ALLAH-TANRI, İnsan bilgileri, Evrensel İlkeler, Ahlâkî öğütler!

KUR’AN’dan;ALLAH-TANRI,İnsan bilgileri,Evrensel İlkeler,Ahlâkî öğütler! - kuyruklu yildiz uzay

KUR’AN’dan;
ALLAH-TANRI,
İnsan bilgileri,
Evrensel İlkeler,
Ahlâkî öğütler!

Önce, TANRI-ALLAH!

(İhlas,1-4)”O Allah tektir-O, ‘Bir’ olan Allah’tır. Allah Samed’dir. Herşey O’na muhtaçtır, O hiçbir şeye muhtaç değildir. Öncesizdir ve Sonrasızdır-sonsuz ve mutlak olandır. O’ndan çocuk olmamıştır (kimsenin babası değildir), kendisi de doğmamıştır (kimsenin çocuğu da değildir)-O doğurmamış ve doğmamıştır. Hiçbir şey, (hiçbir konuda)Allah’ın dengi ve benzeri-O’na denk, benzer değildir.”

(Bakara,255)”Allah, O’ndan başka tanrı yoktur, O yaşayandır, tüm yaratıklarını yöneten ve hesabını görendir. Bütün bunları yaparken, kendisini ne gaflet-dalgınlık ne de uyuklama tutmaz. Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. İzni olmadan onun katında kim şefaat (başkaları için aracılık) edebilir? Allah kullarının geçmişini ve geleceğini bilir-Allah’a hiçbir şey gizli kalmaz. Ama insanlar Allah’ın bilgisinden dilediklerinin dışında hiçbir şey bilemezler. O’nun egemenliği gökleri ve yeri kapsamıştır. (Gökleri ve yeri ve oralarda buluna)nları bir düzen içinde koruyup yönetmek O’na zor-ağır gelmez. O’nu yormaz.
O çok yücedir, çok büyüktür.”

Ve sonra resule;
TANRI-ALLAH’tan KUR’AN iniş ayeti!

(Necm,4-11)”O parça parça gelen Kur’an ayetlerini Muhammed uydurmadı. Onlar Allah tarafından bildirilen bir Vahiydir. O Kur’an ayetlerini elçisine, en büyük güç sahibi olan Allah şöyle öğretti.
Üstün güç ve otoritenin sahibi, en yüksek ufukta dikildi. Sonra sarkarak iyice yaklaştı. Araları iki yay aralığı kadar, belki de daha yakın oldu. O anda, Allah vahyedeceğini kuluna vahyetti-bildirdi. Allah’ın kulu-Muhammed gözleriyle gördüğünü, kalbi ile de onayladı.”

**Her âna, zamana, çağa, duruma, kişiye söyleyecek SÖZÜ olan,
1500 yıllık tozları artık
çamurlanmış KUR’AN; ‘Kopyala-yapıştır’ yoluyla aktarılmaktadır.
Meal çalışmalarında çok gayret gösterenlerin hakları teslim!
Ama çalışmalar yetersiz!
Peygambere ve tarihine,
kutsal?! kişi yorumlarına
eşitlenip hapsedilmiş KUR’AN!
Tüm ön bilgi, ön kabul, ön yargı, temizlemesi yapılmış(Nahl,98),
bilim kurullarının, bilimsel çeviri metodlarını kullandığı,
KUR’AN’ın tarihsel ve evrensel
iki ayrı BİLGİ aktarımına dikkat! edilerek yapılmış KUR’AN Türkçe çevirilerine çooooook ihtiyaç VAR!

KUR’AN BİLGİ’sinin;
hiçbir kişi, kurum tekelinde olmadan parasal-ticari ilişki yasağı-yasası ile
kamuya ait ve kamuya açık olarak,
sadece!!!
TANRI-ALLAH SÖZÜ-AYETLERden
Anlaşılmasına,
Tanınmasına,
insanların BİLGİsine sunulmasına ve özgürleştirilmesine ihtiyacı VAR!

(Kalem,10-14)”Şunların hiçbirine boyun eğip yakınlık gösterme: Sürekli yemin edip duran aşağılık, iftiracı, dedikodu yapan, ayıp arayıp kınayan, iyiliğe ve yardıma engel olan, saldırgan, boğazına kadar suça batmış(hak hukuk tanımayanlara), sahtekâr, kaba, zorba, haşin ve kişiliksiz kimselere, üstüne üstlük şımarık soysuzlara, mal mülk ve oğullarla şımaranlara (sakın yakınlık gösterme!).”

(Müzzemmil,20)”Vaktiniz elverdikçe, Kur’an’ı anlayarak okuyun. Vaktiniz elverdikçe, Kur’an’ı düşünerek okuyun. Salâtı ikâme edin-Vahiy çalışmalarına katılın. Kazandıklarınızdan yoksullar için pay ayırın. Böylece iyi ve güzel davranışlar yoluyla-Allah’a gönül hoşluğu ile güzel bir borç verin.”

(Duha,9,10)”Sakın öksüzü-yetimi güçsüz, kimsesiz görüp, ona kötü davranma! Yoksulu hor görme- yardım isteyeni asla azarlama!”

(İnşirah,5-8)”Zorluğun yanında mutlaka bir kolaylık-muhakkak ki her güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten, her zorlukla beraber bir kolaylık mutlaka vardır-zorluk ile kolaylık iç içedir. Öyleyse (sıkıntıdan) kurtulduğun zaman-bir işi sonuçlandırınca, hemen bir başka işe giriş-yeni bir çalışmaya koyul! Ve işlerin için uğraş verirken, yalnızca Rabbinden iste.”

(Tekasür,8)”Dünyada hırsla elde ettiklerinizin başınıza açtığı cehennemi felaketler yanında, ahirette de, size verdiklerimizin tümünden sorulacaksınız.”

(Necm,29)”Çağrımıza kulak tıkayan-bizim zikrimizden (Kur’an’dan) yüz çeviren ve iğreti dünya hayatın(ın geçici zevklerin)den başka hiçbir şey istemeyen-düşünmeyen kimselere aldırma!”

(Necm,32)”Dürüstlük taslayarak-kendinizi (beğenip) temize çıkarmayın (günahsız, kusursuz ve tertemiz olduğunuzu iddia ederek övünmeyin)!”

(Necm,38,39)”Gerçek şu ki hiçbir kimse bir başkasının suçundan sorumlu değildir. İnsan için, sadece kendi çabasının karşılığı-ancak çalıştığı vardır.”

(Şems,9,10)”Bilincini, şirkten-ortak koşucu şeylerden temizleyip arındıranlar kurtulur, zihni, şirkle-ortak koşucu şeylerle kirli olanlar zarar eder.”

(Kıyamet,7-9)”Yeniden diriliş günü, her şeyin ortaya çıktığını gören gözlerin korkudan şimşek çaktığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zamandır.”

(Kıyamet,26-29)”Ey insanlar! Aklınızı başınıza toplayın! Can boğaza dayandığı ve ‘yok mu bunun bir çaresi-(ölümü engelleyecek birileri yok mu)?’ dendiği zaman, artık insan-(dünyaya veda etmesi gereken kişi) dünyadan ayrılma vaktinin geldiğini anlayacak. Ve (ölüm heyecanıyla) bacakları birbirine dolaşacak.”

(Hümeze,1,2)”İnsanları arkalarından çekiştirenin, onların haysiyetleriyle oynayanın-iftirada bulunanın vay haline! O ki, sürekli servet-mal biriktirir ve onu sayar durur.”

(Mürselat,15,19,24,28,34,37,40,45, 47,49)”Hesap günü-o gün! Yalanlayanların vay haline!”

(Beled,4,10-17)”Biz insanı, zorlukların üstesinden gelecek şekilde yarattık. Biz ona iki yolu, doğruyu ve yanlışı göstermedik mi? Fakat o, sarp yokuşu-zor yolu aşmaya girişemedi. Zor yolun ne olduğunu sen bilir misin? O zor yol,
köle âzad etmektir (tutsakları özgürlüğüne kavuşturmaktır). Yahut kıtlık ve yokluk zamanında-sıkıntıda olan öksüz-yetim bir yakınını-aç kişiyi-yakını olmayan düşkün bir yoksulu doyurmaktır-(bakmaktır). Barınağı olmayan, ezilmiş boynu bükük bir yoksula (sahip çıkmaktır). Dahası, birbirlerine, sabır-güçlüklerin üstesinden gelmeyi ve merhamet-sevgiyi öğütleyen inananlardan olmaktır.”

(Kamer,17,22,32,40)”Andolsun ki biz, Kur’an’ı öğüt almak için (aklını işleterek anlamaya çalışanlara) kolaylaştırdık. Hani var mı düşünüp öğüt alan?”

(Sad,26)”İnsanlar arasında adaletle karar ver, duygularına kapılarak taraf tutma-arzu heveslere uyma.”

(A’raf,10)”Andolsun ki, sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size yaşama olanakları sağladık. Ne kadar da az şükrediyorsunuz?”

(A’raf,31)”Ey Âdemoğulları! Toplantı yerlerine-mescitlere her gidişinizde tertemiz giysilerinizi giyin. Yiyin, için fakat savurganlık-israf etmeyin!”

(A’raf,56)”Ülkede barış sağlandıktan sonra bozgunculuk yapmayın!”

(A’raf,74)”Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın!”

(A’raf,199)”Affedici ol, iyiliği öğütle ve cahillerden uzak dur-aldırış etme!”

(Furkan,43)”Hevasını-egosunu tanrı edinen kimseyi gördün mü? Onu, sen mi yola getireceksin?”

(Fâtır,18)”Kimse kimsenin günahını yüklenmez.”

(Fâtır,43)”Kötü plan, sahibine geri döner-kötülük planları, ancak onu kuranların ayağına dolanır (kişi kazdığı kuyuya kendi düşer).”

(TaHa,15,16)”Hiç kuşkun olmasın ki bu dünyanın sonu gelecektir-herkes işlediğinin karşılığını görsün diye kıyamet mutlaka gelecektir. Dikkat et! Onun geleceğine inanmayıp kendi arzularının peşinde gidenler seni bu gerçeğe inanmaktan alıkoymasın! Yoksa kendine yazık etmiş olursun!”

(Şuara,151,152)”Yeryüzünde-ülkede azıtmışların-bozgunculuk yapan ve savurganlık önerenlerin çağrısına uymayın-peşinden gitmeyin! Onlar barışa karşı durup fesat çıkarırlar.”

(Şuara,181,182,183)”Ölçüyü tam yapın-uygulayın. Eksik verenlerden-kandıranlardan olmayın.Doğru ölçek ile tartın. Halkın malını çalmayın-insanların mallarına düşük değer biçmeyin! Yeryüzünde kargaşa çıkarıp düzeni bozmayın-ülkede kötülük yaparak karışıklık çıkarmayın!”

(Neml,62)”Ne kadar da az öğüt alıyor-düşünüyorsunuz?”

(Neml,92)”Kim doğruya gelirse yalnız kendisi için gelir, kim saparsa da kendi aleyhine sapar.”

(Kasas,60)”Hâlâ aklınızı işletmeyecek misiniz?”

(İsra,7)”İyilik ederseniz, kendiniz için edersiniz, eğer kötülük ederseniz, o da kendiniz içindir.”

(İsra,11)”İnsan, düşünmeden ya da inatla, çok iyi işlere öncülük ettiğini sanırken, aslında çoğu kere, çok kötü şeylere çağırdığının farkına varmaz. Çünkü insan (işin derinliğini düşünmeyecek kadar)acelecidir.”

(İsra,15)”Kim doğru yola gelirse, kendisi için yola gelmiş olur; kim de saparsa, kendi aleyhine sapmıştır. Hiç kimse bir başkasının günahı-suçundan sorumlu değildir.”

(İsra,22,23))”Allah ile birlikte başka ilah edinmeyin. Rabbin, kesinlikle yalnız Kendisine kulluk etmenizi ve ana-babaya karşı iyi davranmanızı ister. Onlardan biri ya da ikisi senin yanında yaşlanırsa, onlara ‘öf!’ bile deme! Onları sakın azarlama! Onlara güzel ve saygılı davran!”

(İsra,26,28,29)”Akrabaya (yakınında bulunanlara), yoksula ve yolda kalmışa haklarını ver-yardım edin! (Elindeki imkânları) gereksiz yere saçıp savurma! Hiç değilse onlara gönül alıcı ve yumuşak bir söz söyle. Elini boynuna bağlayıp cimri kesilme! Sonuna kadar açıp büsbütün varını yoğunu da ortaya koyma-savurgan olma! Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın-pişman olur, üzülürsün.”

(İsra,32)”Zinaya yaklaşmayın! Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur-davranıştır.”

(İsra,34)”Erginlik çağına erişinceye kadar yetimin-öksüzün malını ancak (o malı koruyup çoğaltmak için) kendi yararına koruyun. Ahde vefa gösterin-sözünüzü tutun ve yapılan sözleşmelere uyun!

(İsra,35)”Ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam yapın ve doğru terazi ile tartın.

(İsra,36)”Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme!

(İsra,37)”Yeryüzünde böbürlenerek yürüme büyüklük-taslayarak dolaşma! Çünkü sen gücünle ne yeri yarabilirsin ne de boyca dağlara erişebilirsin.”

(İsra,53)”(İnancı ne olursa olsun insanlara) sözün en güzel olanını söylesinler-sözlerine dikkat etsinler ve en güzel biçimde konuşup tartışsınlar.”

(İsra,100)”De ki: ‘Eğer Rabbimin hazineleri sizin elinizde olsaydı, bu hazineler verilirse tükenir kaygısı ile kesinlikle cimrilik eder-kimseye vermez elinizde tutardınız. İnsanoğlu son derece-çok cimridir.”

(Yunus,89)”Doğruluktan ayrılmayın ve (kendini ve hakkı) bilmeyenlerin peşine takılmayın-bilgiden yoksun kimselerin yolunu izlemeyin”

(Yunus,99)”Eğer Rabbin isteseydi, yeryüzünde yaşayan halkların tümü inanırdı. Hâl böyle iken, insanları inanmaya sen mi zorlayacaksın?”

(Yunus,100,101)”Allah) akıllarını kullanmayanların üzerine pislik (huzursuzluğu) yağdırır-sürekli sıkıntı ve felaketlerden kurtulamazlar. Ey ortak koşucular, göklerde, yerde neler var, neler olup bitiyor bir bakın(ibret alın)! Fakat akıllarını işletmeyen bir topluma deliller ve uyarılar kâr etmez.”

(Hud,84,85)”Ölçüyü, tartıyı eksik tutmayın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle yapın-adaletle tam uygulayın; halkın hakkını eksik vermeyin ve bozgunculuk-hortumculuk yaparak yeryüzünü-ülkenizi ekonomik bir sıkıntıya sokmayın!”

(Hud,115)”Güçlüklere göğüs gererek karşı koy-sabr(ederek mücadeleye devam)et.”

(Yusuf,105)”Göklerde ve yerde nice ibret-ders içerikli deliller-kanıtlar var ki ama insanlar onlarla hiç ilgilenmezler-umursamazlar.”

(Hicr,85)”Küstahlıklarını soylu bir umursamazlıkla karşıla!”

(Hicr,88)”Sakın ortak koşuculardan bazılarına verdiğimiz dünya malını kıskanma-gözün kalmasın! Ve (inanmıyorlar diye) de üzülme!”

(En’am,50)”Kör ile gören bir olur mu? Hiç düşünmüyor musunuz?”

Okumaya devam et  Hangi islam 4 “Edep dışı hadisler!”

(En’am,70)”Dünya hayatının rahatına dalarak eğlenceyi ve geçici zevkleri dinleri haline getirenleri-dinlerini oyun ve eğlenceye alanları bırak! Kur’an’la uyar ki kişi, kazandığının felaketli sonucunu çekmesin.”

(En’am,141)”Meyve verdikleri zaman onların meyvelerinden yiyin ve hakkını da hasat gününde verin. İsraf etmeyin-savurganlık yapmayın!

(En’am,151)”Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayın! Ana-babaya iyi davranın. Fakirlik korkusuyla kız çocuklarınızı öldürmeyin; sizi de onları da Allah besliyor. İster açık olsun ister gizli, kötülüğün ve ahlaksızlığın her çeşidinden uzak durun! Haklı bir gerekçeye dayanmaksızın, Allah’ın kutlu saydığı cana kıymayın!”

(En’am,152)”Erginlik çağına erişinceye kadar yetimlerin mallarını koruyun, yemeyin-uygun yolla ilgilenme dışında yaklaşmayın! Ölçüyü ve tartıyı tam denk-dürüst yapın! Kişiye gücünün yetmediğini yüklemeyin. Konuştuğunuz-bir görüş belirteceğiniz zaman, yakın akrabanız aleyhinde bile olsa adil-doğru olun(taraf gözetmeyin). Allah’a verdiğiniz sözü tutun-Allah’a karşı taahhütlerinize riayet edin!”

(En’am,164)”Allah her şeyin Rabbi iken, ben, Allah’tan başka Rab mi arayayım?”

(Saffat,138)”Aklınızı kullanarak ders almayacak mısınız?”

(Lokman,14,15)”İnsana annesine ve babasına iyi-güzel davranmasını öğütledik. Önce Allah’a, sonra anne ve babana teşekkür etmelisin, diye öğütledik. Eğer annen ya da baban körü körüne, Allah’a ortak koşman için seni zorlayacak olurlarsa, bu hususta onlara itaat etme! Allah’a ortak koşmayanların yoluna uy. Dünya işlerinde onlarla iyi geçin-anne ve babana iyi davran.”

(Lokman,17,18,19)”Salâtı ikâme et-çok çalış-doğru ve yararlı olanı hayata geçirmeye çalış, herkesin kabul edeceği ortak değerleri öğütle-kötü ve eğriden vazgeçir, başına gelebilecek her zorluğa karşı göğsünü siper et. Büyüklük taslayarak insanları küçümseme, ortalarda böbürlenerek dolaşma! Davranışlarında doğal-mütevazı ol, insanlara karşı sesini yükseltme!”

(Lokman,33)”Ey insanlar! Rabbinizi dinleyin! Anne-babanın çocuğuna yardım edemeyeceği, çocuğun da anne-babasına fayda veremeyeceği günden sakının! Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın! Aldatıcı-kandırıcılar sizi Allah sizi aldatmasın!”

(Lokman,34)”Hiç kimse yarın ne kazanacağını-ne olacağını bilmez. Hiç kimse nerede öleceğini bilmez.”

(Sebe,19)”Gereğince çaba gösteren, yeterince şükreden herkes için, elbette ibretler-dersler vardır.”

(Zümer,9)”Hiç bilenlerle bilmeyenler bir-eşit olur mu? Doğrusu sadece derin düşünebilen akıl sahipleri bunu anlayabilir.”

(Zümer,10)”Rabbinizle ortak koşmaktan sakının. Dünyada iyi şeyler için gayret edenlere-güzel davrananlara güzellik vardır.

(Zümer,41)”Kim doğruyu bulursa-doğru yola girerse, kendisi için girmiş olur. Kim de saparsa, ancak kendi aleyhine sapar.”

(Mü’min,39)”Bu dünya hayatı gelip geçici bir eğlenceden başka bir şey değildir.”

(Mü’min,76)”Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür.”

(Mü’min,82)”Hiç yeryüzünde dolaşıp kendilerinden önce yaşamış olanların sonunun ne olduğuna bakmazlar-hiç düşünmezler mi?”

(Fussilet,34)”İyilik ile kötülük bir olmaz. Sen kötülüğe, en iyi bir biçimde karşılık ver. Bir de bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir.”

(Fussilet,49)”İnsan, iyilik istemekten asla bıkmaz, ancak kendisine bir kötülük dokunduğunda umutsuzdur, kötümserdir-kötü bir olayla karşılaşınca endişeye kapılarak bütün ümitlerini kaybeder.”

(Şura,8)”Allah isteseydi tüm insanları tek bir toplum yapardı. Ancak uyarıcı elçiler göndererek, herkesi kendi yolunu seçmede serbest bırakmıştır.”

(Şura,30)”Başınıza gelen her bir musibet-felaket kendi ellerinizle yaptıklarınızın bir sonucudur. Bununla birlikte bir çoğunu da Allah affediyor.”

(Şura,41)”Haksızlığa uğradıktan sonra, haklarını savunmak için direnenler kınanmazlar ve herhangi bir sorumluluk söz konusu olamaz.”

(Şura,48)”Gerçekten biz insana katımızdan bir rahmet tattırdığımızda onunla sevinir, ama elleriyle yaptıkları işler yüzünden başlarına bir kötülük gelse, o zaman insan nankörleşir.”

(Câsiye,15)”Kim doğru ve güzel bir iş yaparsa kendi iyiliğinedir, kim de kötülük işlerse kendi zararınadır.”

(Câsiye,18)”Bilgiden yoksun kişilerin boş arzu ve heveslerine uyma!”

(Zariyat,20,21)”Yeryüzünde zihnini ve gönlünü ilahi gerçeklere açmak isteyenler-bilinçli olarak inananlar için insanın bizzat kendi varlığında ve yer küresinde ibret verici kanıtlar vardır. Hâlâ görmeyecek misiniz?”

(Kehf,29)”İster inansınlar, ister inanmasınlar-dileyen iman etsin, dileyen küfre sapsın.”

(Kehf,46)”Servet-mallar ve çocuklar, dünya yaşamının geçici süsüdür.”

(Nahl,17)”Yaratan Allah ile yaratamayan ortak koştuklarınız aynı olur mu? Siz hiç düşünmez misiniz?”

(Nahl,30)”Bu dünyada iyi davrananlar için güzellik vardır.”

(Nahl,71)”Allah, kiminize kiminizden daha bol rızk vermiştir-(bazılarına fazla vererek farklı kıldı). Varlıklı hale gelenler, emirleri altındaki çalışanlara hak ettikleri paylaşımı yapmazlar. Hâlbuki rızık konusunda bunlarla onlar eşit hakka sahiptir. Allah’ın nimetini mi esirgiyorlar?”

(Nahl,90)”Allah adaleti, iyilik yapmayı, akrabaya yardım etmeyi önerir. Kötülükten, fenalıktan ve aşırılıktan kaçınmanızı ister. Öğüt almanız için sizi böyle aydınlatır.”

(Nahl,91,92)”Antlaşma yaptığınızda, Allah adına verdiğiniz sözü yerine getirin! Allah’ı kendinize vekil ederek pekiştirdiğiniz yeminlerinizi bozmayın! Taraflardan biri diğerinden daha kalabalık, daha güçlüdür diye yeminlerinizi birbirinize karşı hile aracı olarak kötüye kullanmayın!”

(Nahl,94)”Yeminlerinizi aranızda kötüye kullanıp, bozgunculuk aracı yapmayın-birbirinize karşı hile aracı olarak kullanmayın ki sapa sağlam yere basmış ayağınız kaymasın!”

(Nahl,95)”Allah’a verdiğiniz sözü değersiz-ucuz(dünyalık) menfaat karşılığında satmayın-değişmeyin!”

(Nahl,125)”Rabbinin yoluna, bilgelikle-hikmetle, en güzel yöntemle çağır. Ortak koşucularla en güzel yöntemlerle mücadele et!”

(Nahl,126)” Eğer ceza ile bir karşılık verecekseniz, size uygulananın aynısıyla karşılık verin. Eğer (ceza vermekten vazgeçer)-affederseniz, elbette bu, her şeye rağmen daha iyidir.”

(İbrahim,31)”Hiçbir alış-verişin ve dostluğun yarar sağlamadığı gün gelmeden önce, salâtı ikâme etsinler-ortak koşmadan bağlılıklarını sürdürsünler-duyarlı olsunlar, kendilerine verdiğimiz rızklardan, gizliden veya açıktan, yoksullara yardım için versinler.”

(Enbiya,10)”Hâlâ aklınızı kullan(arak ondan yararlan)mayacak mısınız?”

(Enbiya,37)”İnsanlar çok aceleci (tez canlı) yaratılmıştır. Ben size tüm kanıtlarımı göstereceğim; ama benden acele istemeyin.”

(Mü’minun,78)”Ders alasınız diye, Allah size işitme, görme duyuları ve beyinler vermiştir. Ne kadar da az teşekkür ediyorsunuz!”

(Mü’minun,79)”Sizi yeryüzüne yerleştiren Allah’tır. Ve O’nun huzurunda toplanacaksınız.”

(Mü’minun,80)”Sizi yaşatan ve öldüren Allah’tır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?”

(Mü’minun,96)”Sen kötülüğe iyilikle karşılık ver.”

(Secde,4)”Sizin için Allah’tan başka bir veli ve bir şefaatçi yoktur. Siz hiç düşünüp öğütten anlamaz mısınız?”

(Secde,9)”Ama siz çok az teşekkür ediyorsunuz!”

(Mülk,23)”Ne kadar da az teşekkür ediyorsunuz!”

(Hakka,43,51)”O Kur’an, âlemlerin Rabbinden indirilmedir. Kuşkusuz Kur’an, kesin bilginin tâ kendisidir.”

(Mearic,19,20,21)”Doğrusu insan çok hırslı ve sabırsız-endişeli bir yapıda yaratılmıştır. Kendisine kötülük dokunduğunda feryat eder-sızlanır. Ama kendisine iyi bir olanak verildiğinde, eli sıkıdır (cimrilik eder)-ondan, başkasının da yararlanmasını istemez.”

(Nebe,39)”Kıyamet günü, geleceği kesin olan bir gündür.”

(Nâziat,44,46)”Onun nihai bilgisi, yalnızca Rabbine aittir. Onlar onu (kıyameti) gördükleri zaman sanki dünyada bir akşam veya onun kuşluk vaktinden fazla kalmamış gibi olacaklar.”

(Rum,28)”Siz, sorumluluğunuz altında çalışan kimseleri, size verdiğimiz servetinize, kendinize eşit ortaklar olarak kabul eder misiniz?”

(Rum,29)”Bilgiden yoksun ortak koşucular-zulmedenler hiçbir bilgiye dayanmaksızın kendi arzularına-heveslerine uydular. Allah’ın yolundan sapanı, kim doğruya iletebilir?”

(Rum,36)”İnsanlara iyilik, bolluk verdiğimizde onunla sevinirler. Fakat, kendi yaptıkları yanlışlar yüzünden başlarına bir kötülük, sıkıntı gelse umutsuzluğa düşerler.”

(Rum,38)”Akrabaya, yoksula ve yolcuya yardım edin-hakkını ver.”

(Rum,39)”Sırf servetinizi arttırmak için, insanların mallarından elde ettiğiniz herhangi bir riba-haksız kazanç, Allah’a göre artmış sayılmaz. Ama, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak adına, topluma refahı yaymak için verilen zekât-karşılıksız yapılan sermaye yardımı, Allah’ın yanında mallarınızı ve sevaplarınızı katlayarak arttırır.”

(Rum,41)”İnsanların bizzat kendi işledikleri yanlışlar-kötülükler sebebiyle karada ve denizde bozulmalar-felaketler yaygınlaştı.”

(Rum,42)”Yeryüzünde dolaşın da (yaptıkları yüzünden) önceki milletlerin sonlarının nasıl olduğuna bir bakın! Onların çokları Allah’a ortak koşanlardı.”

(Rum,60)”Her şeye rağmen sıkıntılara karşı sen mücadelene devam et. Kesin inanca sahip olmayanlar sakın seni gevşekliğe (ve tedirginliğe) sürüklemesin!”

(Ankebut,6)”Allah için çaba gösteriyorum diyen kimse, aslında kendisi için çaba göstermiş olur.”

(Ankebut,68)”Yalan rivayetler uydurup Allah’a yakıştırandan ve kendisine gelen Hak-gerçeği yalan sayandan daha zalim kim olabilir?”

(Mutaffifin,1,2,3)”Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay hâline- insanlardan bir şey alırken ölçüyü tam uygulayan, fakat kendilerinden verirken ölçüyü eksik vererek hile yapana yazıklar olsun.”

(Mutaffifin,14)”İşledikleri kötülükler kalplerini kirletti-karartmıştır.”

(Bakara,42)”Ey kitap verilenler! Hakkı-doğruyu batıl-yanlış ile örtüp bile bile gerçeği gizlemeyin.”

(Bakara,48)”Öyle bir günden sakının ki o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiç kimseden (azaptan kurtulmak için) herhangi bir şefaat (bedel ve karşılık) kabul olunmaz, fidye alınmaz; onlara yardım da edilmez.”

(Bakara,110)”Salâtı ikâme edin-çok çalışın ve karşılıksız sosyal yardımlarınızı yapın.”

(Bakara,148)”Siz iyi ve güzel hedeflerle hayır işlerinde yarışın.”

(Bakara,153)”Ey inananlar! Günlükleri sabırla ve salâtla-azimle ve çalışarak aşın. Unutmayın ki Allah, zorluklara karşı direnenlerle beraberdir.”

(Bakara,168,169)”Ey insanlar! Yeryüzündeki helâl ve temiz olan her şeyden yararlanın! Saptırıcının-şeytanın yolundan gitmeyin; o size apaçık düşmandır. Saptırıcı, size kötülüğü, hayâsızlığı öğütler ve bilmediğiniz şeyleri Allah adına yakıştırmanızı önerir.”

(Bakara,177)”Asıl iyi ve erdemli kişi(ler); Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, Kitap’a (Kur’an’a) ve nebilere inanıp; sevdiği malını yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, muhtaçlara ve boyunduruk altında bulunanlara veren-köleleri özgürlüğüne kavuşturan, salâtı ikâme eden-çok çalışan, karşılıksız yardımda bulunan, sözleştikleri zaman sözlerinde duran, zorlukta, darlıkta, sıkıntıda ve zulme karşı-çetin şartlar altında direnenlerdir.”

(Bakara,178,179)”Ey inananlar! (Kasten) öldürülenler hakkında-masum insanları öldürmede size kısas farz kılındı. Ey derin kavrayış sahipleri! Sizin için adil karşılık-kısasta hayat kurtarma vardır. Böylece suç işlemekten kaçınırsınız-(bu sayede yaralama ve cinayetten) korunursunuz.”

(Bakara,180,181)”Herhangi birinize ölüm yaklaştığında eğer geride bir servet bırakıyorsa ana-babaya ve yakınlara, uygun bir biçimde vasiyette bulunması farz kılındı-bir borçtur. Bu erdemliler için bir görevdir. Ve her kim vasiyeti işittikten ve kabul ettikten sonra değiştirirse, günahı o vasiyeti değiştirenler üzerindedir.”

Okumaya devam et  ALLAH’ın ALLAH’lık Hakkı?!

(Bakara,183,184,185,187)
*oruç ve tüm kuralları!

(Bakara,186)”Ey Peygamber! Kullarım, Beni senden sorarlarsa bilsinler ki, gerçekten Ben onlara çok yakınım. Dosdoğru yolu bulmaları için, onlar da Benim çağrıma olumlu karşılık versinler ve Bana inansınlar-güvensinler.”

(Bakara,188)”Mallarınızı aranızda (hırsızlık, yolsuzluk, kumar, gasp ve dolandırıcılık gibi) haksız yollarla yemeyin. Halkın parasını haksız yere yemek amacıyla, bile bile memurlara-yöneticilere rüşvet vermeyin-(ya da baskı yaparak) hukuki hilelere başvurmayın!”

(Bakara,189)”Yararlı olanı yapmak, lafı evirip çevirmek değildir. Yararlı olmak en iyiyi, en doğruyu yapmaktır. Dürüst olun. Kurtuluşunuz için Allah’ı dinleyin, saygılı olun.”

(Bakara,190)”Acımasızca-haksız yere saldırganlık yapmayın!”

(Bakara,191)”Bozguncularla uğraşmak, savaşmaktan daha zorludur-zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır.”

(Bakara,194)”Hürmetler (dokunulmazlıklar)-yasaklara uymak karşılıklıdır.”

(Bakara,195)”Allah’ın istediği gibi infak edin-verdiklerini beraberce paylaşın. Kendi kendinizi (cimrilik ve israf ederek) tehlikeye atmayın-sıkıntıya sokmayın ve iyilik yapmaya azimle devam edin.”

(Bakara,208)”Ey inananlar! Hep beraber barış içinde olun.”

(Bakara,215)”Sosyal yardımlar anne-babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmış gariplere verilmelidir.”

(Bakara,216)”Sevmediğiniz bir şey sizin için iyi ve sevdiğiniz bir şey de sizin için kötü olabilir. Siz bilmeseniz de Allah bilir.

(Bakara,217)”Zulüm ve baskı-şiddet, adam öldürmekten daha beterdir-daha büyük bir suçtur.”

(Bakara,219)”Ey Peygamber! Sana sarhoş edicileri ve kumarı sorarlar. De ki: ‘O ikisinde büyük bir zarar ve insanlar için yararlar var! Ancak zararları, faydalarından daha büyüktür. Ayrıca sosyal yardım olarak ne kadar vereceklerini de sorarlar. De ki: ‘Artandan-meşru ticari kazandığınızın ihtiyaç fazlasından’ de.”

(Bakara,220)”Bir de sana yetimlere nasıl davranılacağını soruyorlar. De ki: ‘Onları erdemli kişiler olarak yetiştirmeniz en büyük iyiliktir-(mallarını muhafaza ederek, haklarını koruyarak ve onlara yardımda bulunarak) durumlarını düzeltmek en doğru olandır.”

(Bakara,222)”Adet-aybaşı halinde olan kadınlarla cinsel ilişkiye girmeyin.”

(Bakara,224,225)”Halk arasında iyi, erdemli ve dürüst görünmek için, Allah’ı yeminlerinize alet etmeyin. Allah, düşünmeden yapmış olduğunuz-kasıtsız yeminlerinize sizi sorumlu tutmaz; ama kasıtlı yaptığınız yeminlerinizden sizi sorumlu tutar.”

(Bakara,228)”Adalet ölçülerine göre erkeklerin kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır.”

(Bakara,226-230)Boşanma kuralları!

(Bakara,231)”Boşanan kadınları zorla alıkoymayın-güzellikle serbest bırakın. İntikam almak için onlara zarar verecek şekilde tutmayın.”

(Bakara,232)”Boşanan kadınların uygun birini buldukları takdirde evlenmelerine mâni olmayın!”
*(+)İhsan Eliaçık çevirisi

(Bakara,244)”Allah yolunda saldırıya uğradığınızda hak ve özgürlüğünüzü korumak-zulmü ve haksızlığı ortadan kaldırmak için savaşın.”

(Bakara,256)”Dinde zorlama-dayatma-baskı yoktur.”

(Bakara,263)”Güzel bir söz ve (bir kusuru) bağışlama, peşinden onur kırıcı davranışlar getiren-başa kakılan bir yardımdan daha iyidir.”

(Bakara,264)”Ey inananlar! Allah’a ve ahiret gününe inanmadığı halde, insanlara gösteriş için yardımda bulunan kişi gibi, yardımlarınızı minnet ve eziyet-başa kakmakla ve yüze vurmakla boşa çıkarmayın.”

(Bakara,267)”Ey inananlar! Kazandıklarınızın ve sizin için yerden çıkardığımız nimetlerin iyilerinden-temiz ve helal olanlarından yardım olarak verin. Size verilse, hoşlanmayacağınız kadar kötü malı, yardım olarak vermeye kalkmayın!”

(Bakara,271)”Yardımları açıktan yapmanız güzeldir. Ama, yardımlarınızı muhtaçlara hissettirmeden verirseniz böylesi daha güzeldir ve bu davranışınız sizin bazı günahlarınızı örter.”

(Bakara,272)”Yoksullara yaptığınız her iyilik, kendi yararınızadır. Yardımlar, yalnız Allah için olmalı.”

(Bakara,273)”Allah yolundaki çalışmalarından ötürü, özgürlükler kısıtlanmış, bu yüzden diledikleri gibi hareket edemeyen ve istedikleri yerlere gidemeyen ihtiyaç sahiplerine yardım edin. Bu kimseleri tanımayanlar, onurlu davranışlarından dolayı, onları zengin sanır. Sen onları yüz ifadelerinden tanırsın. Onurlu oldukları için-yüzsüzlük edip hiç kimseden bir şey isteyemezler.”

(Bakara,278-280)”Ey inananlar! Gerçekten inanıyorsanız, Allah’ın öğütlerini dinleyin ve riba-haksız kazançların tümünden vazgeçin. Ne haksızlık edin ne de haksızlığa uğrayın. Eğer borçlu, borcunu ödeyemeyecek kadar güç durumda ise, kolaylığa çıkıncaya kadar ona süre verin(vade tanıyın)! Eğer alacağınızı yardım olarak bağışlarsanız ve bilinçli olarak düşünürseniz sizin için daha iyidir.”

(Bakara,282,283)”Ey inananlar! Belirli bir süre için birbirinize borç verdiğiniz zaman onu yazın. Allah’ın öğütlerini dinleyin. Allah size öğretiyor. Tanıklar bildiklerini gizlemesin.” *borçlanma şartları!

(Bakara,286)”Allah, hiç kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemez. Herkesin yaptığı iyilik kendi yararına, yüklenilen kötülük kendi zararınadır.”

(Enfal,25)”Uyarılara rağmen sorumluluğu paylaşmaz, herkesin yararına birliği sağlamazsanız, geldiği zaman, sadece zulmedenlere değil, tüm herkesi kapsayıp perişan edecek bir felaketten-fitneden sakının. Biliniz ki Allah’ın cezası çetindir.”

(Enfal,46)”Güçlüklere karşı direnin.”

(Âli İmran,65,66)”Ey Kitap Ehli! Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız? Bilgi sahibi olduğunuz konularda tartışıp duruyorsunuz! Peki, hakkında hiçbir bilginiz olmayan konuda nasıl tartışabiliyorsunuz?”

(Âli İmran,70,71)”Ey Kitap halkı! Tüm gerçeklere açık seçik tanık olduğunuz halde, neden Allah’ın ayetlerini inkâr ediyorsunuz? Niçin hiçbir dayanağı olmayan batıl iddialarınızla (batılı hak diye gösteriyor) ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?”

(Âli İmran,92)”Sevdiğiniz (kıymet verip, önemsediğiniz)-kazandığınız şeylerden infak-Allah için yoksullara pay ayırmazsanız, gerçek iyiliğe asla erişemezsiniz.”

(Âli İmran,104)”İçinizden, iyi ve yararlı olana çağıran, iyi niyeti öğütleyen, kötü ve yanlıştan-aşırılıktan alıkoyan bir topluluk mutlaka bulunsun.”

(Âli İmran,118,120)”Ey İnananlar! Size kötülük etmekten geri durmayan, sizin sıkıntıya düşmenizi isteyen ikiyüzlüleri dost-sırdaş edinmeyin. Onlar sizi yoldan çıkarmak için ellerinden geleni ardına koymazlar. Zorluklara karşı direnir ve erdemli davranırsanız ikiyüzlülerin hileleri-entrikaları, size hiçbir zarar veremez.”

(Âli İmran,130)”Ey inananlar! Paralarınızı riba-haksız kazanç yoluyla kat kat arttırılmış olarak sakın yemeyin!”

(Âli İmran,139)”İnananlar, çabanızda gevşeklik göstermeyin, işleriniz iyi gitmediği zaman da üzülmeyin!”

(Âli İmran,159)”Toplumu ilgilendiren her konuda-yapılacak işler hakkında onlara da danış.”

(Âli İmran,180)”Allah’ın kendilerine verdiği bol kazançtan cimrilik edenler, asla bunun kendileri için iyi bir şey olduğunu sanmasınlar. Tersine bu, onlar için kötüdür. Cimrilikle yanlarında tuttukları şey, diriliş günü boyunlarına dolanacak.”

(Âli İmran,187)”Allah, kendilerine kitap verilenlerden, ‘Kitaptakileri insanlara açıklayacaksınız ve onları gizlemeyeceksiniz!’ diye sağlam bir söz almıştı. Ama onlar (antlaşmayı hiçe sayarak), kitaptakileri gizlediler, kendi sözlerini kitaptan diye açıkladılar-onu küçük bir kazanç karşılığı (mal, servet, şan, şöhret gibi dünyalıklarla) değiştirmişlerdi. Ne kötü bir alışverişti bu!”

(Âli İmran,200)”Ey inananlar! Zorluklara-güçlüklere karşı direnin ve zulme karşı toplumsal direnç göstererek-birlik ve beraberlikle çaba harcayın.”

(Ahzab,5)”Evlatlık edindiğiniz çocukları, öz babalarıyla bağlarını kesmeyecek biçimde çağırın. Bu, Allah yanında daha (doğru ve) adaletlidir. Eğer çocukların babalarını bilmiyorsanız, o zaman onlar sizin din kardeşlerinizdir ve siz onlara ailenizin bireylerine davrandığınız gibi davranın.”

(Ahzab,15)”Allah adına verilmiş her söz sorumluluk gerektirir.”

(Ahzab,48)”Sen ortak koşucu inkârcılara ve ikiyüzlülere boyun eğme, eziyetlerine aldırma! Allah’a güven; koruyucu olarak Allah yeter!”

(Nisa,2)”Yetimlere mallarını verin. Temiz olanı(helâli) pis olanla (haramla) değiştirmeyin! Yetimlerin mallarını (hileli yollarla) kendi mallarınıza katıp, kendi malınızmış gibi yemeyin! Biliniz ki bu, çok büyük bir vebaldir.”

(Nisa,3,4,5,6)*Dul kadınlar ve yetim çocukların mal-hakları korunması şartlarını içeren ayetler!

(Nisa,7,8)”Ana-baba ve akrabaların, ölümlerinden sonra(miras olarak geride) bıraktıkları mallardan, hem erkeklere, hem kadınlara pay vardır. Miras bölüşümünde akrabalar, yetimler ve yoksullar da hazır bulunursa, onlara da bir miktar vererek gönüllerini alın.”

(Nisa,10)”Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, karınlarını ateşle doldurmuş olurlar ve cehennemi boylarlar.”

(Nisa,11)*Miras paylaşımında VASİYET çok önemli ve öncelikli!
Allah hükmü; vasiyetten, borçların ödenmesinden sonra!

(Nisa,15)”Kadınlarınızdan fuhuş yaptıklarını iddia ettikleriniz hakkında, dört tanık getirin.”

(Nisa,17,18)”Bilmeden bir kötülük yapıp, hemen farkına vardıktan sonra tövbe edenlerin tövbesinin kabulünü, Allah üzerine almıştır. Ancak sürekli kötülük işleyen ve sonra, tam ölmek üzereyken, ‘ben artık tövbe ediyorum’ diyenlerin tövbesi geçersizdir.”

(Nisa,19)”Ey inananlar! Kendileri gönül rızasıyla vermezlerse, kadınların hakları olan mallarına el koymanız sizin için helâl değildir. Kanıtlanmış bir fuhuş durumları yoksa, kadınlara önceden verdiğiniz malları geri almak için, onlara baskı yapmayın. Kadınlara karşı saygılı olun ve güzel geçinin. Onlardan soğuyup hoşlanmayabilirsiniz. Olur ki sizin hoşlanmadığınız bir şeye, Allah büyük bir iyiliği vasıta kılabilir.”

(Nisa,20,21)*Eşlerin ayrılma şartları!

(Nisa,23)”ENSEST yasağı!

(Nisa,29)”Ey inananlar! Birbirinizin mallarını (hırsızlık, gasp, kumar ve faiz gibi)-haksız yollarla yemeyin. Karşılıklı rıza ile yapılan bir ticaret yapmanız ise elbette meşrudur. Sakın haram yiyerek kendinizi öldürmeyin-mahvetmeyin!”

(Nisa,32)”Allah’ın, her birinize ayrı olarak verdiği yeteneklere imrenip durmayın. Erkekler de kendi kazandıklarından bir pay alacaklar, kadınlar da kendi kazandıklarından bir pay alacaklar. Allah’tan size güzellikler vermesini isteyin.”

(Nisa,34,35)*Eşlerarası anlaşmazlık çözüm yolları!

(Nisa,36)”Allah’a kulluk edin ve Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve iltica ederek vatandaş olanlara iyi davranın.”

(Nisa,37,38)”Kendini beğenmiş kibirli kişiler, cimrilik ederler ve insanları cimriliğe teşvik ederler ve (infak etmemek için) Allah’ın kendilerine lütfundan verdiklerini gizlerler-söylemezler. Kendini beğenmiş kibirli kişiler, mallarını gösteriş için insanlara verir, Allah’a ve âhiret gününe(gerçekten)-bilinçli olarak inanmazlar.”

(Nisa,58)”Hiç kuşkusuz Allah, sorumluluğu-emaneti(ve işleri) ehil ve emin kimselere-her işin uzmanına verilmesini diler. Ve sorumluluklarınızı yürütürken, insanlara karşı adil davranmanızı öğütler. Allah size ne güzel öğüt veriyor!”

(Nisa,71)”Ey inananlar! Savunma tedbirlerinizi alın-(düşmanlarınıza karşı) ihtiyatlı davranın.”

(Nisa,79)”(Ey insan!) Ne iyilik gelirse Allah’tandır-her iyilik, Allah’tandır. Fakat, başına gelen her kötülük ise, kendi kusurundandır-nefsindendir.”

Okumaya devam et  KUR’AN’a göre Şirk?!

(Nisa,84)”Sen ancak kendinden sorumlusun.”

(Nisa,85)”Kim bir iyiliğe aracılık ederse kendisi için ondan pay-nasip var. Kim bir kötülüğe aracılık ederse, kendisine ondan pay-vebal vardır.”

(Nisa,86)”Size, içtenlikle bir saygı ve iltifatta bulunulduğunda-selam verildiği vakit, siz de ondan daha güzel ya da aynı saygıyla-selamla karşılık verin.”

(Nisa,92,93)*Bilerek ya da kaza ile insan öldürme!

(Nisa,94)”Ey inananlar! Size barış önerene, maddesel çıkarlarınızı gözeterek, ‘Sen inanmıyorsun’ demeyin. (Unutmayın ki) sizler de bir zamanlar onlar gibiydiniz. Öyleyse iyice araştırın, emin olun-(peşin hükümlü olmayın).”

(Nisa,102,103)*Seferde, Vahiy ezberletme, yazdırma şartları!

(Nisa,107)”Kendilerine bile yararları olmayan hainleri-ihanet eden kimseleri savunup durma.”

(Nisa,112)”Kim bir hata ya da suç işler de, sonra o suçu bir masumun (suçsuzun) üzerine atarsa, şüphesiz büyük bir iftira ve apaçık bir günahı yüklenmiş olur.”

(Nisa,128)”Uzlaşma, anlaşma daha iyidir. Kişioğlu kıskanç ve bencil davranmaya eğilimlidir.”

(Nisa,135)”Ey inananlar! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınız aleyhinde bile olsa, Allah için tanıklık ederken adaleti gözetin-adaleti titizlikle ayakta tutun. Şahitlik yaptığınız kimseler, ister zengin olsun, ister yoksul olsun, Allah her iki tarafa da sizden daha yakındır-(adaletten ayrılmayın). Kişisel çıkar ve duygularınıza uyarak, taraflı davranmayın-adaletten uzaklaşmayın. Gerçeği çarpıtırsanız veya tanıklık etmekten çekinirseniz, Allah yaptıklarınızı haber alır.”

(Nisa,148)”Allah, zulme uğrayanların dışında hiç kimsenin açıkça kötü söz söylemesini sevmez.”

(Hadid,24)”O övünenler ki kendileri cimrilik ederler insanlara da cimri olmayı önerirler.”

(Hadid,29)”Kitap halkı bilsin ki Allah’ın lütfunu hiçbir kimse, ruhbanlık adıyla kendilerine mâl edemezler-Allah’ın lütfu onların tekellerinde değildir. Lütuf bütünüyle Allah’ın yetkisindedir, takdirindedir.”

(Muhammed,14)”Rabbi tarafından gönderilmiş açık bir kanıta (Kur’an’a) göre davranan kimse ile, keyfine göre hareket eden-arzu ve heveslerine uyup, işlediği kötülükler kendisine güzel gözüken kimse bir olur mu?”

(Muhammed,30)”Eğer Biz isteseydik, ikiyüzlüleri sana tek tek gösterirdik de, sen onları yüzlerinden tanırdın. Yemin olsun! Yine de sen onları konuşmalarının uslubundan-tarzlarından(seslerinin tonundan) tanıyabilirsin.”

(Muhammed,35)”Sakın, (hak bir dava uğrunda mücadele ettiğinizde) üstün durumdayken gevşemeyin ki tersi bir durum olup, barış istemek durumunda kalmayasınız.”

(Muhammed,38)”Kim cimrilik ederse o ancak kendisine karşı cimrilik etmiş olur.”

(Ra’d,26)”Allah dileyen herkes için rızkı alabildiğine açar da, sınırlayıp kısar da. Fakat inkârcılar, Allah’ın kendilerine verdiği dünya malıyla övündüler, şımardılar. Oysa ki dünya hayatı, ahiretin yanında çok az bir yararlanmadan ibarettir.”

(Rahman,8,9)”Sakın dengeyi bozmayın-taşkınlık yapıp, ölçüyü kaçırmayın, haddi aşmayın!Değerlendirirken ölçülü ve adaletli olun-dengeyi titizlikle ve adaletle koruyun, dengeyi bozarak yok oluşunuzu hazırlamayın.”

(Rahman,60)”İyiliğin karşılığı, sadece iyilik değil midir?”

(İnsan,7-11)”(O iyi insanlar)-o şükredici kullar, üzerlerine aldıkları sorumlulukları-sözlerini yerine getirirler ve alabildiğine kötü olan bir günden (kıyametten) korkarlar. Ve kendileri ihtiyaç duydukları halde yiyeceklerini, fakire, yetime ve tutsağa ikram ederler. Ve (yedirdikleri kimselere şöyle derler) ‘Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz, sizden bir karşılık ve bir teşekkür beklemiyoruz. Çünkü biz, korkunç ve belalı bir günden ötürü Rabbimizden çekiniriz’ derler. Bu sebeple) Allah da onları, o dehşetli günün azabından korur ve bir aydınlığa ve sevince kavuşturur.”

(İnsan,27)”Kuşkusuz insanoğlu hep gelip geçici şeyleri-dünyayı seviyorlar da, gelecekteki kalıcı-zorlu günü önemsemiyorlar.”

(Talak,1-7)*Boşanmış hamile ve doğum yapmış kadının hakları!

(Nur,3,4)*Zina ve iftirası hükümleri!

(Nur,21)”Ey inananlar! Saptırıcıların peşinden gitmeyin! Kim onların peşinden giderse kuşkusuz o, edepsizliği, ahlâksızlığı ve çirkin davranışları-yüz kızartıcı şeyleri ve kötülüğü öğütler.”

(Nur,22)”Sizden mal-servet ve imkâna sahip kimseler yakınlarına, yoksullara ve Allah yolunda göç edenlere sadaka vermeme hususunda yemin etmesinler. (Onları) affetsinler ve hoş görsünler. Allah’ın sizi bağışlamasını istemez misiniz?”

(Nur,27,28,29)*Misafirlik kuralları!

(Nur,30,31)*Erkek ve kadına cinsel uyarılar konusunda tedbirler!

(Nur,32)”Köle-cariye özgürlüğü mü?! Evlilik mi?! (Nur,33)”Ödeyecekleri belirli bir bedel karşılığında özgürlüklerine kavuşmak için sizinle sözleşme yapmak isteyen elinizin altındaki köle ve cariyelerle sözleşme yapın! Allah’ın size verdiği mallardan onlara da verin! Namuslu kalmak isteyen cariyelerinizi dünyalık çıkarlarınız uğruna fuhuşa, yasal olmayan yollara zorlamayın!”

(Nur,60)”(Çocuktan kesilmiş ihtiyar) kadınların, giysilerini çıkarmalarında kendileri için bir günah yoktur.”

(Nur,61)”Görme özürlüye, topala ve hastaya güçlük-sorumluluk yoktur.”

(Hac,40)”Eğer Allah insanların bir kısmının işlediği talanı, diğer bir kısmı ile defedip önlemeseydi;
-silolar(üretim-toplama), alışveriş merkezleri(tüketim-dağıtım), yardım kurumları(ekonomik-sosyal yardım) ve içlerinde Allah’ın isminin çokça anıldığı mescidler(ruhî-felsefi kurumları) yıkılırdı-yerle bir edilirdi.” *(+)2014 Edip Yüksel çevirisi

(Hac,66)”Sizi yaratan-can veren , sonra sizi öldüren ve sonra sizi tekrar diriltecek olan Allah’tır. Gerçekten insan pek nankördür.”

(Münafikun,10)”Size ölüm gelip de, ‘Rabbim, keşke beni kısa bir süre için ertelesen de yoksullara yardım ederek, erdemlilerden-iyilerden olsam’ demeden önce, size verdiğimiz rızklardan yardım için veriniz!”

(Hucurat,6)”Ey inananlar! Ara bozucu-güvenilir olmayan birisi size bir haber getirirse, o haberin iç yüzünü-doğruluğunu araştırın! Yoksa bilmeyerek bir topluluğa karşı kötülük-haksızlık edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.”

(Hucurat,9,10)”Eğer inananlardan iki topluluk birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin-barışı sağlayın . Eğer onlardan biri, barışa yanaşmaz diğerine haksızca saldırıya devam ederse, Allah’ın buyruğuna-barışa dönünceye kadar, hep birlikte haksızlık yapan-saldırgan taraf ile savaşın. Şayet saldırgan taraf vazgeçerse, savaşan tarafları ayırım yapmadan ve adaletli bir şekilde barıştırın. İnananlar kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasında barışı adaletle sağlayın! Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayın-saygılı olun ki esirgenesiniz!”

(Hucurat,11)”Ey inananlar! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler! Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar da kendilerinden daha iyidirler! Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın!”

(Hucurat,12)”Ey inananlar! Zannın çoğundan sakının! Çünkü zannın bir kısmı günahtır! Birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın ve arkanızdan birbirinizi çekiştirmeye kalkışmayın! Aranızdan, hiç ölmüş kardeşinin etini yemek isteyen kimse çıkar mı? Elbette ondan tiksinir-iğrenirsiniz.”

(Tegabün,15,16)”Mallarınız ve çocuklarınız (dünyaya yönelme ve ahiretten uzaklaşma konusunda) sizin için birer imtihandır. Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun-Allah’ı sayın, dinleyin ve itaat edin! Kendi yararınız için, gücünüz yettiği kadar yardımda bulunun! Nefsinin hırsından-bencilliğinden ve cimriliğinden korunanlar, asıl mutluluğu yakalayanlardır.”

(Saff,2,3)”Ey inananlar! Neden yapamayacağınız şeyleri söylüyorsunuz? Yapamayacağınız şeyleri söylemeniz Allah yanında en tiksinti verici-en nefret edilen davranışlardandır.”

(Fetih,11)”Eğer Allah, sizin bir zarara uğramanızı isterse veya bir yarar elde etmenizi isterse, Allah’ın bu isteğini engellemeye kimin gücü yetebilir?”

(Fetih,17)”Görme özürlüye, topala ve hastaya savaşa gitme sorumluluğu yoktur.”

(Mâide,1,2)”Ey inananlar! Anlaşmalarınıza sadık kalın! Öfkeniz-kininiz sizi bir taşkınlığa, saldırganlığa sevk etmesin. İyilik ve erdemlilikte yardımlaşın. Kötülük ve düşmanlıkta yardımlaşmayın!”

(Mâide,8)”Ey inananlar! Allah için hakkı-adaleti ayakta tutun ve adaleti gözeterek tanıklık edin. Bir topluluğa kininiz (kırgınlık ve kızgınlık), sakın sizi adaletli davranmaktan alıkoymasın! Adaletli davranmak daha erdemlidir!”

(Mâide,38,39)”Hırsızlık yapan erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık toplumla ilişkisini kesin. Bu, Allah’ın size öğütlediği bir caydırma yöntemidir. Kim yaptığı bu kötü davranıştan sonra içtenlikle pişman olursa-tövbe ederek düzelirse, onu tekrar topluma kazandırın.”

(Mâide,48)”Biz, her inanç sahibi toplum için bir yasa-şeriat, bir yöntem-yol belirledik. Allah dileseydi hepinizi bir tek toplum yapardı. Ancak size verdiği yasa ve yöntemlerle sizleri sınıyor. Sizler iyi, güzel ve yararlı şeylerde yarışın! Hepinizin dönüşü Allah’adır. Artık ayrılığa düştüğünüz konuları bırakın. Allah size onların gerçek yönünü bildirecektir.”

(Mâide,87)”Ey inananlar! Allah’ın size helal yaptığı iyi şeyleri haram etmeyin-hayatın güzelliklerinden kendinizi yoksun bırakmayın. Hakkın sınırlarını da aşmayın!”

(Mâide,105)”Ey inananlar! Siz kendinizi düzeltin (doğru yolda olun). Eğer siz doğru yolda olursanız, yoldan sapan kimse size hiçbir zarar veremeyecektir.”

(Mâide,106)”Ey inananlar! Herhangi birinize ölüm yaklaştığı zaman vasiyet yaparken içinizden iki adil kimseyi yahut yolculukta iken ölüm işaretleri baş göstermişse, sizden olmayan iki kişiyi şahit tutun!”

(Tevbe,53,54)”Gösteriş için harcadıklarınızı) ister gönüllü verin isterse gönülsüz, sizden asla kabul olunmayacaktır.”

(Tevbe,55)”İkiyüzlülerin (kendilerine sınamak için verdiğimiz) servetleri ve çocukları sakın seni hayrete düşürmesin-etkilemesin!”

(Tevbe,60)”Sadakalar-sosyal yardımlar, Allah’tan bir farz-yükümlülük olarak, yoksullara, düşkünlere, bu işte çalışan görevlilere, İslam’a sempati duyanlara, kölelerin özgürlüğü için, borçlulara, Allah yoluna ve yolda kalmışlara verilmeli.”

(Tevbe,67)”İkiyüzlü erkekler ve ikiyüzlü kadınlar birbirlerinin aynısıdır. Kötülüğü teşvik edip iyiliği engellerler ve elleri sıkıdır-çok cimridirler. Onlar bu davranışlarıyla Allah’ı unuttular, Allah da onları unuttu. Çünkü ikiyüzlü erkekler ve ikiyüzlü kadınlar, iyice yoldan çıkmış olanlardır.”

(Tevbe,71)”Mü’min erkeklerle mü’min kadınlar da birbirlerinin dostudur. Onlar insanlara iyilikleri ve güzellikleri öğütlerler, kötülükten ve çirkinliklerden sakındırırlar, salâtı ikâme ederler-vahyi iyice anlarlar ve arınırlar.”

(Tevbe,95)”İkiyüzlülerle ilgilenme. Onların inanç ve düşünceleri kirlidir.”

(Nasr,1-3)”Allah’ın (vadettiği) gerçekleştiği, insanları, Allah’ın dinine kitleler halinde girerken gördüğün zaman, Rabbini överek yücelt ve O’ndan bağışlanma dile! Allah tövbeleri sürekli kabul edendir.”
***
(Alâk,6,7,8)”Gerçek şu ki, insan ne zaman kendisini yeterli görse (kimseye muhtaç olmadığına kanaat getirse)-öğrendiklerini Rabbinden soyutlarsa aşırı derecede azabilir-fütursuzca azar (kendini tanrılaştırır)- insan, bildikleriyle kendisini her türlü ayrıcalığın üstünde görür. Oysa ki en sonunda insan, tekrar Rabbine dönecektir-dönüş yalnızca Rabbinedir.”

KUR’AN Türkçe çeviri kaynaklar:
Cemal Külünkoğlu
Mustafa Sağ


Comments

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir