Demokrasinin asla vazgeçemeyeceği temel ilke kuvvetler ayrılığıdır. Yasama (meclis), yürütme (hükümet) ve Yargı’nın (mahkemelerin) asla tek kişiye bağlı olmaması gerekir.
Oysa 2017 de yapılan anayasa değişikliğiyle, tek kişiye dayalı sisteme geçilerek kuvvetler ayrılığı son bulmuş, böylece de demokrasi ve hukuk devleti Türkiye`de askıya alınmıştır.
Halkın çok önemli kesimi günümüzde ekonomik, sosyal, eğitim ve demokratik haklar alanında çok büyük sıkıntılar yaşamaktadır. Bu nedenle Erdoğan yönetimi, yapılan kamuoyu yoklamalarının da kanıtladığı gibi, yeniden seçilebilme olanağını kaybetmiş durumdadır.
Cumhuriyet Halk Partisi, Erdoğan’ın karşısındaki en önemli muhalefet gücüdür. Bu nedenle CHP`nin siyasi yarışmada saf dişi yapılması Erdoğan için ana hedef olmuştur.
İki yılı aşkın bir süredir, seçimlerle göreve gelmiş olan çok sayıdaki Cumhuriyet Halk Partisi Yöneticilerine karşı, güdümlü yargı yoluyla tutuklama ve hapse atılma yöntemi yaygın olarak kullanılmaktadır.
Seçmenlerden 25,5 Milyon oyu almış olan CHP`nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, bu nedenle hapiste tutulmaktadır. Kendisine yapılan suçlamaların hiçbir hukuksal dayanağının olmadığı, yargı sürecinde gün be gün kanıtlanmaktadır. İşte bu nedenle mahkeme kararı yoluyla CHP`nin seçimlere girmesinin engellenmesi, AKP için son çare olarak ortaya kondu
Mutlak Butlan Kararı, Türkiye Cumhuriyeti`nde yaşanan en büyük utançtır!
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21 Mart Perşembe akşam saatlerinde, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa Mutlak Butlan Kararı aldı. Bu yoldan yasalara uygun olarak yapılan CHP Kurultay seçimleri, geçersiz sayılmak istenmektedir.
Kılıçdaroğlu ve yanındaki birkaç kişi bu kararı sabırsızlıkla beklemekteydi. Kılıçdaroğlu Türkiye Cumhuriyeti tarihinde CHP Genel başkanlığını yaptığı 13 yılda, katıldığı 13 seçimi kaybeden, belki de Dünya tarihindeki ilk parti başkanıdır, 77 yaşında olan bu kişi utanmadan, mutlak butlan kararı yoluyla yeniden CHP Genel başkanı olmak istemektedir. Kendisinin kimler tarafından bu göreve yönlendirildiği elbette bir gün açıkça kanıtlanacaktır.
CHP ve Genel Başkanı Özgür Özel, saraydan alınan talimatla ve yargı kullanılarak, halkın özgür iradesine vurulan bu darbeye asla teslim olmayacaktır.
CHP`ye yapılan bu darbe girişimi, muhalefet partilerinin son derece sert eleştirilesileriyle karşılandı. Parti liderleri CHP Genel Baskani Özgür Özel`i ziyaret ederek, hukuk dişi bu karara karşı son derece sert eleştirilerde bulundular.
İyi Parti Baskani Müsavat Dervişoğlu “Yargı vesayetine karşı olduğunu” belirtti. Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ “Hukuk mücadelenizde yanınızdayız” vurgusunu yaptı. Türkiye İsçi Partisi başkanı Erkan Baş, “Onlar hukuksuzluğu biz ise direnmeyi biliyoruz” dedi. Saadet Partisi lideri Mahmut Arıkan “Yargı eliyle siyasi partilerin güvencesiz hale getirilmesi demokraside onarılamaz yararlar açar.” Yeniden Refah Partisi başkanı Fatih Erbakan, “Demokrasilerde çözüm mercii mahkeme değildir.” Dem Partisi Eş genel başkanı Tülay Hamitoğulları: “Seçilmişlerin, delegelerin, üyelerin ve seçmenlerin iradesi yargı eliyle askıya alınamaz.” açıklamasını yaptı.
Sendika yöneticileri de Özgür Özel`i ziyaret ederek karara tepkilerini açıkladılar.
CHP`nin eski Genel Başkanı Murat Karayalçın; “Kararı geçerli addetmiyorum. Bu durumdan çıkışın tek yolu ivedilikle kurultaya gitmektir.” Hikmet çetin: “Delegenin, milletin iradesine darbe vurulmuştur. Başkalarının bir hesabı varsa milletin de bir hesabi vardır.” Muharrem İnce: “Çok badire atlattık, darbelerle partimiz kapatıldı, mallarına el kondu. Hepsinden geçtik, bundan da geçeceğiz.” açıklamasını yaptı.
Bu kararı Sosyalist Enternasyonal Baskani olan İspanya Başbakanı Petro Sancehez, CHP Genel Baskani Özgür Özel`in bu kurumun başkan yardımcısı olduğunu belirterek, “Türkiye`nin demokratik sistemine vurulmuş bir darbedir ve kesinlikle kabul edilemez” açıklamasını yaptı.
Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Amor. “Türkiye`de karanlık bir döneme giriyoruz. Bu, ana muhalefet partisini tasfiye etmek için hazırlanmış bir plan ve tamamen otoriter bir sistemin yol haritasıdır. AB artık buna kör ve sessiz kalamaz.” vurgusunu yaptı.
Avrupa Demokratları Partisi, “Türkiye`nin NATO ortağı, AB aday ülkesi ve Avrupa Konseyi olduğunu” belirterek, “Tam bu yüzden Avrupa gözlerini kapatamaz” görüşünü açıkladı.
Almanya Televizyon kanalları da CHP`ye karşı yapılan bur yasa dışı girişimi eleştiren yayınlar yaptılar.
Görüldüğü gibi AKP`ye karşı en büyük iktidar alternatifi olan CHP`nin, hukuk dışı yollarla bu siyaset yarışında engellemeye çalışılması amacını taşıyan Mutlak Butlan Kararı, muhalefetin farklı kesimlerini bir araya getirmiştir. Demokrasiye sahip çıkılması bakımından son derece önemli bir dayanışma örneği gösterilmiştir. Bu da Türkiye demokrasisi için çok önemli bir göstergedir.



Bir yanıt yazın