Site icon Turkish Forum

MARX’TA PARA (4)

Demek ki, dolanımdaki para benzerleri (avatars), genel eşdeğer olarak altının değerini ve değer ölçüsü olmak niteliğini sorun etmeyecek, sadece ‘dolanım aracı’ olmak konusunda etkin olacaklardır. - karl marx

Demek ki, dolanımdaki para benzerleri (avatars), genel eşdeğer olarak altının değerini ve değer ölçüsü olmak niteliğini sorun etmeyecek, sadece ‘dolanım aracı’ olmak konusunda etkin olacaklardır.

Madeni ya da saymaca olsun, altın, dolanımda yavaş yavaş kendi metalik özünün gölgesi durumuna dönüşecektir.

İşte bu metalik olmaktan uzaklaşmak, altının ‘parasal fiyatı’ ile ‘meta fiyatı’ olmak arasında bir fark yaratmakta, ama halkın gözünde hep aynı şeymiş gibi kalmaktadır.

Dolayısıyla malların gerçek değerinin karşılığı olmadan fiyatları göstermiş olmaktadır.(1)

Demek ki, toplam altın miktarı ile dolanımda olanın miktarı arasında bir fark oluşacak ve dolanımda olanın fiyatı genel eşdeğer para ile malların fiyatları arasındaki değer ilişkisi tarafından belirlenmiş olacaktır.

Ya da metalik paradaki değişiklikler sadece dolanımdaki  özgün ‘form para’da görülebilecektir.

Öyle ki, Devlet parası gibi zoraki paralar, örneğin kağıt paraların herhangi bir değeri olmaması da mümkündür. Ancak bu durum, basit dolanımdaki altın piyasası yani metal-madde değişimiyle sınırlıdır.

Yani banknot veya külçe altına karşılık olan paralar için bu durum sözkonusu olmayacaktır.

Öyle görünüyor ki, ‘dolanım aracı’olma işlevi, parayı başlangıç anlamından uzaklaştırıp ona sadece miktarıyla ilgili bir görelilik kazandırarak, bir başına kendine özgü bir değer oluşturmaktadır.

Marx bunu, meta-paranın rölü uzerine kurulu ‘dolanıma içkin yasalar’ olarak adlandırmaktadır.

Para miktarının Devlet kararlarına bağlı olarak, değersiz para (sans valeur intrinsèque) biçiminde belirlenmesine yukarıda değinmiştik.

Zaten Marx (üretime bağlı altın değeri ≥ dolanımdaki altın değeri ≥ malların değeri) sürecinin tamamlanmasını bir devinim olarak görmektedir.

O arada, Proudhon’un ‘Sefaletin Felsefesi’ni eleştirirken, paranın değerinin onun maddesine harcanan sabit bir emek-zaman tarafından değil ama arz ve talep yasasına bağlı olduğunu söyleyecektir.(2)

Bununla birlikte, Henri Bartoli’nin gösterdiği üzere, Marx, ‘Felsefenin Sefaleti’ndeki görüşlerini Kapital’de geliştirecek ve paranın değerini kendi genel ekonomik kuramıyla uyumlaştıracaktır (intègrer).(3)

Gerçekten de, Marx’ın, Devlet’in kâğıt-parası ile metalik para arasında bir ayırım yaparak, değerlerin ölçüsü olarak para ile dolanım aracı olarak para arasında bir ayırım yaptığına kuşku yoktur.

Böylece sadece Devlet’in para miktarını belirlemesi değil ama tüm ‘miktarcı’ anlayışı reddetiğini söyleyebiliriz.(4).

Nitekim daha sonra Pareto’nun da, para miktarının Devlet tarafından belirlenmesinin ‘çürük para’ya (fausse monnaie) yolaçacağını söylediğini biliyoruz.

Marx ise, Devlet’in kamu gücüne dayalı olarak para basmasının ‘basit dolanım yasalarını’ dışarıdan ‘mekanik olarak’ bozmak demek olduğunu söyleyecektir (5).

Oysa Keynes, para miktarının ikiye katlanmasının fiyatları da ikiye katlayacağı anlamına gelebileceğini, ama bunun pür bir denge olgusu (phénomène) olup, fiyatlar düzeyinin ekonomik belirleme süreciyle ilgili olmadığını (6), söyleyecektir.

Marx’a göre, kâğıt para altına oranla daha gerçekçi paradır, çünkü özde altının göstergesidir oysa dolanımdaki altına o oranda güvenilmemektedir. Yani altının (démonétisation)’u, dolaylı olarak, kâğıt-paranın (monétasition)’u tarafından denkleştirilmektedir.

Ancak bu, Devlet’in ‘çürük para’ (fausse monnaie) çıkarmayacağı anlamına gelmez (7).

(Sürecek)

(1)Le Capital, ouv. cité. livre premier tome I pp :131-132,

(2) Misère de la philosophie, Editions sociales, 1961,p. 97.

(3) Cf. La doctrine économique et sociale de Marx. Paris, 1950, ibidem

(4) Brunhoff, p.41

(5) Contribution à la critique, ouv. cité, p. 87.

(6) Treatise on money, Tome I, pp. 146-147, ibidem

(7) Contribution à la critique de l’économie politique, ouv. cité, p. 13, Brunhoff, p.43

Exit mobile version