16 Haziran 1948’de Bulgaristan sınırında cesedi bulunur.
Yapılan inceleme/tespite göre 2 Nisan 1948 günü kafasına vurulan cisimle 41 yaşında ölmüştür.
Devlet erki eliyle yapılan defin işlem yapılmış olmasına karşın mezarının yeri hala sırdır.
Öldürülmesinin 78.yıldönümünde milletine, ülkesine aşık şair, yazar Sabahattin Ali’yi saygıyla anıyorum. 02 Nisan 2026 P.be
SABAHATTİN ALİ KİMDİR?
25 Şubat 1907 tarihinde Osmanlı’nın Edirne Vilayeti’nin Gümülcine Sancağı’na bağlı Eğridere kazasında dünyaya gelir.
Toplumcu gerçekçi yazar ve şair olup kısacık 41 yıllık ömründe Türk yazınına (edebiyat) çok sayıda unutulmaz şiirler, öyküler, romanlar olmak üzere çeşitli alanında yapıtlar bırakır.
O yalnız yazar ve sanatçı olmanın ötesinde düşünce yazıları ve gazeteciliği ile de iz bırakmıştır.
NEDEN KARLEDİLDİĞİNİN YANIT:
( Sabahattin Ali’nin öldürülme nedeni neydi?)
– Derin devlet eliyle katledilme nedenlerinin ipuçlarını “İstiklal “ ve “Ne İstiyoruz?” yazılarında bulunmaktadır.
– Devir çok partili Amerikan demokrasisi(*) devridir.
– Çok partili ilk seçimler 21 Temmuz 1946’da yapılmıştır. CHP iktidarını korumuşsa da karşı devrimin ayak sesleri yükselmeye başlamıştır. Çünkü: Mecliste ve hükümette güçlenirler.
“İstiklal “ Yazısında:
· Bağımsız bir memleketin toprakları üzerinde, …yabancı bir devletin ordusuna mensup birlikler, devamlı görev ile bulunamazlar….
· Bağımsız bir memleketin topraklarından bir karışı bile…üs olarak, barış zamanında yabancı bir devletin …emrine verilemez.
· Bağımsız bir memleketin toprakları üzerinde, ister general olsun ister teknisyen; ister üniforma giysin, ister sivil; ister yaya dolaşsın, ister jeep ile, yabancı bir devletin ordusuna mensup birlikler, devamlı görev ile bulunamazlar…
· Bağımsız bir memleketin topraklarından bir karışı bile askeri maksatlarla kullanılmak için, yani üs olarak, barış zamanında yabancı bir devletin kara, deniz veya hava kuvvetlerinin veya teknik personelinin emrine verilemez...” der.( Markopaşa,Sayı:1, 25.11.1946)
“Ne İstiyoruz “ yazısında:
· Biz istiyoruz ki, bu memlekette yapılan her iş, üç beş kişinin çıkarına değil, bu toprakları dolduran milyonların yararına olsun….
· Biz İstiyoruz ki,…. kafalarında taşıdıkları fikirlerden dolayı değil, bu yurdun, bu halkın yararına ya da zararına yaptıkları işlerden hesap versinler….
· Biz İstiyoruz ki, şu topraklar ve onun üzerinde yaşayan insanlar, hiçbir yabancı devletin oyuncağı olmasın.
· Dünya işlerinde politikamız, şunun bunun kölece peşinden gitmek değil, bu milletin selametini en iyi sağlayacak yolları müstakil olarak seçmek şeklinde kendini göstersin.
· Bütün bunları düşünmek ve bunları istemek bir suçsa, hemen haber versinler, bu suçu işlemekten, yazmaktan, söylemekten vazgeçelim. Eğer suç değilse, bize kahpece vurmaktan vazgeçsinler…” der
( Markopaşa, 10.2.1947)
Bir vidada ilk diş yanlış kavrarsa nelere mal olacağını ülkenin içinden geçtiği sürecin göstergelerinde görmek mümkündür.
(*) İ..Tonguç:Demokrasinin iki çeşidi vardır.‘Biri zor ve gerçek olanı, öbürü de kolayı, oyun olanı…
Topraksızı topraklandırmadan, işçinin durumunu sağlama bağlamadan, halkı esaslı bir eğitimden geçirmeden olmaz birincisi, köklü değişiklikler ister. Bu zor demokrasidir ama gerçek demokrasidir.
İkincisi kâğıt ve sandık demokrasisidir. Okuma yazma bilsin bilmesin; toprağı, işi olsun olmasın, demagojiyle serseme çevrilen halk, bir sandığa elindeki kâğıdı atar. Böylece kendi kendini yönetmiş sayılır. Bu oyundur, kolaydır. Amerika bu demokrasiyi yayıyor işte. Biz demokrasinin kolayını seçtik, çok şeyler göreceğiz daha…(1954)
Daha geniş bilgi için İSMAİL HAKKI TONGUÇ BELGELİĞİ VAKFI bağına bakılması önerilir.
( BU YAZI DERLEMEDİR)



Bir yanıt yazın