Clinton Soykırım Anıtı’nda

Okuma Süresi:

6–9 dakika
❤️
SON GELISMELER – ISRAEL-SURIYE-IRAN VE Clinton Soykırım Anıtı’nda

DOSTLAR

Dun Ermeni soykirimi anitini ziyaret eden ABD Disisleri Bakani Hilary Clinton anita ABD Disisleri Bakani yazili bir celenk birakti.

Erivan’daki ABD Buyukelciligi de bir bildiri yayimlayarak bu ziyaretin kisisel oldugunu duyurdu.
Ziyaret yapilmadan once, Hilary Clinton’un anita gidecegi konusunda en ufak bir kuskum yoktu. Ermenistan’i ziyaret edenn tum ulkelerin baskanlari veya yetkililleri bu aniti ziyaret ettiler ve agac diktiler. Orasi Erivan’in Anit Kabr’i . Bu bir gercek ve bununla yasamaya alisacagiz.. Bu ziyaret konusunda asiri tepki gostermenin bize yarari olmaz.
Ama kimsenin duygularini disari vurmasina da karisacak degilim tabii.

ABD Disisleri bakaninin oraya birakacagi celenkin ustunde sadece Hilary Clinton yazili olmasini isterdim..

Boyle yapsaydi bence daha uygun olurdu. Ama ABD ic politikasi ve hatta ABD dis politikasi bakimindan gercekci olmazdi. Biz Obama’nin soykiriimi demesi yerine bunun Ermenicesi olan “metz jegern” demesini ehveni ser buluyoruz. Ama sadece biz miyiz boylesine asiri hassas olan. Ermeniler de Metz jeger’den memnun degil.Onlar da o kutsal soykiriimi kelimenin soylenmemesinden yakindilar.
Birileri bizi fena istismar etmiyor mu? Amiyane tabir ile doldurusa getirlmemekte miiyiz? Galiba oyle. …

Ozetle, ben bu ayrintilarin ve incir cekirdigi doldurmayacak gostergelerin icinde yolumuzu kaybetmekten, manzaranin genelini ve bazi -aci – gercekleri – ve cikarimizi nerede bulundugunu- gorememekten korkarim
.
Dis politikada duygusalliga ve tepkiyi disari vurmaya karsi olanlardanim. Kabahatimliyim….

Hillary Clinton Kafkas ulkeleri ziyaretinde – diplomatik usullere de uyarak- saga sola gulucukler ve bayram sekerleri dagitti. Bunda AB ile Rusya arasinda varilan bir Kafkas modus vivendi ‘sinin de etkisi olabilir mi? . Ayrica ABD cikarlari da b unu gerektiriyor anlasilan. Ermenistan isgal ettigi Azerbaycan topraklarinin bes reyonundan geri cekilir ise bazi alanlarda illerleme olacaktir. sanirim bu evre bekleniyor.

Bu durum  Rusya tarafindan uygun goruluyor mu  Engel  nedir ?  Tam olarak emin degilim. Kulagima  calinan  teyid  edilmemis billgiler  dezenformasyon mu  Billmiyorum.

Dunku  Pazartesiinin   dis politikamizi ilgilendiren ikinci konusu, Suriye Cumhurbaskaninin İspanya ziyareti sirasinda    soyledikleri idi.  Esad  , orada,  Turkiye   İsraill   gerginliginin  Turkiye’nin  bolgede  oynayabilecegi  arabulucu  rolunu ortadan kaldirdigini  belirtti.  Bunun   kendisini sevindirdigini sanmam. Belki   Misir  Hukumeti  rahatlamistir.

Oysa Turkiye İsrail ile Suriye arasindaki iliskiller konusunda  cok yapici  ve   Sayin Davutoglu’nun ilan ettiigi dis poltika ilkelerine uygun bir rol oynamaktaydi. O yol cok engebeliydi ve   guzergah kazalarinin  bulunmasi kacinilmazdi  bence. Sabirla devam etmek   ortaya cikacak gucluklerin ardindan dolasmak, provokasyonlara uymamak gerekirdi.
Simdi  Sayin Davutoglu  verdigi ultimatoma İsrail uymaz ise  iki ulke arasindaki iliskilerin kesilmesi tehdidini  de dile getirmis. Bunu da  dun geceki Alman haberlerinde ikinci sirada dinledim.  İyi mi olacak?  Turkiye boyle yaparak  istedigi  sonucu mu alacak?  Hukumetin varma  istedigi sonuc  dis politika ile mi ilgili ? Yoksa  ic poltikaya mi yonelik? Ben  b unun  ic tuketime  yonelik oldugunu degerlendirmesini yapmaktayim.  Turkiye Arap kardeslerinin yapamadigini  yapti  mi   denmek istenecek?  Misir, Urdun  su sirada  ne yapmakta?Suudi Arabistan  diplomasisi  ayni anda  ABD ihtiyaclarina  – ve dolayli olarak israil  cikarlarina- uygun davranmiyor mu?

Turkiye geleneksel dis politikasindan daha aktif bir uygulamaya (ve sifir sorun poltikasina yoneldigini kitap ustunda – akademik cercevede- ileri surerken) uygulamada bunun tersinin gerceklesmekte oldugunu musahede eden gozlemciler maalesef cok. İki gun once de arzettim. Bu yorumlari kotu niyetli, gayri vaki, onyargili diyerek yok sayamayiz. Maalesef genel kani bu. Arap ulkelerinin ilimli basininda da ayni sonuclara variliyor. Uluslararasi kamu oyu iste boyle olusuyor. Duzeltmesi cok guc ve yillar alacak.

Simdi Iran’a ambargo uygulanmasi basladi. Turkiye ne yapacak? Ambargoyu delinmesine olanak taniyan bir kevgir mi olacak * Oyle yaparsa ABD , NATO ve AB iliskileri nasil gelisecek. ? Ne tepkiler alacagiz? . BM oylamasindan sonra ambargo uygulanirken Turkiyenin buna uymaktan baska caraesi bulunmadigi soylendi. Ambargo uygulamasina katilirsa İran buna siddetli tepki gostermeyecek mi? Brezilya nasil ve hemen geri cekildi? Neden geri adim atti, attirildi? Bu geri adimdan sonra Turkiye “gayri vaki-Brezilya gene devrede- seklinde bir yorum yaparak kimi kandirdi. ?

Suriye Cumhurbaskaninin da beliirttigi gibi, ulkemiz Orta Dogu ihtilafinda artik arabulucu rolune soyunan, ülke olamayacak. Zira Arabulucu. taraf tutamaz. Hamas programinda israil devletinin ortadan kaldirilmasini amaclamiyor mu? Trajik Gazze olaylari baslamadan gazze’den İsrail tarafina roket atilmadi mi? Bunlar cata pat miydi ?Maytap miiydi? Daha once de Hamas İsrail topraklarinda bombalama veya teror eylemlleri yapmadi mi? Bu eylşemlere asiri guc kulanimi suretiyle karsilik verilmesi konusu tartisilabilir. Ama, bicak kemige dayaninca tepki de dunyanin her yerinde sert olmuyor mu?

Hamas ABDde ve baska ulkelerde teror orgutu listesinde degil mi? Ayni anda iki ipte cambazlik yapilabilir mi? Mavi Marmara gemisini Komor bandirasina gecirerek IHH’ ne eylem organize edenlerin Turkiye’de Hukumete yakin cevreler oldugunu konuyu biraz deseleyenler cok iyi biliyor. Etrafimizdakileri gabi mi saniyoruz..? İsrail’deki koalisyon hukumetinin asiri sagci kanadi Turkiye ile iliskileri konusunda gerekli olan elastikiyeti gosteremiyor. Bu guc donemde, iliskilerin kesilmesi tehdidi savurarak durumu daha da icinden cikilmaz hale getirmek, diplomasi sanatinin geregi degildi kanisindayim. Uluslararasi camiaya gidildi. Bazi kinama kararlari alindi. Simdi artik yangini sondurme cabalarini hizlandirmak ve ileriye bakmak Turkiyenin cikarinadir.
İsrail’dekii Hukumet bugun var, yarin yok. İsrail Hukumeti uzerindeki baskiyi saglayacak ulke olan ABD’nin baskani ile de en yuksek duzeyde gorusuldu. Biraz durup nefes alalim ve kendi islerimize bakalim derim. Yoksa bu İsrael fobsii bize cok enerji ve zaman kaybettirecek. Son soz , kanimca bu fobi secim de kazandirmaz. Farkli dusunenlerin goruslerine de saygi duyarim

Saygilarimla


Pulat Tacar [[email protected]]

Buyukelci (E)

Turkish Forum Danisma Kurulu Uyesi

UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkan Vekili

============================================================================

Democrats are in serious trouble. They need every vote they can get in November so that is why they are posturing around.
I would like to see the day when Turkey can care less and shrug off the American and Armenian clamors, resolutions etc about this farce of genocide.
Turkey and Azerbaijan should unite more and defy this idiotic nonsense..
Almost 80 million Turks being manipulated by a 2 million weakling nation and its masters in Washington…Disgusting….

.. Oya Bain [[email protected]]

============================================================================

Clinton Soykırım Anıtı’nda Nerdun HACIOĞLU/MOSKOVA

1915 olaylarının ABD Temsilciler Meclisi’nin Dış İlişkiler Komitesi’nden geçmesinin ardından dün ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Erivan’daki Soykırım Anıtı’nı ziyaret etti. Ermeni diasporası, “İlk kez Amerikalı bir yetkili Soykırım Anıtı’nda saygı duruşunda bulundu” dedi. ABD Büyükelçiliği “Kişisel bir ziyaretti” derken çelenkte “ABD Dışişleri Bakanı” ifadesi yer aldı.

GÜNEY Kafkaslar bölgesine üç gündür diplomatik çıkartma gerçekleştiren ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, ziyaretinin Erivan bölümünde gizlice Ermeni Soykırım Anıtı Tsirsernakaberd’i ziyaret ederek çelenk koydu.

Ermenistan’da uygulanan resmi protokole göre, bu ülkeye gelen yabancı konuklar, Erivan Yönetimi ile görüşmelere başlamadan önce Soykırım Anıtı’na gidiyor. Hillary Clinton’ın ziyaretinde böyle olmadı. Pazar günü öğleden sonra Azerbaycan’dan Ermenistan’a geçen Clinton, başkent Erivan’a yürüme mesafesindeki Tsitsernakabert Anıtı’na gitmeden doğrudan Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ile görüşme masasına oturdu.

Ermeniler duyurdu
Resmi temaslar sonrasında da anıt ziyareti yerine Erivan sokaklarında Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan eşliğinde tur atmayı tercih eden Clinton, Ermeni Soykırım Anıtı ziyaretini dün sabah Ermenistan’dan Gürcistan’a hareket etmeden önce gerçekleştirdi. Ziyareti Ermeni internet siteleri duyurdu.
Ziyarete yerli ve yabancı basın mensupları alınmazken, fotoğraflar Ermeni kaynaklar tarafından yayınlandı, dağıtıldı.

Kişisel ziyaret
ABD’nin Erivan Büyükelçiliği, ziyaretle ilgili yaptığı açıklamada, “Bakan Hillary Clinton, bu ziyareti devlet adamı sıfatıyla yapmamıştır. Kişisel bir ziyaretti” dedi. Ancak ziyaretin Mart ayında ABD Kongresi’nin Dışilişkiler Komitesi’nde soykırım tasarısının kabul edilmesinden sonra gerçekleşmesi dikkat çekti. Ziyaret Ermeni çevrelerde bölünmeye yol açtı. Bazıları bunu ABD Yönetimi’nin soykırımı tanıma yolunda attığı bir adım olarak niteledi, bazıları ise yetersiz buldu.

Ermeni çevreler ne dedi

ANCA: Soykırımı tanımadı
ABD’deki Ermeni diyaspora örgütü ANCA temsilcisi Aram Ambaryan, ABD Yönetimi’nden ilk kez bir yetkilinin Tsitsernakabert Soykırım Anıtı’nda saygı duruşunda bulunduğuna işaret etti. Ancak ANCA, Clinton’ın gizlice anıta gitmesi, Amerikalı ve Ermeni basın mensuplarını yanına almamasından hayalkırıklığına uğradı. ANCA, “Soykırımı tanımadı ya da ABD Yönetimi’nin Türk inkar politikasıyla işbirliğinden uzaklaştığına dair bir işaret vermedi” dedi.
Taşnaksutyun:

Çelenkte ‘bakan’ yazıyor
Taşnaksutyun’un Uluslarası Sekreterliği’nden Giro Manoyan, “ABD Büyükelçiliği ile çelengin üzerinde yazan şeyde çelişki var. Eğer Hillary Clinton, Dışişleri Bakanı sıfatıyla ziyareti gerçekleştirmediyse bu Ermenistan ve Ermenilere yönelik bir hakarettir. Çelenkte yazdığı gibi Dışişleri Bakanı olarak geldiyse Obama Yönetimi politikasını değiştirmiş ve Kongre’nin soykırımı tanımasına destek verecektir ya da aksi ziyaret samimi bir saygının ifadesi değildir.

Ermeni vekil: Tarihi adalet
Ermenistan’daki Cumhuriyetçi Parti’den Karen Avagyan, “Hillary Clinton’ın Ermeni Soykırım Anıtı’nı ziyaret etmesini işaretlemek istiyorum. Çünkü tarihi adaletin tanınması açısından bir adımdır” ifadesini kullandı.

AK Parti: Ziyaret bizi üzdü

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanvekili Mehmet Ceylan (AK Parti): Türkiye-Ermenistan protokoller süreci şu anda askıda görünüyor. Tabii ki Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesine katkıda bulunacak gelişmeleri bekleriz. Müttefiklerimizden bu sürece zarar verecek davranışlardan sakınmalarını bekleriz. Hillary Clinton’ın ziyareti elbette bu çerçevede hoş karşılanmaz, bu ziyaret bizleri üzmektedir.

Bölükbaşı: Protokolün iflasının tescilidir

TBMM Dış İlişkiler Komisyonu Üyesi, MHP Ankara Milletvekili Deniz Bölükbaşı, Clinton’ın Soykırım Anıtı’nı ziyaret etmesini hükümetin yanlış politikalarına bağladı. Bölükbaşı, “Bu ziyaret AKP hükümetinin Ermenistan protokolünün ve Erivan açılımının iflasının tescilidir” dedi. Bölükbaşı, daha önce de Erivan’ın, ABD Dışişleri Bakanı’nın da Başkanının da geleceğini ifade ettiğini anımsattı.

Elekdağ: İlk bakan ziyareti

CHP İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ, Clinton’un Soykırım Anıtı ziyaretine ilişkin “Bakan seviyesinde ilk ziyaret” dedi. Elekdağ, “Milletvekili seviyesinde ziyaretler gerçekleşmiştir. Ancak bakan seviyesinde ilk ziyaret olduğunu düşünüyorum. Türkiye, özellikle İran konusunda takındığı tavrın da etkisiyle bundan sonra soykırım iddialarının kabulünü engellemekte epey zorlanacak” dedi.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar