ALLAH-TANRI’ya Kulluk ne demek?!

KUR’AN’ın yepyeni bir bakış açısıyla,TANRI’nın (Nahl,98). ayette işaret ettiği gibi;‘Tüm önyargı, ön kabullerden, üzerine yığılmış asırlık toz, kir ve iftiralardan arındırılarak, saptırıcıdan-şeytandan ALLAH-TANRI’ya sığınarak yani KUR’AN’ı, KUR’AN’ın içinde kalarak, cevabı hep ayetlerde arayarak, ayetle açıklayarak(Yunus,37),çevirilerinin yapılması şart, elzem bir zorunluluk!Hem de geleneksel yöntemler yerine, tüm bilimsel metotlar kullanılarak!!!! - ibadet dua eden eller

KUR’AN’da; ALLAH-TANRI’ya Kulluk ne demek?!

KUR’AN’ın yepyeni bir bakış açısıyla,
TANRI’nın (Nahl,98). ayette işaret ettiği gibi;
‘Tüm önyargı, ön kabullerden, üzerine yığılmış asırlık toz, kir ve iftiralardan arındırılarak, saptırıcıdan-şeytandan ALLAH-TANRI’ya sığınarak yani KUR’AN’ı, KUR’AN’ın içinde kalarak, cevabı hep ayetlerde arayarak, ayetle açıklayarak(Yunus,37),
çevirilerinin yapılması şart, elzem bir zorunluluk!
Hem de geleneksel yöntemler yerine, tüm bilimsel metotlar kullanılarak!!!!

Yine bir anlam daraltma, kavram kargaşası daha!
KUR’AN meallerinde,
az sayıda çeviri dışında, genellikle
‘ibadet’ de, ‘kulluk’ da gerçek anlamında kullanılmıyor.

KUR’AN’da önemle yer alan ‘abd’ kökü için kullanılan ‘kul’, ‘kulluk’; eski Türkçe’de köle, hizmetçi sözcüğünden evrilmiş.
‘İbadet’ de
KUR’AN’sal anlamından çok uzak; namaz, oruç, kurban, hac gibi ritüellere(?!?) indirgenerek eşitlenmiş, kulluk kavramına hapsedilmiş!

Öncelikle,
Prof.Dr.Salih Akdemir,
KUR’AN çevirilerindeki esas sorun hakkında ve ‘kulluk’ için ne demiş? alıntılarla başlayalım:

“KUR’AN hiç kuşkusuz ki Muhammed Peygamber zamanındaki Arap dilinde inmiş son ilâhî Kitaptır.
Elimizdeki sözlükler, KUR’AN’ın indiği dönemdeki Arap dilini verememektedir. Bu yüzden Arapça’dan çıkmış, Akkadça, İbranice, Aramice, Süryanice, Habeşçe gibi,
Karşılaştırmalı Sami Dilleri Araştırmaları, Arap dilindeki köklerde meydana gelen anlam değişmelerinin belirlenmesinde katkı sağlayabilir.
Elbette ki, KUR’AN, Arap dilinin en büyük eseridir.
Dilin amacı da, KUR’AN’ın asıl amacını gerçekleştirmektir;
insanları doğru yola ulaştırmak…
Arap dili gerektiği gibi bilinmeden, KUR’AN’ın mesajını anlamak asla mümkün değildir.
Sami dillerinde ‘abd’ kökünün asıl anlamı, ‘yapmak, meydana getirmek, ortaya çıkarmak, çalışmak, üretmektir. ‘Kulluk etmek’ anlamı türev bir anlamdır. Bu sözcük Türkçe’de anlam daralmasına yol açmıştır.”

Hakkı Yılmaz’ın açıklamalarından alıntılarla devam edelim:

“İbâdet sözcüğü, dilimize Arapça orijinaliyle girmesine rağmen, sadece birtakım ritüel, ayin ve davranışlar için kullanılan bir kavram hâline dönüşmüştür, halk arasında yaygınlaştığı gibi sadece üç-beş ameli yapmaktan ibaret değildir.
Her şeyin yaratıcısı olan Allah, kulları için belirlediği davranış ve yaşam tarzını kullarına çeşitli şekillerde bildirmiş ve en son olarak bütün bu bildirileri Kur’an’da toplamıştır.”

Okumaya devam et  İçki İçeni Öldürün

Bir de İhsan Eliaçık ne demiş, ona bakalım:

“İbadet, Allah ile insanın aktüel ve dinamik ilişkisinde birlikte yaptığı, ortaya çıkardığı, meydana getirdiği, ürettiği her tür iş ve değer oluyor.
Yalnız sana ibadet ederiz ifadesindeki ‘ancak, yalnızca, sadece, sırf, salt’ anlamı bir tepki ifadesidir ki, ‘başkasına değil’ anlamı verir.
Tanrı-kral anlayışı ve kulluk-kölelik ilişkileriyle dolu bir dünyaya çölün içlerinden yükselen bir isyan sesi, özgürlük çağrısıdır.
KUR’AN’ın 7.yüzyılda putların, kralların, imparatorların, din adamlarının vs. önünde yerlerde sürünen insanoğlunu alıp nasıl yüceltiğine, özgürleştirdiğine dikkat edilmelidir.
İbadet, tarihin, hayatın ve tabiatın içinde canlı bir faaliyet olmak icap eder.”

Gelelim seçtiğim ‘ibadet’ ayetlerine:

(Zâriyat,56)”Tanıdığınız tanımadığınız, bildiğiniz ve bilmediğiniz-ins ve cin-görünen ve görünmeyen her şeyi, Allah’tan başka tanrı olmadığını bilmeleri için ve yalnızca, Bana ibadet etsinler; çalışsınlar, üretsinler, meydana getirsinler diye-yasalarıma uyarak bana kulluk etsinler diye yarattım-Benim için iş yapıp değer üretmeleri dışında bir şey için yaratmadım-ancak (üflediğim ruhum vasıtasıyla içlerine yerleştirdiğim) Tanrısal modelimi oluşturmaları için yaratmış bulunuyorum.”

(Bakara,21)”Ey insanlar-insanlık âlemi, sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet ediniz-Rabbinize saygılı olun-O’nun için çalışınız ki, Allah bilincine-O’na karşı sorumluluğunuzun bilincine varasınız.”

(Ra’d,36)”De ki: “Bana, yalnızca-ancak Allah için çalışmam-Allah’a ibadet-kulluk etmem ve O’na ortak koşmamam buyrulmuştur. Bu yüzden ben, bütün insanlığı O’na ortak koşmamaya çağırmaktayım; dönüşüm de tekrar Allah’a olacaktır.”

(Fatiha,5)”Yalnız Senin için ibadet eder-çalışır ve bundan dolayı da yalnız Senden yardım dileriz.”

(Âli İmran,51)”Gerçekten Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O’na ibadet edin-O’nun için çalışın. Dosdoğru olan yol işte budur.”

(Nisa,36)”Allah için ibadet edin-çalışın ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın!”

(Hicr,99)”Sana kesin gerçek/ölüm [yakîn] gelene kadar Rabbine ibadet et!”

Okumaya devam et  Hangi İslam 5: Hem haram, hem helal!

(Kehf,110)”Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, iyi ve güzel iş üretsin-iyilik, güzellik ve doğruluk için çalışsın ve Rabbine ibadette hiç kimseyi ortak etmesin.”

(Meryem,65)”O, göklerin, yerin ve her ikisi arasındakilerin Rabbidir; şu halde O’na ibadet et-O’nun için çalış ve O’na ibadette kararlı ol-güçlüklere göğüs ger.”

(Enbiya,25)”Senden önce hiçbir resul göndermedik ki, ona şunu vahyetmiş olmayalım: ‘Benden başka ilah yoktur, öyleyse Bana ibadet edin-Benim için çalışın.’”

(Zümer,2)”Ey Muhammed! ‘Şüphesiz, sana bu Kitabı-Kuran’ı, hak ile-gerçek olarak-gerçek bir amaç için indirdik. Öyleyse, dini yalnızca Allah’a has-halis kılarak, içinden gelerek-dürüstçe-saf bir yürek temizliği içinde Allah’a ibadet et-Allah için çalış.’”

(Zümer,11)”De ki:’Bana, dini yalnızca O’na halis kılarak-içimden gelerek, samimi bir biçimde-saf bir yürek temizliği içinde yaşayarak Allah için çalışıp ibadet etmem buyrulmuştur.’”

(Zümer,14)”De ki: ‘Ben, dinimi yalnızca Allah’a halis kılarak-yalnız Allah’a özgüleyerek-inancımda samimi olarak, içimden gelerek, Allah’a ortak koşmadan ibadet ediyorum-O’nun için çalışırım.’”

Ayetlerden anlaşıldığı gibi, ‘ibadet’, özü itibariyle sadece Allah için çalışmak; yani insanlık için iş, değer üretmek!

(Bakara,256-Kehf,29-Yunus,99) ayetleriyle inanç özgürlüğünü-Laiklik ilkesini KUR’AN’da kayıt altına almış TANRI’nın dini;
zorba, saptırıcı din sömürücülerinin ‘cihad’ kavramına iftira ile dayattığı, topla tüfekle, savaşla ‘din’ yaymak değil.
Yine bir İhsan Eliaçık açıklaması; cihad: ‘olanca gücünü ortaya koymak, bütün gücüyle çalışmak. Zulüm, baskı ve zorbalığın ortadan kaldırılıp adalet ve özgürlük ortamının sağlanmasına yönelik tüm çabaların adı.’

‘Cihad’ olanca gücünü ortaya koymaksa, ‘ibadet’ de Allah-insanlık için çalışmaksa;
muhteşem bir ayetle sonlandıralım!!!

(Ankebut,6)”Kim cihad ederse-Allah yolunda içtenlikle çalışıp çabalarsa-mücadele ederse, bunu yalnız kendi iyiliği için yapmış-ancak kendisi için cihad etmiş olur. Allah, kesinlikle hiç kimseye, hiçbir şeye muhtaç değildir-(kimsenin ameline, kulluğuna, ibadetine ihtiyacı yoktur. Kim ne yapıyorsa kendisi için yapıyordur)!”

Okumaya devam et  KUR’AN ve NUTUK -3

Comments

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir