Ana sayfa Haberler Kültür/Sanat

Laiklik İlkesinin Anayasa’da Yer Almasının 81. YILDÖNÜMÜ

Laiklik İlkesinin Anayasa’da Yer Almasının
81. YILDÖNÜMÜ

5 Şubat 1937 tarihinde,  laiklik ilkesine 1924 Anayasasında yapılan değişiklikle Cumhuriyetimizin temel nitelikleri arasında yer verilmiştir.

Laiklik,  din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasını öngören bir ilke olmasının yanında, laiklik aynı zamanda barış içinde birlikte yaşamamızın, din ve vicdan özgürlüğünün, özgür düşüncenin temelidir.

Laiklik İlkesi Kadın Hakların Güvencesi

Hukuk birliğinin ve demokrasinin olmazsa olmaz koşulu olan                    laiklikkadının insan haklarının da güvencesidir.

Kadınlar, ancak laik hukuk devrimi ile ailede, eğitimde, istihdamda, kamuda ve siyasette erkeklerle eşit bireyler olarak haklara sahip olmuşlardır.

İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği olarak, toplumun temeli olan aile başta olmak üzere, eğitimde ve sosyal yaşamda iktidarın dine dayalı bir düzen yerleştirme girişimleri karşısında laikliğin korunmasına bugün her zamandan çok ihtiyaç olduğunun farkındayız.

Çocuklarımızın ve ülkemizin aydınlık geleceği için laik ve bilimsel eğitime, eşit yurttaşlık hakkının temeli olan Medeni Kanunumuza sahip çıkmamız gerektiğini kamuoyuyla paylaşıyoruz.

Unutmayalım ki, laiklik ve onun sağladığı eşitlik, özgürlük ve adalet en çok biz kadınlara lazımdır. VE YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR..

İKKB: Koordinatör Nazan Moroğlu

Kadın Araştırmaları Derneği; İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi; Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği; Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu;  Notre Dame De Sion’lular Derneği; Kadın Haklarını Koruma Derneği; Boğaziçi Soroptimist Klubü; Çağdaş Anneler Derneği; Üniversiteliler Eğitim ve Kültür Vakfı; VATEV; Uluslararası Kadınlar Dayanışma Derneği İstanbul Şb.;  Florence Nightingale Hemş. Yüksek Okulu Mez. Der.; KADER Kadıköy; Çocuk Gelinlere Son Grubu; CHP Kadın Kolları; Kadıköy Kent Konseyi Kadın Meclisi; Bakırköy Kent Konseyi Kadın Meclisi.

1 YORUM

  1. Laiklik, kalkınmanın ve çağdaşlaşmanın temelini oluşturur. Osmanlı İmparatorluğunun, Avrupa da yaşanan Rönesans ve Reform hareketlerinin dışında kalması ve Avrupalıların din ve mezhep sorunlarını laiklik anlayışıyla çözümlemesi ile devletlerin güçlenmesi ve işbirliğini benimsemeleri Osmanlı nın gerileme dönemine girmesini kaçınılmaz kıldı. ve sonunda bitti. Osmanlılar, şeriat ya da Halifelik baskısı altında kaldıklarından laiklik ilkesini anlayamadı ve Avrupa daki Rönenasans ve Reform döneminden nasibini alamadı. . Bugün bu tarihi hatayı anlamakta yetersiz kalıyoruz.
    -Osmanlı laiklik ilkesinin üstünlüğünü kavrayamadı ama Atatürk ve arkadaşları kavradı ve Osmanlı nın küllerinden Laik ve bağımsız Türkiye Cumhuriyet kurdu. Buna sıkı sıkıya sarılmazsak Osmanlı nın başına gelen bizimde başımıza gelebilir . Artık bunu Laikliğin önemini görelim ve geç kalmayalım diyorum. kalmayalım. Nice 80 yıllara inşallah. Altay Tokat

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here