Genetiği Değişmemiş Buğday

Genetiği Değişmemiş Buğday – turkishforum / abdullah Türer yener

Genetiği Değişmemiş Buğday Hakkında

Dünya nüfusunun artması ile birim alandan daha çok ürün elde etme sevdası, tahıldan sadece hakkını alan hayvanatın payına el koyma düşüncesi ve bir tahılı yetişmesi uygun olmayan topraklarda da yetiştirebilmek isteği tahıl başta olmak üzere gıdaların DNA sı (hafIza) ile oynama sürecini başlattı.

Sebebi bilmeden sonucu anlamak mümkün olmadığından konuya buradan başladık.

İlk denemeler eski deyişle tarlanın buğday verimini anlatan “bire beş” ten başlayıp en fazla “bire on” olabilen verimi bire yirmi hatta otuza çıkarmak için başlatıldı.

genetiği değişmemiş buğday

Tahılın huyları ve karekteri onun beyni denilebilecek DNA (deoksiribo nükleik asit) adlı bir yerde tutulur. Bu tahılın kaç dereceye dayandığı, ne kadar su istediği, kokusu, rengi, içeriğinde ne kadar vitamin mineral olduğu, kepeğinin kaç derece soğuğa veya sicağa dayanacağı, sicaklığa göre ne kadar kalınlıkta bir kepek, kabuk oluşturacağı gibi bilgilerin tümünün kodlandığı merkez.

Genetikle oynama ve genetiği bozulmuş buğdayın ilk çıkış yeri, lezzetli ama dönümden 5 teneke verim alınan buğdaya, dönümden 15-20 teneke verim alınan başka bir buğdayın hatta arpa veya çavdarın verimi etkileyen kodlarını taşımakla başlamış.

Aynı tarladan 5 teneke yerine 20 teneke hasat alıyorsun… 5 teneke aldığı genetiği bozulmamış buğday. 20 teneke aldığın genetiği bozulmuş buğday.

Tabi bu verim artışı ile sınırlı kalmamış. Konya’da buğday don yiyince o sene hasat alamamış çiftçi. Genetiği sağlamken dona karşı kendini koruyan buğday, genetiği bozulunca sezeryan çocuğu gibi! hastalanmış. İlk hata burada yapılmış. Yol yakınken geri dönmek yerine çetin soğuklara dayanabilen Kars buğdayının soğuğa dayanmasını sağlayan genlerini getirip hasta buğdaya ekmemişler.

Artık elimizde 5 teneke yerine 20 teneke veren, soğuğa dayanıklı bir buğday tohumu olmuş. Bitti mi? Hayır…

Toprağın içinde solucanından böceğine tahıldan hakkını alan hayvanat var. Genetiği değişmemiş buğdayda bu yüzyıllarca %10u geçmemiş. Ama hırs ya bu, o hayvanların rızkına göz dikilmiş. Köy köy dolaşılarak bizim lügat de zehir diyebileceğimiz tohum ilaçları satılmaya başlamış. Hatta çiftçiye güvenilmemiş, tohumlar peşin peşin ilaçlanıp çiftçiye verilmiş. Çiftçi buna “boyalı tohum” diyor. Bir bilse o boyanın torunlarına yapacaklarını, ekermiyidi hiç …

Bitti mi? Hayır. Bizim Konyalının 5 kilo veren buğdayının sapı 20 kilo verimi taşıyamayıp başını söğüt gibi eğmiş. Başını eğince güneş görememez ve gelişemez. GDO cular hemen en kalın saplı tahılı aramışlar. Artı fiğ’den mi, korungadan mı bilinmez bir kalın sap geni bulup onu da eklemişler.

Bir sonraki yıl sap kalınlaşmış, soğuğa dayanmış, donümden de 20 teneke verim almışlar. Her şey iyi gibi değil mi?

genetiği oynanmamış buğday

Bitti mi ? Hayır. Bazı arazilerde tüm tahıl( %10 değil, hepsi) yenilmiş. Tohum ilacını solucan beğenmeyip araziden gidince arazi boş kalmamış, midesi ilacı kaldıran başka bir hayvan dadanmış tahıla…ondan sonraki sene o hayvanı öldüren ilacı satmışlar..

Bitti mi ? Hayır. Köyde tavuklara buğdayın kırığını sapını yem yapmışlar. Tavukların hali değişmiş, yumurtaların rengi de. Horozlar tavukları gagalarıyla kanatmaya hatta boğazını koparmaya kadar götürmüş işi. Canileşmiş kısacası.

Tabi aynı yemi ineklerde yemiş. Süt peynir yumurta kaymak ve ekmek denilince geriye ne kalıyor ki?

Bu bir sonraki bulaşan hayvanı öldüren ilacı bulma hikayesi son 50 senedir devam ediyor. Artık hayvanlarda bir garip, ilaca alışmışlar. Daha çok ilaç vermişler.

Uzatıp sıkmayayım, hikayeleştirip anlamanızı sağlamaya çalıştım. Tüm Türkiye’deki tarım arazilerini görev icabı dolaşan biriyim. İçler acısı durumun düzelmesi için küçük bir umut hala genetiği bozulmamış olan buğday türlerini korumak.

Benim tespit edebildiğim Kastamonu’nun Siyez’i, Kars’ın Kavılca’sı, Konya’nın Dinkel’i hala genetiği ile oynanmamış buğday türleri.

Genetiği değişmemiş siyez buğdayı endüstrileşti, yani meşhur oldu. Yine genetiği sağlam diğer buğdayımız kavılca hala su değirmeninde öğütülmekte (Benim favorim). Konya’nın genetiği değiştirilmemiş buğdayı olan dinkel çok az üretiliyor.

GDO, genetiği değişmemiş buğday, genetiği oynanmamış buğday, genetiği değiştirilmemiş buğday telaffuzu ile karşılaştığınızda ne anlaşılması gerektiğini elimizden geldiğince sizle paylaşmaya çalıştık. Umuyorum sağlıklı beslenmenizde sizlere katkımız olmuştur.

Aşağıdaki genetiği bozulmamış buğday türlerinin lokasyonu, isimleri ve emmer, einkorn genetik vasıfları verilmiştir. Sizde bölgenizdeki genetiği korunmuş buğdayları tespit edebilir korunmasına ve çoğalmasına yardımcı olabilirsiniz.

Kastamonu: İhsangazi: T. monococcum – Siyez, Gernik – (2x: einkorn)
Samsun: Ladik: T. turgidum ssp. dicoccum – Siyez, Mahsul Buğday – (4x: emmer)
Sinop: Durağan: T. monococcum – Catal Siyez, Gernik – (2x: einkorn)
Bolu: Mudurnu: T. monococcum – Yazlık Iza, Kislik Iza – (2x: einkorn)
Samsun: Asarcık: T. turgidum ssp. dicoccum – Mahsul Buğday – (4x: emmer)
Samsun: Asarcık: T. monococcum – Mahsul Buğday – (2x: einkorn)
Kars: Arpaçay: T. turgidum ssp. dicoccum – Kavlıca – (4x: emmer)
Karabük: Eflani: T. turgidum ssp. dicoccum – Gernik – (4x: emmer)
Karabük: Eflani: T. monococcum – Kaplıca Buğdayı – (2x: einkorn)
Konya: Meram: T. a. ssp. spelta – Dinkel – (6x: spelt wheat)
Sinop: Durağan: T. monococcum – Catal Siyez, Gernik – (2x: einkorn)

genetiği oynanmamış buğday çeşitleri

Yukarıdaki buğday siluetlerini, ağağıdaki listeden tanımlayabilirsiniz.

a- Triticum boeoticum (2x: wild einkorn)
b- T. monococcum (2x: einkorn)
c- T. turgidum ssp. dicoccoides (4x: wild emmer)
d- T. t. ssp. dicoccum (4x: emmer)
m- T. a. ssp. spelta (6x: spelt wheat)

A.Türer YENER tarafından

Babasının Türk Silahlı Kuvvetlerinde Subay olması nedeni ile 8.09.1944 Senesinde Çanakkale- Gelibolu/ Bolayırda doğdu. - İlk okul tahsilini Erzurum ve Elazığda yaptı. Ortaokul ve Liseyi İstanbul Bakırköyde bitirdi. - Askerliğini 1965 senesinde Türk Deniz Kuvvetlerinde , Heybeliada Deniz Harp Okulunda yaptı .31.12. 1967 senesinde terhis oldu. - 1968 senesinde kısa bir dönem, İstanbulda yayınlanan Günaydın Gazetesinde çalıştı. - 1.04.1968- 1.10.1990 seneleri arasında Türkiye faaliyet gösteren Mobil Oil Türk A.Ş firmasında çalıştı ve buradan emekli oldu. Emekli olduktan sonrada muhtelif Açık hava Reklam firmalarında Genel Müdür Yardımcılıklarında bulunmuştur. - 1980 senesinden sonra kurulan İDİL- URAL TÜRKLERİ KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ'nin kuruluş çalışmalarında bulunmuş, Kurucu yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmıştır..Halen bu derneğin üyesidir. - 1990 tarihinden 2004 senesine kadar İstabul Zeytinburnunda bulunan ,KAZAK TÜRKLERİ VAKFINDA Genel Sekreter olarak çalıştım. Halen Zeytinburnunda bulunan KAZAK TÜRKLERİ VAKIF BİNASININ yapılmasında Kazak Türkleri Vakfı kurucu üyeleri ile çalıştım. - 1992 senesinden itibaren o zamanlar Almanyada ikamet eden ,Dünya Tatar Ligi Genel Başkanı ve Tataristan Yasama Organı, Milli Meclisin Fahri üyesi Rahmetli Sayın Ali Akış büyüğümüzle devamlı mektuplaşarak ve telefon görüşmeleri yaparak İdil, Uralla ile ilgili bilgileri kendilerinden aldım. Bana gönderdikleri mektuplar halen bende bulunmaktadır. - Tataristan Cumhuriyeti , Rusya federasyonu ve Türk dünyası ile yakın ilişkiler içinde bulunmaktayım. Rusya federasonuna bağlı Tataristan Cumhuriyetinde kurulu ,Bütün Dünya Tatar Girişimci Destek Kuruluşu 29.03.2013 tarihli resmi belgelendirme ile A.Türer yener ' i Türkiye ve Tataristan arasındaki Yatırım ve İş projeleri, Ticaret,Kültür, ilişkileri ile tüm gerekli görüşmeleri gerçekleştirmek üzere vekil tayin etmişlerdir. - A.Türer Yener 1995 senesi Mart ayında Türkiyede kurulu 23 Türk dernek ve Vakıf Yönetim kurullarınja ,Türkiye Cumhuriyetinde ilk defa bir araya getirerk Kazak Türkleri Vakfı adına Yemek vermiş Türk boylarının müzikleri Tümata Grubu tarafından çalınmış duygulu anlar yaşanmıştır. - 19.3.1995 tarihinde TRT-1 Televizyonunda Sayın Mustafa Yolaçanın programında ,TRT Televizyonu Müdür Sayın Mustafa Gerçekerin büyük yardımları ile Türkiye Cumhuriyetinde İlk defa NEVRUZ BAYRAMI TÜRK BAYRAMI OLARAK kutlanmıştır. Progaram canlı olarak 2 saat boyunca Asya ve Avrupa yayınlanmış Türklerde Nevruz bayramı anlatılmış, Yine Tümata Grubu liderleri Doc.Dr.Oruç Güvenç ile otantik Orta asya Türk müziği konseri verilmiştir. Ayrıca orta Asya Türk kıyafetlerini yansıtan bir defile sunulmuştur. - A.Türer Yener Türk dünyası ile ilgili her sene yapılmakta olan yurt içi ve dışı toplantılarda bulunmaktadır. A.Türer Yener 'in; Anne ve baba ailesi -1800 senelerinin sonlarına doğru Türkiyeye gelerek yerleşmişlerdir. ailesi çok geniş aile topluluğudur. - Baba Tarafı Kazan Tatar -Türklerinden , Orenburg kökenli Şeripov ailesinden olup ve Kazan da Apanay ailesi ilede yakın akrabalık ilişkileri bulunmaktadır. ailesine 6 kuşak kadarına kadar ulaşmıştır. Tataristan ve Başkurtıstanda ailelerini bulmuştur. - Anne tarafı Rusya Federasyonuna bağlı Kubandan Türkiyeye 1800 senelerinin sonlarına doğru, Türkiyeye gelerek Balıkesire yerleşen çerkezlerdendir. Ubıh boyundan olup, Cizemua ailesindendirler. Pşizemuktur - A.Türer Yener , ,halen Merkezi Newyorkda olan Dünya Türkleri Birliğinin Türkiyedeki haberleşme ayaklarından biri olup, email ortamında, Dünya Türk Birliği ,Turkish forum-Türk dünyası , Türk dünyası gazeteciler Federasonu üyeleri ile karşılıklı olarak haberleşmektedir. -Halen Bulgaristan Türkleri derneğinin Başkan Danışmanlığını ve Türkiye Azerbaycan Dernekleri Federasyonu Danışma kurulu üyeliğini yapmaktayım. -2015 -2020 seneleri arasında Azerbaycan Cumhuriyeti Bakü merkezli voicepress.az haber ajansının resmi Türkiye Temsilciliğini yapmaktayım

Yorum Gönderin Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.