ONLAR KAFİR BİZİMKİLER MÜSLÜMAN

Okuma Süresi:

1–2 dakika
😊

İsveç, yüksek oranda dinsizlik oranıyla bilinen, bir İskandinav ülkesidir.
İnançlı oranı oldukça düşüktür.
Dinsiz veya inancını belirtmeyenlerin sayısı ülke nüfusunun yarısından fazladır.

İşte çoğunluğu dinsiz olan bu ülkede dünyaya gelen Lennart Lindblad adındaki kâfir bir şirket kurmaya karar verir.
Şirketinin ismini Autoliv koyar.
Otomobiller için hava yastıkları, emniyet kemerleri, direksiyon simitleri ve yaya koruma sistemleri gibi hayat kurtarıcı teknolojilerin geliştirilerek üretim ve pazarlamasını yapar.

Autoliv, bir süre sonra otomotiv güvenlik sistemleri alanında dünya lideri olur. Bir çok ülkede faaliyet gösterir. 60 Bin üzerinde kişiyi istihdam ederek onlara ekmek kapısı açar.
Bu ülkelerden biriside Türkiyedir.

Kocaeli’de istihdam ettiği kişi sayısı 2.200 kişiydi.
Çalışanların maaşları oldukça dolgun, çalışma saatleri ise, ne eksik ne fazla tam olarak 8 saatti.

Firma birkaç ay önce, küresel daralma ve yeniden yapılanmayı gerekçe göstererek Türkiye’den çekilme kararı aldığını açıkladı. Elbette ki firmanın naif bir dil ile açıkladığı gerçek nedenler bunlar değildi.

Ülkemizi terk eden diğer firmalar gibi Türkiye’deki kanun dışı uygulamalar, mala çökmeler ve hukuk sisteminin dibe vurmuşluğu gerçeği bu kararın verilmesinde ki en büyük etken olmuştu. Nitekim firmanın Türkiyeden ayrılarak başka bir Avrupa ülkesinde faaliyetlerine devam edeceğini açıklaması bunun en büyük kanıtı olarak karşımıza çıkıyordu.

Her neyse biz esas konumuza dönelim…
Kâfir Lennart Lindblad Autoliv firmasını kurarken personel yönetmeliğinin ilk maddesine aşağıdaki şu ibareyi eklemiş ve bu maddenin asla ve kata değiştirilemeyeceği şartını koymuştu.
“Çalışanların hakları her daim korunacak, insanca yaşama şartları sağlanarak, şirketimize olan bağlılıkları güven duygusuyla pekiştirilecektir.”

Kocaeli’de ki faaliyetlerine son vermek isteyen firma 2.200 çalışanını topladı. Kararını açıkladı. 2.200 işçinin tazminatlarını 42 TL olan Amerikan Doları kurunu 53 lira olarak baz alarak kuruşu kuruşuna fazlasıyla ödedi.

Bu kadar mı?
Elbette ki hayır.
“Sizler yeni bir iş ararken mağdur olmayın” diyerek 2.200 işçinin 1 yıllık maaş tutarlarını hibe olarak hesaplarına toplu olarak yatırdı.

Dinsiz, imansız kâfir işte bunları yapıyor.
Bizim Müslümanların çalışanları mı?
Ankara’ya kadar yürüyüp, bakanlıklar önünde biber gazı ve cop yiyerek bırakın hibeyi haklarını bile alamıyorlar.
Yıllarca emeklilik primi ödeyen emekliler çöplüklerden beslenerek, cami avlusunda dileniyorlar.

Çalalım dombrayı
Ezan susmaz, Bayrak inmez, vatan bölünmez
Padişahım çok yaşa….



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar