İÇİMİZ DIŞIMIZ KARIŞIK!…

İÇİMİZ DIŞIMIZ KARIŞIK!…

Beklenen oldu, sürpriz yaşanmadı. Kırk yıldan sonra ABD ve dolayısıyla Başkanı ‘’SOYKIRIM’’ dedi! Bunun böyle olacağı Biden seçilmeden belliydi ama bizim bazı dış politikadan, diplomasiden yoksun zevatlarımız ‘demez’ beklentisindeydi.
Sokaktaki vatandaş bile biliyordu bunu. ‘Soykırım’ dendi, denmedi meselesinden önce biz neden bu noktalara geldik diye düşünmek gerek.
Vizyonsuz dış politika, herkese efelenmeler, çok sert ve diplomasi dili dışında konuşmak, yapıcı olmaktan ziyade, tehdit, şantaj dili kullanmak bizlere bu günleri yaşattı.
Ermeni’lerle 1915 yılında yaşanan olaylardan karşılıklı zarar gördüğümüz aşikar ve gerçektir. Asla da ‘SOYKIRIM’ yoktur. Ne yazık ki güçlü devlet olamayışımız nedeniyle haklıyken haksız duruma düşüyoruz.
Dış politika zigzagları sadece bu konuda değil, aşağı yukarı her konuda aleyhimize durumlar yaratmıştır.
4.Temmuz.2004 de Irak’ın Süleymaniyesi’nde askerlerimizin başına çuval geçiren ABD’ye ‘SARI ÖKÜZ’ü vermiştik. Sonrasının ardı arkası kesilmedi.
PKK ya alenen, gözlerimizin önünde bir çok silah yardımı yapan ABD’ye mani olamadık… Papazı istediler verdik!…Fetö’yü istedik vermediler… Güya İŞİD’le mücadele için terör grubunu sınırlarımızdan geçişlerine izin verdik, bonus olarak da lahmacun ısmarladık!…F35 denilen teknolojinin son harikası savaş uçağı için parasını peşin verdiğimiz halde alıcı olmaktan çıkarıldık…Hesapsız kitapsız NATO standarları dışındaki savunma sistemi olan S400 füze kalkanına 2.5 milyar dolar verdik ama kuramadık.
AB’nin son yıllardaki uyarıları, ikazları, görüşmeleri askıya alma şantajları da karşı ortaklığın ülkemiz üzerindeki baskılarıdır.
Neden?
ABD böyle istiyor diye!
Dedik ya, SARI ÖKÜZÜ’ vermiştik, vermeye devam ediyoruz!
İyi veya kötü her durumda karar verici olan Cumhurbaşkanı bunun sorumlusudur. Ne yazık ki ekonomik yoksulluk da vatandaşların üzerinde yıkıcı etkisini sürdürecektir!
Vizyonsuz politikamızın bizi getirdiği nokta burası!
Öyle anlaşılıyor ki; ABD ve AB, Erdoğan iktidarda olduğu sürece durumu normale getirmeyecek, her alanda baskısını hissettirecek gibi görünüyor. Bunun ekonomiye yansımaları içerideki vatandaşların yaşamlarını daha da ağırlaştıracaktır.
Artık ‘’ERKEN SEÇİM ZAMANI.’’
Emin EĞRİ

Yayım tarihi
Emin Eğri olarak sınıflandırılmış ile etiketlenmiş

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.