Nitekim Batı’nın isteğini bire-bir karşılayan Fethullah Gülen, Batı’nın cemaatine ekonomik ve siyasal desteğiyle bir tarafta insanların eğitim,sağlık gibi alanlarda kalitelerini oluşturmayla insan sermayesi yatırımı,
Öte yanda kişiler arası ilişkilerin,güvenin,duyarlılıkların sağlanması ve hedefe yönelişlerinden sağladığı sosyal sermaye yatırımından da gelişen devasa bir sermaye birikimi oluşturmuş bulunuyor.
Bir yanda sermayenin gücü öte yanda yumuşak güc,birlikte;grup ruhuyla kişisel,kurumsal,toplumsal,evrensel düzeyde tüm kazanç ve kayıpları aynı eksende ele alıyorlar,
din ve geleneksel kültür,insan ve sosyal sermaye birlikteliği ve istikrar ile mütemadiyen büyürken,kurdukları İkinci Cumhuriyet’e dair asla bir şüphe bulunmuyor!
*
Cemaatin Abant Platformu sosyal sermaye yatırımları içinde en etkilisidir -bugün,İkinci Cumhuriyet’in Encümen-i Daniş heyetinin de aralarında olduğu hukukçular,aydınlar,
yazarlar,çeşitli branşlardan akademisyenler ve yeniCHP milletvekilleri “Yeni Anayasa’nın Çerçevesi”konusunda toplantıdadırlar.
İkinci Cumhuriyetin anayasasında vatandaşlık ve kimlikler,ana dilde eğitim,üniter devlet,özerklik dengesinde yerel yönetimler,inanç özgürlüğü,diyanet ve cumhurbaşkanının konumu tartışılıyor.
*
Platform yeni anayasanın devleti değil insanı esas alan bir metin olacağına,yargının devleti değil hukuk düzenini koruyan bir yapıda olması gereğine dikkat çekiyor!
Toplantının düzenlenmesiyle özgürlükçü ve katılımcı değerlerin çoğulcu demokrasiyi daha ileri seviyelere çıkartacağı iddiası söyleniyor!
Bilgilerine başvurulan kimi katılımcının aldığı bu gazla gözleri kamaşmıştır,cemaat gerçeğini unutuyor-işte,biri,”Türkiye’nin bütün renkleri burada, gökkuşağı gibi.Toplantı, ayrılıklar üzerinden değil, ortak paydalar üzerinden yola çıkılarak bir yurttaş anayasasını şekillendirmek konusunda katkı sunacaktır”derken,
Diğer biri egosunu zapt’edemiyor,”Abant Platformu hem öğreticiliğini hem eğiticiliğini çok güzel şekilde ortaya koyuyor.Eski katı demokrasi anlayışının yerine, demokrasinin esnek hâle gelmesine katkı sunacak bir platform” diyor!
*
YeniCHP katılımcılarının ajandasında anayasal üst kimliği “Türk Milleti”değil,”Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığı” oluşturuyor.
Bu bağlamda ulus,üniter devlet ve milliyetçilik kavramları Atatürkçülüğe ve kuruluş felsefelerine aykırı demokratikleşme talepleriyle etnikçi,mezhepçi ve bölgeciliğe dönüşmüştür,lâikliğe prim verilmiyor…
*
Halbuki cemaat,”Yeni Anayasa’nın Çerçevesi”konulu toplantıda kimi siyasi partiyi,kimi katılımcıyı gaflet ve delalete düşürmüş fakat onların üzerinden grup ruhunu da yükseltilmiştir.
Nasılsa,İkinci Cumhuriyetin çoktan hazır anayasası -işte, hazırdaki din ve geleneksel kültür,insan ve sosyal sermaye birlikteliği üzerinde gün yüzüne çıkmayı bekliyor.
Belli ki bu anayasa Türkiye’den Ortadoğu’ya değiştirilen sosyolojide,bireysel dini duyarlılıkları ağır basan insan tipi yerine siyasal manada dini anlayışları ön plana çıkaran ve cemaatleşmenin ya da örgütlenmenin ötesinde partileşmiş,hedefini kendi radikal dini referanslarında belirleyen insan tipini ortaya çıkarmaya yönelik bireyselliği öngörmektedir.
Türkiye’den Ortadoğu’ya sosyolojiler değişirken çıkacak mezhepsel ve etnik kimliklerin ulusal ya da bölgesel çatışmalara da neden olmaması için anayasanın milliyetçi değil çoğunlukçu ve otoriter ya da siyasal islamcı olması gerekiyor.
Mevcut anayasanın Cumhuriyetin niteliğinde Atatürk milliyetçiliğine bağlılık ve Atatürk’ün inkilâp ve ilkeleri doğrultusu,devletin bölünmez bütünlüğü ve dilinin Türkçe oluşunun değişeceği anlaşılıyor.
O halde Anayasanın diğer bir çehresini de dili ve geleneklerinin özgürlüğü karşılığında Kürtlere insan ve sosyal sermayeden pay teklif edilerek,giderek Türkiye refahından faydalanma arzularının yükseltilmesi amacı oluşturuyor.
*
Abant Platformunda yükümlenen katılımcılar yeni anayasa ile gündemi ısıtmaya hazırlanıyor.
Bir yanıt yazın