Kategoriler
Bülent ESİNOĞLU

Hukuksuzlukta varılabilecek son nokta nedir?

Hukuksuzlukta varılabilecek son nokta nedir?

Bülent ESİNOĞLU

Gelin dostlar, sizinle bir hasbihâl edelim. Akıl yürütelim. Gidişattan bir sonuç çıkarmaya çalışalım.

Matematik hep öyle yapar. Elindeki bilinenlere dayanarak, bilinmeyenleri çıkarmaya çalışır.

Aslında insan mantığının yolu da budur.

Hukuksal bir mantık yürütebilmek için, var olanlar ne idi, kaybettiklerimiz neydi, şimdi elde kalanlar ne ve bu elde kalanlar ile düşünürsek nereye varırız?

Önce devletin meşruiyeti nasıl elde ettiğinden başlayalım.

Eğer devlete, şiddet tekeli verilmemiş olsaydı, her aklına gelen veya erken kalkanlar, şiddet uygulayarak, toplumu sindirir ve idareyi ele geçirirdi.

Böyle olmasın diye, halklar, şiddeti devlet bünyesinde toplayarak, bahsettiğimiz anarşinin oluşmasının önüne geçmiştir.

Halk şiddet kullanmayı, devlete vererek, bir rıza göstermiştir. Bu rızayla, devleti yönetenlerin, kullandığı şiddeti meşru bir biçime dönüştürmüştür.

Devleti yönetenler, yani iktidarlar, bu şiddeti belli kurallar içinde halk adına kullanırlar. Bu kurallara hukuk denir. Yönetenler bu kurallara uymuyorsa, buna hukuksuzluk denir.

Yani her türlü şiddet uygulaması, keyfi değil, belli bir hukuk çerçevesinde uygulanır.

Devletin ve iktidarın, kullanabileceği şiddet, kendisine verilmiş olan kadardır. Ne daha fazlasını ne daha azını kullanabilir.

Hata payı ile devlet veya iktidar, bu şiddeti biraz az veya biraz fazla kullanabilir. Bu durum, halk tarafından olgunluk ile karşılanabilir.

Hukuksuzluk artıkça yani verilen rıza aşıldıkça, halk ile yöneticiler arasında gerilimler artmaya başlar. Siyasal şiddet veya fiziki şiddet artıkça iktidara verilen rıza tamamen ortadan kalkar.

Önce hukuk mücadelesi verilir. Devlete ve devleti yönetenlere, hukukun içinde kalması uyarıları yapılır.

Eğer iktidar, bu uyarıları dinlemeyip, hukuksuzluğu iyice artırırsa, o iktidar artık meşruiyetini yitirmiş bir iktidardır.

Hukuksuzluktaki son nokta, meşruiyetin kaybedildiği, meşru sınırlar içinde kalınmadığı hallerdir.

Böyle yönetimlere, yani halkın rızasını kaybetmiş iktidarlara Gayr-i Meşru iktidar denir.

Meşruiyetini kaybetmiş, yani halkın rızasını hesaba katmadan, hareket eden iktidara kaşı, mücadele de de meşru hale gelmiş demektir.

Manipülasyonlarla, hukuksuzluk, hukuk muş gibi, yutturulmasının da bir ömrü vardır. Sürekli manipülasyon* yaparak, halk rızası sağlanamaz. Meşruiyet sağlanamaz.

Hukuksuzlukta son nokta, eğer bu mantıktan hareket edersek, devletsiz bir durumla, eşdeğer noktaya geliriz.

Hukuksuzlukta son nokta, devletsizliktir.

Manipülasyon* sözcüğüne illet oluyorum. Eskiden biz buna kalleşlik derdik.

21 Mart 2021, bulentesinoglu@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.