KUR’AN’da; ALLAH tanıtan Ayetler!

3 Bölüm; (1) - james webb derin uzay

3 Bölüm; (1)

(Hac,78)”Vahiy Ile bağlantıyı kesmeyin ve onunla temizlenin, Allah’a sımsıkı sarılın-bağlanın. Sizin mevlanız-koruyucunuz Allah’tır. Allah, ne güzel Mevla-koruyucu ve ne güzel yardımcıdır!”

(En’am,12)”O Allah ki Kendisine merhametli olmayı zorunlu kıldı-O, sevgiyi-rahmeti-affetmeyi kendisine ilke edinmiştir.”

(Fâtır,5-Lokman,33)”Sakın kandırıcıların, sizi Allah adına aldatmalarına kanmayın-sakın o çok aldatıcı sizi Allah ile aldatmasın!”

Asırlardır Allah yakar, taş eder, cehenneme atar korku kültürünü insanlığa dayatan din satıcıları
bu konuda çok başarılılar,
haklarını teslim etmek gerek!
Bu korku içinde yetiştirilenlerden
biri olarak; KUR’AN’ı araştırdıkça
bu söylemlerin, çok ama çok zalim olan ve din’i saltanatı, çıkarı için kullananların YALANları olduğunu öğrendim. KUR’AN’ı anlayarak okudukça Ayetlerden;
hep de ‘Allah, Kur’an, din’ diyenler
tarafından aldatıldığımı anladım!

Din tacirleri, ‘ateş?, cehennem?’ yalanlarıyla korku salarak din’i, Allah’ı sorgulan(a)maz hale getiriyor, üstüne bir de Kur’an’ı anlaşılmasın diye Arapça okutunca;
kendi din satış alanları boşalmış,
işleri iyice, çok kolaylaşmış oluyor!

Evet, cehennem de, ateş de var;
ama, esas bu satıcı zalimler için.
Üstelik ateşleri de kendilerinden!

(Tahrim,7)”Ey gerçekleri örtbas eden kâfirler! (Dünyada) sadece yaptıklarınızın-ne yapmışsanız onun karşılığını göreceksiniz.”

(Hac,10)”Bu işlediğin suçların bir karşılığıdır-yaptıklarından dolayıdır. Allah’ın asla haksızlık edip zulmetme ihtimali yoktur.”

(Yunus,44)”Allah, insanlara hiçbir şekil ve yolla-asla haksızlık yapıp zulmetmez.”

Kullarına kadın-erkek asla zulmetmeyeceğini söyleyen Yüce Yaratıcı’nın bu Sözünün doğruluğunun bilincinde;
zalimlerin tüm zulümlerinin faturasını Allah’a havale ederek YALANları ve Allah’a İFTİRAları önüne geçmek lâzım;
gerekli, şart ve elzem!

(Nahl,116)”Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak-yalan yanlış konuşarak, gelişi güzel, ‘Şu helaldir, şu haramdır’ demeyin; aksi halde uydurduğunuz yalanı Allah’a iftira etmiş olursunuz.’ ”

(Hac,30)”Yalan söz söylemekten kaçının-sakının.”

KUR’AN’ı, bireysel özgürlüğüm içinde araştırdıkça gördüm ki meğerse KUR’AN;
müthiş hatırlatıcı öğütleriyle,
esas din satıcı zalimlere,
zalimlerin yalan ve iftiralarına
karşı uyarılarla doluymuş.
KUR’AN; inanç özgürlüğünün korunma kalkanı-teminatı-garantisi,
ALLAH-TANRI ile ilgili
tek gerçek, doğru
BİLGİ kaynağıymış!

ALLAH-TANRI hakkında tüm iftiralar, yalanlar, yanlış bilgiler;
ancak, sadece, yalnızca
KUR’AN ile temizleniyor;
GERÇEK, doğru olan
sadece, yalnızca, ancak
KUR’AN ile ortaya çıkıyor!

KUR’AN’da;
ALLAH-TANRI tanıtan
ALLAH-TANRI Sözleri, Ayetler!

(Alak,3-5)”Rabbin büyük lütuf-ikram sahibidir. O insana (bilgiyi) kalemle yazma yeteneği vermiş. Böylece insana bilmediklerini öğretmiştir.”

(Müddessir,56)”Allah dilemiş bu Kur’an’ı indirmiş öğüt alasınız diye. Sorumluluğunu yerine getiren de uyarı için Vahiy indiren de O’dur.”

(Fatiha2-4)”Övgü; evreni yaratan, yöneten yüce Rab, rahmeti sonsuz-merhameti sınırsız-çok seven, çok müşfik olan, yargı-hesap gününün sahibi-hâkimi Allah içindir.”

(Tekvir,29)”Aklınızı başınıza toplayın, alemlerin Rabbi olan Allah size özgürlük vermeseydi, sizler hiçbir şey yapamazdınız.”

(A’la,1-5)”Yüce Rabbinin yasalarına uygun olarak hareket et! O ki tüm mahlûkatı yarattı ve ona yaratılış amacını gerçekleştirecek bir donanım verdi. O ki her şeye bir ölçü ve amaç takdir etti ve yolunu gösterdi. O ki bütün bitki örtüsünü çıkardı. Sonra da onu kupkuru çerçöp haline getirdi.”

(İhlas,1-4)”O Allah’tır ve tektir. Allah Samed’dir (Herşey O’na muhtaçtır, O hiçbir şeye muhtaç değildir. Öncesizdir ve Sonrasızdır, bütün evrenin asıl Sebebidir). O’ndan çocuk olmamıştır (kimsenin babası değildir), kendisi de doğmamıştır (kimsenin çocuğu da değildir). Hiçbir şey, hiçbir konuda, O’na denk ve benzer değildir.”

(Necm,32)”Rabbin sınırsız bir bağış sahibidir. O sizi gerek ilk başta topraktan yaratırken ve gerekse annelerinizin karınlarında cenin aşamasındayken çok iyi bilendir.”

(Necm,42-55)”Kuşkusuz en son varış ancak Rabbinedir. Güldüren de O’dur, ağlatan da. Öldürecek olan da O’dur, diriltecek olan da! Ana rahmine atılan bir damla meniden, çiftleri; erkek ve dişi (olarak), yaratan yine O’dur. (Öldükten sonra) tekrar diriltmek de O’na aittir. Az veren de O’dur çok veren de… Onların kutsadığı-tapındığı Şi’ra yıldızının Rabbi de O’dur. Eski dönemlerde yaşamış Âd kavmini (yaptıkları yüzünden) yok eden de O’dur, Semûd’u da (helâk edip) geriye hiçbir şey bırakmayan yine O’dur. Onlardan önce de Nuh’un kavmini; çok zalimlerdi ve azgınlıkta ileri gitmişlerdi. Altı üstüne gelmiş Lut kavmini de helak eden O’dur. Onları yaman bir azap kuşatmıştı. O halde (önceki isyancıların durumu ortada iken) Rabbinizin kudretinden şüphe mi ediyorsunuz?”

(Büruc,12-16)”Rabbinin (zalimleri) yakalaması-cezalandırması çok şiddetlidir. (Evreni ve hayatı) yaratan da (sonra öldürüp tekrar) diriltecek olan da O’dur. Aynı zamanda eşsiz bir bağışlayıcı ve çok seven ve sevilmeye layık olan da O’dur. O, ulu arşın sahibidir, evrenin mutlak hâkimidir. Allah, dilediği her şeyi anında yapabilendir.”

(Kaf,6)”Onlar üstlerindeki göğe hiç ibret nazarıyla bakmıyorlar mı? Biz onu direksiz, nasıl bina etmişiz ve yıldızlarla nasıl süslemişiz, üstelik orada hiçbir çatlak da yok.”

(Kaf,28,29)”Allah der ki, ‘Benim huzurumda tartışıp durmayın, Ben size uyarıcı elçiler göndermiş-bu azabı çok önceden bildirmiştim. Benim tarafımdan verilen söz asla değiştirilmez. Ben kullara asla zulmedip haksızlık etmem.’ ”

Okumaya devam et  KUR’AN; ALLAH-TANRI ışığı, nûru!

(A’raf,28,29)”Onlar çirkin bir iş yaptıklarında,’ Biz atalarımızı böyle yaparken bulduk, bunu bize Allah buyurdu, derler. De ki,’ Allah, çirkin işleri-kötülüğü buyurmaz.’ Yoksa siz bilip bilmeden Allah adına mı konuşuyorsunuz? De ki,’ Benim Rabbim sadece doğru olanın yapılmasını-adaleti buyurmuştur.’ ”

(A’raf,54)”Rabbiniz olan Allah, gökleri ve yeri altı evrede-aşamada yaratan, sonra da arş üzerinde istiva eden (yarattığı her şeyin kanununu koyarak evreni sınırsız kudret ve iktidarıyla hükmü altına alan)dır. Geceyi, durmadan kendisini kovalayan gündüzle bürüyüp örten, Güneş’i, Ay’ı ve yıldızları yasalarına boyun eğmiş olarak yaratan O’dur. Dikkat edin, yaratma da yarattıklarını koyduğu yasalara göre yönetme de yalnız O’na aittir.”

(A’raf,89)”Rabbimiz her şeyi ilmiyle-bilgisiyle kuşatmıştır.”

(A’raf,180)”En güzel isimler-(en iyi) sıfatlar Allah’a aittir. Öyleyse, o iyi sıfatlarla yalnız O’nu çağırın ve O’nun isimleri hakkında gerçeği çarpıtanları-sapanları bırakın-terk edin (onlardan uzak durun).”

(Cin,26)”Gaybı-geleceği (yaratılmışların kavrayış sınırlarının ötesindekini) sadece O bilir.”

(Yâsin,36-38)”Yeryüzünde ki bütün bitkileri, insanın kendisini ve bilmedikleri daha nice varlıkları çiftler halinde yaratan Allah’ın şanı ne yücedir. Gece de onlar için bir delildir. Gündüzün ışığını ondan çekip alırız da karanlıkta kalıverirler. Güneş de onlar için bir delildir. O, kendisi için belirlenen yörüngede akıp gider. Bu, gücü ve ilmi sınırsız olan Allah’ın koyduğu bir yasadır.”

(Yâsin,77-83)”İnsan kendisini bir damla su-spermden yarattığımızı hiç düşünmez mi ki kalkmış şimdi bize apaçık cephe alır? Kendisinin nasıl yaratıldığını unutmuş, tutmuş bize bir de misal veriyor ve, ‘Un ufak olmuş kemikleri kim diriltecek?’ diyor. Onları ilk defa kim yarattıysa o diriltecek. O, her türlü yaratmayı bilendir. O, sizin için yaş ağaçtan ateş çıkarandır. Nitekim siz onunla ateş yakıyorsunuz. Görkemli gökleri ve yeri yaratan, onların benzerlerini yaratmaya güç yetiremez mi? Allah, her şeyi bilen mükemmel bir yaratıcıdır. O, bir şeyin olmasını istediği zaman, O’nun tek yaptığı, ‘Ol!’ demekten ibarettir. O da hemen oluş sürecine girer. Kâinattaki her şeyin hükümranlığı elinde olan Allah çok yücedir-benzersizdir ve herkes O’na döndürülecektir.”

(Furkan,2)”Göklerin ve yerin yönetimi-egemenliği Allah’a aittir. Allah ne bir çocuk edinmiştir, ne de egemenliğinde herhangi bir ortağı vardır. Allah her şeyi yarattı ve belli bir ölçüye göre düzen verdi-her şeyin kaderini bir yasaya bağladı.”

(Furkan,45-49)”Görmez misin, Rabbin gölgeyi nasıl uzatıyor. Eğer dileseydi, onu hareketsiz bırakırdı. Sonra, güneşi gölgeye kılavuz-bir delil yaptı. Sonra gölgeyi tabiattaki yasa ile (dünyanın dönmesiyle) yavaş yavaş kısalttı. O, geceyi size bir örtü, uykuyu istirahat zamanı ve gündüzü de hareket ve çalışma vakti yapandır. (Yağmur) rahmetinin önünden rüzgârları müjdeci olarak gönderen O’dur. Evet, böylece gökten tertemiz suyu biz indiriyoruz. Böylece onunla ölü toprağa can veririz ve onunla yarattığımız nice hayvanın ve insanın su ihtiyacını karşılarız.”

(Furkan,53,54)”Allah, birinin suyu lezzetli ve tatlı, diğerininki tuzlu ve acı olan iki denizi salıverip aralarına da görünmez perde ve karışmalarını önleyici engel-yasa koyandır. İnsanı sudan-spermden yaratıp, ondan soy sop meydana getiren de Allah’tır. Rabbin her şeye gücü yetendir.”

(Furkan,59)”Gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı evrede yaratan, sonra da yarattıklarının kanununu koyarak hepsi üzerinde egemenlik kuran O’dur. O’nun rahmeti boldur.”

(Furkan,61,62)”Göğe burçlar (takımyıldızları) yerleştiren, orada bir ışık kaynağı güneş ve aydınlatıcı bir ay yaratan ne yüce bir bereket kaynağıdır. İbret nazarıyla bakmak veya nimetlerin hakkını vermek isteyenler için gece ile gündüzü birbiri ardınca getiren O’dur.”

(Fâtır,1)”Her türlü övgü, gökleri ve yeri yaratan ve haberci âyetleri-melekleri ikişer, üçer, dörder, ..anlamlı-doğal güçleri ikişer, üçer, dörder, ..şiddet biriminde elçiler yapan Allah içindir. Allah yaratmada istediğine dilediği kadar özellikler verir. Kuşkusuz Allah her şeye gücü yetendir.”

(Fâtır,9)”Rüzgârları gönderip de bulutları yürüten Allah’tır. Biz bulutları kupkuru bir bölgeye sevk ederiz ve onunla indirdiğimiz yağmurla yere hayat verir-(yeşertir) canlandırırız. İşte ölümden sonra diriliş de böyledir.”

(Fâtır,11)”Allah, sizi (önce) topraktan, sonra bir damla sudan-spermden yarattı. Sonra da iki cinsten birisi (erkek ya da dişi) yaptı. O’nun bilgisi olmaksızın, hiçbir dişi ne gebe kalabilir ne de doğurabilir. Dahası hiçbir hayat sahibi, O’nun kayıtlı yasası dışında ne ömrünü uzatabilir ne de kısaltabilir. Kuşkusuz bütün bunlar Allah’a göre çok kolaydır.”

(Fâtır,13)”Geceyi kısaltarak gündüze katan, gündüzü de kısaltarak geceye katan O’dur. Her biri belirli süreye kadar kendi yörüngelerinde akıp giden güneşi ve ay’ı sizin istifadenize sunan da O’dur. Bütün hâkimiyet-mülk kendisinin olan bu Allah’tır sizin Rabbiniz.”

(Fâtır,27,28)”Allah’ın gökten indirdiği yağmura baksana! Biz onunla çeşit çeşit renk ve ayrı ayrı tatta ürünler yetiştirdik. Dağlar arasında da beyaz, kırmızı, simsiyah renklerde katmanlar-damarlar-yollar vardır. Aynı şekilde çeşitli renklerde insanlar, canlılar ve hayvanlar yarattık. Kullarından bu konuda bilgili olanlar-bilim adamları Allah’a derin saygı duyarlar. Allah, üstün güç sahibi, eşsiz bir bağışlayıcıdır.”

Okumaya devam et  ‘ilahi aşk?’ da ne demek?!

(Fâtır,41)”Gökleri ve yeri kurduğu sistem ile dengede tutan ve onları yok olmaktan-kaostan koruyan Allah’tır. Göklerin ve yerin kurulu düzeni bozulmuş olsa onu yeniden düzene koyabilecek olan da Allah’tan başkası değildir. Allah, çok şefkatli-müsamahakâr ve çok bağışlayıcıdır.”

(Meryem,35)”Allah’ın çocuk edinmesi asla düşünülemez-asla söz konusu olamaz. Allah çok yücedir. Bir işe hükmettiği zaman ona sadece ‘Ol!’ der ve o da hemen oluş sürecine girer-anında olur.”

(Meryem,88-93)” ‘Rahman-çok Seven, bir çocuk edindi’ dediler. Andolsun ki siz çok çirkin bir iftirada bulundunuz. Çok Seven-Rahman’a çocuk yakıştırmaları-iftiralarından neredeyse gökler yarılacak, yer çatlayacak ve dağlar yıkılıp yerle bir olacaktır. Çocuk edinmek çok Seven-Rahman’ın şanına yaraşmaz. Göklerde ve yerde olan herkes O’nun huzuruna ancak ve ancak-yalnız kul olarak gelecektir.”

(Meryem,96)”Evrene sevgi ile hâkim olan çok Seven Allah, inanıp yararlı-düzeltmeye yönelik işler yapanların kalplerinde sevgiyi egemen kılacaktır-tarifsiz bir sevgi ile yaklaşacaktır.”

(TaHa,5-8)”O çok Seven-Rahman ki, bütün kâinatı egemenliği altına almış-kanununu koymuştur. Göklerde, yerde, bu ikisi arasında ve toprağın altında olanların tümü O’nundur. Düşünceni açıkça söylesen de gizlesen de fark etmez O, gizliyi ve en gizliyi bilendir. Allah O’dur ki, O’ndan başka ilah yoktur. En güzel isimler-sıfatlar O’nundur.”

(Vâkıa,57-59)”Sizi biz yarattık hâlâ bu gerçeği tasdik etmeyecek misiniz? Yumurta ve spermi-hayat tohumunu hiç düşünmüyor musunuz? Onu yaratıp insan haline getiren siz misiniz yoksa biz miyiz?”

(Vâkıa,63,64)”Toprağa ektiğiniz tohumu hiç düşündünüz mü? Onları büyütüp yeşerten siz misiniz; yoksa biz miyiz?”

(Vâkıa,68-72)”Ya içtiğiniz suya ne dersiniz? Onu bulutlardan indiren siz misiniz yoksa biz miyiz? İsteseydik onu tuzlu bir su yapardık. Buna şükretmeniz gerekmez mi?Yaktığınız ateşin odununu yaratan siz misiniz; yoksa biz miyiz?”

(Neml,59-65)”Tüm övgüler Allah’a. Allah mı üstün yoksa ortak-şirk koştukları mı? Kimdir, gökleri ve yeri yaratan, sizin için gökten su indiren ve onunla tek bir ağacını dahi bitiremeyeceğiniz muhteşem güzellikte bahçeler var eden? Yeryüzünü yaşama elverişli hale getiren bunun için vadiler arasında nehirler akıtan, üzerine sarsılmaz dağlar yerleştiren, iki büyük su kütlesi arasına karışmaması için engel koyan? Kendisine dua ettiğinde darda kalanın duasına cevap verip sıkıntısını giderecek olan ve sizi yeryüzünün mirasçıları kılacak olan? Karanın ve denizin zifiri karanlıklarında size yol gösteren, rüzgârı (yağmur) rahmetinin önünde müjdeci olarak gönderen? Canlıları ilk kez yaratan ve ölüleri yeniden diriltecek olan, gökten ve yerden size besin kaynakları sağlayan kimdir? Allah’ın yanı sıra başka bir ilah-Allah ile birlikte başka bir tanrı mı var-Allah ile beraber başka bir ilah ha? De ki onlara, ‘Eğer Allah’a ortak koştuklarınız hakkında iddianızda doğruysanız haydi belge-kanıtınızı getirin?’ Göklerde ve yerde gaybı-geleceği-yaratılmışların duyu ve tasavvur alanı dışında kalan gerçekleri, Allah’tan başka hiç kimse bilemez.”

(Neml,86)”Geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü de çalışasınız diye aydınlık olarak yarattığımızı onlar görmüyorlar mı?”

(Neml,88)”Sen dağları görünce onların yerlerinden hiç kımıldamadığını sanırsın. Oysa onlar bulutlar gibi hareket ederler (dünya ile beraber dönerler). Bu her şeyi özenerek-mükemmel yaratan Allah’ın sanatıdır.”

(Kasas,71,72)”Hiç düşündünüz mü? Allah geceyi üzerinizde kıyamet gününe kadar sürekli kılacak olsa, Allah dışında size ışık getirebilecek başka bir ilah var mı? Hâlâ, gerçeklere kulak vermeyecek misiniz? Allah, üzerinize gündüzü kıyamete kadar sürekli kılacak olsa, Allah’tan başka hangi ilâh size içinde dinleneceğiniz bir gece getirebilirdi? Hâlâ gerçekleri görmeyecek misiniz?”

(İsra,42)”Eğer onların iddia ettiği gibi, Allah’la beraber başka ilahlar olsaydı, ilahların her biri, yönetimin kendilerine geçmesi için sürekli birbirleriyle yarışırlardı.”

(İsra,66)”Rabbiniz, denizlerde yarattığı nimetlerden nasibinizi aramanız için, suya koyduğu yasa gereği, gemileri okyanuslarda yüzdürüyor. Rabbiniz size karşı gerçekten çok merhametlidir.”

(İsra,110,111)”İster Allah diye çağırın, ister Rahman-çok Seven diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız çağırın fark etmez; bütün güzel isimler Allah’a aittir. Tüm övgüler, çocuk edinmeyen, egemenliğinde ortağı bulunmayan, acizlikten ötürü herhangi bir yardıma, yardımcıya ihtiyaç duymayan Allah içindir-başkası övülemez.”

(Yunus,3-5)”Rabbiniz, gökleri ve yeri altı evrede yaratan, sonra da yarattığı her şeyin kanununu koyan, onlar üzerinde egemenlik kuran ve tüm işleri-evreni yöneten Allah’tır. Sonunda hepiniz O’na döneceksiniz. Bu Allah’ın kesinlikle gerçekleşecek vaadidir-değiştirilemez bir yasadır. Allah güneşi bir ışık-enerji kaynağı, ay’ı da o ışığı yansıtan yaptı. Yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için, ay’a evreler belirleyip düzenledi. Allah bütün bunları rastgele değil, şaşmaz ölçülere-gerçek bir işleyiş yasasına bağlı olarak yaratmıştır.”

(Yunus,34,35)”Hiçbir ortağı olmayan Allah yaratmayı başlatır, öldürür ve diriltir. Sadece hiçbir ortağı olmayan Allah gerçeğe ulaştırır.”

(Yunus,44)”Allah, insanlara hiçbir şekilde kötülük etmez-zulmetmez.”

(Yunus,67)”Dinlenmeniz için geceyi, çalışıp kazanmanız için gündüzü oluşturan Allah’tır.”

Okumaya devam et  KUR’AN ve NUTUK-24

(Yunus,99,100)”Eğer Rabbin isteseydi, yeryüzünde yaşayan halkların tümü inanırdı(ama onları özgür iradeleriyle baş başa bıraktı). Allah’ın izni (akıl ve irade vermesi) olmasaydı (inanmak iradesi insanın elindedir)-hiçbir kimse, kendisi istemedikten sonra, Allah, o kimseye inanma izni vermez.”

(Yunus,107)”Eğer Allah sana bir sıkıntı verirse, onu yine ancak Allah giderir. Sana bir iyilik dilediği takdirde; onun lütfunu engelleyecek de yoktur. Allah eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet kaynağıdır.”

(Hud,6,7)”Yeryüzündeki yaratılmışların tümünün rızkının yaratılması, Allah’ın garantisi altındadır. Allah, yeryüzündeki tüm canlıların yerleştikleri yeri de (öldüklerinde) kalacakları yeri de bilir. Allah, hanginizin davranışlarının daha güzel olacağı konusunda sizi sınamak için gökleri ve yeri altı evrede oluşturandır. Evren, önce su hâlinde idi.”

(Hicr,86)”Şüphe yok ki Rabbin, her şeyi yaratandır ve her şeyi bilendir.”

(En’am,14)”Gökleri ve yeri yoktan yaratan, her canlıyı doyuran fakat kendisi doyurulmaya muhtaç olmayan Allah’tan başka birini mi veli-koruyucu edineyim?”

(En’am,17,18)”Eğer sana bir zarar dokundurulmuşsa, o zararı Allah’tan başkası gideremez. Eğer Allah, sana bir iyilikte bulunmuşsa o iyiliği de Allah’tan başka kimse geri alamaz. Allah, her şeye gücü yetendir.”

(En’am,39)”Allah sapmayı dileyenin sapkınlığını onaylar, dileyeni ise dosdoğru yoluna yöneltir.”

(En’am,46)”Hiç düşündünüz mü? Allah, kulaklarınızı sağır gözlerinizi de kör etse ve belleğinizi kapasa, Allah’tan başka onları size geri getirecek bir ilah-tanrı mı var?”

(En’am,54)”Rabbiniz sevgiyi-merhametli davranmayı ilke edindi. Sizden her kim bilmeden bir kötülük işler, hemen ardından tövbe eder-yanlıştan döner ve kendini düzeltirse, Allah, eşsiz bir bağışlayıcı, çok müşfik olandır.”

(En’am,57)”Hüküm-karar, yalnız ve yalnız Allah’a aittir. Allah gerçeği anlatıyor. Ve Allah karar verenlerin en iyisidir.”

(En’am,59,60)”Gaybın (idraki aşan şeylerin)-bilinmezlerin anahtarları yalnızca Allah’ın elinde-katındadır. Onları Allah’tan başka kimse bilemez. O, karada ve denizde olan her şeyi bilir. Allah’ın bilgisi olmadan ne (dalından) bir yaprak düşer ne de toprağın karanlıklarına-derinliklerine bir tohum. (Canlı-cansız) yaş ve kuru hiçbir şey yoktur ki O’nun (varlık kanunlarının bulunduğu) apaçık kitapta (bilgi işlem merkezinde) bulunmasın. Gece sizi ölü gibi uyutan-bilinci alan, sonra ömrü tamamlamak üzere sizi uyandırarak-bilincinizi iade ile hayata geri döndüren ve gündüz ne yaptığınızı bilen Allah’tır. Sonunda Allah’a döndürüleceksiniz. Ve Allah yaptıklarınızı size haber verecektir.”

(En’am,73)”O’dur gökleri ve yeri belli bir amaç için Hak ile yaratan. O ne zaman ‘Ol’ dese hemen oluş süreci başlar. Sözü mutlak doğrudur. Sur’a üfürüldüğü gün egemenlik tümüyle Allah’ındır. O, görülmeyen-gizliyi ve görüleni-açığı bilendir. O, mutlak hüküm ve hikmet sahibi-bilgedir, her şeyden hakkıyla haberdardır.”

(En’am,91)”Musa’nın getirdiği halka bir rehber ve ışık olan Tevrat-Kitab’ı kim indirdi? Sizin de atalarınızın da bilmediği şeyler (Kur’an’la) size öğretilmiştir. (İşte o Kitab’ı indiren de) Allah’tır!”

(En’am,95-99)”Kuşkusuz Allah, tohumu ve meyve çekirdeğini çatlatıp yeşerten, ölüden diriyi meydana getiren, diriden de ölüyü çıkarandır. O, karanlığı yarıp sabahı çıkaran, geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kılandır. Bütün bunlar, sonsuz kudret ve ilim sahibi olan Allah tarafından mükemmel bir ölçüyle takdir edilmiştir. Karanın ve denizin karanlığında onlara bakıp konumlarına bakarak yolunuzu bulabilesiniz diye yıldızları sizin için var eden O’dur. Yine O’dur, sizi tek bir özden-candan var eden. Geçici ve kalıcı hayat için yer tayin eden. Gökyüzünden suyu (yağmuru) indiren O’dur. Sonra biz onunla her çeşit bitkiyi çıkarırız. O bitkiden bir filiz, ondan da büyüyüp birbirinin üstüne binmiş taneler, başaklar çıkarırız. Hurma tomurcuklarından sarkan salkımlar, üzüm, zeytin ve nar bahçeleri yetiştiririz. Bunlardan kimi birbirine benzer, kimi benzemez. Her birinin meyvesine, bir ilk meyve verdiklerinde bir de tam olgunlaştıklarında bir bakın!”

(En’am,101,103)”Göklerin ve yerin örneksiz ve eşsiz yaratıcısı O’dur. O’nun hiç eşi olmadı ki nasıl çocuğu olsun? Gözler O’nu kavrayıp algılayamaz ama O, bütün gözleri ve idrakleri kavrar ve kuşatır. O’nun ilmi her şeyin bütün inceliklerine nüfuz eder-O, latif-kavranamayan, sınırsız bilgisiyle her şeyi kuşatan ve her şeyden haberdar olandır.”

(En’am,109)”Alâmetler-göstergeler ancak Allah yanında-yetkisindedir.”

(En’am,133)”Rabbin zengindir (hiçbir şeye muhtaç değildir, her şey O’na muhtaçtır), rahmet sahibidir. Dilerse sizi yok eder ve sizi başka bir toplumun soyundan yarattığı gibi sizden sonra da yerinize dilediği bir toplumu getirir.”

(En’am,141,142)”Çardaklı ve çardaksız (asmalı ve asmasız üzüm) bağları-bahçeleri, tatları çeşit çeşit hurmaları, ekinleri, (renk, koku ve lezzetleriyle) birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytin ve narları yaratan Allah’tır. Hayvanlardan yük taşıyanı da tüyünden döşek yapılanı da yaratan O’dur.”

(En’am,149)”En sağlam, en kesin, en mükemmel-en güçlü delil, Allah’a aittir.”

(En’am,165)”Allah sizi dünyaya mirasçı-emanetçi yapmış ve sizi sınamak-denemek için derecelerle farklı kılmıştır ki nimet ve imkânlar aracılığıyla sizi imtihan edebilsin.”

Devamı; (2).bölümde!

Sayfalar: 1 2 3


Comments

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir