İLK KEZ BİR BAŞBAKAN ROTARY TOPLANTISINDA

İLK KEZ BİR BAŞBAKAN ROTARY TOPLANTISINDA.. BAŞBAKAN ERDOĞAN: BÜTÜN BEKLENTİMİZ ÖNÜMÜZDEKİ BİRKAÇ YIL İÇERİSİNDE AB ÜYESİ OLUNMASIDIR. ASLINA BAKILIRSA TÜRKİYE BU ÜYELİĞİ ÇOKTAN HAK ETMİŞTİR
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Antalya’nın Kemer İlçesi’ndeki Merit Limra Otel Kongre Merkezi’nde devam eden Uluslararası Rotary 2430’uncu Bölge Konferansı’na katılarak bir konuşma yaptı. Erdoğan konuşmasında, Anadolu topraklarının bir çok medeniyetlere beşiklik yaptığını belirterek, bir çok farklı kültürün bu topraklarda yaşadığını ve insanlığın ortak mirasına önemli katkılar sağladığını bildirdi. Köklü bir mirası kendi bünyesinde taşıyan bir ülke olarak, dünya barışının korunmasına katkıda bulunmak için Türkiye’nin büyük bir sorumluluğu bulunduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti: ”Türkiye’nin üzerine düşen bu sorumluluğu hakkıyla yerine getirebilmesi için öncelikle kendi içerisinde toplumsal birlik ve bütünlüğünü koruyabilmesi, yani iç dinamiklerini dengeleyebilmesi gerekmektedir. Yapısal sorunlarını çözmüş, gelir adaletsizliğini gidermiş güçlü bir Türkiye, hiç kuşkusuz kendi bölgesinde ve bütün dünyada önemli bir istikrar unsuru olarak dünya barışına katkıda bulunacaktır. Dolayısıyla demokratik, müreffeh istikrarlı bir Türkiye’nin varlığı, yalnızca bu ülkenin insanları için değil, aynı zamanda da bölgemiz için büyük bir önem taşımaktadır. Bunun bilinciyle iktidara gelmiş olan hükümetimiz, Türkiye’nin yapısal sorunlarını çözme yolunda büyük bir hızla çalışmalarını sürdürmektedir. Öncelikli olarak ülkemizi hızlı bir şekilde yeniden yapılandırmak için düğmeye basmış bulunuyoruz.” -”TÜRKİYE’NİN DÜNYA İLE BÜTÜNLEŞMESİ”- Türkiye’nin dünya ile bütünleşmesine büyük önem verdiklerini de ifade eden Başbakan Erdoğan, bu çerçevede, AB’ye girme yolunda gerekli bütün adımların atıldığını kaydetti. Büyük bir kararlılıkla bu adımların atılmaya devam edildiğine değinen Erdoğan, ”Bütün beklentimiz önümüzdeki birkaç yıl içerisinde AB üyesi olmaktır. Aslına bakılırsa Türkiye, bu üyeliği çoktan hak etmiştir” dedi. Erdoğan, Türkiye’nin 1959 yılından bugüne kadar, AB kapısında beklediğini de hatırlatarak, şöyle devam etti: ”Herhalde artık Türkiye’ye sıra gelmiştir. Bunun için yoğun Anayasal değişiklikler yapılmaktadır. Ve şimdi de önümüzde son Anayasa değişikliği paketinin hazırlıklarını yapıyoruz. Öyle zannediyorum ki, Haziran ayı içerisinde de bunu yaparak, AB karşısında artık anayasal değişiklik olarak, yapılması gereken ne varsa yapılmış olacaktır. Aslına bakılırsa Türkiye şu andaki dostlarının da ifadesiyle bunu hak etmiş vaziyettedir. Türkiye hiç kuşkusuz, çağdaş, demokratik bir ülke olarak Avrupa’nın ayrılmaz bir parçasıdır. Bunu sadece coğrafi bir özellik olarak söylemiyoruz. Çünkü biz AB’yi bir coğrafi yapı içerisindeki ülkeler bütünü olarak değil, AB’yi bir stratejik değerler birliği veya siyasi değerler birliği olarak görüyoruz.” Başbakan Erdoğan, Hükümet olarak toplumun bütün kesimleriyle, toplumun bütün sorunlarıyla yakından ilgilendiklerine de dikkati çekerek, özellikle ekonomik refahın sağlanması için yeni kaynaklar yaratmaya gayret ettiklerini bildirdi. Erdoğan, şunları söyledi: ”Ülkeyi, daha üretken, daha verimli bir ekonomik yapıya kavuşturmak için ülkenin bütün kaynaklarını ve enerjisini bir araya topladık. Bu noktada ülkemiz açısından en önemli husus şüphesiz güvendir ve istikrardır. Bu güven olduğu sürece Türkiye, bütün sorunlarını hızlı bir şekilde çözecektir. Bundan hiçbir endişeniz olmasın. Bölgede çok daha güçlü bir ülke konumuna gelerek, bölgemizde ve dünyada istikrarın sağlanmasında daha üstün bir rol üstlenebilecektir. Hükümetimiz halkımızın büyük desteği ve güveniyle iktidara gelmiştir. Son parlamentoda en büyük temsil gücüne sahiptir. Biz bu güven ortamının sürdürülebilmesi için gerekli hassasiyeti göstererek milletimizin bu teveccühüne layık olmaya gayret ediyoruz. Bu çerçevede sivil toplum örgütlerinin çalışmalarını büyük bir dikkatle ve heyecanla takip ediyoruz. Toplumsal değişime yön verecek, her türlü görüş, öneri ve projeye açığız. Önümüzdeki yüzyıl barışın ve hoşgörünün egemen olduğu bir yüzyıl olacaktır. Her ne kadar bu yüzyıla bir Irak savaşı ile başladıysak da biz bu yüzyılı barışın, sevginin egemen olduğu bir yüzyıl olarak yaşamak istiyoruz. Ne var ki, insanlığın bu konuda atması gereken bir çok adımlar vardır. Biz de Türkiye olarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirme gayreti içerisindeyiz.”

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.