İmralı’ya Sefer: Devletin “Küçülme” Töreni

Okuma Süresi:

1–2 dakika
❤️

Türkiye’de siyaset artık tiyatro değil; çünkü tiyatroda oyuncuların bir onuru, bir sahne disiplini olur. Bizimkiler ise perdeyi indirip doğrudan soytarılığa soyunmuş durumda. Şimdi de İmralı’ya çıkarma varmış! Beş milletvekili, sanki uluslararası bir kongrede “barış elçisi” gibi değil de, düpedüz “terör başının ayakçısı” gibi yollara düşüyor.

Hani derler ya: “Dünyada eşi benzeri yok!” Vallahi doğru. Çünkü hiçbir ciddi devlet, kendi binlerce şehidinin katiline diplomatik heyet göndermez. Ama biz göndermişiz, hem de devletin sıfatını takarak. Tarih kitapları bu sahneyi yazacak: “Türk devleti, kendi celladına kırmızı halı sermiştir.”

Bahçeli’si, Erdoğan’ı, Meclis başkanı… Hepsi bir ağızdan aynı nakaratı söylüyor: “Milli irade, çözüm, kardeşlik.” Ne güzel laflar! Fakat işin aslı, emperyalizmin yazdığı senaryoya figüranlık yapmaktır. Washington fısıldıyor, Ankara tekrarlıyor. Öcalan’ın hücresi artık “barış kürsüsü” olmuş; emperyalizm zinciri burnumuza takmış, çekiyor.

Şimdi soralım: Bu mudur devlet ciddiyeti? Bu mudur şehide vefa? Bu mudur milli onur?
Yoksa devlet, göz göre göre kendi vatandaşına “Sizin kanınızın değeri yoktur, biz celladınızla müzakere ediyoruz” mu demektedir?

Evet, tam da budur!

Ve ne acıdır ki bu maskaralık, “akil heyet” kılıfı ile halka yutturulmaya çalışılıyor. Ama gerçek ortada: Devletin başı, sırtını emperyalizme dayamış; Meclisin vekilleri, sırtını millete dönmüştür.

Kısacası Türkiye, tarihinin en büyük “devlet küçülmesi” törenine hazırlanıyor. İmralı’ya giden her adım, bir milletin onurunu biraz daha küçültüyor.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar