Değerli Dostlar merhaba,
Dört sene evvel (7.02.2022) öbekle paylaşmış olduğum iletimde
(Trabzon Sümela manastırındaki yapılan müzikli parti sebebiyle) düşüncemi şu şekilde aktarmıştım:
„Trabzon’daki Sümela Manastırı’nda yapılan müzikli parti tam bir terbiyesizlik örneği. Hangi inançtan olursa olsun, mabedlere yapılan saygısızlık kabul edilemez. Özellikle kadim medeniyetlerin beşiği olan Anadolu’da böyle bir düşüncesizliği icra edenleri kınıyorum.“
0,44 km²’lik Vatikan devletinin başkanı ve Katolik dünyasının başında bulunan Papa 14. Leo (27-30 Kasım 2025 tarihleri arasında) ülkemizi ziyareti, hıristiyanlığın 325 yılındaki İznik konsulü toplantısının 1700’cü senesi olması gerekçe olarak gösterildi.
Ziyaret medyamızda ziyadesiyle haberleştirildi. Hatta First Lady statüsündekilerin Papa’nın arkasında tespihin boncukları gibi dizildikleri görüntüler medyada yayımladı. Ziyaret sosyal medyada da yer aldı.
Birisi, Papa 14. Leo’nun ziyaretiyle ilgili düşüncelerini şu şekilde ifade etmiş;
„Şu ülkede boş komplo teorisine harcanan vakitle atom parçalanır“ demiş ve düşüncesinin altına Papa’nın ziyaretinin sembolü çizimi yerleştirmiş.

Bu kişi, düşünen insanları aşağılar iken, kendisinin cehaletini beyan etmiş.
Kişi şahsıma, eskilerin sarfettiği bir sözü hatırlattı:
”secaat arz ederken merd-i kıpti sirkatin söyler”
Papa henüz ülkemize gelmeden piyasaya dağıtılan ziyaretin sembolü yukarıdaki çizim vasıtasıyla ve yanı başına yerleştirilen ifadelerle hangi amaçla ülkemizi ziyaret ettiğini açıklamış.
Atomcu garibanda, öküzün trene baktığı gibi algıladığı için Papanın mesajını incelemeden sosyal medyada yorum yapmış ve şahsiyetini batırmış.
1. One Lord, one faith, one baptisim
Tek Rab, tek inanç, tek vaftiz.
Mesaj çok açık. Dünyamızda sadece bir din olacak! Birinci bin yılda avrupa hıristiyanlaştı. İkinci bin yılda Amerika kıtaları hıristiyanlaştı. Üçüncü bin yılda Asya kıtası hıristiyanlaştırılacak…
Vatikan misyonunu bu şekilde tanımlanmış. Bu misyonu her fırsatta ifade ediyorlar.
2. Apostolic Journey to Türkiye
TÜRKİYE’YE APOSTOLİK YOLCULUK (Türkiye’nin hıristiyanlaşması için yolculuk)
Şahıs; Türkiye’ye ziyaretim her ne kadar 1. İznik Konsilinin toplanmasının 1700. Yılı olarak tanımlanıyor olsa dahi, ziyaretimin gerçek amacı hıristiyanlığın havariler tarafından asya kıtasına yayılması yolculuğudur. Bu faaliyeti, yukarıdaki çizilmiş görsel marifetiyle gelmeden göndererek ilan etmiş.

Agos gazetesinin sahifesinden alıntı yaptığım
https://www.agos.com.tr/tr/haber/papa-ile-kutsal-ruh-katedralinde-heyecan-gozyasi-iman-ve-ilahi-bir-an-36457
bu fotografta hıristiyanlığın semboli HAÇ’ın laser ışığının doğruluğundaki düzgün görüntüsü.

Papa’nın görseliyle karşılaştırmak için önemli.
Papa 14. Leo görsel çiziminde haçlı seferlerinin kılıçını yerleştirerek müslümanlara mesaj vermiş. Sıkışırsa, efendim; Haçı tasvir etmiştik, fakat dünyanın yuvarlaklığına uyduk mazeretini herdaim iddia edebilir!!! Şeytana aşkla bakanlar kılıçı; lazer ışığının düzgünlüğündeki haç zanneder…
Papa 14. Leo’nun ziyaretinin sembolünde verdiği mesajları anlayabilmek için mesajının üzerine yaptığım ekler; Türkler haçlı kılıcı ile doğranacak. Lale üzerinden inançlarıyla birlikte, müslüman Türk’ler denize gömülecek. Van gölünde tecavüz edildikten sonra öldürülen müslüman kadın, kızlar, erkek ve çocuklar gibi. Geçmiş hakkındaki hafızası yerinde…

3. Sembolün sağındaki haç, haçlı seferlerinde kullanılan kılıçları sembolize ediyor. Bir diğer ifadeyle Türkiye Cumhuriyeti ziyaret edildiğine göre, Türkiye Cumhuriye’tinde yaşayan müslümanları haçlının kılıcıyla doğrayacağız denilmiş.
4. Lale yaprağına varıncaya kadar dalıyla birlikte denizin içerisine gömülmüş.
5. Lale Orta Asyadan Pamir dağlarından Anadolu’ya Osmanlı döneminde gelmiş. Osmanlı Laleyi terbiye etmiş. Hatta Osmanı’nın bir dönemi Lale Devri olarak anılır. 17. Yüzyılın başlarında Hollanda’lılar bizden lale soğanlarını araklamışlar ve daha çok geliştirmiş.
Lale; Türk kültüründe güzelliğin sevginin, mükümmelliğin ve ilahi olana bağlanmanın derin köklü bir sebolüdür. Lâle, kelime olarak ele alındığında Arapça “Allâh” lâfzına âit harfleri taşımakta olduğu görülür ve bu şekilde yazılır. Eğlâl kelimesi de “lâle” kökünden gelir. Eğlâl ise Yâsin Sûresi’nde “eğlâlen” şeklinde geçmektedir.
“Sanırsın ki gece bitmiş de gündüz oluvermiştir. Böylece fânî muhabbetler silinerek kalb sevdânın deryâsının derinliklerinde yolculuğa çıkmıştır. Burada bahsedilen “Leylâ” temsîlî olup, asıl kasdedilen “Mevlâ”dır.“
Lale genellikle Osmanlı imparatorluğu ile ilişkilendirilir. Lale” الله kelimesi arapçada Allah kelimesine benzerliğinden dolayı Osmanlı armasında yer almıştır.
Lale Osmanlı’da Tanrı’nın çiçeğidir, zira birtek tohum/soğan’la bir dal ve tek çiçekle Tanrı’nın tekliğini sembolize eder, Açmış olan çiçeğin başını eğmesi tevazuyu ifade eder. Lalenin ortası kubbe, iki tarafındaki yaprakları ise minareleri temsil ettiği düşüncesiyle lalenin çiçeği cami olarak betimlenmiş.
Kerameti kendinden Menkul Papa 14. Leo Anadolu Türkleri’nin tüm değerlerini hıristiyanlığın kara (yüzü) haçlı kılıcıyla doğrayıp denizi temsil eden mavi renk tanımlamasıyla köprünün altındaki denize gömmüş. Demek ki ilk hedefleri Istanbul şehri…
Boşuna heveslenmesin, son Türk kalıncaya kadar bu saldırganların hakettiği cevabı vereceğiz. Zaten çevresi Türk’lerle sarılı. İznik konsilinin toplantısından bin sene evvel Aphorodite literatürde
Turan, die etruskische Aphrodite olarak tanımlanıyor.
https://nds.museum-digital.de/object/6141
Anadolu halkı Etrüskler, latincede; Etrusci, Tusci, Tusker olarak tanımlanır. Aphrodite Coğrafi olarak bakıldığında Vatikan’ın komşusu.
Batı Roma imparatorluğunu, Doğu Roma imparatorluğunu dikkatli araştırsınlar. Doğu Roma imparatorluğu Trakya ve Anadolu topraklarını TÜRKİYA olarak tanımlardı. Büyük Önder bilge insan Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk’te zaman zaman TÜRKİYA olarak tanımlamıştı.
Devletlerin bazılarının 3. Dünya harbine hazırlık yaptığı bir dönemde ülkemizi ziyaret eden Papa 14. Leo’nun birinci ve ikinci dünya harplerinin insanlık için büyük felaket olduğunu ve üçüncüsüne cüret etmemeleri gerektiğin tek kelime hatta harf ile ifade etmedi!
Bu dahi şahsın nasıl bir kişilik olduğunu anlamak için yeterli. Açıklamaları dikkatlice incelenmelidir. Sistemin dişlisinin beyanlarını; günümüzdeki gelişmeleri dikkatlice düşünürsek, insanlığın maruz kalabileceği tehlikeler hakkında hiçbir söz edilmemesi dikkat çekici.
Yukarıda linkini sunduğum Agos gazetesi yazarı süryani vatandaşımız Marta Sömük hanımefendinin bilgilendirmesi için kendilerine teşekkür ederim.
Hanımefendi haberinde; Papa 14. Leo’nun yüzüğüne varıncaya kadar ince detaylandırmış.
“Türkiye’deki Hıristiyan toplulukların kaynağında direniş var”
Hıristiyanlığın doğuşu, önemi ve yayılışına değinen Papa, Ermeni, Rum, Süryani, Keldani ve Latin Katoliklerin tarihte varoluşunu anlattı. Matta, Markos, Luka ve Yuhanna’nın İncil’den bölümlerini okuyan Papa, “Türkiye’deki Kilise küçük bir topluluktur. Fakat egemenliğin bir tohumu ve mayası gibi verimlidir. Müjde’ye hizmet eden bu birlik içinde, inancın kök salmış, güven dolu bir umut uyandırmasını teşvik ediyorum. Müjde’yi sevinçle paylaşmamızı sağlayan birlik ruhu aynı zamanda birlikte yürür. Umut verici bazı işaretler şimdiden göze görünmekte. Bunlardan biri, pastoral bakımın niteliğini artıran, dini iletişim ve eğitim alanındaki yenilikler ve iman tanıklıkları sebebiyle, bazıları belki farkında bile olmasa, bu gelişimin işaretleridir” dedi.
Papa 14. Leo kilisenin içerisindeki konuşmasında ülkemizde yaşayan hıristiyanların ayağa kalkmasını, bir diğer ifadeyle ayaklanmasını talep etmiş. Konuşması yukarıdaki ziyaretini temsil eden semboldeki verilen mesajı TEYİD EDİYOR.
Dünyamızdaki tüm mabedlerin kutsiyetinden dolayı siyasi konularda kullanılması doğru değil.
17. yüzyılın başlarında Protestan – Katolik ayrıştırılmasında otuz milyon masum insan hayatını kaybetti. İnsanların birbirlerini kırması için yapılan hertürlü çağrı ve her söz alçaklıktır.
Kalın sağlıcakla


Bir yanıt yazın