
Mustafa Kemal Atatürk tarafından, 2 Şubat 1938 tarihinde Bursa Sümerbank Merinos Yünlü Dokuma Fabrikası hizmete acıkmıştı.
Gazi’nin fabrikanın şeref defterinin ilk sayfasına yazdığı“ Sümer Bank Merinos Fabrikası, çok kıymetli bir eser olarak milli sevinci arttıracaktır. Bu eser yurdun, …endüstri inkişafına (gelişimine) ve büyük milli ihtiyacın giderilmesine yardım edecektir….fabrikayı gördüğüm gibi yüksek bilgi ve tam düzenli idarede direktörüne başarılar temenni ederim.” sözleriyle özlemini dile getirdiği Türkiye’nin gerisine düşmüş bir ülke vatandaşı olmak kader olmamalıdır.
Yalnızca bir fabrika olmayan, çevresine büyük kültürel ve eğitim hizmetleri olan kurumun yapılmasının her aşamasında (zihin, beden gücüyle ) çalışıp ebediyete göçmüş yurtseverleri saygıyla anıyorum. 2.2.2026 Pazartesi
YA SONRA MERİNOS YÜNLÜ DOKUMA FABRİKASI’NIN BAŞINA NELER GELDİ?
· Cumhurbaşkanlığı makamına oturan Demirel’in ithal başbakanı Tansu Çiller, 1994 yılı 5 Nisan’ında, (24.1.1980 kararlarının 2. kilometre taşı olan) İktisadi Kararları açıklarken “…son sosyalist devleti yıktık.” demişti
· Türkiye’nin en karlı kuruluşlarının satıldığı dönemin AKP’li Maliye Bakanı Unakıtan “Her şeyi satacağız. Kâr edeni de satacağız, zarar edeni de satacağız. Devleti ekonomik faaliyetlerden kurtarıncaya kadar satacağız. Sümerbank’ı da bitirdik, yakında tarihten silinir” diyebilmişti
· Halada süren Yağma Hasan’ın böreği sürecinde 24 Ocak 980 İktisadi İstikrar karaları gereği Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na devredilen Merinos’da 2004 yılında üretim durdurulur.
· Ardından da işletmenin çok değerli arazisi ve üzerindeki taşınmazları Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne bedelsiz devredilir.
· 31Temmuz 2006 tarihinde çıkan “faili meçhul “yangında arazi ve taşınmazlar yanar, kül olur.
· “Merinos Kentsel Dönüşüm Projesi” adı verilen proje kapsamında Merinos Fabrikasının arazisinde Merinos Kültür Parkı ve Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi yapılır.
· Bertolt Brecht “ Büyük sıçrayışı gerçekleştirmek isteyen, birkaç adım geriye gitmek zorundadır. Bugün yarına dünle beslenerek yol alır.” demiş.
· Düşünsel varsıllaşmamış ülkelerin sorunları tedricen artmakta, artacaktır da.
· Ülke meselelerinde nerede duracağı konusunda tereddüt içinde olan okumuşlar Brecht’in sözlerinin gereği olarak tarihi çöplük olarak görmekten vazgeçmelidir.
· ADD kurucu başkanı hukukçu Prof. Dr. Muammer Aksoy’un, Atatürk için “ O sadece mazlum ulusların kurtuluş savaşlarının öncüsü değil, aynı zamanda askeri ve siyasal bağımsızlığın ekonomik bağımsızlığa dayanmadıkça fazla bir değer taşımayacağı gerçeğini de tarihteki acı deneyleri göz önünde bulundurarak ilk kez en açık biçimde haykıran büyük devlet adamıdır.”’ dedikten sonra da Atatürkçülüğün, “onun sarı saçlarını, mavi gözlerini övmek değil, ilkelerine sahip çıkmak olduğunu” belirterek tüm sorunlarımızın “ ulusal bağımsızlık ile sıkı sıkıya ilişkili” olduğunu ve “ Uygarlıktan yana olanlar, gerilikten yana olanlar kadar yürekli ve özverili olmadıkça Türkiye’nin aydın ufuklara doğru gidişi sürdürülemez, dahası ortaçağ karanlığına gömülmesi önlenemez” sözleri gibi nice değerli fikirleri tarihi kaynaklardan erişmesi kaçınılmadır. .
( BU YAZI DERLEMEDİR)
(* ) Bir şeyden bedel ödemeden, hakkı olan olmayan herkesin hoyratça faydalanması anlamında “Yağma Hasan’ın böreği” deyimi kullanılıyor.



Bir yanıt yazın