CHP’NİN MODEL ÇİFTÇİSİ

Okuma Süresi:

3–4 dakika
❤️

SENCERSOLAKOĞLU CHP’NİN MODEL ÇİFTÇİSİ Mİ?

Sn.Özkaya’nın yazdıklarından öğrendiklerimize göre CHP’nin Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanlığına Sencer Solakoğlu adında birini gerilmesi nasıl okumalıyız?Yazıyı okumadan önce de  bu zatı tanımıyordum.
İlk olarak Türkiye’nin 24 Ocak 1980’e kadar her sahada yarattığı tüm artı değerlerini  tüketen,çar çur eden iktisadi düzen bataklık gibi derinleşerek,genişleyerek hala hüküm sürdürdüğünü anımsamalıyız.

Zurnanın zırt dediği yer: Vicdanlara hitap etmede ayrı telden çalsalarda ana iktidar partisi ile ana muhalefet partisinin kurultay sonuç bildirgeleri;parti programları, buna bağlı söylem ve eylemleri  Batıya biat temellidir. 

Tarım ekonomisi emekli öğretim üyesi Prof.Dr.Özkaya’ya ülke tarımı konusunda her türlü soruyu sorabilirsiniz.

Sorunuzun yanıtını alacağınızdan emin olabilirsiniz.  

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

SENCER SOLAKOĞLU CHP’NİN MODEL ÇİFTÇİSİ Mİ?

Tayfun Özkaya

Sencer Solakoğlu CHP’nin Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanı oldu. Gölge Bakan da deniliyor. Solakoğlu’nun 2000 inek kapasiteli kapalı olarak inekleri beslediği ayrıca mısır vb. de yetiştirdiği büyük bir işletmesi var. Bu tür üretime fabrika tarımı da deniyor. Hayvanlar açıkta olmayıp, fabrika görünümlü bir binada yaşıyorlar. Solakoğlu iyi tarım uygulamaları yaptığını belirtiyor. Kendi işletmesinin verdiği ekolojik hasar, benzeri büyük işletmelere göre daha kısıtlı olabilir. Fakat iyi tarım da sonuçta endüstriyel bir tarımdır. Tarım ilaçları, kimyasal gübreler daha disiplinli olsa da kullanılmaktadır.

Bu tür çok büyük hayvancılık işletmeleri bütün dünyada çok büyük ekolojik tehdit oluşturuyorlar. En başta bu kadar hayvanı bir araya topladığınızda çok büyük bir su tüketimi gerekiyor. Birçoğunda hayvan gübresi lagün denilen havuzlarda toplanıyor ve toprak altına sızarak yeraltı sularını kirletiyor. Üretilen gübrenin çoğu bitkisel üretime dönmüyor. Solakoğlu gübreden yararlandığını belirtiyor. Bu tür hayvancılık işletmelerine İngilizce CAFO (Concentrated Animal feeding Operations- Yoğunlaştırılmış Hayvan Besleme İşletmeleri) deniyor.[1] Özellikle ABD’de ekolojik, sağlık, sosyal, ekonomik sakıncaları büyük ölçüde tartışılıyor. Bu tür işletmelerde hayvanlar sürekli kapalı binada kalıyor. Yem önlerine geliyor. Yoğun yem tüketiyorlar. Merada otlamayan bu hayvanların ürünlerinde (et, süt vb.) omega 3, Konjüge Linoleik Asit (CLA), K Vitamini gibi sağlık açısından sayısız yararları olan, başta kanser yüzlerce hastalıktan koruyan besin ögeleri sıfır düzeyine düşüyor. Ayrıca  üretimlerinde sentetik tarım ilaçları ve kimyasal gübreler kullanılan yemler (mısır, soya vb.) yoluyla ürünler de toksik maddelerle kirletilmiş oluyor.

Bu tür çok büyük hayvancılık işletmeleri genellikle bitkisel üretimle hayvancılığın birbirinden kopmasına yol açıyor. Solakoğlu işletmesinde mısır vb. de üretiyormuş.Tüm yem ihtiyacını sağlayıp sağlamadığını bilmiyoruz ama benzer çoğu işletme bunu gerçekleştirmiyor. Halbuki hayvancılık ve bitkisel üretimin entegre edilmesi, aynı işletmede her ikisinin de olması gerekiyor. Agroekoloji bunu amaçlar. Bu durumda yan ürünler, anız otlama, gereken yemin hemen yakında üretilmesi, meraların etkin kullanılması sayesinde ekolojik bir hayvancılık yapmak mümkün olabilir, gübre ucuza sağlanır, polikültür gerçekleştirilir. Şüphesiz meraların geliştirilmesi de gerekmektedir. Tabii bu denge otomatik olarak sağlanamaz. 

Sermaye egemenliğine dayalı tarımda bunu sağlamak çok zordur. Bütün dünyada bitkisel üretim ve hayvancılık birbirinden kopmaktadır. Bazı kesimlerinde hayvancılık, bazı kesimlerinde ise bitkisel üretim yoğunlaşmaktadır. Bunun getirdiği sorunlar, başta kürsel iklim değişikliği olmak üzere çok çeşitlidir. Ancak özellikle büyük sermaye, tarımın bu iki alanının birbirinden ayrılması ve dev hayvancılık işletmelerinin oluşmasından yanadır. Böylelikle daha çok kâr elde edilmektedir ama ekolojik, sosyal, ekonomik zararları çok fazladır. Dev hayvancılık işletmeleri küçük ve orta işletmelerin erimesine yol açmaktadır. 

Solakoğlu’nun uygulanan tarım politikasına yönelik bazı tutarlı eleştirileri var. 

Örneğin fiyatları kontrol etmek için gereksiz gıda ithalatına karşı çıkıyor, süt fiyatları baskılanırken süt primlerinin etkisiz kaldığını belirtiyor. Ancak var olan neoliberal tarım politikasına kökten karşı çıktığını söylemek zor. Daha akılcı uygulanmasını talep ettiğini söyleyebiliriz. Endüstriyel tarıma kökten karşı değil. Agroekolojiyi desteklemesi söz konusu değil. Şerit toprak işleme gibi büyük tarım işletmelerinin artık uygulamaya çalıştığı sadece kısmen ekolojik zararları önleyen, bu arada maliyeti düşüren teknikler uyguluyorsa da bunlar endsütriyel tarım sisteminden köklü bir çıkış anlamına gelmez. İyi tarım sertifikaları var. Ancak bu da endüstriyel sistemin biraz daha disipline edilmiş versiyonu olarak kabul edilebilir.

Türkiye tarımı çok ciddi ekolojik ve ekonomik krizlerle karşı karşıya. Gerek çftçiler gerekse tüketiciler zor durumda. Çıkış yolu neoliberal olmayan bir tarım politikası, gıda egemenliği ve agroekoloji olabilir.[2] Büyük kapitalist tarım işletmeleri çıkış yolu olamaz. Özelikle hayvancılıkta dev tarım işletmelerinin getirdiği çok boyutlu tehditler var. Solakoğlu’nun tercih edilmesi umarım ekolojik, sosyal ve ekonomik açıdan olumsuz dev tarım işletmelerin ve endüstriyel tarımın olumlanması yönünde bir işaret olmaz.


[1] Tayfun Özkaya, Fatih Özden (editörler), Başka Bir Hayvancılık Mümkün, Yeni İnsan Yayınevi, 2014.https://yeniinsanyayinevi.com/kitaplarimiz/baska-bir-hayvancilik-mumkun/

[2]-Tayfun Özkaya, Başka Bir Tarım Politikası ve Agroekoloji, İzmir, 2025.https://tayfunozkaya.com/kitaplar–



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Süleyman Çelik avatarı
    Süleyman Çelik

    Sayın Özkaya’nın yazısı, teorik olarak doğru ama Türkiye gerçekleri ile bağdaşmıyor.
    Mera hayvancılığı artık tükendi.
    Çoğu köylerde hayvancılık bitti. Köylü, sütünü ve yoğurdunu bakkaldan alıyor.
    Biz kışın Samsun’da, yazları ise Ege’de, yayla sayılabilecek bir orman köyünde yaşıyoruz…
    Köyün merası yok.
    Bitişik komşumuzun iki ineği var.
    Aynen Solakoğlu gibi, kapalı ahırda yemle besliyor.
    Solakoğlu’nun ahırlarının koşullarının bizim komşumuzunkinden daha iyi olması olası..
    Sonbaharda sebze ve ekinler kaldırıldığında, komşumuz ineklerini bahçeye çıkarmak istiyor.
    Ama hayvanlar mahkumluğa o kadar alışmışlar ki kapı açıldığı halde dışarı çıkmıyorlar..
    Komşu, itekleyerek çıkarmaya çalışıyor, hayvanlar çıkmamak için direniyor!
    Samsun’un Kızılırmak deltasındaki yeşil alanlarda inek ve mandalarını besleyen Karadenizli kadınlar, sütlerini pazarlarda satıyorlar..
    Elbette meralarda, doğal bitkilerle beslenen hayvanların sütü ile, yemle beslenen hayvanların sütü çok farklı…
    Biz yoğurdumuzu kendimiz yapıyoruz…
    Yazın komşumuzun ineklerinin sütüyle yaptığımız yoğurdun lezzetiyle, kışın Karadenizli kadınların dışarıda otlattıkları ineklerinin sütünden yaptığımız yoğurdun lezzeti arasında fark hissedilebiliyor!..
    Sonuç olarak tarım mühendislerimizin, kitabı bilgileri paylaşmak yerine, Türkiye gerçeklerine göre çözüm önermeleri gerekir…
    En başta da kuşkusuz, madencilere karşı vatan savunması yapmak gerekir.

  2. Mehmet Boz avatarı
    Mehmet Boz

    Sn.Çelik’in gözlem ve tecrübelerine dayanan yazdıkları ülke hayvancılığının düştüğü hali bir kez daha anımsattı.
    Başbakanı Demirel’in olduğu Milli Cephe Hükümeti’nin 24 Ocak 1980’de TBMM’nden çıkarttığı yasalarla hukuki alt yapısını oluşturduğu iktisadi düzen halen yürrülüktedır.
    1980’e değin her sahada ülkenin yarattığı tüm artı değerlerini bu düzenin siyasi aktörlerinin tüketip çar çur ederek yarattığı ekonomik bataklık derinleşerek,genişleyerek Türkiye’de hala hüküm sürdürdüğü malum!
    Soru: CHP’nin Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanlığına Sencer Solakoğlu’nun yapmakta olduğu ve köylerde yayılan kapalı hayvancılık şekli ülke geleceğinin hayrına mı şerrine mi olacaktır?
    [E-Türkiyeyiz Biz]Öbeği’nda konunun uzmanı varsa bizleri bilgilendirmeleri temennimiz olsun.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar