Kategoriler
Emin Eğri

REFORM DEDİKLERİ!..

REFORM DEDİKLERİ!..

(Reformun sözlük anlamı; Düzeltme- Islah etmektir)
AKP’nin 18 yıldır ülkeyi idare ettiği gerçeğine baktığımızda sayısız sözde ‘REFORM’ vaadleri ile millete umut verdiğini söyleyebiliriz!
Adaletin olmadığı bir yerde her türlü melanet olur. Güçlünün veya arkası olanın devamlı kazandığı düzendir bu. Onun için ille de ADALET!
ADALET REFORMU
Sayısını hatırlayamadığımız kadar ‘Yargı Reformu’ adıyla düzenleme yapan AKP, 18 yılda ülkeyi getirdiği noktaya baktığımızda, başta kendileri de yargıdan şikayetçi olmaktalar! Aslına bakarsanız yargı tam bağımsız değildir.
Kendilerinin beğenmediği kararları veren hakimler görevden alınmakta, tayini çıkarılmakta veya pasifize yere atanmaktalar.Bu şartlarda hangi hakim savcı vicdanın sesini dinleyebilir?!
Öyle ki; Anayasa mahkemesinin kesin emri olan kararı bile uygulanamıyor, AHİM’in kararları bizim yargının üzerinde olduğu halde onu da kabul etmiyorlar! İşte YARGI REFORMU dedikleri paketler sonunda geldiğimiz nokta ‘’ADALET ARIYORUM’’ durağıdır!
EKONOMİK REFORMLAR!
İktidara geldiklerinde ekonomik krizden çıkmaya çalışan bir Türkiye devraldıkları doğrudur! Yeni bir umut olan AKP ilk zamanları kalkınma hızları sayesinde ekonomik olarak büyümeye devam etti. Aradan geçen 9 yıl sonrası artık büyümeler şeklen olsa da, geçim zorluğu, işsizlik, istihdam yetersizliği küçük bir kartopu olarak 2011 de başladı, bu güne kadar da ağırlaşarak devam etti.
Bir çok kez ‘EKONOMİ REFORMU’ paketleri açıklandı. Süslü grafikler, umut pompalamalar çok kısa sürüyor, bu olmadı yenisi diye başka isimler altında durmadan sözde ’REFORM’ paketleri açıklandı. Hiç birinin başarılı olduğu görülmedi ve ülke ekonomik alanda dip yaptı. Kredi derecelendirme kuruluşları her dönem puanımızı devamlı düşürerek, gidişatın kötü olduğunu açıklasa da, kabullenemediler! Ama gerçekler hep onların dediği gibi oldu!
‘Askıda ekmek’ ihtiyacına kadar düştük!
EĞİTİM REFORMU
AKP hükümeti 18 yılda eğitimin kimyası ile oynadı! Geldiğimiz nokta ‘Hüsran!’ İlk başta, zorunlu 12 yıllık eğitimi yıkarak 4+4+4 denen ucube bir sistem ile eğitimi böldü. Cehalete pencere açtı!
Ana okulu çocukları için, 4-6 yaş olanların gideceği ‘SIBYAN OKULU’ açtı. Dinsel eğitimli bu okullarda daha çocukluğunu yaşayamadan korku dolu hayat dersi verilmeye başlandı!
Sınav sistemleri ile bir çok kez oynandı bir dikiş tutturulamadı. Her ile üniversite diye ‘Gecekondu Üniversiteleri’ açtı! Amaç eğitim değil, üniversite sayesinde o ilde ekonomik hareketlenme idi yaptığı. Eğitim kalitesi ise yerlerde süründü! Bunun acılarını çekiyoruz!
Büyük tanıtımlarla ‘FATİH PROJESİ’ diye eğitimde çağ atlanacağı söylendi ama netice olarak çok büyük paralar çöpe gitti, işe yaramayan bir yığın materyaller elde kaldı!
Eğitim reformunun da sonucu ortada, ne okuyan, ne de okutan memnun. Mezun olan üniversite mezunları bile ‘Yetersiz eğitim’ aldıklarını söylemeden geçemiyor. Eğitim bir ülkenin kalkınma lokomatifidir.
AKP İmam Hatip okullarının sayısını artırmakla övünürken, dünya bilim liginde nal topluyoruz!
İMAR REFORMU
Kimilerine göre 150 nin üzerinde değiştirildiği söylenen imar kanunları ‘REFORM’ kelimesinin en çok kullanıldığı paket olmuştur. Rant ekonomisi imardan geçtiği için sık sık değişiklikler yapılmış, kendi koydukları kanunları, mevzuatları devamlı delmişlerdir.
AKP Belediyeleri bu konuda şehirciliğin, yapılaşmanın sonunu getirmiştir. Adamına göre imar izinleri sıradan olmuştur.
İmar reformunda da geldiğimiz son nokta, çirkin ve şehirciliğe uygun olmayan yerleşimler, kalitesiz yapılaşmalar, rant ekonomisinin imardan geçtiği bir Türkiye olmuştur.
SAĞLIK REFORMU
Sağlıkta dönüşüm diyerek bir çok değişiklikler yaptıkları doğrudur. Hastaneler birleştirildi, doktorların tam gün hizmetleri, şehir hastaneleri derken sağlığa erişimlerde sıkıntı ve şikayetler her geçen gün artmaktadır. Hizmet çeşitliliği çok artmış olsa da, hizmet almada zorluklar insanları memnun etmemektedir.
Özetin özeti; ne zaman adına ‘’REFORM’’ dedilerse, altından çıkan başarısızlık ve bir sonraki reform açıklaması olmuştur.
Şimdi ‘REFORM’ kelimesini duyunca ‘EYVAH, YİNE YANDIK’ demekten kendimi alamıyorum.
Emin EĞRİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.