Kategoriler
Bülent ESİNOĞLU

Atom bombası Korona virüsü ve narsistik kapitalizm

Atom bombası Korona virüsü ve narsistik kapitalizm

Bülent ESİNOĞLU

Korona Virüsü de öldürüyor, Atom bombası da öldürüyor. Son tahlilde ölümü konuşuyoruz.

Korona virüsünün Atom bombasından beter olduğu ortaya çıktı. Çünkü atam bombası bir kere atılır, teslim alacağınız ülke teslim olur. Diğerleri de korkudan sesini çıkarmaz ve felaket o noktada durur.

Lakin korona virüsü öyle değil. Korona virüsü kendini yaratan narsistik kapitalizmi kapatarak, insanlığın tümünden intikam alacakmış gibi görünüyor.

Oysa finans kapitalin sahipleri zengin ülkelerdir. Korona zengin fakir ayırımı yapmaksızın saldırıyor.

Bana göre atom bombasının sebebi de Korona virüsünün sebebi de narsistik kapitalizmin kendisidir.

Görüyoruz ki, Korona tüm hayatı durdurdu. Bir anlamda finans kapital dükkânı kapattı diyebiliriz.

Amerika’da sağlık sisteminin nasıl bir facia içinde olduğu Korona ortaya çıkınca anlaşıldı.

Sağlık sistemi özelleştirilip, sağlık çok uluslu şirketlerin kar enstrümanı haline dönüşünce, felaket karşısında çok kıymetli ordularını göreve çağırdılar. Finans kapital her sorunun çözümünün para olduğu, dolayısıyla, kişilere bin dolar verirsek bu iş çözülür gibi bakıyorlardı. Lakin işin şakaya gelir tarafının olmadığını anladılar. Biraz geç.

Amerika’da 30 milyon insanın sağlık sigortası olmadığı, sağlık araç/gereçlerinin ve ilacın dağıtımı, çok uluslu şirketlerin elinde olması dolayısıyla işler bir felakete dönüştü.

Amerika İtalya’ya giden Kübalı doktorların gidişini engelledi. İran’a yeni ambargolar ilave etti. Sağlık sistemleri iyi çalışmıyor ancak ajan sistemleri mükemmel.

 

 

Narsistik finans kapitalizmin, uygulayıcısı ülkelerin, salgından daha çok etkilendiği orya çıktı.

Avrupa Birliğine girmek için kıçını yırtan Sırbistan ilaç ve tıbbı malzeme için Çin’den yardım istemek zorunda kaldı.

Yazılarımda hep, narsistik finans kapitalin yapıp ettiklerinden söz ediyorum. Sanki ülkemiz başka bir ekonomik ve siyasi düzen içindeymiş gibi düşünmeyin.

İşverenleri kurtarınca, istihdamı da kurtaracağımızı sanıyoruz. O işverenler felaket için verilen teşviklerle gidip dolar ve altın alıyorlar. Bankalarımızdaki 197 milyar dolar neden hiç Türk parasına dönüşmez ki…

Narsistik kapitalizmin, elbet sahipleri var.

Banka parası/kaydi para ya da dijital para dediğimiz paraların basılması için, imtiyaz verdiklerimizin, önümüze koydukları yaşam koşullarında yaşıyoruz.

Olağan üstü durumlarda da işin ve sorumluluğun tamamını devletin üzerine yıkacaklar. Felaketler gelince Devlet yapsın deyip kenara çekilecekler. Bu durumda parası olamayan devlet sınırsız para basacak ve ortaya çıkacak enflasyonu da halk ödeyecek.

İşte narsistik kapitalizm böyle çalışıyor.

Kapitalizm öldürür diye boşuna dememişler.

Böyle gerçekleri söyledin mi hemen çıkar çevreleri karşınıza çıkar ve “servet düşmanlığı yapma” diye kesintisiz propaganda yaparlar.

Amerika’da görüldü ki dolar basmak artık hiçbir hastaya iyi gelmiyor. Narsistik kapitalizmin sömürdüğü kişiye yaramadığı gibi servet sınıfına da yaramıyor.

Sahte piyasa ve sahte para işe yaramıyor.

 

24 Mart 2020, bulentesinoglu@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.