Tini kadar aşkı da büyükmüş

Ebedi Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ün , tini kadar aşkıda büyükmüş. ..Dostları arasında sevdiğinden bahsederken duygulanırmış. .
Ankara’da Bulgar Kooperatif Tiyatrosu’nun oyuncularıyla sohbet ederken, “gençliğimi bıraktım Sofya’da” demiş…
“Bir kız sevdim ama, bana vermediler…”
Bakmayın, yüzümü şu an görseniz, bir anlasınız yazarken nasıl yutkunduğumu…
Ama ben görüyorum bu satırları okurken sizin yüzünüzü…
Nasıl yutkunduğunuzu…
Hadi gelin gerçek bir aşk öyküsüne doğru yolculuğa çıkalım:
Mustafa Kemal Atatürk görev icabı Sofya’ya gider…
İlk görev yeridir.

Oraları pek bilmez ve insanlarla yeni yeni tanışmaya başladığı bir dönemdedir. Hiç kimsesi de pek yoktur. Günlerden bir şubat günü olduğu söylenir. Atam, o zamanlarda bir yemeğe davet edilir. Hem yeni arkadaş edinmek hem de zaman geçirmek ister. Davete girer ve içeride birden çok güzel bir kız görür.O güzel kızın adı Dimitrina’dır. Yani tarihte kısaca Miti olarak da bilinir. Miti’ye Âşık olur. Tarih kitaplarında Miti’nin çok güzel ve çok kaliteli bir kız olduğu konuşulur. O dönemin en asil ailesinin kızlarından biridir. Gözde bekarlardandır. Miti’yi görür görmez ne yapacağını bilemez, Atatürk…
Bu arada Fonda harika bir vals çalıyordur. Aşk bu ya, insana hiç tereddüt ettirmez. Arkadaki çalan vals’ten cesaret alarak tüm tereddütlerini bir kenara bırakır ve dans etmek için Miti ’ye bir teklifte bulunur. Miti çok etkilenir ve kabul etmesinin büyük bir cesaret olduğu bu ortamda tereddüt etmeden ona yaklaşır. Dansı kabul ettiğini söyler. Salonda herkes şaşkındır. Onlar için o an o salonda kimse yoktur ama o salon hiç olmadığı kadar kıskanç bakışlar ve dedikodularla çalkalanmaya başlamıştır. Aşk bu ya işte…

Durum ortadadır. Yakınlaşma ötesi bir elektriklenme vardır ötede. Hemen ertesi gün Miti ailesi tarafından konuşulmaya çağrılır. Miti, Atatürk ile hiç konuşmadan sadece dans ettiği süredeki mavi gözlerinden aldığı cesaretle ona âşık olduğunu ailesine söyler. Miti’nin ailesi bir umut kızlarının vazgeçmesi düşüncesiyle hemen mavi gözlü bu yakışıklı askeri evlerine çaya davet ederler
Bu davet önemliydi. Çünkü hem mavi gözlü delikanlının niyeti anlaşılacaktı hem de kızlarının vazgeçmesi mümkünde olabilirdi. Buluşmaya başladılar. Atatürk kararlı ve istekli davranışıyla aileyi şaşırtınca aile de bu ilişkiyi onaylıyor gibi görünerek kızlarının tanımasına izin verdiler. Gençler çok mutluydu. Parklarda dolaşıyorlar, buz pateni yapıyorlar, tiyatroya gidiyorlardı.

Miti’nin babası Bulgar Çarı’nın önemli adamlarındandı, savaş kahramanı generaldi, savunma bakanlığı da yapmıştı. Böyle bir adamın kızıyla, Atatürk’ün olması olacak iş değildi. Ama bu durumda Atatürk umurunda bile değildi. Askeri Kulüp’te düzenlene baloda Bulgar Çar’ın önünde Miti’yle dans etmesi bir meydan okuma olarak algılandı ve gerilim oluştu.

Atatürk hemen evlenme teklifinde bulundu Miti’ye…Miti düşünmedi bile, evet dedi.
Gel gör ki, baba bu işe razı olmamıştı. Tehditler vs. derken Atatürk meydan okumaya devam etti. Miti ailesini karşısına almıştı bile…
General durumun farkındaydı ve Atatürk’ü karşısına aldı ‘bu evlilik mümkün değil, bundan sonra kızımla görüşmezseniz iyi olur’ dedi. Dünya, başına yıkıldı.
Miti’yi de tehdit ettikleri söyleniyordu… Haberleştikleri tüm alanlar kapatılmıştı…

Olayın üzerinden çok geçmeden Miti’yi apar topar bir başkasıyla, nişanlamaya teşebbüs ettiler.
Atatürk nişanı duydu, daha fena yıkıldı ve inanamadı. Zaten görev süresi de bitmişti, o öfkeyle topladı bavulları, İstanbul’a döndü. Halbuki, nişan yoktu. Miti bir başkasıyla evlenmeyi reddetmiş, parmağına zorla takılan yüzüğü fırlatıp atmıştı. Kendini öldürmekle tehdit ederek bu nişana engel olmuştu. Atatürk’e ise general tarafından nişanlandı diye haber yollattırıldı.

Atatürk, Miti’ye çok kırıldı ve çekti gitti. Miti’den sonra, hayatına 19 kadın daha girdiği söylenir…
Hiçbir zaman bu hissettiğini hissedemediğini de yakın çevresi bahsedermiş. Peki Miti’ye ne oldu?

18 yaşındaydı,30 yaşına kadar bekledi. Ha bugün bir mektup gelir, ha yarın kendisi çıkagelir, bekledi, evlenmedi Maalesef gelmedi.
Ailesinin artık yeter baskısıyla, bir avukatla evlenmeyi kabul etti.
Saygılı ama, sevgisiz bir evlilikti.

Miti’nin iki kızı oldu. Kalbindeki boşluğu evlatlarıyla doldurmaya gayret etti. Taa ki, 1966’nın 7 Ağustos gecesine kadar…Ağır hastaydı, zor konuşuyordu, başında bekleyen kız kardeşi Olga’ya mırıldandı.
“Biliyor musun” dedi, “rüyamda onu gördüm, galiba nihayet Mustafa Kemal’e kavuşuyorum…”

A.Türer YENER tarafından

Babasının Türk Silahlı Kuvvetlerinde Subay olması nedeni ile 8.09.1944 Senesinde Çanakkale- Gelibolu/ Bolayırda doğdu. - İlk okul tahsilini Erzurum ve Elazığda yaptı. Ortaokul ve Liseyi İstanbul Bakırköyde bitirdi. - Askerliğini 1965 senesinde Türk Deniz Kuvvetlerinde , Heybeliada Deniz Harp Okulunda yaptı .31.12. 1967 senesinde terhis oldu. - 1968 senesinde kısa bir dönem, İstanbulda yayınlanan Günaydın Gazetesinde çalıştı. - 1.04.1968- 1.10.1990 seneleri arasında Türkiye faaliyet gösteren Mobil Oil Türk A.Ş firmasında çalıştı ve buradan emekli oldu. Emekli olduktan sonrada muhtelif Açık hava Reklam firmalarında Genel Müdür Yardımcılıklarında bulunmuştur. - 1980 senesinden sonra kurulan İDİL- URAL TÜRKLERİ KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ'nin kuruluş çalışmalarında bulunmuş, Kurucu yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmıştır..Halen bu derneğin üyesidir. - 1990 tarihinden 2004 senesine kadar İstabul Zeytinburnunda bulunan ,KAZAK TÜRKLERİ VAKFINDA Genel Sekreter olarak çalıştım. Halen Zeytinburnunda bulunan KAZAK TÜRKLERİ VAKIF BİNASININ yapılmasında Kazak Türkleri Vakfı kurucu üyeleri ile çalıştım. - 1992 senesinden itibaren o zamanlar Almanyada ikamet eden ,Dünya Tatar Ligi Genel Başkanı ve Tataristan Yasama Organı, Milli Meclisin Fahri üyesi Rahmetli Sayın Ali Akış büyüğümüzle devamlı mektuplaşarak ve telefon görüşmeleri yaparak İdil, Uralla ile ilgili bilgileri kendilerinden aldım. Bana gönderdikleri mektuplar halen bende bulunmaktadır. - Tataristan Cumhuriyeti , Rusya federasyonu ve Türk dünyası ile yakın ilişkiler içinde bulunmaktayım. Rusya federasonuna bağlı Tataristan Cumhuriyetinde kurulu ,Bütün Dünya Tatar Girişimci Destek Kuruluşu 29.03.2013 tarihli resmi belgelendirme ile A.Türer yener ' i Türkiye ve Tataristan arasındaki Yatırım ve İş projeleri, Ticaret,Kültür, ilişkileri ile tüm gerekli görüşmeleri gerçekleştirmek üzere vekil tayin etmişlerdir. - A.Türer Yener 1995 senesi Mart ayında Türkiyede kurulu 23 Türk dernek ve Vakıf Yönetim kurullarınja ,Türkiye Cumhuriyetinde ilk defa bir araya getirerk Kazak Türkleri Vakfı adına Yemek vermiş Türk boylarının müzikleri Tümata Grubu tarafından çalınmış duygulu anlar yaşanmıştır. - 19.3.1995 tarihinde TRT-1 Televizyonunda Sayın Mustafa Yolaçanın programında ,TRT Televizyonu Müdür Sayın Mustafa Gerçekerin büyük yardımları ile Türkiye Cumhuriyetinde İlk defa NEVRUZ BAYRAMI TÜRK BAYRAMI OLARAK kutlanmıştır. Progaram canlı olarak 2 saat boyunca Asya ve Avrupa yayınlanmış Türklerde Nevruz bayramı anlatılmış, Yine Tümata Grubu liderleri Doc.Dr.Oruç Güvenç ile otantik Orta asya Türk müziği konseri verilmiştir. Ayrıca orta Asya Türk kıyafetlerini yansıtan bir defile sunulmuştur. - A.Türer Yener Türk dünyası ile ilgili her sene yapılmakta olan yurt içi ve dışı toplantılarda bulunmaktadır. A.Türer Yener 'in; Anne ve baba ailesi -1800 senelerinin sonlarına doğru Türkiyeye gelerek yerleşmişlerdir. ailesi çok geniş aile topluluğudur. - Baba Tarafı Kazan Tatar -Türklerinden , Orenburg kökenli Şeripov ailesinden olup ve Kazan da Apanay ailesi ilede yakın akrabalık ilişkileri bulunmaktadır. ailesine 6 kuşak kadarına kadar ulaşmıştır. Tataristan ve Başkurtıstanda ailelerini bulmuştur. - Anne tarafı Rusya Federasyonuna bağlı Kubandan Türkiyeye 1800 senelerinin sonlarına doğru, Türkiyeye gelerek Balıkesire yerleşen çerkezlerdendir. Ubıh boyundan olup, Cizemua ailesindendirler. Pşizemuktur - A.Türer Yener , ,halen Merkezi Newyorkda olan Dünya Türkleri Birliğinin Türkiyedeki haberleşme ayaklarından biri olup, email ortamında, Dünya Türk Birliği ,Turkish forum-Türk dünyası , Türk dünyası gazeteciler Federasonu üyeleri ile karşılıklı olarak haberleşmektedir. -Halen Bulgaristan Türkleri derneğinin Başkan Danışmanlığını ve Türkiye Azerbaycan Dernekleri Federasyonu Danışma kurulu üyeliğini yapmaktayım. -2015 -2020 seneleri arasında Azerbaycan Cumhuriyeti Bakü merkezli voicepress.az haber ajansının resmi Türkiye Temsilciliğini yapmaktayım

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.