Bir Yok Hükmünde Komisyonu: Dünyayı Kurtaran(!) Masa Başı Soytarıları
Türkiye’de zaman zaman, hiçbir iş yapmadan çok iş yapıyormuş gibi görünen “özel yetenekli” gruplar (soytarılar) ortaya çıkar. Bunlar genelde bir masanın etrafına oturur, kahvelerini yudumlar, birkaç İngilizce kelime serpiştirerek konuşur ve sonunda “Biz karar verdik” derler. İşte karşınızda: Büyük Ortadoğu Planı’ndan ithal, ‘Böl-Çoğalt-Federalleştir’ komisyonu.
Bu komisyon öyle bir komisyon ki…
— Türkiye’yi tanımıyor.
— Türk milletini tanımıyor.
— Anayasayı tanımıyor.
Ama kendilerini tanıttığınızda, “Bizemi?” demek yerine, “Yüzüne tükürüyorsanız şükür” diyorlar. İşte bu kadar yüzsüz yaklaşımlı bu komisyondakiler.
Ve işin aslı şu: Bu komisyonun masa başındaki kararlarının, bir çeyrek rulo tuvalet kâğıdı kadar bile karşılığı yok. Hatta tuvalet kâğıdı, en azından bir işe yarar. Üstelik bu masanın etrafında sadece komisyon değil, ona eşlik eden 48 kibritçi (i), TBMM Başkanı K.(o), artı “pesküvit (i) uzun (i,o) Kalın (i)” ve “Fidan (i)”, kendisini de kendi kendine gönüllü olarak ekleyen İmam Bayıldı Ekrem (i) ve “Özel mi özel” tipler de var. Bunlar, sanki ellerindeki kibritle Türkiye Cumhuriyeti’ni tutuşturabileceklerini sanan pyromen ruhlular.
Ama millet, yanlışlıkla “Türk” sanıp vekâlet verdikleri bu kişilere artık topluca vekâletlerini geri alma dilekçesi yazmalı. Her Türk vatandaşı da bunu yapmalı. Dilekçede cümle net: “Sizi temsil etme yetkinizi, milletin menfaatine aykırı davrandığınız için geri aldım. Ve yüksek sesle yok hükmündesiniz” demeli.
Üstelik her Türk vatandaşı, bu “Yok hükmünde – Kibritçiler – Vekâletimi geri aldım” kampanyasına katılma ve bunu çevresine yayma sözünü vermeli. Çünkü bu mesele yalnızca bireysel bir tavır değil, milli bir dayanışma meselesidir.
Yok Hükmünde ama Hüküm Kesme Yetkisi(!)
Normalde “yok hükmünde (bok hükmünde)” olan bir şeyin, köy kahvesinde bile hükmü olmaz. Ama bu komisyonun öyle güzel bir hayal gücü var ki, “Türk” adının yanına istediği etnik-mezhepsel paketi ekleyebiliyor. Sanki kelime oyunu oynuyorlar: “Türk ve …” diye boş bırakıp “En ilginç kombinasyonu kim bulacak?” yarışması yapıyorlar.
Sokak, Dağ, Ova ve Anayasa
Milletimiz ise boş durmamalı. Artık bu komisyonu yok saymak sadece anayasal bir tavır değil, milli bir refleks olmalı. Sokakta yürüyen teyze, dağda koyun güden çoban, ovada traktör süren çiftçi, pazardaki tezgahtar… Hepsi tek ağızdan:
— “Yok hükmündesin!”, “Vekâletimi geri aldım”, “Kibritçiler”, “Barrack’çılar” demeli.
Bu, öyle bir slogan haline gelmeli ki, bazı yerlerde çay ocağına girerken bile garson “Çay mı?” demeden önce “Yok hükmündesin!” diye karşılık vermeli. “Merhaba, afiyet olsun, iyi akşamlar” diyeceğine “Yok hükmündesin” demeli.
Çünkü mesele basit: 1924 Anayasası, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu belgesidir. Onu yok sayan, kendini zaten vatandaşlıktan düşürmüş olur. Yani kusura bakmayın ama TC vatandaşı değilseniz, bu ülkede “kafe latte” bile içme hakkınız sorgulanır. Hadi tıpış tıpış… BOP pasaportlular, hadi tıpış tıpış… Anca gidersiniz. Uygulamasına hazır olun!, denmeli…
Komisyonun Sözde Tutanaklarından(!)
1. Madde: Türk adının yanına ekleme yapmak serbesttir, hatta teşvik edilir.
2. Madde: Anayasa gerekirse masa örtüsü olarak kullanılabilir.
3. Madde: Türk milletinin görüşü alınmaz, ama adına konuşulur.
4. Madde: Eleştiri ve önerileri “anlamıyor” diye fişlemek esastır.
5. Madde: Kararlar, rulo tuvalet kâğıdı formatında daha kullanışlıdır.
6. Madde: 48 kibritçi ve eş dost, kibritleri ters tutarak “devrim” yaptığını sanmalı.
Sonuç: İsteyen Gitsin, İstemeyen de… Gitmesin
Özetle, bu ithal ruhlu masa başı kibritçi ve yok hükmünde, vekâletsiz mucitler ne kadar “karar” alırsa alsın, o kararlar yalnızca kendi defterlerinde geçerli. Onlar yazdıkça, millet “Yok hükmündesin” mühürünü daha kalın basmalı.
BOP komisyonunun Türkiye için aldığı kararlar, aslında bir sinema fragmanından ibaret: Bol efekt, çok gürültü, sıfır içerik. Yani “izle geç” türünden.
Ve hepimizin bildiği üzere… Türk milleti adına Türk olmayan karar vermez.
Ha, çok meraklısı varsa, gidebilir. Buralar zaten dar gelmiştir onlara.
İmzaya Hazır Vekâlet Geri Alma Dilekçesi
T.C. TÜRK MİLLETİ BAŞKANLIĞINA VE ÇANKAYA NOTERLİĞİNE
Ben, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak; yanlışlıkla “Türk” sandığım ve milletim adına karar verme yetkisi verdiğim 48 kibritçi, TBMM Başkanı K.(o), pesküvit, uzun (i), Kalın (i), Fidan (i), Özel mi özel (i) ve sair pyromen ruhluların bana ve ülkeme karşı davranışları sebebiyle, kendilerine tanıdığım tüm vekâlet yetkilerini geri aldığımı beyan ederim.
Kararları ve beyanları yok hükmünde olup, tuvalet kâğıdı dahi bundan daha değerli bir işlev görmektedir.
Bu dilekçe, tüm Türk vatandaşlarının katılacağı “Yok Hükmündesin – Kibritçiler – Vekâletimi Geri Aldım” kampanyasının bir parçasıdır. Herkesin bir Türk vatandaşı olarak bu kampanyaya katılma ve çevresine yayma sorumluluğu vardır.
İMZA:
Adı – Soyadı: ……………………………………
T.C. Kimlik No: …………………………………
Tarih: …………………………………………
İmza: …………………………………………
Her yerde kullanılacak olan,
TEK KAMPANYA SLOGANI: “Ben Türküm”,
“Yok hükmündesiniz, vekâletimi geri aldım — Bu milletin tapusu ne masada, ne pazarda; yalnızca Türk milletinin vicdanındadır!”



Bir yanıt yazın