Yukarıdaki başlık sizi endileştirmesin. 6 milyon Rus turist var. Bunların 4 milyonu Antalya’yı mesken tutmuş. 2 milyon Rus turist oradan oraya koşuyor. Özetle 2 milyon Rus turisti elimizden kaçırdık. Avrupa şimdi turist peşinde. Çeşitli alternatifler devreye giriyor. Lüks turizm kabına sığmıyor. Otel fiyatlarında yapılan indirimler bazı turistler için kapı açıyor. İspanya’da otel fiyatları %17, İtalya’da %14, Fransa’da %8 geriledi.
Dünyanın Turizm ağırlılıklı köyleri arasına Türkiye’den dört köy katıldı.
Turizmi yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değil; kültürel değişiklikleri koruyan, yerel kalkınmayı destekleyen ve insanın merkez alan bir güç olarak değerlendiriliyor.
Ruble’nin gücü seyahat maliyetlerini düşürdü. Avrupa rezervasyonlarında artış, Türkiye gözden düştü. Bu iyi bir gelişme sayılmaz. Yeni uçuş hatlarının açılması da Türkiye aleyhine. Vize krizlerinin ise seyahatleri tehdit ediyor.
Çin’in Ruslara vizeyi kaldırması Çin’e olan ilgiyi de artırdı. Avrupa seyahatlerine ilgiyi artıran bir diğer etken de maliyetlerdeki düşüş oldu. İlgililere göre İtalya, Fransa ve Alp kayak merkezlerine talep iki katına çıksa da, toplam rakamlar hâlâ sınırlı düzeyde. Turist kapma yarışı hızla devam ediyor.
Türkiye halen pahalılıkla mücadele ediyor. Enflasyon ise bildiğiniz gibi. Gürcistan ve Ermenistan gibi ülkelerden Avrupa’ya açılan yeni uçuş hatları, Rus turistlere daha uygun fiyatlı ve dolaylı seyahat alternatifleri sunuyor. Ucuzculuğu seven Ruslar kapağı dışarıya atıyor.
Rus turistlerin 2026 yılbaşı tatilinde Avrupa’ya yönelik seyahat talebi geçen yıla kıyasla yüzde 41 oranında arttı. Kommersant gazetesinin haberine göre bu artış, genel uluslararası seyahat ilgisindeki büyümenin neredeyse iki katına denk geliyor.
Uzmanlar, rublenin güçlenmesi, seyahat bütçelerinin toparlanması ve eski Sovyet ülkelerinden yeni uçuş hatlarının açılmasının ertelenen tatil planlarını harekete geçirdiğini belirtiyor. Ancak, artışa rağmen vize başvurularındaki zorluklar büyümeyi sınırlayan en önemli faktör olmaya devam ediyor.
Seyahat endüstrisi verilerine göre, Avrupa’daki otel ve apart rezervasyonlarının toplam yurt dışı satışlar içindeki payı %8’den %9’a yükseldi.
İtalya’nın payı %3’ten %4’e, İspanya’nın payı %2’den %3’e çıktı.
Buna karşılık, Türkiye bu yıl en çok tercih edilen destinasyonlar listesinden çıktı. Gözlemcilere göre İtalya, Fransa ve Alp kayak merkezlerine talep iki katına çıksa da, toplam rakamlar hâlâ sınırlı düzeyde.
Avrupa seyahatlerine ilgiyi artıran bir diğer etken de maliyetlerdeki düşüş oldu.
İspanya’da otel fiyatları %17, İtalya’da %14, Fransa’da %8 geriledi.
Rublenin değer kazanmasıyla birlikte Avrupa tatilleri daha erişilebilir hale geldi. Ayrıca Kazakistan, Gürcistan ve Ermenistan gibi ülkelerden Avrupa’ya açılan yeni uçuş hatları, Rus turistlere daha uygun fiyatlı ve dolaylı seyahat alternatifleri sundu.
Sektör temsilcileri, artan talebe rağmen vize süreçlerindeki yavaşlığın yılbaşı tatili planlarını riske atabileceği uyarısında bulunuyor. Konsolosluklarda işlem sürelerinin 45 günü aştığı, yoğunluk nedeniyle birçok başvurunun sonuçlanamadığı belirtiliyor.
Seyahat acenteleri, “Tatil talebi yüksek ancak vize kısıtlamaları ciddi bir engel oluşturuyor. Bu durum, Avrupa’ya yönelik turist akışını sınırlayabilir” değerlendirmesinde bulunuyor.
BM Turizm Örgütü’nün beşincisi olarak düzenlenen ‘En İyi Turizm Köyleri’ kapsamında 29 ülkede 52 köyde birincilik elde edildi. Afrika, Amerika, Asya, Avrupa ve Orta Doğu’dan gelen 270’ten fazla başvuru seçeneği arasından seçilen köyler, kültürel çeşitliliğin korunması, doğal olarak sürdürülebilir kullanım ve turizmin yerel kalkınmaya katkısı gibi bölümlerde değerlendirildi. Liste, Çin’in Huzhou’daki törenleriyle açıklandı. Ayrıca 20 köy ‘Yükseltme Programı’na dahil edilerek her yerde ‘En İyi Turizm Köyü’ ünvanı alınabilmesi için destek kapsamına alındı.
Türkiye’nin dört farklı bölgesinden seçilen köyler, ülkenin kültürel çeşitliliğini ve sürdürülebilir turizm vizyonunu dünyaya tanıtıyor. Muğla’dan Akyaka, İzmir’den Barbaros, Mardin’den Anıtlı ve Antalya’dan Kale Üçağız köyleri, doğal güzellikleri, kararlı kültürleri ve sürdürülebilir turizm anlayışlarıyla dünyanın en iyi turizm destinasyonları arasındadır.
Muğla’nın Akyaka köyü doğal güzellikleri ve çevre dostu tarihiyle tanınıyor. İzmir’in Barbaros köyü yerel üretimi, geleneksel el sanatları ve gastronomiyle öne çıkıyor. Mardin’in Anıtlı köyü ise tarihi dokusu ve çok kültürel yapısıyla dikkat çekiyor. Antalya’nın Kale Üçağız köyü de Likya uygarlığının izlerini barındıran eşsiz kıyı köylerinden biri.
Yeni listeyle birlikte, ‘En İyi Turizm Köyleri Ağı’na katılan köy sayısı 319’a ulaştı. Ağ, gezici destinasyonların deneyim paylaşımını, iyi hizmetlerin yaygınlaştırılmasını ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında iş birliği yapmalarını amaçlıyor.
BM Turizm Örgütü, ‘En İyi Turizm Köyleri’ girişiminin kürekli edisyonu için başvuruların 2026 günlük ilk parçalanmasını duyurdu. Bu süreç, yeni kırsal destinasyonlara sürdürülebilir turizm projelerini küresel ölçekte tanıtma fırsatı sunacak.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Sosyal hesabından yaptığı paylaşımda turizmi yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değil; kültürel değişiklikleri koruyan, yerel kalkınmayı destekleyen ve insanın merkez alan bir güç olarak gördüklerini vurguladı.
Bu anlayışla, Türkiye’nin dört bir yanında gezi turizmi dağıttı, yerel değerleri yaşatmaya ve dünyayla paylaşmaya devam edeceklerini söyleyen Ersoy, başarıda emeği geçen herkese ve süreçte devam ettiren AB ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı’na teşekkür etti.
Ersoy, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Köylerimiz dünyanın en iyileri arasında. Birleşmiş Milletler Turizm’in ‘En İyi Turizm Köyleri 2025’ listesinde yılda dört köy yer aldı; Akyaka-Muğla, Barbaros-İzmir, Anıtlı-Mardin, Kale Üçağız-Antalya.
Doğalları, sürdürülebilir kültürleri ve sürdürülebilir turizm anlayışlarıyla öne çıkan bu köylerimiz, Anadolu’nun zenginliğini tanıtıyor. Turizmi yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değil, Kültürel farklılıklarımızı koruyan, yerel kalkınmayı destekleyen ve insanların merkeze alan bir güç olarak görüyoruz.
Bu anlayışla, yaygın olarak dört bir yan gezi turizmi dağılımı, yerel değerleri yaşatmaya ve dünyayla paylaşmaya devam ettiğinizi gösteriyor. Bu başarıda emeği geçen herkese ve yürütmekten AB ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığımıza.”




Bir yanıt yazın