Erdoğan defansa geçti

Erdoğan’ı son 20 yıldır hemen her zaman öfkeyle rakiplerini suçlarken, saldırı pozisyonunda gördük. Son grup toplantısında uzun zamandır ilk kez savunmadaydı. O dillere destan kibri yatışmış, zayıf argümanlarla, çuvala sığmayan mızrağı açıklamaya çalışıyordu. Defansa çekilmesinin ve gardının düşmesinin birkaç nedeni var: Birincisi yorgunluk… Elindeki argümanlar çok kullanılmaktan kullanışsız hale geldi. Kılıçdaroğlu’nun SSK Genel Müdürlüğü’nde neyi… Okumaya devam et Erdoğan defansa geçti

Ulusal egemenlik korkusu

23 Nisan’ın bayram ilan edilmesine, ilk Meclis karar vermişti; hem de Meclis’in açılışının 1. yıldönümünde, yani 1921’de… İçel mebusu Şevki Bey’le, Manisa Mebusu, Refik Şevket bey, açılış gününün milli bayram ilan edilmesini isteyince ilk karşı çıkanlar, meclisteki hocalar olmuştu. Onlar “Ne gerek var canım” diye itiraz edince Yahya Galip sert çıkmıştı: “Ne zaman memleketin sevinçli… Okumaya devam et Ulusal egemenlik korkusu

Erkan Oğur meselesi

İbrahim Kalın

Erkan Oğur’un Saray sözcüsü İbrahim Kalın’ın albümünde çalışması tartışmasının bu kadar büyümesine şaşmamak lazım. Çünkü bunun içinde yılların tortusu var: Önce itiraf etmeliyiz ki, rejimin yarattığı ve kamçıladığı kutuplaşma, hepimizi zehirlemiş durumda; “Ya bendensin, ya düşmanımsın” ayrışması hepimizde yer etti. Safların tamamen keskinleştiği, arada gri bölge kalmadığı bir ortamda, Oğur’un işbirliği de bizde, “Onunla birsen,… Okumaya devam et Erkan Oğur meselesi

Hukuksuzluk ve işsizlik ihracı

Türkiye’nin ihracatı azaldı diye üzülüyorduk, ama çok şükür ki hükümet iki yeni ihraç kalemi yarattı: Birincisi hukuksuzluk. Son olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne “Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımama huyu” ihraç ettik. KKTC Anayasa Mahkemesi, bence yerinde bir kararla, Ada’daki kuran kurslarının Milli Eğitim Bakanlığı gözetimi ve denetiminde olması gerektiği kararını aldı; “Din İşleri Başkanlığı, Eğitim Bakanlığı’ndan… Okumaya devam et Hukuksuzluk ve işsizlik ihracı

Kılıçdaroğlu’na dokunma hazırlığı

CHP lideri Kılıçdaroğlu ve CHP’li 7 vekile ait fezlekelerin Meclis’e sunulması, parti binalarının afiş toplama bahanesiyle geceyarısı özel harekatça basılması, sadece “128 milyar dolar nerede” kampanyasına duyulan öfkenin sonucu değil; amiraller bildirisinden sonra da özellikle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu aracılığıyla CHP bağlantısı zorlanmıştı… Belli ki HDP’ye kapatma davası açtıran iktidar, şimdi CHP için kirli planlar… Okumaya devam et Kılıçdaroğlu’na dokunma hazırlığı

Fiyaskodan zafer çıkarmak

İki MİT mensubunun PKK’nın eline esir düşmesiyle ilgili detaylar İnternet’te var. Ama bu, yıllarca kamuoyundan gizlendi, tuzağın detayları günışığına çıkmadı. İstihbaratçıların ifadelerini içeren videolar yasaklandı. Zamanla diğer rehineler gibi unutuldular. Ailelerinin partileri ziyaret edip yardım istemesi de sonuç vermedi. Ta ki konu, oy kaybını durduracak bir sürpriz arayan Erdoğan’ın aklına düşene kadar… Erdoğan, aya seyahat,… Okumaya devam et Fiyaskodan zafer çıkarmak

Tüm Sanıklara Beraat

Gezi Parkı’nda yaşanan olaylarla ilgili olarak yargılanan 16 sanık beraat etti. Mahkeme heyeti tüm sanıkların beraatine karar verirken, davanın tek tutuklu sanığı Anadolu Kültür AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala’nın da tahliyesine hükmetti. Kavala’yla birlikte Can Dündar, Mehmet Ali Alabora, Yiğit Aksakoğlu ve Ayşe Mücella Yapıcı da yargılanıyordu. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, Mahkeme… Okumaya devam et Tüm Sanıklara Beraat

Nazi devrinin başlangıcı gibi

Geçen hafta sonu Stuttgart’ta karşılaşınca, birbirini iyi tanıyan iki dost gibi kucaklaştık; oysa ilk kez tanışıyorduk. Edzard Reuter, 88 yaşındaydı. Leziz bir Türkçe ile “Nasılsınız” diye sordu. Türkçe, ona çocukluğundan mirastı. 1935’te 7 yaşındayken Türkiye’ye gelmiş, 18’ine kadar kalmıştı. Nedeni, elindeki kitapta yazılıydı (“İkinci Vatan Türkiye”, Reiner Möckelmann,Çeviren: Ahmet Arpad, T.İş Bankası Y., 2016). ***… Okumaya devam et Nazi devrinin başlangıcı gibi

Erdoğan yargılanacaktır!..

Can Dündar’ın Cumhuriyet Gazetesi’ndeki köşesinden: Bir tahmin değil bu; temenni de değil; bir zaruret… Erdoğan yargılanacaktır!.. Erdoğan Yargılanacaktır! Zor gibi geliyor değil mi? 1982 senesinde biri çıkıp “Evren yargılanacaktır” dese kaç kişi inanırdı acaba? Onunki geç oldu biraz… Bu, öyle olmaz. *** BİR TAHMİN DEĞİL ZARURET Bir tahmin değil bu; temenni de değil; bir zaruret…… Okumaya devam et Erdoğan yargılanacaktır!..

Can Dündar’ın mahkemede yaptığı savunmanın tam metni

MİT TIR’ları meselesini ilk yazan ben değilim. Bu olay sizin de bildiğiniz gibi bahsettiğimiz iki yapının arasındaki kavgadan ortaya çıkan bir şey. Nasıl olur da bir ülkenin jandarması ile istihbaratçıları birbirine silah çekecek duruma geliyor? Nasıl olur da jandarma kolundan çekerek istihbaratçıları ayağının altında ezer silahını alır? Nasıl olur da bir ülkenin savcısı bir ülkenin… Okumaya devam et Can Dündar’ın mahkemede yaptığı savunmanın tam metni

BİZ SAVSAKLARA DA KARŞIYIZ YAVŞAKLARA DA…

MİT, isminde “Milli” kelimesi bulunan birkaç kurumumuzdan birisidir. Tıpkı Milli Eğitim Bakanlığı ve Milli Prodükdivite Merkezi gibi. Öte yandan MİT, sadece AKP iktidarı döneminde ve hassaten sadece geçen sene operasyon yapan bir kurum da değildir. Kuruluşundan beri birçok operasyonun altına imza atmış bir kurumdur ve bu operasyonların hiçbirisi toplum tarafından duyulmuş da değildir. Esasen duyulması… Okumaya devam et BİZ SAVSAKLARA DA KARŞIYIZ YAVŞAKLARA DA…

Sensin terörist!

Başbakan Erdoğan’ın Balıkesir konuşmasında, “Ankara’da bir bulvar açtık. Kimlere rağmen o solculara rağmen, o ateistlere rağmen. Bunlar ateist, bunlar terörist. Ama CHP bunlara bizim gençler diyor. Bizim sevgili gençlerimizin elinde molotof kokteyli olmaz. Bilgisayarı, kalemi olur” sözlerine sinirlenen Can Dündar çok sert bir yazı kaleme aldı. ODTÜ’lü yazar, Başbakan Erdoğan’a “Ağacı büyüten biziz, kesen sen,… Okumaya devam et Sensin terörist!

Takdir-i ilahi

1778’de Lizbon’da deprem olduğunda bazı din adamları “Takdir-i İlahidir bu” (“Tanrı’nın takdiridir”) demişti. Fransız düşünürü Voltaire onlara şu dizelerle cevap verdi: “Bu kurban yığınını, kanlar içinde yatan bu çocukları gördüğünüzde şöyle diyecek misiniz: ‘Tanrı cezalandırdı. Ölmeleri, suçlarının bedelidir.’ Bu çocuklar hangi suçu işlemiştir?” Tartışmaya Fransız filozofu Jean Jacques Rousseau da katıldı ve Voltaire’e bir mektup… Okumaya devam et Takdir-i ilahi