“Her şey dahil” doğru anlaşılmazsa israfa dönüşür…”

Okuma Süresi:

1–2 dakika
❤️

Her şey dahil sistemi tartışan ve karşı olanların ortak görüşü:

“Sisteme karşı değiliz, israfa karşıyız. Her şey dahil doğru anlaşılmazsa israfa dönüşüyor. Biz, buna karşıyız. İsrafın sınırı yok. Herkes kurallara uymalı.”

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Lara Turizm Yatırımcıları Birliği (LATUYAB) iş birliğinde hayata geçirilen Sürdürülebilirlik Akademisi tarafından “Gastronomi ve Atıksız Mutfak Sempozyumu” düzenlendi. Muratpaşa ilçesindeki bir otelde gerçekleştirilen sempozyumda, turizm sektöründe gıda israfı, sürdürülebilir mutfak uygulamaları ve insan kaynağı yönetimi ele alındı.

Aynı zamanda LATUYAB Başkanı olan Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu, sempozyumda yaptığı konuşmada Antalya turizminin geleceğini yalnızca sezon, doluluk oranı ve misafir sayıları üzerinden değerlendirmediklerini belirtti. Saatçioğlu, sektörün uzun vadeli sürdürülebilirliği ve toplumsal saygınlığının da masada olması gerektiğini vurguladı.

Antalya’nın yalnızca deniz, kum ve güneş destinasyonu olmadığını belirten Saatçioğlu, kentin güçlü bir gastronomi altyapısına ve köklü bir hizmet kültürüne sahip olduğunu ifade etti. Büyük turizm ekosisteminde “her şey dahil” sisteminin Antalya için vazgeçilmez bir hizmet modeli haline geldiğini kaydeden Saatçioğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Antalya, aynı zamanda güçlü gastronomi şehri, büyük üretim coğrafyası ve dünya standartlarında hizmet kültürü olan turizm başkentidir. Büyük turizm ekosisteminde en belirleyici gerçeklerden biri ‘her şey dahil’, Antalya’da artık vazgeçilmez bir hizmettir. Ancak ‘Her şey dahil’, misafir tarafından tam anlamıyla doğru anlaşılmadığında, açık büfelerimizde israfa dönüşebiliyor.”

Her şey dâhil sisteminin aslında kaliteli hizmetin, planlı üretimin ve dengeli tüketimin adı olduğunu vurgulayan Saatçioğlu, bu yaklaşım doğru anlatılamadığında ve doğru uygulanmadığında, iyi niyetle kurulan yapının farkında olmadan gıda israfını büyüten bir mekanizmaya dönüşebildiğini dile getirdi. Saatçioğlu, israfın boyutlarının sektör tarafından açık biçimde görülmesi gerektiğini söyledi.

POYD olarak konuyu uzun süredir gündemde tuttuklarını belirten Saatçioğlu, sektör içinde defalarca değerlendirme yaptıklarını ifade etti. Açık büfeden dönen ya da masalarda artan yiyeceklerin yalnızca ekonomik kayıp yaratmadığını vurgulayan Saatçioğlu, bunun çalışanlar üzerindeki etkisine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Personelde ‘Bu kadar emek veriyoruz ama çöpe gidiyor’ algısı oluştuğunda, sadece gıda değil, mesleki gurur da motivasyon da hizmet kalitesi de israf olur. Turizm sektörünün en büyük ihtiyacı, insan kaynağını elde tutmak, gençleri sektöre kazandırmak ve mesleği itibarlı kılmaktır. Bu nedenle israf konusu sadece çevre değil, insan yönetimi ve meslek itibarı konusudur.”



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar