Dünya üzerinde turizmde fiyat artışları sürüyor. Peki, turizm nasıl ucuzlar? Buna cevabı Turizmdatabank’tan Erol Karabulut veriyor:
“Euro 60 lira olursa turizm ucuzlar.”
Bu bizde böyle ya Avrupa’da?
Oteller pahalı, Türkiye’nin iki misli. Yine de yataklar doluyor. Avrupalı para harcamaktan kaçınmıyor. Konu Türkiye olunca “Pahalı ülke” deniliyor.
Enflasyon nedeni ile yeme-içmede fiyatlar tavan yapıyor. Turistlere göre ayarlamalar yapılıyor. Buna rağmen yine de elimizdekileri rakip ülkelere kaptırıyoruz.
Ruslar şimdi çok ucuz diye Vietnam ve Japonya’yı tercih ediyor. Elimizdekiler de buralara gidiyor.
Bazı Ruslar Türkiye’den vaz geçmiyor. “Saray gibi otellerde konaklıyoruz” diyor. Paraya da kıyıyorlar. Vietnam ve Japonya’da 3. Sınıf oteller “lüks” diye pazarlanıyor.
Turizmdatabank’tan Erol Karabulut, döviz kurlarının turizm sektörüne etkilerini mercek altına aldı. Avro kuru ve olası senaryolar üzerinden turizmin maliyet ve fiyat dinamiklerini değerlendiren Karabulut, sektörün performansı ile kur beklentileri arasındaki çelişkilere dikkat çekti.
Karabulut’un kaleme aldığı yazının tamamı şöyle:
“2026’nın 3. çeyreğinde 60 TL’nin altında bir avro sektörü çok zora sokar” söylemi, 2025’ten yüzde 36-37 daha yüksek olsun demek. Oysa kur, turizme değil daha çok ticaretteki fazlalığa dayalıdır. Avrupa’ya veya ABD’ye, hatta dünyaya karşı daha iyi satmamanız durumunda avro vb. yükselir. Yoksa devalüasyon mu olsun?
Şu an avro ortalaması 43-44 TL, dolar da 38-39 TL dolayında. 2024’e göre yüzde 20-25 yukarıda. 2026’da yüzde 36-37 daha artış olsun deniyorsa, normal trendde, en az yüzde 10 devalüasyon olsun demektir. Ekonomi bilenler için, maliyetler üretim artışı ile düşer, avro’yu 60 TL yapmakla değil.
Türkiye, daha da ucuzlasın isteniyorsa söylem doğrudur. O zaman turizmci de daha az yatak yapsın. Genelde yaklaşık Avrupa ve ABD enflasyonu ile Türkiye enflasyonu farkı kadar kurun yükselmiş olması gerekir.
Türkiye’de zoraki enflasyon ayarlaması ile bile iki yıldır olması gereken kur yüzde 30 kadar düşük. Öyle olsun demekle olmuyor yani. Turizmde “rekorlar” kırılıyorsa bu 60 TL sevdası nereden çıktı?
Kurda rekor, turizmdeki rekorla ters işler, anlaşılmadı mı acep. Yoksa bu bakana bir talep mi: bir rekor da kurda mı kıralım? Ersoy bunu da yapar, evelallah!
Bazı tekstilciler gibi otelleri de Mısır’a taşımak da iyi fikir!
Not 1: Bir bankacı kıt kaynakları savunma sanayisi, ihracatçı üreticiler ve turizm gibi öncelikli alanlara yönlendirdiklerini söylemiş. Bankanın turizmi ana odak haline getirmesinin nedenini “ülkenin en büyük ihtiyaçlarından biri olan döviz girdisine katkı” olarak açıklayan bankacı, diğer bankaları da bu alana çekmeyi amaçladıklarını söylemiş. Yapılırsa da bir rekordur, hesabını vermek kaydıyla…
Bize göre, turizmci de bankacı da dünyada ekonomi ve fon akımını yeniden okusun. Yoksa kayda giren para komple sizin değildir ama yanlış hesap komple sizindir.
Not 2: 2025 yılı 10 ayda, otellerin kayıtlı cari cirosu yüzde 14,5 dolayında artarken, enflasyondan arınmış reel değerlerle yüzde 15,9 dolayında azalarak 18,5 milyar dolara düştü.




Bir yanıt yazın