Savaş ve İşgal Tazminatı Olarak Ermenistan’dan “Zengezur Bölgesi”ni Almak Yerine “Zengezur Koridoru” Tuzağı

Alaeddin YALÇINKAYA

Savaş ve İşgal Tazminatı Olarak Ermenistan’dan “Zengezur Bölgesi”ni Almak Yerine “Zengezur Koridoru” Tuzağı

Azerbaycan’ın Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti, Türkiye-İran-Ermenistan sınırında bulunan Azerbaycan eksklavı (ana ülkeyle sınırı olmayan), bir bakıma Suriye’deki Türk toprağı Süleyman Şah Türbesi statüsündedir. Nahçıvan’dan ana ülkeye bağlantı, İran veya Türkiye-Gürcistan üzerinden yapılmaktadır. Bugün Ermenistan toprağı olan Zengezur bölgesinden bağlantı önemli olup bunun adı geçtiği bölgeden dolayı Zengezur Koridoru’dur.

Zengezur Koridoru’nun Nahçivan-ana ülke ötesinde önemi olup Türkiye-Türk dünyası arasında da bağlantı yolu demektir. İngiliz-Rus projesi olan Türkiye ile Türk dünyası arasına set çekme stratejisi, Moskova ve Kars anlaşmalarından sonra, 1936 SSCB Anayasası ile Sovyet iç hukuk düzenlemesi haline getirilmiştir. Türklerle meskun olan Ahıska’daki soydaşlarımızın 1944’de sürgünü de bu projenin diğer ayağını oluşturmaktadır.

Azerbaycan'ın Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti, Türkiye-İran-Ermenistan sınırında bulunan Azerbaycan eksklavı (ana ülkeyle sınırı olmayan), bir bakıma Suriye'deki Türk toprağı Süleyman Şah Türbesi statüsündedir. Nahçıvan'dan ana ülkeye bağlantı, İran veya Türkiye-Gürcistan üzerinden yapılmaktadır. Bugün Ermenistan toprağı olan Zengezur bölgesinden bağlantı önemli olup bunun adı geçtiği bölgeden dolayı Zengezur Koridoru'dur. Zengezur Koridoru'nun Nahçivan-ana ülke ötesinde önemi olup Türkiye-Türk dünyası arasında da bağlantı yolu demektir. İngiliz-Rus projesi olan Türkiye ile Türk dünyası arasına set çekme stratejisi, Moskova ve Kars anlaşmalarından sonra, 1936 SSCB Anayasası ile Sovyet iç hukuk düzenlemesi haline getirilmiştir. Türklerle meskun olan Ahıska'daki soydaşlarımızın 1944'de sürgünü de bu projenin diğer ayağını oluşturmaktadır. - image 1

19. yüzyıldan itibaren Kafkasya’da “Ermenistanlaştırma” stratejisiyle Türk dünyasının ortasına duvar örülmüştür. Buna karşın Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Gürcistan-Azerbaycan mutabakatıyla Güney Kafkas Koridoru oluşturulmuştur. Bakü-Tiflis-Ceyhan, Bakü-Tiflis-Erzurum, Bakü-Tiflis-Kars, nihayet TANAP, petrol, doğalgaz boru hatları, kara ve demiryolları ile Türkiye-Azerbaycan arasında güçlü bağlantılar kurulmuştur. Türk cumhuriyetlerinden gelen tırlar, Çin’den gelen tren, Hazar’dan feribotlarla Bakü’ye ve Türkiye’ye ulaşmakta, hatta Londra’ya kadar gidebilmektedir. Bu güzergah AB ve Türk cumhuriyetlerinin de üye olduğu TRACECA örgütünün ortak projesi olup tek bir devletin kontrolünde değildir. İhtiyaca göre güzergahtaki yollar, bağlantılar, limanlar geliştirilmekte, genişletilmektedir. Bütün bu yollar mevcut ve işler olduğu halde Çin’in tamamen kendi kontrolünde, bir aşama sonrası egemenlik iddiasına yol açabilecek düzenlemelerin bulunduğu Kuşak-Yol kapsamındaki projeler, Türkiye ve Türk dünyası açısından işgale zemin hazırlamaktadır.

Belirtilen hatlar ve yolların Sovyet sonrasında Ermenistan’dan geçmesi, böylece güzergahın daha kısa tutulması yönündeki girişimlere karşın, Erivan yönetimi İngiliz-Rus projesindeki tarihi fonksiyonuna güvenmektedir. Azerbaycan’ın Tovuz bölgesinden Gürcistan’a ve oradan da Türkiye’ye geçen mesafe, yaklaşık 43 kilometrelik Zengezur koridoru kullanıldığında kısalacaktır. Ancak mesela Bakü-Tiflis-Ceyhan için kısalma sözkonusu iken TRACECA bünyesinde inşa edilen Karadeniz otoyoluna ulaşım uzayacaktır. Yollar, varış oktaları, Azerbaycan’ın kendi ülkesinin parçası olan Nahçıvan ile bağlantısı kapsamında artılar ve eksiler toplandığında Zengezur Koridoru’nun getirisi daha fazla olacaktır. Bununla beraber Gürcistan üzerinden bağlantılar devam ederken Zengezur Koridoru’nun da açılması önünde bir engel olmayıp her ikisinin de kullanımı gereklidir.

Ermenistan, diaspora baskısı bahanesiyle Zengezur Koridoru konusunu yokuşa sürerken Türkiye’nin bütün hedeflerini buraya teksif etmesi son derece yanlış politikadır. Çünkü sözkonusu koridor üzerinden pazarlıklar sürüp giderken, açılım oyalamasıyla aylar, yıllar geçerken asıl mesele unutulmaktadır: Ermenistan, 28 yıl Azerbaycan topraklarını işgal etmiş, soykırım dahil savaş suçları işlemiş Azerbaycan’a büyük zararlar vermiştir. Halen ihlallerini sürdürmeye devam etmektedir. Halbuki Karabağ Savaşı ertesinde çeyrek asırdan fazla işgal ettiği, şehirleri harabeye çevirdiği, insanları katlettiği, sakat bıraktığı, bir milyon kişiyi topraklarından ayrı yaşamaya zorladığı için tazminat ödemesi gerekmektedir.

Azerbaycan'ın Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti, Türkiye-İran-Ermenistan sınırında bulunan Azerbaycan eksklavı (ana ülkeyle sınırı olmayan), bir bakıma Suriye'deki Türk toprağı Süleyman Şah Türbesi statüsündedir. Nahçıvan'dan ana ülkeye bağlantı, İran veya Türkiye-Gürcistan üzerinden yapılmaktadır. Bugün Ermenistan toprağı olan Zengezur bölgesinden bağlantı önemli olup bunun adı geçtiği bölgeden dolayı Zengezur Koridoru'dur. Zengezur Koridoru'nun Nahçivan-ana ülke ötesinde önemi olup Türkiye-Türk dünyası arasında da bağlantı yolu demektir. İngiliz-Rus projesi olan Türkiye ile Türk dünyası arasına set çekme stratejisi, Moskova ve Kars anlaşmalarından sonra, 1936 SSCB Anayasası ile Sovyet iç hukuk düzenlemesi haline getirilmiştir. Türklerle meskun olan Ahıska'daki soydaşlarımızın 1944'de sürgünü de bu projenin diğer ayağını oluşturmaktadır. - image 2

Ermenistan’ın suçları, BM Güvenlik Konseyi’nin 1993 kararlarıyla sabit olup benzer örneklerde olduğu gibi mağdur durumdaki Azeryabaycan’a ve halkına tazminat ödeme zorunluluğu her kesim tarafından kabul edilmiş, girişimler başlatılmıştır. Mesela Irak, 7 ay süren Kuveyt’i işgal suçundan dolayı, şehirleri harabeye çevirmemesine, soykırım yapmamasına rağmen yaklaşık 60 milyar dolar tazminat ödemiştir. Benzeri mahkeme kararları ve uygulamalar dikkate alındığında Ermenistan’ın ödemesi gereken miktar bunun en az 10 katıdır. Daha Kasım 2020’de Ermenistan Cumhuriyetçi Partisi resmi temsilcisi Sharmazanov 28 yıllık işgal tazminatının en az 50 milyar dolar olduğunu, Ermenistan’ın bunu karşılayamayacağını, yerine Zengezur bölgesinin Azerbaycan’a verilebileceğini söylemişti. Uluslararası mahkemeler yolunda çalışmak yerine, “koridoru açın, hesap kapansın” söyleminin, saldırgan Ermenistan’a büyük hediye ile soykırımcılara zemin kazandırmadan başka anlamı var mıdır? Ermenistan’da Zengezur bölgesinin verilmesi tartışılırken, biz “koridora razıyız” diyoruz ve Azerbaycan’ı da buna hazırlıyoruz.

Diplomatik müzakerelerde talepler, hedeflerin üstünde tutulmalıdır. Ermenistan’ın çok daha fazla tazminat ödemesi gerekirken bunu siyasetin, medyanın, halkın gündeminden düşürmek, iyi niyetle de olsa büyük bir tuzağa düşmektir. Ortada açıkça tanımlanmış ve gerçekleşmiş suçlar koleksiyonu bulunduğu halde, bunları görmezden gelip yok sayarak unutulmasına zemin hazırlamak, böylece cezasız kalmasına yol açacak yollara sapmak, suçluya cesaret vermektedir. Nitekim mayınlanmış araziler konusunda Ermenistan gerçek haritaları vermemiş, verdiği haritalar sahte çıkmıştır. Halbuki her mayın için ayrı tazminat gündeme getirilmelidir. Halen her fırsatta saldırma cesareti göstermektedir.

Türkiye’nin Ermenistan’la önkoşulsuz olarak ilişki kurma girişimi, gerçek tazminata karşılamada yetersiz olan Zengezur Bölgesi’ne değil de ağırlığını sadece Zengezur Koridoru’na teksif etmesi, Ermenistan’a fırsat sunmakta, pazarlık gücünü takviye etmektedir. İleri aşamalarda tazminatın bütünüyle unutturulmasıyla koridor için ücret, belki de Karadağ’dan toprak talebi gündeme gelebilecektir. Zaten şimdiden sanki Ermenistan toprağıymış gibi Hankendi’den Ermenistan’a Laçin Koridoru’nu fütursuzca dillendirebilmektedirler. Ermenistan Parlamento sözcüsüne, Türkiye’nin Zengezur Koridoru’nun gündeme getirmesinin, Ermenistan-Türkiye ilişkilerini zedelediğini, yani çok heveslendiğimiz Ermenistan açılımını aksattığını, söyleme cesareti bile verilmiştir.

Azerbaycan'ın Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti, Türkiye-İran-Ermenistan sınırında bulunan Azerbaycan eksklavı (ana ülkeyle sınırı olmayan), bir bakıma Suriye'deki Türk toprağı Süleyman Şah Türbesi statüsündedir. Nahçıvan'dan ana ülkeye bağlantı, İran veya Türkiye-Gürcistan üzerinden yapılmaktadır. Bugün Ermenistan toprağı olan Zengezur bölgesinden bağlantı önemli olup bunun adı geçtiği bölgeden dolayı Zengezur Koridoru'dur. Zengezur Koridoru'nun Nahçivan-ana ülke ötesinde önemi olup Türkiye-Türk dünyası arasında da bağlantı yolu demektir. İngiliz-Rus projesi olan Türkiye ile Türk dünyası arasına set çekme stratejisi, Moskova ve Kars anlaşmalarından sonra, 1936 SSCB Anayasası ile Sovyet iç hukuk düzenlemesi haline getirilmiştir. Türklerle meskun olan Ahıska'daki soydaşlarımızın 1944'de sürgünü de bu projenin diğer ayağını oluşturmaktadır. - image 3

Türkiye’nin tazminatlar konusunda Azerbaycan’a siyasi, hukuki ve diplomatik destek vermesi yerine gerekli garantileri almadan Ermenistan’la diplomatik ilişkiyi gündeme getirmesi, Zengezur Koridoru’na yoğunlaşması, stratejik körlüktür. Gerekçe olarak Ukrayna’daki çatışmalardan dolayı Kuşak-Yol’un işlemeyen kuzey hattı yerine orta koridoru güçlendirme açıklaması, ise çok daha problemlidir. Halen Gürcistan üzerinden sağlanan bağlantılardan Kuşak-Yol güzergahı zaten işlemektedir ve genişleme potansiyeli vardır. Çin’in Türkiye’deki pazarını daha da genişletmek, dış ticaret fazlamızın olduğu Avrupa’ya sattığımız ürünler yerine Çin’in kendi mallarını daha kısa sürede ve ucuza ulaştırmasına yardımcı olmak, Türkiye’de daha fazla fabrikaların kapanması, işsizler ordusuna milyonların katılması demektir.

Bölge güvenliği için kapsamlı barış teklifinin Azerbaycan tarafından Ermenistan’a sunulması konusunda Türkiye’nin destek verdiği beyanı da sıkıntılıdır. Çünkü böyle bir teklifi, öncelikle mağlup ve suçlu durumdaki Ermenistan’ın gündeme getirmesi ve on yılların birikimi tahribat ve mağdruiyetleri tazmin alternatifleri sunması gerekmektedir. Bu gerçeği Ermeni politikacıların gündeme getirmesine rağmen bizim unutmamız ve unutturmamız büyük gaflettir. Türkiye’nin “güven artırıcı adımlar” atma gayreti, kendisini suçlu duruma düşürürken karşı tarafı daha saldırgan hale getirmiştir. Ermenistan yönetiminin radikal Ermeniler veya diaspora baskısı altında kaldığını Türk Dışişleri Bakanlığı’nın telaffuzu, bundan sonraki saldırganlıklar ve sorumsuzluklarına peşinen gerekçe tedariki demektir. Ankara’dan Erivan’a “sizi anlıyoruz, dışarıdan diaspora içeriden radikkaller yüzünden işgallere ve saldırılara devam etmek zorundasınız, hiçbir yükümlülüğünüz de olmaz, gerektikçe biz her türlü tavizi veririz” anlamına gelmektedir. Bu durumda Ermenistan’da derin devletin yönetime karşı provokatif operasyonları sayesinde çok daha büyük kazanımlar mümkün olacaktır. Paşinyan’a düşen “tatlı” görev ise kendisine karşı yeni provokasyonlara tahsisat temin etmek, eleman hazırlamaktır.

[email protected]

twitter.com/alaeddinyalcink

Azerbaycan'ın Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti, Türkiye-İran-Ermenistan sınırında bulunan Azerbaycan eksklavı (ana ülkeyle sınırı olmayan), bir bakıma Suriye'deki Türk toprağı Süleyman Şah Türbesi statüsündedir. Nahçıvan'dan ana ülkeye bağlantı, İran veya Türkiye-Gürcistan üzerinden yapılmaktadır. Bugün Ermenistan toprağı olan Zengezur bölgesinden bağlantı önemli olup bunun adı geçtiği bölgeden dolayı Zengezur Koridoru'dur. Zengezur Koridoru'nun Nahçivan-ana ülke ötesinde önemi olup Türkiye-Türk dünyası arasında da bağlantı yolu demektir. İngiliz-Rus projesi olan Türkiye ile Türk dünyası arasına set çekme stratejisi, Moskova ve Kars anlaşmalarından sonra, 1936 SSCB Anayasası ile Sovyet iç hukuk düzenlemesi haline getirilmiştir. Türklerle meskun olan Ahıska'daki soydaşlarımızın 1944'de sürgünü de bu projenin diğer ayağını oluşturmaktadır. - Zengezur zangezur azerbaycan ermenistan

GİRİŞ TARİHİ:

GÜNCELLEME:

Bu gibi içeriklerin devam etmesini istiyor, Akademik yayınları veya vatandaş gazeteciliği destekliyorsanız, maddi katkıda bulunabilirsiniz.

İçerik desteği, sponsorluk veya işbirliği teklifleri için bizimle irtibata geçebilirsiniz.

Alaeddin Yalçınkaya, 1961'de Elazığ'da doğdu. Adapazarı Ozanlar Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden mezun oldu. 1987-1996 yılları arasında Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü'nde çalıştı. İ.Ü. Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde "Cemalettin Efgani ve Türk Siyasi Hayatı Üzerindeki Etkileri" konulu teziyle 1990’da Yüksek Lisans, “Sömürgecilik-Panislamizm Işığında Türkistan” başlıklı tezi ile 1995’te doktora eğitimini tamamladı.

1993-1994 yıllarında, New York University, Center for Middle Eastern Studies'de visiting scholar statüsüyle araştırmalarda bulundu. 1996’da Sakarya Üniversitesi’nde Yardımcı Doçent, 2000 yılında doçent, 2007’de Profesör olan Yalçınkaya, 2013 yılından beri Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesidir.

Yayınlanmış kitaplarından bazıları, "Yetmiş Yıllık Kriz: Sovyetler Birliği'nde Moskova - Türkler İlişkileri", "Almatı'dan Akmola'ya Kazakistanı'ın Başkenti", "Türk Cumhuriyetleri ve Petrol Boru Hatları", "Etnik Düğümlerden Küresel Kördüğüme Kafkasya'da Siyasi Gelişmeler" başlığını taşımaktadır.

Yalçınkaya, Sakarya, Kocaeli, Bahçeşehir, Marmara üniversiteleri ile İstanbul, Şükrü Balcı Polis MYO'nda Uluslararası İlişkiler, Uluslararası Hukuk, Uluslararası Örgütler, Diplomatik Yazışma Teknikleri, Bölgesel Dış Politika, Türk Dünyası ve Kafkasya, İnsan Hakları Hukuku gibi alanlarda lisans ve lisansüstü seviyesinde dersler vermiştir/vermektedir.

Evli ve iki çocuk babası olan Yalçınkaya, halen Marmara Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanıdır.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bugün Gündem
  1. Peygamber(ler)in ALLAH’a Ortaklığı?! Hadisler? KUR’AN!? Din’den beslenenler-sömürücüler-din satıcıları; ‘Tanrı-Allah-Kitap-Kur’an’ söylemiyle bireysel olması gerekirken, kurumsallaştırdıkları ‘inancı’ önce; Yahudilik-Hıristiyanlık-Budizm gibi farklı dinlere,…

  2. pavarotti de güzel söyler Oçi Çorniye’yi

  3. Tasavvuf; Kullara Tapınma? KUR’AN!? Tasavvuf konusu; ilk başlarda KUR’AN merkezli nefsi terbiye etme amaçlı ortaya çıkmışsa da; sonralarda kişileri yüceltme,…

  4. KUR’AN! Fal?-Nazar?-Büyü? (Mâide,3)”Fal oklarıyla-kehanet yoluyla gelecekte sizleri neyin beklediğini öğrenmeye çalışmak fısktır-kötü bir eylemdir; çünkü bu yoldan çıkmaktır.” Fal ile…

  • Bir Günah Gibi

    Bir Günah Gibi

    Kimin yazdığını bilmiyorum, ancak çok duygusal bir kişinin yazdığına emin olduğum bir şarkı sözü vardır. Aslında şarkı bir Rus halk şarkısından gelmekte, ‘Oçi Çorniye’. Şarkının […]


  • Tasavvuf; Kullara Tapınma? KUR’AN!?

    Tasavvuf; Kullara Tapınma? KUR’AN!?

    Tasavvuf konusu; ilk başlarda KUR’AN merkezli nefsi terbiye etme amaçlı ortaya çıkmışsa da; sonralarda kişileri yüceltme, söylediklerini buyruk kabul etme zaafı ile kutsallaştırılmışlara-kullara tapınma haline […]


  • SEÇİMLERDE SEÇMEN; YA T.C. YA DA YIKIM VE KAOS DİYECEK

    SEÇİMLERDE SEÇMEN; YA T.C. YA DA YIKIM VE KAOS DİYECEK

    Türkiye’de önümüzdeki dönemde yapılacak seçimler için, herkesinde gördüğü gibi, ABD bilerek kendine bağlı işbirlikçilerle beraber R.T.E. -K.K. üzerinden Türkiye’ye anti demokratik ve totaliter içerikli iki […]


  • PROTEİN EKSİKLİĞİ

    PROTEİN EKSİKLİĞİ

    Ülkelerin gelişmesini, proteinli gıdalarla beslenen gençler ve kuşaklar sağlar. Her Japon çocuğu mutlaka yumurta yer, et, balık, fındık, badem yer, süt içer. Her Alman çocuğu […]


  • Türkiye’ye turist yağacak…

    Türkiye’ye turist yağacak…

    Alınan onca önleme rağmen Rus turistlerin Türkiye tercihi önlenemiyor. Geçenlerde yazmıştık. Rusya, iç turizme yönelik önlemler almaya başlamıştı. Ancak, görülüyor ki Rus turistler Türkiye’den hali […]


  • Kocaseyit

    Kocaseyit

    1929’da Havran’a gelen Gazi Mustafa Kemal Atatürk  ,Nahiye Müdürüne , ” Havran köylerinden birinde bir Seyit Onbaşı olacaktı onu bulup getirin” der. Seyit Onbaşı’nın hangi köyde olduğunu bilmeyen Nahiye Müdürü “Emriniz olur.Buluruz […]


  • SEÇİM SİSTEMİNİN GÜVENİRLİĞİ

    SEÇİM SİSTEMİNİN GÜVENİRLİĞİ

    Erkam Tufam yurtdışında yaşayan bir gazeteci. Niye yurtdışında, nasıl çıkmış gibi sorular beni ilgilendirmiyor. Bir yazımda vurgulamıştım; ‘ben söze bakarım’! O kişinin söylediklerinin ne kadarı benim […]


  • Diploması Gizlenen Cumhurbaşkanı Kim?

    Diploması Gizlenen Cumhurbaşkanı Kim?

    Yukarıdaki başlık sayın Emin Çölaşan’ın  dünkü  yazısının başlığıdır.  Sayın Sultan Uçar    “Diploma kayalara çarpmış’başlığı ile sayın Cumhurbaşkanının diplomasını sorgulamış. Sayın Fatih Portakal ise “En azından […]


  • Bir Şahin’in inanılmaz yolculuğu

    Bir Şahin’in inanılmaz yolculuğu

    Kuşlar yılın farklı zamanlarında besin kaynaklarının mevcudiyetine ve iklim koşullarına bağlı olarak kışı geçirecekleri alanlara veya üreme alanlarına göç ederler. Göç eden kuşların çoğu Avrupa, […]


  • Orta Asya’da Türkler

    Orta Asya’da Türkler

    Türkmenistan’daki ‘Türk’ ile Türkiye’deki ‘Türk’ aynı insanları mı ifade ediyor? Eğer öyleyse, neden ikisinin arasında isimleri başka insanlara atıfta bulunan ülkeler var? İran, Irak, Suriye […]


  • Tercihleri ile Yavaş Yavaş Ölümü Seçmek veya Seçmemek

    Tercihleri ile Yavaş Yavaş Ölümü Seçmek veya Seçmemek

    “Yavaş yavaş ölürler okumayanlar” diyor şair. Yaşam Tercihimizde Yavaş Yavaş Ölümü Mü? Yoksa Yaşamı Anlayarak Ölmek mı? Brezilyalı şair Martha Medeiros’un 1961 yılında yazdığı “Ağır […]


  • “Can güvenliği her şeyin önünde…”

    “Can güvenliği her şeyin önünde…”

    Yaşanan depremler olası İstanbul’da beklenen depremi gündeme taşıdı. Uzmanlar İstanbul’da yıkıcı depremin olabileceğini söylüyor ve tedbir almada geç kalınmaması gerektiğinin altını çiziyorlar. Prof. Dr. Naci […]


  • Marmaris, İngilizler için daha maliyetli…

    Marmaris, İngilizler için daha maliyetli…

    Turizm sezonunda bu yıl daha çok İngiliz Türkiye’ye gelecek. Özellikle Marmaris, Bodrum gibi tatil yörelerinde bu yaz daha çok İngiliz göreceğiz. Marmaris, Dalaman ve Bodrum’a […]


  • Yine bir deprem uyarısı…

    Yine bir deprem uyarısı…

    Depremler tehlikesi halen devam ediyor. Uzmanlar yeni depremler konusunda yeni uyarılarda bulunuyor. Şimdi de Bingöl masaya yatırıldı. Bingöl’de de deprem olabileceği konusunda yeni uyarılar geldi. […]


Exit mobile version