İktidar siyasetinin kaldıracı artık tek

İktidar siyasetinin kaldıracı artık tek

Bülent ESİNOĞLU

Salgınla birlikte 2020 yılı insanlığı bir kez daha içinde yaşadığı rejimi, düşünmeye mecbur.

Etnik milliyetçiliğin harcını kardığı, servet sınıfından yana vahşi kapitalizm ve onun yarattığı eşitsizlikler, insanlık istese de istemese de kendi önünde duran, bu sorunu çözmek durumunda kalacaktır.

İnsanlığın önünde bu devasa sorun duruyor. Ülkemizin önünde de duruyor. Artık işleri sadece etnik milliyetçilik kalıbı içinde tutarak, ekonomik çözümler üretilemeyeceği, iyice belirgin bir hal almıştır.

Vahşi kapitalizmi ayakta tutmak için etnik milliyetçilik gerekirken, etnik milliyetçiliği ayaktan tutmak için de iç ve dış düşman gerekiyor.

Etnik milliyetçilik ve siyasal İslam, bugüne kadar tüm desteğini vahşi kapitalizmin arkasına koydu. Ulus devletin, tüm imkanları, servet sınıfının arkasındaydı.

Üretmeyen servet sınıfı, faaliyet dışı karlar ve kazançlarla, ülke ulusal pazarlarını, çok uluslu şirketlerin pazarı durumuna soktu.

Borç artıkça, enflasyon ve vergiler arttı. Ülke insanı mutlak açlık sınırına geldi. En büyük adaletsizlik olan, yapısal işsizlik tavan yaptı.

Etnik milliyetçiliğin, ayakta kalması ve hüküm sürmesi için gerekli olan dış düşman mecburiyeti hep vardı. Şimdi de var.

Dış düşman diye tanımlanan, Avrupa ve Amerika, servet sınıfının sermaye ortağıdır. Pazar ortağıdır. Borç vericisidir. Amerika ve Avrupa’yı, iç cepheyi ayakta tutmak için, propaganda malzemesi olarak, kullanmak artık mümkün değildir.

Aksi taktide, çok uluslu şirketler ile ortak olan servet sınıfını kaşınıza alırsınız. Çok uluslu şirketler ile yerli ortaklarının arası açılır. Ekonomi daha da kötü duruma girer.

Siyasi iktidar da bu bizim gördüğümüzü gördü. Ve gerekli açılımları yamaya başladı. Amerika’ya “Beyaz Sayfa Açma” önerisi yapıldı.

Geleceğimizi Avrupa’da görüyoruz” diye de Avrupa’ya, “biz artık, sizi düşman sınıfında göremeyeceğiz, iç dünyamızı dizayn ederken, dış düşman olarak, size karşı propaganda yapmayacağız” demiş oldu.

İç dünyamızı ve etnik milliyetçiliğimizi ayakta tutabilecek tek araç kaldı.

İç düşman olarak, muhalefeti hain ilan etmek. Gerekirse, muhalefet liderlerini hapse atmak. Velhasıl, iç düşmanı çok fazla büyütmek ve halkın desteğini iç düşman üzerine yoğunlaştırmaktan, başka bir araç kalmadı.

Her türlü muhalefeti, kriminalize etme mecburiyeti, iç düşman üretimini sürdürmek içidir.

Dış düşman üretiminin, durması mecburiyetinin olduğu bir yerde, eğer iç düşman üretiminin önüne de bir engel çıkarsa, sonlarının geldiğini bilmektedirler.

İç düşman üretiminin de elbet bir sınırı vardır. Sonsuza kadar kullanılacak bir araç değildir.

6 Nisan 2021, bulentesinoglu@gmail.com

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.