Etiket: Kuşak-Yol

  • Çin Komünist Partisi Kongresiyle Yükselen Totalitarizm ve Şi’nin Maolaşması?

    Çin Komünist Partisi Kongresiyle Yükselen Totalitarizm ve Şi’nin Maolaşması?

    Totalitarizm, devletin bütün kurum, kuruluş, ideoloji ve düzenlemeleriyle merkezileşmesidir. Bunun sonucu merkezdeki tek kişi ülkenin herşeyine hakim olur. Diktatörlük, otoriterlik ve totaliterliğin ortak yönleri bulunmasına karşın aralarında farklar bulunmakta, geçişler de yaşanabilmektedir. Komünist, Faşist rejimler doğası gereği totaliterdirler. Sömürge sonrası devletlerde seçimle gelen birçok lider diktatörleşmiş, sistemi totaliterleştirmiştir. Bazı eski Sovyet cumhuriyetinde sisteme demokrasi makyajı olarak başka partiler eklenmiştir. Ancak sözde muhalif partilerin programları, yöneticileri, adayları, hatta kaç milletvekili çıkaracakları dahi baştaki diktatörün kararına bırakılmıştır. Diğer totaliter sistemlerde olduğu gibi Çin’de de parti ve devlet özdeşleşmiştir. Partinin genel sekreteri/başkanı aynı zamanda devlet başkanıdır. Devlet başkanlığı yanında başkomutanlık dahil, bütün birincil koltuklar genel sekreterin uhdesindedir. Parti merkez komitesi üyeleri, devletin diğer kilit mevkilerini taksim eder. Yerel örgütlerdeki kişiler de aynı zamanda bulunduğu bölgenin yöneticileridir.

  • Türkiye İçin NATO mu, Şanghay İşbirliği Örgütü mü?

    Türkiye İçin NATO mu, Şanghay İşbirliği Örgütü mü?

    Şanghay İşbirliği Örgütü’nün (ŞİÖ) 2022 Özbekisan, Semerkant Zirvesi, Türkiye ile batı kurumları arasındaki ilişkilerde yeni tartışmaları gündeme getirdi. AB, daha AET iken ilişkiler kurulmuş, sözleşmeler imzalanmış, 2005’de üyelik müzakereleri başlamıştır. Hiçbir üyenin yaşamadığı oyalamalar, engellemeler, 2022 itibariyle Türkiye için devam etmektedir. AB’nin önde gelenleri böyle bir üyeliğin mümkün olmadığını söylemekte, Türkiye’de de üyeliğin gerçekleşeceğine inananlar gittikçe azalmaktadır. Bununla beraber müzakere başlıkları tartışılmakta, her yıl ilerleme raporları yayınlanmaktadır. Öte yandan önde gelen NATO üyelerinin Türkiye’ye karşı düşmanca politikaları devam etmekte, Yunanistan’ın saldırganlıklarına, ihlallerine destek verilmektedir. İttifakın patronu ABD, uzun vadeli çatışmaya yetecek silahlarla Türkiye’yi batıdan ve güneyden kuşatmıştır. Bu gerçekler, Türkiye’nin batılı kurumlardaki üyeliğini tartışmalı hale getirirken akla ziyan, jeopolitik gerçeklere aykırı, haçlı saldırganlığına destek anlamına gelen çareler arasında NATO’dan çıkarak ŞİÖ üyeliği parlatılmaktadır.

  • Savaş ve İşgal Tazminatı Olarak Ermenistan’dan “Zengezur Bölgesi”ni Almak Yerine “Zengezur Koridoru” Tuzağı

    Savaş ve İşgal Tazminatı Olarak Ermenistan’dan “Zengezur Bölgesi”ni Almak Yerine “Zengezur Koridoru” Tuzağı

    Azerbaycan’ın Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti, Türkiye-İran-Ermenistan sınırında bulunan Azerbaycan eksklavı (ana ülkeyle sınırı olmayan), bir bakıma Suriye’deki Türk toprağı Süleyman Şah Türbesi statüsündedir. Nahçıvan’dan ana ülkeye bağlantı, İran veya Türkiye-Gürcistan üzerinden yapılmaktadır. Bugün Ermenistan toprağı olan Zengezur bölgesinden bağlantı önemli olup bunun adı geçtiği bölgeden dolayı Zengezur Koridoru’dur. Zengezur Koridoru’nun Nahçivan-ana ülke ötesinde önemi olup Türkiye-Türk dünyası arasında da bağlantı yolu demektir. İngiliz-Rus projesi olan Türkiye ile Türk dünyası arasına set çekme stratejisi, Moskova ve Kars anlaşmalarından sonra, 1936 SSCB Anayasası ile Sovyet iç hukuk düzenlemesi haline getirilmiştir. Türklerle meskun olan Ahıska’daki soydaşlarımızın 1944’de sürgünü de bu projenin diğer ayağını oluşturmaktadır.

  • Çin Nereye? Çin’de Neler Oluyor

    Çin Nereye? Çin’de Neler Oluyor

    Rusya-Ukrayna çatışmasına odaklanmışken Çin’de tuhaf gelişmeler yaşanmaktadır. Cinping dönemiyle hızlanan, pandemi sürecinde olgunlaştırılan hazırlıkların hangi hedefe yöneldiği ciddi tahlil konusudur: Hızla silahlanma, enerji ve gıda stoklamaları, yeniden kapanma, yasaklar… Bir adım sonra Doğu Türkistan’daki işkence ve soykırım kamplarını bütün ülke sathına yayma, sesini yükseltenleri “eğitim kampları”na gönderme de beklenebilir. Elinde akıllı telefonu, milyarlık yarı aç kitle ile süper zengin sınıf arasında gittikçe büyüyen refah makasının muhtemel sosyo-ekonomik patlamaları ayrı bir konudur. Çin halkının afyon savaşları, Mao ihtilali gibi yönetime isyan tecrübelerini de hatırlamak gerek. Büyük savaşın ön cepheleri durumundaki Kuşak-Yol girişiminin ekonomik makyajlı siyasi emperyalizm projesi haline gelmiştir. Birçok ülkenin risklere katlanarak ilk istasyonda bu “trenden” inmenin çaresine baktığı bilinmektedir. Pekin yönetimi ise bu tür gelişmeleri her seferinde “kışkırtıcı” olarak nitelemiş, sonucuna katlanırsınız mesajı göndermiştir.

  • Tek Çin, Tek Rusya, Tek Sırbistan…?

    Tek Çin, Tek Rusya, Tek Sırbistan…?

    Dışişleri Bakanımız, Çin Dışişleri Bakanı’na Türkiye’nin tek Çin ilkesine bağlı kaldığını söylemiştir. Tek Çin ilkesinin anlamını ve kapsamını benzer örnekler üzerinden kurcalayalım: Mesela,

    • Türk Dışişleri Bakanının ziyaretinde, Çinli yetkili Pekin’de “Arnavutluk’tan Çin Seddi’ne Türk dünyası gerçeğini kabul ediyoruz, bu konuda her türlü desteği veriyoruz” demiş olsun;
    • Sırbistan Dışişleri Bakanı’na İstanbul’da Türk yetkili “Tek Sırbistan’ı kabul edip her türlü desteği veriyoruz. Kosova, Bosna-Hersek’teki Sırbistan, Karadağ, tek Sırbistan’ın ayrılmaz parçasıdır” demiş olsun;
    • Rus Dışişleri Bakanı’na, Berlin’de Alman mevkidaşı “Tek Rusya vardır; Kırım, Donetsk, Lugansk dahil Ukrayna, Beyaz Rusya, Dinyester, tek Rusya’nın ayrılmaz parçasıdır, aykırı düşünene Almanya’da hayat hakkı yoktur” demiş olsun… Örnekleri çoğaltabilirsiniz.