Nasıl geçmesin. Etraf ateş çemberi. Ortadoğu’daki savaşın yayılması fiyatları uçurdu. Artık tatile çıkmaya hazırlananlar frene basıyor. Hem can derdi, hem yükselen fiyatlar düşündürücü olmaya başladı. Her şeyin tadı kaçtı. Savaşın hiç kimseye bir faydası yok. Daha doğrusu savaşın kazananı yok.
Turizm sektöründeki uzmanlar, Orta Doğu hava sahasının kısıtlanmasının özellikle Hint Okyanusu’ndaki adalara tatil maliyetlerini önemli ölçüde artırdığını belirtiyor. Tatilciler, fiyatların yükselmesi nedeniyle planlarını yeniden gözden geçirmek zorunda kalıyor.
Orta Doğu ülkeleri üzerinden aktarmalı uçuşların artık yapılamaması, tatilcilerin Maldivler, Seyşeller, Sri Lanka ve Mauritius gibi destinasyonlara ulaşmasını zorlaştırdı.
Daha önce Körfez ülkeleri üzerinden yapılan bağlantılar, hem maliyet hem de zaman açısından avantaj sağlarken, şimdi turistler daha uzun ve pahalı alternatif rotalara yönelmek zorunda kalıyor.
Rus turistler arasında Maldivler’e yapılan seyahatlerin yaklaşık yüzde 55’i Körfez ülkeleri üzerinden aktarmalı uçuşlarla gerçekleştiriliyordu. Şimdi bu seçeneklerin kaybolmasıyla uçak biletleri ve tatil paketlerinin maliyeti 40-80 bin ruble artmış durumda. Böylece daha önce uygun fiyatlı tatil arayanlar için bu destinasyonlar eskisi kadar cazip olmaktan çıkıyor.
Tayland gibi bazı Uzak Doğu destinasyonları, Orta Doğu aktarmalarındaki kısıtlamalardan daha az etkilendi. Bu rotalarda Orta Asya ülkeleri veya Çin üzerinden yapılan aktarmalar daha uygun fiyatlar sunuyor. Endonezya ve Malezya’ya giden turistler de genellikle daha maliyetli Çin bağlantılarına yönelmek zorunda kalıyor.
Zarafetin sesiz hali.
Kış aylarında St. Petersburg, karla örtülü sarayları, altın kubbeleri ve pastel tonlara bürünen mimarisiyle adeta yaşayan bir tabloya dönüşüyor. Şehrin tarihi dokusu, kışın getirdiği dinginlikle birlikte daha derin, daha etkileyici bir deneyim sunuyor.
Barok ve neoklasik mimarinin görkemi, kış ışığının yumuşak kontrastıyla birleşirken; St. Petersburg, ziyaretçilerine sadece gezilecek değil, hissedilecek bir şehir vadediyor.
Soğuk hava, St. Petersburg’da kültürel hayatı yavaşlatmıyor; aksine yoğunlaştırıyor. Kış ayları, opera, bale ve klasik müzik sezonunun en güçlü olduğu dönem olarak öne çıkıyor. Başta Mariinsky Tiyatrosu olmak üzere şehrin prestijli sahneleri ve konser salonları, kış gecelerini unutulmaz sanat buluşmalarına dönüştürüyor.
Hermitage, Fabarge gibi dünyanın en eşsiz müzeleri kış mevsiminde daha sakin ve daha derinlemesine keşif imkânı sunarken, ziyaretçiler eserlerle kalabalıktan uzak, birebir bir bağ kurabiliyor.
Kış manzarası, mimariyi öne çıkaran doğal bir çerçeve oluştururken, fotoğraf için eşsiz sahneler sunuyor.
Türkiye’den kolaylıkla alınabilen e-vizeyle seyahat olanağı, kısa uçuş süresi ve güçlü şehir altyapısıyla St. Petersburg, kış mevsiminde zahmetsiz ama etkileyici bir yurt dışı deneyimi sunuyor.




Bir yanıt yazın