OECD’nin  Türkiye  Raporu’nda Neler Var?

Okuma Süresi:

3–4 dakika
❤️

1985-1990 yılları arasında 5 yıl Paris’te Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) nezdinde “Planlama Müşaviri” olarak  görev yaptığım  Kuruluş, ülke bazlı ekonomik incelemeleri kapsamında hazırladığı “Türkiye İnceleme Raporu”nu  yayınlamıştır. Rapor’da, Türkiye’nin uluslararası piyasalarda iyileşen algıdan  faydalanabilmesi için, “Hedeflerle uyuşana kadar temkinli makroekonomik politikalara devam edilmesi” tavsiyesinde bulunulmuştur.

Türkiye ekonomisi, son 10 yılda OECD ülkeleri arasında en hızlı gelişen ekonomilerden biri olarak  yıllık ortalama yüzde 4,9 oranında büyümüştür. Bu dönemde halkın yaşam standartları  4 kat iyileşmiş, işgücü piyasası ve sosyal göstergelerde önemli iyileşmeler sağlanmıştır.

OECD Rapor’unda; Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3.1, 2026  yılında yüzde 3.9 büyüyeceği  öngörülmüş,  son 10 yılda OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ekonomilerden biri olduğu açıklanmıştır. Türkiye’nin uluslararası piyasalarda iyileşen algıdan  faydalanabilmesi için, “enflasyon, hedeflerle uyumlu bir patikaya oturana kadar temkinli makroekonomik politikalara devam edilmesi” tavsiyesinde bulunulmuştur. 

OECD’nin, ülke bazlı ekonomik incelemeleri kapsamında hazırladığı “Türkiye İnceleme Raporu” başlıklı raporda,   son 10 yılda OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ekonomilerden biri olduğu,  yıllık ortalama yüzde 4,9 büyüdüğü  açıklanmıştır. Sürdürülebilir büyümenin yeniden oluşturulmasına katkı sağlayan ihtiyatlı makro ekonomik politika ile enflasyonun kontrol altına alınması  önemlidir.  

Bu kapsamda, daha sıkı finansal koşullar ile  kısıtlayıcı para ve maliye politikalarının hane halkı tüketimini sınırlaması beklenmektedir. OECD,  Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3.1, 2026’da yüzde 3.9 büyüyeceğini, enflasyonun   yıl sonunda yüzde 31.4, 2026’da  yüzde 17.3 seviyesinde gerçekleşeceğini tahmin etmektedir.

Türkiye’nin kamu borcunun Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya oranı  nisbi olarak seyrederken, bütçe açığının 2026’da yüzde 2.6’ya gerilemesi beklenmekte, yatırımlar ve kamu harcamalarının azalacağı, dış ortamın iyileşmesiyle ihracatta kademeli artış yaşanacağı öngörülmektedir. OECD, Türkiye’de 2023 yılı ortasından sonra yaşanan ekonomik politikalardaki dönüşümün ardından cari açığın azaldığını, enflasyon ve enflasyon beklentilerinin kademeli olarak düştüğünü açıklamıştır.

Enflasyonun  yüksek olmasına rağmen düşüş eğiliminin sürdüğü  belirtilen Rapor’daki şu tespit önemlidir: “Para ve maliye politikalarındaki uygulamalar, bizim öngörülerimizle uyumlu. Maliye ve para politikalarındaki sıkı duruş, enflasyon kontrol altına alınana kadar sürdürülmeli. Eğer hükümet, Orta Vadeli Program hedeflerine ulaşır ve uzun vadede bu seviyede bütçe açığını korursa, kamu borcu sürdürülebilir olacaktır.”

Swaplar  dışında  net rezervlerde artış  olduğu açıklanan Rapor’da, “Ancak, (son dönemdeki gelişmeler nedeniyle) şu ana kadar yaşanan azalma gözlemlenebilir olsa da, bu düşüş son 2 yıldaki birikim kadar yüksek değil. Bu açıdan, yine de rezervlerdeki artışı oldukça olumlu bir gelişme olarak görüyoruz” denmiştir. Makro ekonomik politikalar öncesinde Türkiye’deki ekonomik büyümenin “sürdürülemez derecede yüksek” olduğu belirtilerek, sıkı para ve maliye politikasının  büyümeyi sürdürülebilir bir duruma getirmeye yardımcı olduğu açıklanmıştır. Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3,1 büyümesi beklenmektedir.

Potansiyel büyüme, ekonominin fazla enflasyonist baskı oluşturmadan ne kadar büyüyeceğini göstermektedir.  Makro ekonomik politikaların uygulandığı son dönemde, yabancı yatırımcı algısı iyileşmeye başlamıştır. Bunun en önemli kanıtlarından biri, kredi derecelendirme kuruluşlarının not artırımları olmuştur. Türkiye’ye gelen yabancı yatırımların; dalgalı sermaye akışları olarak değil de ekonomide  kalıcı olan doğrudan  yatırımlar şeklinde olması önemlidir. Bunun sonucunda  Türkiye’ye güven artabilir, bu da   yabancı yatırım  girişlerini   kalıcı  duruma getirir.

Türkiye İnceleme Raporu‘nda; sıkı para ve maliye politikasının sürdürülmesi tavsiyesinde bulunulmuş, mali disiplinin güçlendirilmesi, harcama verimliliğinin artırılması, vergi gelirlerinin genişletilmesi ve kapsayıcı büyümeyi teşvik etmek için yapısal reformlara ihtiyaç duyulduğu  açıklanmıştır. Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3,1 ve 2026’da yüzde 3,9 büyüyeceği, enflasyonun   yıl sonunda yüzde 31,4 ve 2026’da yüzde 17,3 seviyesinde gerçekleşeceği öngörülmüştür.

OECD verilerine göre  ekonomi son 10 yılda OECD ülkeleri arasında en hızlı gelişen ekonomilerden  olmuş,  yıllık ortalama yüzde 4,9 oranında büyümüştür.  Türkiye İnceleme Raporu’nun yazarları arasında bulunan OECD Türkiye ekonomisti Sebastien Turban, Türkiye’de 2023 ortasından bu yana yaşanan makro ekonomik politikalardaki dönüşümün ardından cari açığın azaldığını, enflasyon ve enflasyon beklentilerinin kademeli olarak düştüğünü  açıklamıştır:  

“Para ve maliye politikalarındaki uygulamalar, bizim öngörülerimizle uyumlu. Maliye ve para politikalarındaki sıkı duruş, enflasyon kontrol altına alınana kadar sürdürülmeli. Eğer hükümet, Orta Vadeli Program hedeflerine ulaşır ve uzun vadede bu seviyede bütçe açığını korursa, kamu borcu sürdürülebilir olacaktır.”

Turban,  Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve maliye otoritelerinin bu duruşu sürdürmek için güçlü taahhütler verdiğine işaret ederek, “Merkez Bankası’nın iletişimine bakıldığında, enflasyon kontrol altına alınana kadar para politikasının sıkı kalması gerektiği ve faiz kararının enflasyon ve beklentiler doğrultusunda belirleneceği oldukça net bir şekilde ifade ediliyor” derken haklıdır. Turban, Türkiye’nin mevcut ekonomi politikalarını sürdürmesi durumunda yatırımcı güveninin artacağını ve ekonomik büyümenin 2026’da sürdürülebilir seviyeye ulaşacağını  özellikle belirtmiştir.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar