzer bir açıklamayla kararı kınamış; Türkiye’nin diplomatik pozisyonuna tam destek verdiğini beyan etmiştir. Diplomatik yanıtlar, Türk tarafının AP kararını hukuki ve tarihsel açıdan geçersiz addeden tutumunun resmî ifadeleridir.
Avrupa Parlamentosu’nun Kurumsal Tarafsızlık Sorunu
Karar, AP’nin Kıbrıs meselesindeki kronik tarafgirlik sorununun son halkasıdır. AP’nin Kıbrıs konusundaki sicili incelendiğinde şu sistematik sorunlar tespit edilmektedir:
2004 Annan Planı referandumunda Kıbrıs Türk tarafının yüzde 65 “evet” oyuna karşılık Rum tarafının yüzde 76 “hayır” oyu vermesine rağmen, AP’nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin AB üyeliğini onaylaması ve Kıbrıs Türklerine yönelik izolasyonların kaldırılması yönünde hiçbir yaptırım gücü göstermemesi (Ker-Lindsay, 2011, s. 147). AP’nin Kıbrıs konusundaki rapor ve kararlarında Kıbrıs Türk tarafının görüşlerine sistematik olarak yeterince yer vermemesi. FEMM Komitesi özelinde, kadın hakları söyleminin siyasi amaçlarla araçsallaştırılması.
Veriler ışığında, AP’nin Kıbrıs meselesinde tarafsız bir aktör olarak hareket etme kapasitesinin ciddi biçimde sorgulanması gerekmektedir (Dodd, 2010, s. 112).
Değerlendirme
Avrupa Parlamentosu’nun 9 Temmuz 2026 tarihli kararı, aşağıda sıralanan nedenlerle hukuki, tarihsel ve metodolojik açıdan sakat bir belgedir:
1974 müdahalesi, 1960 Garanti Anlaşması’nın IV. maddesine dayanan meşru bir askerî harekâttır. “İşgal” nitelemesi ve uluslararası hukuku ihlal iddiası hukuken temellendirilememektedir. 1963-1974 arasında Kıbrıs Türklerinin maruz kaldığı sistematik şiddet ve insan hakları ihlalleri görmezden gelinerek sadece 1974 sonrasına odaklanılmıştır. Kadın hakları perspektifi, yalnızca Rum kadınlarını kapsayacak biçimde araçsallaştırılmış; Kıbrıs Türk kadınlarının acıları yok sayılmıştır. Uluslararası sorumluluk hukuku uyarınca tazminat yükümlülüğü hukuka aykırı fiilin varlığını gerektirir; böyle bir fiil mevcut değildir. AP, Kıbrıs sorununda kronik biçimde Rum yanlısı bir pozisyon benimsemekte; AB’nin arabuluculuk kapasitesine zarar vermektedir.
AP’nin söz konusu kararı, akademik ve hukuki bir değer taşımamakta; Kıbrıs meselesine yapıcı bir katkı sunmaktan uzak, siyasi saiklerle hazırlanmış deklaratif bir metin niteliği arz etmektedir. Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kararı “yok hükmünde” addetmesi, hem hukuki hem de tarihsel açıdan isabetli bir tutumdur. Kıbrıs’ta kalıcı bir çözüm, ancak iki halkın egemen eşitliğine ve tarihsel gerçeklere saygı temelinde mümkün olabilecektir.
Kaynakça
Dışişleri Bakanlığı. (2026, 9 Temmuz). Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs konusunda kabul ettiği karar hk. [Yazılı açıklama]. Ankara.
Dodd, C. (2010). The history and politics of the Cyprus conflict. Palgrave Macmillan.
Gazioğlu, A. C. (1994). Kıbrıs’ta Türkler (1570-1878). Kıbrıs Araştırma ve Yayın Merkezi.
Hannay, D. (2005). Cyprus: The search for a solution. I.B. Tauris.
International Law Commission. (2001). Draft articles on responsibility of states for internationally wrongful acts. United Nations.
Ker-Lindsay, J. (2011). The Cyprus problem: What everyone needs to know. Oxford University Press.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı. (2026, 9 Temmuz). AP kararına ilişkin basın açıklaması. Lefkoşa.
Oberling, P. (1982). The road to Bellapais: The Turkish Cypriot exodus to northern Cyprus. Columbia University Press.
Treaty of Guarantee. (1960, 16 Ağustos). Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş Anlaşmaları. Lefkoşa.
United Nations Security Council. (1974). Resolution 353 (1974). UN Doc S/RES/353.



Bir yanıt yazın