KUR’AN; Nasıl Bir Kitap?

Okuma Süresi:

1–2 dakika
❤️

KUR’AN; Nasıl Bir Kitap?
KUR’AN’ı Kur’an’dan Tanımak!

KUR’AN’ın önemine, değerine binen; kısaltılmış alıntı!

KUR’AN; yaşamın Kitabıdır,
yaşam eğitim Kitabıdır,
hayata hazırlar,
hayat hakkında bilgilendirir,
rehberlik eder;
zorluk ve sıkıntılara nasıl dayanılabileceğinin ipuçlarını verir, çözüm yollarını gösterir.
KUR’AN’da eğiten-öğreten ALLAH’tır.
KUR’AN aracılığı ile öğretmenlik yapar.
Sevgisi, şefkati ile sarıp sarmalar,
kolaylık yollarını gösterir,
dayanma gücü verir.

ALLAH yarattığı kulunu
başıboş bırakmamış,
KUR’AN’da,
yaşamla ilgili gerekli
tüm BİLGİLERİ
dönemine göre vermiştir,
vermektedir,
verecektir!

KUR’AN, zamanlar üstüdür!

Hiçbir insan sözüne ve açıklamasına ihtiyaç duymadan,
ilâhiyatçı hoca(?!) yorumuna(?!),
imama, diyanete
gerek kalmadan,
başkalarının söylediklerine,
anlattıklarına değil;
KUR’AN ne demiş,
nasıl demiş,
KUR’AN ayetlerle nasıl anlatılmış,
nasıl tanıtılmış,
hakkında ki gerçek bilgiler neler,
kaynağa-KUR’AN’a bakalım!

Sözü her dâim
tamamen KUR’AN’a,
AYETLERE bırakalım!
DİN’e ait tüm BİLGİLERİ
KUR’AN’DAN, Ayetlerden alalım,
inanç özgürlüğümüzü koruyalım,
İNSAN olarak,
kula kulluktan uzak
onurlu yaşayalım!!!

(Kalem,52)”Kur’an sadece Araplara değil, tüm insanlığa öğüt içeren bir çağrıdır.”

(Tekvir,27,28)”Kur’an âlemler için bir hatırlatma-bilgi-uyarı-çağrı-öğütten başka bir şey değildir; gerçeklerden yana doğruyu bulmak isteyenler için.”

(A’lâ,18)”Hiç kuşkusuz bu Kur’an, gönderdiğim Kitaplarda-geçmiş Vahiylerde de vardı-bu hatırlatmalar ilk çağların sayfalarından beri yapılıyor; bundan hiç şüpheniz olmasın.”

(Büruc,21,22)”Kur’an, yüce bir hitabedir-çok şerefli-saygın bir Kitaptır. O Levh-i Mahfuz’da; ilahî ilmin koruması altındadır. Çok sağlam bir Kaynaktan, sağlam yollarla gelmektedir.”

(Târık,13)”Kur’an-parça parça gelen Vahiy, doğruyu yanlıştan tam bir biçimde ayırt eden kesin bir Sözdür.”

(Kamer,22)”Yemin olsun! Kur’an’ı, aklını işleterek anlamaya çalışanlara öğüt-ibret-hatırlatma olsun diye sadeleştirdik-kolaylaştırdık. Hani var mı düşünüp öğüt alan-yok mudur ondan ders almak isteyen?”

(Sad,67)”Kur’an, çok önemli büyük bir haber-öğreti kaynağıdır-muazzam mesajlar veriyor.”

(A’raf,203,204)”Kur’an inanmak isteyen bir toplum için, Rabbinizden gelen aydınlatmalar-vicdanınızı dinleme çağrısı-bir kavrama yöntemi-gönüllere açılan gözlerdir, bir yol gösterici ve sevgi-şefkat-merhamet kaynağıdır.”

(Yâsin,69,70)”O-Kur’an, Allah’tan gelmiş bir mesaj-uyarı-hatırlatma ve öğüttür; özünde apaçık olan ve gerçeği dosdoğru gösteren bir ilahî hitabedir.
YAŞAMAKTA-DİRİ-CANLI –
olanları uyandırması,
uyarması ve
gerçeği örten nankörler-inkârcılar aleyhine Allah’ın gerekçeli hükmünü bildirmek için indirilmiştir.”



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Yasemin Çin avatarı
    Yasemin Çin

    KUR’AN’da;
    İftira suçu?!

    KUR’AN,
    (Nur suresi,4).ayette;
    bir kadının namusuna,
    iffetine yapılan saldırı,
    zina suçlaması üzerinden;
    4 şahit getiremeyip
    İFTİRA suçu işleyen için;
    indiği toplumun,
    o dönem ki
    cezalandırma şartlarına uygun
    hükmü yanında,
    evrensel ceza da öngörür.

    (Nur,4)”İftira edenlerin hiçbir durumda-ebediyen-sonsuza dek
    tanıklıklarını-şahitliklerini
    asla kabul etmeyin-bundan böyle onların sözlerine güvenmeyin.
    Çünkü iftiracılar,
    sapmışların ta kendileridir-
    toplumu içten çürütürler.”

    Büyük deha, hakkı ödenmez atamız- Atatürk’ün, annesi
    Zübeyde annenin namusuna
    iftira atan,
    dillerinden allah-kuran düşmeyenler;
    KUR’AN’ın,
    (Nur,4); ‘zina suçlaması için,
    gözüyle görmüş 4 şahit isteyen’
    bu ayetine ne diyecek!

    İFTİRA’ların en büyüğü de
    KUR’AN’a, TANRI’ya yapılan
    iftiralar ve
    bu iftiralar arşı aşmış halde!

    (Hud,18)”Uydurduğu yalanla Allah’a iftira edenden daha zalim kimdir?”

    İftira suçu,
    temelinde yalanı barındırır.
    İftira atan, yalan söylüyordur.

    (Hac,30)”Yalan sözden sakının-
    yalan söylemekten kaçının.”

    İFTİRA’ya sebep olabilecek
    ‘ZAN’ da, zannetmek de;
    KUR’AN’a göre UYARI konusu!

    (Hucurat,12)”Zandan-
    insanlar hakkında mesnetsiz ve
    tahmini bilgiye dayalı yorumlarınızla
    hüküm vermekten sakının!
    Çünkü bazı zanlar günahtır!
    Birbirinizin gizli hâlini araştırmayın-
    sinsi casuslar gibi ayıp aramayın! Birbirinizin gıybetini* yapmayın. Sizden biriniz
    ölü kardeşinin etini yemeyi
    sever mi? Bak hemen tiksindiniz!”

    **Gıybetten kasıt,
    Dedi kodu yapmak, bir kimsenin arkasından konuşmak değildir.
    Gıybet, ‘gaybe’ ait bir konuda,
    yani bir kimsenin
    bilmediği bir konuda
    yargıda bulunması,
    biliyormuş gibi konuşmasıdır.

    Ülkenin tüm sorunlarına,
    vatandaşın dertlerine
    çözüm bulmakla GÖREVLİ,
    milletin vekilleri,
    siyasileri, bürokratları;
    birbirlerinin
    ayıbını, kusurunu aramakla,
    iftiralar, yalanlarla SADECE
    laf, söz, kin üretmekle meşgul.

    Liyakatli, adaletli(Nisa,58) siyasetçiler olmayınca;
    Milli eğitim, talim, terbiye kurulu;
    dinci yapılanmalara;
    diyanete, tarikatlara teslim ediliyor ve milli eğitim, dinci eğitim oluyor!!!

    Sonra da bilgiden, bilimden;
    bilimsel bilgiden
    estetikten, sanattan uzak CEHALET;
    öğretmen, doktor, okumuş-
    eğitimlilere saldırarak ve
    güzel, donanımlı, akıllı
    çocukları katlederek
    kendi karanlık, vahşi, ilkel
    iktidarını kuruyor!

    Bu yüzden,
    Adalet saraylarında(!)
    aradığı adaleti bulamayan;
    ADALET’i,
    sosyal medya ve
    televizyonlarda arayan,
    evlatları vahşice katledilmiş,
    gözünden yaş yerine kan akıtan
    ana, babalarla dolu memleket!

    Çünkü, HAK’ları teslim etmek,
    HUKUK devleti olmak için;
    kanunlar yapmak,
    yasalar çıkarmakla GÖREVLİ devletin siyasetçileri;
    ‘Devletin temeli ADALET’
    ilkesinin uygulanmasını sağlamıyor!

    (Mâide,42)”Hüküm-karar verecek olursan, adaletle karar ver.
    Allah adaletle hükmedenleri-
    adaleti ayakta tutanları sever.”

    (Rahman,8,9)”Sakın adalet ölçüsünden şaşıp haddinizi aşmayın-dengeyi bozmayın.
    Dengeyi titizlikle ve adaletle koruyun, dengeyi bozarak yok oluşunuzu hazırlamayın.”

    (En’am,115)”Rabbinin Sözü
    doğruluk ve adalet
    bakımından tamamlanmıştır-tamdır.
    O’nun Sözlerini
    değiştirebilecek bir güç yoktur”

    (Kehf,27)”Rabbinin Kitabı Kur’an’dan sana vahyedileni [insanlara] duyur.. Kimse Allah Kelâmını değiştiremez-
    O’nun Sözlerini
    değiştirebilecek bir güç yoktur.”

    Tevrat ve İncil değiştirildiğinden;
    TANRI-ALLAH son Kitabı KUR’AN, değiştirilemesin diye
    KUR’AN – orjinal Arapça metin,
    sistem korumasında!

    (Hicr,9)”Hiç kuşkusuz,
    o zikri-Kur’an’ı biz indirdik, biz;
    her hal ve şartta onu
    muhakkak koruyacak olan da biziz.”

    **(Erhan Aktaş)
    kuranmeali.com
    Mustafa Sağ

  2. Yasemin Çin avatarı
    Yasemin Çin

    KUR’AN’da
    TANRI-ALLAH korkusu?!

    Geleneksel, sünnilik mezhebi(!)
    din anlayışına göre yapılan,
    KUR’AN’ın Türkçe çevirilerinde;
    ‘takva’ ve ‘haşyet’ kavramlarına
    ‘Allah korkusu'(?)
    anlamı yüklenmiş!

    Dinci yapılanmaların anlatıcıları da;
    bu yanlış çevirileri kullanarak ve
    ateş, cehennem gibi
    soyut kavramlarla destekleyerek
    ‘Başını örtmezsen, saçının bir telini gösterirsen kırk yıl yanarsın ve
    namaz kılmazsan
    cehenneme gidersin’;
    ‘Allah korkusunu(?)
    bir yaşam kültürü haline getirmiş.

    Din anlatımı üzerinden
    para kazananlar;
    dinci vakıf, dernekler, tarikatlar,
    okuryazarlığı şüpheli hocalar;
    bu korku temelli yaşam kültürü ile,
    azap, ceza söylemleriyle;
    kendilerine itaat, biat eden ve
    lüks yaşamlarını da finanse eden ordularını(!) yaratıyorlar.
    ‘Allah korkusu dini’-
    yaşam biçimini
    zorla kabul ettirmeye çalışıyorlar!

    TANRI’nın
    İNANÇ konusunu
    tamamen ÖZGÜR bıraktığı(Bakara256),
    peygamberine bile
    zorla inandırma hakkı vermediği(Yunus,99)
    KUR’AN’ın temel bilgilerinden olmasına rağmen!

    Bu din-yaşam anlayışı ile
    toplumu kendileri gibi
    inanmaya zorladıkça;
    bilimle, sanatla eğitim yerine,
    dinci eğitimle,
    hakla, hukukla, adaletle yönetim yerine, dinci-yasakcı yönetimle
    özgür iradeleri baskıladıkça;
    uyuşturucu, fuhuş,
    sanal kumarın her çeşidi,
    tehdit, dolandırıcılık,
    vahşice insan katletmeler;
    kadın, erkek, çocuk, genç, yaşlı
    ülkeyi ateş çemberinde yakıyor.

    ‘Allah korkusu’ anlatıyorlar,
    AMA, kendileri,
    Allah’tan zerre korkmuyorlar;
    KUR’AN’a, ALLAH-TANRI’ya
    iftirada sınır tanımıyorlar.

    (Zümer,67)”Allah hakkında
    doğru bir anlayışa sahip değiller-
    Allah’ı gereği gibi anlayamamışlardır.”

    ***”Takva sözcüğü ve tüm türevleri ‘korkmak’ anlamına alınıp Müslümanlar arasında
    bir korku furyası estirildiğinden
    Allah ile kul arasındaki ilişkiler
    sevgi, saygı ve rahmetten daha ziyade, korku üzerine kurulmuştur.”

    (Mâide,8)”Allah’a karşı
    TAKVAlı olun-
    Allah’ın koruması altına girin-
    Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun-ALLAH’ı dinleyin.”

    (Bakara,189)”Evlerinize kapılarından girin; dini, din sahibi Allah’ın çizdiği çerçevede yaşayın.
    Ve kurtulanlardan olmanız için
    Allah’a karşı TAKVAlı olun-
    Allah’ın koruması altına girin-
    Allah bilincini içinizde canlı tutun!”

    *** ‘Haşyet’;
    basit korku-havf gibi yaradılıştan gelen bir duygu değildir.
    Haşyet duygusu sonradan oluşur.
    Bilgi ve idrake dayanır.”

    (Fatır,28)”Dikkat edin;
    Allah’ın kulları arasından,
    ancak Kur’an’ın dile getirdiği gerçekleri bilenler O’na yürekten-hakkıyla saygı duyarlar-
    Allah’ın kullarından yalnız
    ilim sahibi olanlar HAŞYET ederler-
    kulları içinde Allah’tan ancak BİLGİNLER ürperir.”

    İnsanoğlu
    yaptığı bilimsel çalışmalarla,
    evrenin %5 madde alemini çözebilmiş; %95’ini bilmiyor.

    Evrenin, kâinatın Sahibi,
    Yaratıcı, Yöneticisi TANRI’nın yüceliğini, azâmetini, güzelliklerini
    tahayyül etmek, bilmek,
    İSLAM adını verdiği
    yaşam sistemini anlamak için
    çooook bilimsel çalışma gerek!

    (En’am,143)”Bana bilimsel-
    bir bilgiye dayanarak haber verin.”

    (Yunus 5)”Allah, bilmek isteyen (bilimsel çalışma yapan ve bilim ışığında düşünen) bir toplum için
    varlık ayetlerini böylece
    bir bir açıklamaktadır.”

    Evrenin sırları,
    bilimsel araştırmalar ile çözüldükçe,
    TANRI bilgisi arttıkça;
    TANRI’dan korkmak yerine,
    TANRI’ya hayranlık, saygı, sevgi, ilgi, minnet artmaz mı, çoğalmaz mı?!

    (Alak,2)”İnsanı, embriyodan-
    sevgi ve ilgiden yarattı.”

    TEK TANRI inancına sahip olanlar;
    en başta şirke bulaşmaktan,
    TANRI’ya saygıda kusurlu olmaktan,
    TANRI’nın ilgisini, sevgisini
    kaybetmekten,
    TANRI’ya yeterince
    teşekkür edememekten,
    korkar ve bu dolaylı bir korkudur.

    KUR’AN’ın öğütlerini, kurallarını, ilkelerini yerine getirirken de bunu
    basit korkudan değil;
    TANRI’nın kurduğu
    muhteşem sistemine inandığından, hayranlığından, minnetinden,
    TANRI’ya saygıda
    kusursuz olmak istediğinden,
    bilerek, isteyerek, bilinçle yapar.

    (Enbiya,49)”Onlar, Rabblerini algılayamadıkları-görmedikleri halde-algı ve tasavvurlarının ötesinde olsa da,
    Rablerine içten,
    derin bir saygı duyarlar.”

    (Yâsin,11)”Ancak, Zikre-Kur’an’a uyan ve insan kavrayışının
    ötesinde bulunmasına rağmen-
    algılayamadığı Rahman-
    Çok Seven Allah’a yürekten
    saygı duyan kişiyi uyarabilirsin.”

    ***istekuran.net – Hakkı Yılmaz
    Yaşar Nuri Öztürk
    kuranmeali.com
    SON ÇAĞRI KUR’AN – Salih Akdemir
    Mustafa Sağ
    İhsan Eliaçık

  3. Hümeyra G. avatarı
    Hümeyra G.

    Adı üstünde her şey, uyduruk,yapay, sunni. Bu sunnilik Türkleri, çok çok geriye attı. Ne demek, bir kadına bu kadar iftira etmek! Kadın evinin içinde, çocuklarının başında, yemek yapmış, bulaşığı yıkamış, evi tertemiz, çamaşırlar yıkanmış, ütülenmiş, bunun yanı sıra 8 çocuğun bütün sorunları kadının sırtında. Kendi Annesi, babası, kayın anne, baba nın bakımı, evin hanımının sırtında.
    İnsaf, daha birde kadına, iftira, dayak , kafının vücudunu kötüye kullanmak.
    Hepsini bu sunni dinde bulabilirsin.
    Kadını döv, söv ondan sonra, koşa, koşa Cuma namazına git, Mekkeye şeytan taşlamaya git.
    Bu dinin ne kadar sunni olduğunu görüyorsunuz.
    Birde Orta dereceli okullarda böyle bir dini çocuklara zorla din dersi adı altında okutuyorlar.
    Bu kadar saçma bir din olamaz.!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar