Kategoriler
Politika Ümran Ünlü

YILMAZ BÜYÜKERŞEN-ESKİŞEHİR ÖRNEK KENT

Yılmaz Büyükerşen,

1936 da Eskişehir’de doğdu.

1962 yılında Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinin ilk mezunlarından.

Öğrenciyken gazetelerde muhabirlik,yazarlık, karikatüristlik ve yazı işleri müdürlüğü yaptı.

Arkadaşlarıyla kan bankasına kan satarak Oda tiyatrosunun ve belediye tiyatrosunun kurdu.

Mezun olunca akademinin maliye kürsüsüne asistan oldu.

1966 yılında doktor, 1968 yılında doçent olarak akademi başkan yardımcılığına getirildi.

1973 yılında profesör,1976 yılında Eskişehir İktisadi ve İdari İlimler Akademisi Başkanı seçildi.

1980 yılında yapılan seçimlerle yeniden akademi başkanlığına getirildi.

Radyo ve Televizyonun eğitim ve kültür hayatında kullanılması için yaptığı çalışmalarla  Akademi’de TV verici istasyonu ile siyah-beyaz eğitim stüdyolarını kurdu.Türkiye’de ilk renkli TV sistemini Eskişehir’de kurdu.

1971’de iletişim teknolojisinin eğitimde kullanılmasına ve uzaktan öğretim ile buna ilişkin, yöntemlerin açıköğretim modeli çalışmalarını başlattı.

1973 yılında eğitimin yaygınlaştırılması amacıyla hazırladığı “Türkiye için Açıköğretim Modeli” projesi ile Açıköğretim Fakültesi olarak ülke çapında ve Batı Avrupa’nın 6 ülkesi ile Kuzey Kıbrıs’taki Türkler için uygulamaya konuldu.

1982 yılında cumhurbaşkanı tarafından Anadolu Üniversitesi rektörlüğüne getirildi.

1987 yılında tekrar ikinci kez cumhurbaşkanı tarafından rektörlüğe atandı.

“Radyo ve Televizyon Yüksek Kurulu” üyeliği ve kurulun 2 dönem başkanlığını yaptı. 

1993 yılında  görevinden ayrıldı.

Akademi Başkanlığı sırasında, öğrencilerin kültürel donanımları için kurduğu atölye, stüdyo ve klüplerde, heykel, grafik, resim, müzik, folklor, film ve fotoğraf çalışmalarına bizzat katıldı. 

Türkiye’nin ilk “Sinema ve Televizyon Okulu’nun kuruluşunu da Eskişehir’de gerçekleştirdi.

Rektör olunca “Uygulamalı Güzel Sanatlar Yüksek Okulu” (daha sonra fakülte), “İletişim Bilimleri Fakültesi”, “Devlet Konservatuvarı” ve “Edebiyat Fakültesi” adı altında kurumlaştırdı. Anadolu Üniversitesi kampüsündeki tesislerde birisi büyük operalara elverişli olmak üzere, değişik büyüklükte 7 adet sahneli salon, 3 adet sergi galerisi vardır.

Peyzaj mimarisine de önem veren Büyükerşen,heykel sanatı ile uğraşmaktadır.

Atatürk’ün doğumunun 100. yılının kutlandığı 1981 yılında Eskişehir’in 100 köyüne hediye ettiği büstler ile Mihallıççık, Mahmudiye, Seyitgazi ilçeleri ile Gemlik’in Karacaali ve Kapaklı köylerindeki Atatürk heykelleri Büyükerşen’in imzasını taşımaktadır.

Gaziantep vilayet binası önündeki bronz Atatürk heykelini de Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen,    yapmıştır.

Türkiye’de “balmumu mumya heykel” yapımında tek isim olup,Anıtkabir Müzesi’nde sergilenen Atatürk Mumya heykeli ile II.TBMM binasındaki mumya heykeller ve Makedonya Manastır Askeri İdadi Müzesi’ndeki “17 yaşında Atatürk” mumyası onundur.

1992 yılında yapılan rektörlük seçiminde en yüksek oyu alması sonucu tekrar cumhurbaşkanı tarafından rektörlüğe atandı.

Anadolu Üniversitesi’ni, bünyesinden 3 yeni üniversite daha çıkacak kadar büyüten, çeşitli kitap ve makaleleri vardır.

1993 yılından sonra Anadolu Üniversitesi Uzaktan Öğretim Anabilim Dalı Başkanlığı’İletişim Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü görevinde de bulunan Büyükerşen, “Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı” Yönetim Kurulu Başkanlığı da yaptı.

Türkiye’de “Çağdaş Halkevleri ve Köy Enstitüleri Modeli” diye nitelendirilen “Eğitim Parkları” ve “Semt Eğitim Birimleri”nin kuruluş çalışmalarını sürdürmüştür. 

1999 seçimlerinde DSP listesinden Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na seçildi.

Avrupa Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi Türk Delegasyon Başkanı olan Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, evli ve iki çocuk, bir torun sahibidir. 

2019 yerel seçimlerine CHP’den Eskişehir Belediye Başkan adayı oldu.

Yılmaz Büyükerşen’in yaptıklarıni anlatmakla bitiremeyiz.Ayrıca yaptıkları yapacaklarının garantisi derler.Eskişehir için neler yapacağını kendi ağzından dinleyelim.

“Eskişehir’i 2000’li yılların başından beri uyguladığımız farklı şehircilik anlayışı ile Türkiye’nin en gözde şehirlerinden biri haline getirdik ve hayata geçireceğimiz yeni projelerde devam edeceğiz. 

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak şimdiye kadar uyguladığımız projelerin kat ve kat üstünde büyük projelerle meşgul olduğumuzun müjdesini vermek isterim… 

Eskişehir ‘de Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Kanunu çerçevesinde Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit edilen alanda yaklaşık üç yıldır sürdürülen çalışmalarda önemli aşamalar kaydettik.

Bilindiği gibi Büyükşehir Belediyesi, 6306 sayılı Kanunun Resmi Gazetede yayımlanarak, yürürlüğe girdiği 16 Mayıs 2012 tarihinden önce, Eskişehir’de 12 ayrı bölgede kentsel dönüşüm kararı almıştı. Ancak kanunun yürürlüğe girdikten sonra bu konudaki yetki tamamıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na geçti.

Büyükşehir Belediyesi olarak biz, Bakanlığın tam yetki ve kontrolünde olacak şekilde, üzerimize düşen görev ve sorumluluk alanında çalışıyoruz. 

Öncelikle belirtmek isterim ki Eskişehir Büyükşehir Belediyesi üzerine düşen görevleri her zaman, layıkıyla tamamlamış ve yaptığı projelerle sadece ülkemizdeki kentlere değil dünya kentlerine örnek olmuştur.

Yeni projelerde de mülk sahibi sayın hemşehrilerimiz için en iyi ve faydalı sonucu ortaya koymak amacıyla, Türkiye’nin bu konularda en deneyimli ve uzman üniversitelerinden biri olan İstanbul Teknik Üniversitesi ile çalışıyoruz.

Porsuk’un iki kenarında yapılacak çalışmanın ardından yaratılacak sosyal donatıları ile Eskişehir; güvenli, güzel, gözde ve prestijli bölgelerden biri haline gelecek. 

İlgili arkadaşlarımız, Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenen ve yedi mahalleyi kapsayan bu proje ile ilgili çalışmalarının büyük bölümünü tamamladı. Söz konusu alandaki bütün binalar tek tek incelendi, daire ve iş yerlerine girilerek, fotoğraflar çekildi. Mülklerin her birinin değer tespitleri yapıldı.

Toplam 9 bin 800 hak sahibi tespit edilerek, irtibata geçildi. Aynı zamanda, İstanbul Teknik Üniversitesi Şehircilik ve Planlama Bölümü ile birlikte proje hazırlandı. Çok değil, sanırım yılbaşından sonraki birkaç ay içinde, bu projenin hazırlanan maketi, hak sahiplerinin bilgilenmesi için onlarla paylaşılacak. 

Yani hak sahipleri, sahip oldukları mülkiyetin o projedeki durumunu daha net görebilecek. Ayrıca, projenin nasıl hayata geçirileceği konusu da anlatılacak.Ardından hak sahipleri ile gruplar halinde görüşülerek, mutabakatları alınacak.

Biliyorsunuz, projenin hayata geçirilebilmesi için hak sahiplerinin en az üçte ikisinin onay vermesi gerekiyor.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak, şimdiye kadar uyguladığımız projelerin kat ve kat üstünde büyük projelerle meşgulüz.

Köprübaşı İşbankası binasından başlayarak, Aydın Arat Parkı’na kadar uzanan Porsuk’un iki kenarında yeni bir şehir, yeni bir Eskişehir doğacak. Sosyal donatı alanlarıyla, sağlıklı ve sağlam altyapısıyla modern bir yapılaşma hayata geçecek. Hatta bu bölgenin altı tamamen otopark olarak planlandı. 

Proje çok etaplı bir çalışma. Eskişehirli hemşehrilerim, özellikle bölgede mülk sahibi olanlar meraklanmasın, endişe etmesin. Çalışmaların bu kadar uzun sürmesinin nedeni söylediğim gibi çok detaylı ve çok katmanlı bir proje olmasından kaynaklı. Yapılar kaçar kat olacak, binalar nasıl olacak, ortak alanlar nereler olacak? 

Sosyal donatı alanları dediğimiz alanlar çok detaycı, akılcı ve çağdaş bir proje. Dilerim, proje tüm etaplarıyla birlikte, hem diğer belediye meclislerimizde hem de Büyükşehir Belediye Meclisinde kabul görür.

Bu konularda İstanbul Teknik Üniversitesi, başlangıçta da söylediğim gibi birçok temas yaptı, halkla olumlu irtibatlar kurdu. Bakanlıkla, ilgili kuruluşlarla ve ilgisi olan bütün diğer bakanlıklarla gerekli irtibat kuruldu.Projeyi başından beri İstanbul Teknik Üniversitesi bizim ekiplerimizle yürüttü.

Öyle zannediyorum ki bu projeleri biz meclisten geçireceğiz. Ki ben umut ediyorum, meclisten geçince şehrin 50 yıllık geleceğini çizen plan ve projeler hayata geçirilecek.

Benim bütün idealim, hem 1/25 binlik planların hem bu dönüşüm plan ve projelerin benim zamanımda hazırlanıp, hayata geçirilebilir hale gelmesi. Bu gerçekleşirse, kendimi gerçekten üzerime düşeni yapmış ve hem Eskişehir’e hem de hemşehrilerime olan borcumu ödemiş olacağımı düşünüyorum”

Yazar Ümran Ünlü

Gazeteci,yazar,oyuncu,korist,matematikçi,aktivist...

Felsefesi;Hayatı ,insanları,hayvanları...Özet olarak herşeyi sevme yeteneği... Mutfak ve bahçem terapi alanım...Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum.

Elizabeth Ümran Ünlü She was born on january 10 th, 1951 in Afyon’s village of Üclerkayasi. After she had finished primary school in the village she got on the road of finishing middle school and becoming a teacher in Kütahya with the words of her teacher, “You are going to open the doors of this village to the World, you must learn.” She became a math teacher after finishing the Eskisehir Anatolia University. She also taught classes in Yalova and Istanbul. Then, she began working in Turkish Art Music. Later on, she became a project teacher and a vice-principal in a private school in Suadiye, Istanbul. After the age of 45, she decided to learn theater work that she could not give up on. She got acting training for two years at the Kadıköy Halk Eğitim Deneme Sahnesi. She was in plays like Savaş Oyunu(War Game) and Kına Gecesi(Henna Night) . She also had roles in the theaters of AKM-Haldun Taner-Kadıköy-Mecidiyeköy-Sarıyer. She educated her children in the best schools and taught them to be children that she will be proud of. (Pilot, engineer, researcher)After being a principal in classes in Şişli, in 1999 she came to America where she had sent her son for school. She continued her Turkish Art Music and theater work in has been participating a chorus, and they are going to have a concert on November 2,2019 at Carnegie Hall.They give concert every year. She went to University in America for language courses. For a remainder of the time, she wrote plenty of children’s stories in many websites and magazines. She is writing the book “Bir Yerlerden Başlamalıyım” and writing the play “Ah Amerika.” While spending a pleasurable life with her children and grandchildren, she is planning to begin her theater life in America with the play musical“Keşanlı Ali Destanı”,Çalıkuşu"Nasrettin Hoca"7 kocalı hürmüz"Keloğlan" ,She also continues to live peacefully with herself and everyone and continues to give this love to humankind because of her daughter’s words, “The endless love and care in my mother’s heart would be enough for the Earth.” Hayat bu kadar güzel ve yaşanasıyken,insanların iki yüzlülüğünü ve hayatı kendilerine de ,çevresindekilere de zehir etmelerini anlayamıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.