Apo İmralı’dan Bildirdi!..


Okuma Süresi: 4 Dakika

Acaba bu sefer ülkede neler olup bittiği anlaşılacak mı? Kırmızı çizgileri sararmış ve morarmış ülkemde gören duyan zanneder ki; siyahların tutsaklığı sürüyordu da birden devrim geldi, onları özgürleştirdi! Ya da seçme seçilme, toprak sahibi olma hakları olmayan bir grup insan vardı da, onlara hakları verileceği söylendi ilk defa… Hep tekrarladığım bir şey var samimi olarak: Şayet bu ülkede Kürt kökenli arkadaşlar temel haklarından mahrum bir etnik grup olsa idi, ben en başta onlar adına savaşırdım. Hem de fiili olarak! Ama Allah’a şükür öyle bir durum yok. Nasıl bir durum olduğunu ise saflığıma verin ben pek anlayamıyorum.

Konu ırklara göre toprak dağılımı olsa idi, bu derdin daha büyüğünü Fransa ve ABD’nin yaşaması lazımdı. Ama görüyoruz ki o ülkeler, karıştırılan değil, karıştıran konumunda! Nasıl geçmiş tüm dünya savaşlarının hesabı -hem de yargı sonucu bile olmadan- Ermeni meselesi üzerinden Türklerden soruluyorsa, etnisiteye göre toprak veya ülke veya federasyon/bağımsızlık taleplerinin sanki tamamı da yine Türkiye öne sürülerek gerçekleştiriliyor 26 yıldır…

Cümleler kulağımıza akıyor sanki: “Yoksa sen barıştan yana değil misin? Yoksa hâlâ her iki taraftan insanlar ölsün mü istiyorsun?” Kim ister ki savaşın sürmesini, insanların durmadan cenazelerde buluşmasını? Tabii ki ben de istemiyorum. İstemiyorum da, mesela “Apo’nun İmralı’dan bildirdiği gün”, o televizyonlara çıkan kimi pespaye adamların, sanki Cumhuriyet rejimini nasıl dize getirdiklerini pervasızca, alçakça, küstahça, o limitli zekâlarıyla ballandıra ballandıra anlatmaya çabaladıkları o asalak programların, ülkenin namuslu, duyarlı, vatansever kesiminde yarattığı travmayı bu toplum nasıl aşar, orasını tam bilemiyorum! Barış söylemi desen, kullanılan dilin barışla ilgisi yok; zekâ pırıltısı desen, hak götüre; tarihi analiz desen, gerek entelektüellik, gerek içerik açısından ortada hiçbir nesnel yaklaşım yok… Hepsinin ötesinde arzulandığı söylenen ve sözde barış talep edilen ortamda, Atatürkçü-Cumhuriyetçi kitlelerin neler hissedebileceği konusunda hiçbir empati çabası yok! O meydanları dolduran “PeKeKe” sempatizanlarının veya militanlarının, zaten böyle bir dertleri yok! Onlar için artık kendileri dönemin galibi, TSK ve Atatürkçüler ise ağır bedel ödemesi gereken mağlubu! Eh, bildiğiniz gibi tarihi de savaşı kazananların kafalarına göre yazdığını -bakınız son 3-4 yılda değişen müfredat kitapları- hatırlarsak, gidişatın pek iyi olmadığını tekrar görebiliyoruz.

Ülke emperyalistler tarafından özenle beslenmiş bir iç savaşı andıran 29 yılı yaşayıp, milyonlarca insanını bu uğurda perişan etti. Yine yukarılardan gelen baskı ve telkinlerin yönlendirdiği süreçler devreye sokulduğu zaman anında başarılı barış şarkıları isteniyorsa, bu düğmeye basan ülkelerin çok bilir “mastermind”larının biraz daha psikoloji okumaları lazım. “Kemalist olmayan akil adamlar” senaryosu bile bu konuda çok yetersiz kalabilir. Çünkü adı geçen kadronun Cumhuriyetçi milyonluk kitleler üzerinde pek ciddi bir etkisi olması tabii ki düşünülemez.

İşin başka tuhaf boyutları da var. “İmralı” misakı milli sınırlarından söz ediyor, artık kimse ayrılık haritalarından dem vurmuyor ve “Acaba hedefler mi büyüdü” sorusu geliyor insanın aklına.

Hiç kimse bu ülkede ulusalcılara “Siz ırkçısınız” iftirasını atamaz. Çünkü çoğumuz, hep “İstanbul sizin, Şırnak bizim, her yer hepimizin” diyoruz ama, birileri var ki, “Benim malım benim, senin malın da benim” demek istiyor sanki… Bizler “tek ırk, insan ırkı” sloganına prim verip, her türlü yapay ırk-din-mezhep bölünmesine karşı savaşırken, etnik bölücüler tam tersine ayrımları parlatıp, sivrileştirip sonra da demokrasi şampiyonluğuna soyunuyorlar! Aynen başka birilerinin “ileri demokrasi”masalı gibi! Yani “tuhaf” bir ülkede yaşıyoruz vesselam! Herkes sağ gösterip sol çakıyor!

Halkımızın aklındaki sorular her gün çoğalıyor: “Benim arkamdan hangi tezgâh çevriliyor? – Kürtlere hangi sözler ne karşılığında veriliyor? – Birileri medyada silahlar sustu derken, gerçekte ise sınır ötesine çekildi diyor! Bu yeni anayasada kim hangi yetkiyle ne değiştiriyor? – Kürtlere ellerinde olmayan ne hak verilecek de bizlerden farklı bir yere oturacaklar? – Onların diğer etnisitelerden ve içimizdeki 1001 karışımlı ‘insan kokteylleri’nden hangi ayrıcalıkları var ki? – 21. yüzyılda ırk sorununu aşmak bu mudur?” Bu soruları size “aştıran” birileri elbet çıkar!

Cumhuriyet


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Editöre mesaj gönder ya da yazıya yorum yap.
Bugün Gündem

Son Gelen Mesajlar

  1. ABD Kongresinin Temsilciler Meclisi salon kapılarının üzerinde 23 mermer kabartma portre yer almaktadır. Bu portreler, Amerikan yasalarının temelini oluşturan ilkeleri gerçekleştiren…

  2. Paradigma değişikliği.inönü abd başkanına deklere ettiği mektubu gibi..” yeni bir dünya kurulur.Türkiye yerini alır.”

Son Yazılar

  • FEYM GRUBU BÜLTENİ – Ermeni Faaliyetleri (10 Ağustos 2022)
    Okuma Süresi: 4 Dakika 1.. Rus Sınır Muhafızları Güney Ermenistan’da Yol Kontrol Noktaları kurdu… Artan uyuşturucu kaçakçılığı ve diğer yasadışı […]
  • Pelosi’nin Tayvan Ziyareti, Xi Jinping Döneminin Sonu mu?
    Pelosi’nin Tayvan ziyareti, zamansız, kışkırtıcı, yaşlı kadının kompleksi gibi ifadelerle hafife alınmamalıdır. Kongrede muhtemelen son dönemini yaşayan Pelosi’nin daha önce de benzer eylemleri olmuştur. Fakat Tayvan ziyaretinin, “kimseyi takmayan kadın” etkinliğinin ötesinde anlamı bulunmaktadır. Kuvvetler ayrılığının başarıyla uygulandığı ABD’de kongre üyesinin faaliyeti başkanı bağlamaz. Ancak özellikle dış politikada işbirliği yolları aranır. Beyaz Saray, bu ziyaretin riskini görerek önce karşı çıktı. Sonra da Pelosi’nin böyle bir ziyaret hakkının olduğu söylendi. Önemli husus, diğer Kongre üyeleriyle gerçekleşen ziyarete katılanları taşıyan uçak Çin’in gafletinden dolayı Tayvan’a inmemiştir. Pekin yönetimi tehdit-gösteri kapasitesini sonuna kadar kullandı, tüketti, ancak karşısında donanma takviyeli uçak gemileri vardı. Yani bu ziyaret aslında Beyaz Saray ne derse desin bütünüyle bir devlet projesiydi.
  • ESKİ ASKERLER (7)-HÜSEYİN MÜMTAZ
    Okuma Süresi: 3 Dakika ESKİ ASKERLER (7) HÜSEYİN MÜMTAZ                 “Kitap Yazan Eski Askerler”den Kazım Özalp’in tarihimize kazandırdığı eser “MİLLİ […]
  • FEYM Grubu Bülteni (09 Ağustos 2022)
    Okuma Süresi: 4 Dakika 1.. Jeopolitik oyunlar… Analistler, son Rus-Türk görüşmesini Ermenistan-Azerbaycan ve Ermenistan-Rusya temaslarıyla karşılaştırıyor. Ermenistan ve Karabağ’ da […]
  • KALIN İFADE
    Okuma Süresi: 4 Dakika Kanımca bir çok Türk vatandaşı ilk okulda ve lise de tarih dersindeki Osmanlı Devletinin yükselme devrini […]

Message Turkish Forum on WhatsApp

https://wa.me/message/2RSZA7ULJ4EXD1

Turkish Forum, içeriklerin arşivlenmesi, yazarların yazılarının sizlere ulaştırılması için bilgisayar altyapısına yatırım yapmaktadır. Bu hizmetlerimizden memnun iseniz QR kodunu kullanarak bağış yapabilirsiniz.