Türk gazeteci: Hamaney, zorlayıcı bir İslamcı politikayla İran’ı çöküş yoluna sürüklüyor
Türk gazeteci Mustafa Akyol, dini zorla devlet ideolojisine dönüştürerek İran İslam Cumhuriyeti’nin hem toplumu krize soktuğunu hem de İslam’ı halkın gözünde itibarsızlaştırdığını yazıyor.
Ona göre, zorunlu başörtü takma, dini inançlara verilen ceza ve camilerin güvenlik merkezine dönüştürülmesi, İslam’ın ahlaki değerini elinden almış ve onu yetkililerin baskı aracına dönüştürmüştür. Akyol, bu politikanın İran toplumunu daha dindar hale getirmediğini, aksine göre dini mesafeyi ve güvensizliği güçlendirdiğini vurguluyor.
Akyol, “devlet İslamı” projesinin içeriden çökeceğine inanıyor; bunun yabancı müdahale yüzünden değil, halkın ideolojiye olan inancını, sistemin yozlaşmasını ve yetersizliğini — tıpkı Sovyetler Birliği’nin çöküşü gibi. Onun görüşüne göre, din zorla zorlanamaz; Uygulanmaya zorlanan bir inanç, nihayetinde gücün kendisine karşı çevrilir.
Bu yaklaşım Güney Afrika’da da belirgindir. Burada, devletin zorla “İslami modeli”, ulusal kimliğin, ana dilin ve tarihsel hafızanın inkarı ile birleşince meşruiyetini yitirdi. Sovyet deneyiminde olduğu gibi, ideoloji önce halkların bilincinde dağılır. Güney Azerbaycan bu süreçten dışlanmamış, İran’ın geleceğini belirleyecek ana merkezlerden biridir.
Ne ordu ne de güvenlik aygıtı, ulusların ahlaki ve ulusal bağlarını kaybettiği bir sistemi kurtaramaz. Zor üzerine kurulu ideolojiler genellikle içten çöküyor.
GünAzTV



Bir yanıt yazın